çek yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çek yasası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldü




Karşılıksız çekte hapis cezasını kaldırarak bunun yerine 10 yıllık çek kullanma yasağı getiren kanun tasarısı, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.
Komisyonda kısmen değişiklik yapılarak kabul edilen tasarıya göre, kanuni ibraz süresi içinde, çekle ilgili olarak ”karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülecek. Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili olarak uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL’den 3 bin TL’ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.
Karşılıksız kalan çek bedeli, faizi ile birlikte ödenmesi durumunda çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek.
Tasarıya göre, hakkında işlem yapılan kişiye uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, daha önce Adli Sicilde tutulan yasaklılık durumuna ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulacak. Böylece karşılıksız çek kesen kişilere 10 yıl süreyle çek verilmeyecek.
Çek defterinin her bir yaprağına, çekin basıldığı tarih de yazılacak.
Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erecek.
Kanuni ibraz süresi içinde, çekle ilgili olarak ”karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülecek.
Buna göre, mevcut durumda, çekle ilgili olarak ”karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası verilirken; yapılan değişiklikle, savcı tarafından her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve açma yasağı kararı verilecek.
Karşılıksız çekin keşide edilmesi halinde, hamilin 6 ay içinde talep etmesi durumunda, Cumhuriyet savcısı tarafından her bir çekle ilgili çek düzenleme veya çek hesabı açma yasağı verilebilecek.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılacak başvuru ve itirazlar hakkında, Kabahatler Kanunu uygulanacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılan başvurunun kabulü halinde, buna ilişkin bilgiler, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilecek.
Karşılıksız kalan çek bedelinin faizi ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak, bu durum Merkez Bankasına bildirilecek. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının verildiği savcılığa başvurularak talebin geri alınması halinde de çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıt, üzerinden 10 yıl geçmesi halinde Merkez Bankası tarafından resen silinecek.
Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL’den 3 bin TL’ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.
Bankalar, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından 1 ay içinde yeni çek defterlerini bastıracak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecek. Eski çeklerin hukuki geçerliliği devam edecek.
Komisyonda kabul edilen bir önergeyle, bankaların karşılıksız çek keşide edilmesindeki sorumluluğu artırıldı. Buna göre, muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için, karşılığının hiç bulunmaması halinde; çek bedeli 10.000 lira ya da üzerinde ise 10.000 lira, çek bedeli 1000 liranın altında ise çek bedelini ödemekle yükümlü olacak. Çekin karşılığının kısmen bulunması halinde, çek bedeli 10.000 lira veya altında ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığı 1000 liraya tamamlayacak bir miktarı, çek bedeli 10.000 liranın üzerinde ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak 1000 lira ödeyecek.
Üzerinde basıldığı tarih yer almayan çeklerin, 30 Haziran 2018 tarihine kadar bankaya ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın, bu kanuna göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu da sona erecek.
Çekin, yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı, 31 Aralık 2017′den önce geçersiz olacak.
Suç karşılığında uygulanan yaptırımı, idari yaptırıma dönüştüren fiiller nedeniyle soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca, kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece idari yaptırım kararı verilecek.
Kanunun yayımı tarihinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulmaya devam edilecek.
TBMM ADALET KOMİSYONU…
12 Ocak 2012 Perşembe  (16.42)

Arınç’tan çek mağdurlarına örtülü müjde

Bakanlar kurulu sonrasında açıklama yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç 3 müjdesinden biri çek mağdurlarını yakından ilgilendiriyor…

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında konuşan Bülent Arınç ekonomiye ilişkin 3 önemli müjde verdi. Bunlardan bir tanesi uzun süredir beklenen 2,5 milyon kişiyi ilgilendiren intibak yasası, bir diğeri kamu çalışanlarını ilgilendiren toplu sözleşme hakkı ve son olarak da çek mağdurlarını kapsayan tasarıydı…
Karşılıksız çek yüzünden hapis yatanların ve yakınlarının feryadını daha önce bu köşeden duyurmuştum… Çek mağdurlarının feryatları 6 başlık altında sıralanıyordu. Bunlar içerisinde en çok itiraz edilen hapis cezasıydı…
2 Ocak Pazartesi günü Bakanlar Kurulu sonrasında açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç üstü kapalı da olsa karşılıksız çek nedeniyle hapis yatanlara ve yakınlarına müjdeyi verdi.
Arınç ayrıntıya girmedi, çek mağdurlarını ilgilendirdiğine de değinmedi ama anlattıklarından çıkan sonuç karşılıksız çek yüzünden hapis yatanlara dair bir tasarının kabinede imzalandığını gösteriyordu…
Arınç konuşmasının başında söylediği “Bakanlar Kurulu’nda Adalet Bakanımızın takdimleri oldu. Bu yargının hızlandırılması özellikle İcra İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan kanun tasarısıdır. Bu da yine kişiler hakkında çok önemli değişikler getiriyor. Hem masrafların azaltılmasını hem yargının hızlandırılmasını hem de alacak ve borçluların haklarının korunmasını dikkate alan çok önemli bir taslak bu da imzalandı ve TBMM’ye gönderilmek üzere kararlaştırıldı. Tasarı haline geldi.” sözleri değişikliğin sinyalini vermiş oldu.
Bir süredir karşılıksız çeke hapis cezasının kaldırılacağı konuşuluyor ve Adalet Bakanlığı’nın bu konuda bir hazırlık içerisinde olduğu biliniyordu. Beklentiler yeni yılla birlikte tasarının yasalaşacağı yönündeydi.
Yapılacak kanuni düzenleme ile yargının hızlandırılması amaçlanıyor. Mahkemelerde 8 milyon çek davasının bulunduğu biliniyor. Tasarının yasalaşması ile 8 milyon civarında dosyanın düşmesini sağlanarak hem yargının yükü azaltılacak, hem de karşılıksız çek verenler hapis cezası nedeniyle kaçak yaşamaktan ya da hapis yatmaktan kurtulacak…
Tasarının medyaya sızan ayrıntılarında hapis cezası yerine çek defterlerine el konulup banka hesaplarının sınırlandırılması öngörülüyor. Çeklerini iade etmeyenlerin ise dolandırıcı gibi yargılanacağı edinilen bilgiler arasında. Çeklerine el konulmasına rağmen çek kesmeye devam edenlere ise dolandırıcılık suçundan 1-5 yıl hapis cezası verilmesi bekleniyor.
Kısacası çıkacak tasarı binlerce çek mağdurunu hapisten kurtulacak. Tabii yalnızca mağdur olan taraf karşılıksız çek verenler değil. Aynı zamanda alacaklılar da madalyonun diğer yüzünü oluşturuyor.
Çıkarılacak yasa her iki tarafından sorunlarına çözüm getirmeli…
Ticari yaşamın vazgeçilmesi olan çeklerle ilgili uzun vadede bir düzenlemeye daha ihtiyaç var. Tüm dünyada çekler nakit hükmünde kullanılıyorken Türkiye’de vadeli hükmünde kullanılıyor… Arkası cirolanan çeklerin nominal değerleri gerçek değerinin kat kat fazlası olarak ticarette yer alınca da balona neden oluyor…Neticede İlk krizde de patlayan bu balon iflasları da beraberinde getiriyor…

 04 Ocak 2012 00:06

Hakan GÖKSEL – Haber 7
Twitter: hakan_goksel
hakan.goksel@haber7.com

CARİ AÇIK BÖYLEMİ KAPANACAK !!!!!!!

Değerli arkadaşlarım,
APC çek mağdurlarının haklı direnişi yasal çerçevede devam etmektedir.Yargı makamlarına olan güvenimizi , itimadımızı her zaman belirttik , zindanlarda çürüsek bile bu böyle olacak.
Ancak BDDK – maliye bakanlığı – tcmb ve ülkemizi ele geçiren yabancı banka – finans kuruluşları ile mücadelemiz daha yeni başlıyor,böyle biline….
HUKUK EKONOMİK GEREKÇELİ KARAR ALMAZ-ALAMAZ DEDİK ….
HAKSIZSIN DİYEN BİR ALLAHIN KULU YOK …
PEKİ O ZAMAN BU İŞKENCE NİYE ………….
TBMM Anayasa komisyon başkanı sayın KUZU yatmayacaksınız diyor ………….
TBMM Adalet komisyon başkanı sayın İYİMAYA bu ceza eski roma da uygulanırdı diyor…..
Hukukçular , AİHS 6.madde diyor , Anayasa 38 madde diyor .-İç hukuk TCK 5 diyor..
31.12.2008 bu yasa kalkmıştır diyen ceza hukukçuları var….Suçta kanunilik ilkesi var diyen var…Bir suçta 3 yasa olurmu diyen var…Çağdışı – modern hukuk anlayışına ters diyenler var.5252 GEÇİCİ MADDE 1. – (Ek: 11.05.2005 – 5349/6 md.)
Var da var …ama neticede değişen bişey yok…..Altına imza attığımız uluslararası sözleşmelerde bırakın cezaevinde yatmayı , kısa süreli bile gözaltına alınamazsanız ilkesi var diyen hukukçularımız var….EK PROTOKOL 4.
ESNAF – İŞ ADAMLARI İÇERDE YADA KAÇAK YAŞIYOR…….
Bu ülkede hala çek havaledir diyen , çekin vadeli bir araç olduğunu görmeyen-işine gelmeyen sözde hukukçular , bilim adamları var….
Bankalar – Factolar çekte vade yoksa nereden beslenmektedir !!!!!!!!!!!!!
Maliye , zaten borcunu ödeyemeyen esnaftan aynı tutarı neden ister , ödeyemediği tutarı alamayınca cezaevine niye atmalarına göz yumar , CARİ AÇIK BÖYLEMİ KAPANACAK !!!!!!!
Şu bilinmelidir !!!!!!!!!!!!!
APC çek mağdurları , yasal süreçten taviz vermemiştir..İç ve dış hukuk kurallarının her yolunu denemektedir..Sabır taşmaktadır…
Onuru olan çek mağdurlarını manevi olarak , önümüzdeki günlerde olacak eylemlere katılmaya davet ediyoruz………..
Yapılan eylemleri beğenmeyen , elini taşın altına koymayan – yıkıcı – hangi site olursa olsun can sıkıntısı gidermek maksadıyla kullananları istemiyoruz….
Elinden herşeyi alınmış -özgürlüğüne kadar kaybetmiş – horlanmış – küçük görülmüş -adam yerine konmamış ama bunlara rağmen hiç bir şey yapmayan sözde APC çek mağdurlarını İSTEMİYORUZ……………………………..

Ekm2510

BU NASIL BİR MAĞDURİYET?

My Way

Değerli Arkadaşlar

2 yıldır dilimizde artık tüy bitti...AKP eğer bu konuda kendisini taraf hissetmese idi (tefeci taraf )zaten 5941 o doğrultuda çıkardı...çok net hatırladığım bir görüşme olmuştu...Ünal Tekinalp telefonda Soner kardeşime bu hukuksuz ama meclisteki tefeci milletvekillerini aşamıyoruz...demişti...

Hep söyledik burada AKP eleştirileri partizanlık olarak algılansa da ilgisi yok...şüphesiz hepimizin dünya görüşleri var...ancak bu ÇEK YASASI konusu tamamen bunların dışında bir konu...bu bir VAHŞET...

Ve bugün bir kere daha görüldü ki MHP ve CHP bu konuya ideolojiden uzak HUKUK bağlamında yaklaşıyorlar...gerçi MHP alacaklı taraftan da bahsediyor ama bunu bir bilgi eksikliği olarak kabul etmek durumundayız...

Ne dedi AKP li Mehmet Salih Erdoğan...ÇEK VADELİ dir...ama eklemesi gereken vadeli bir enstrüman olan çekin senetten bir farkı olmadığı idi...bunların hepsi açık itiraflar...PROF HAYRİ DOMANİÇ 4814 sayılı yasayı çıkardıkların da vadeli kullanılan bir enstrümana değil hapis cezası idari para cezası bile veremeyeceğini anlatıyordu...eğer alacaklı vadeli çek aldıysa SENET alacaklısıyla ne farkı kalıyor...icra yolu hepsine açık ...BU NASIL BİR MAĞDURİYET....

Bazıları çıkıp diyor ki AKP bu konuyu halletse geçen yıl ertelemeyi çıkardıklarında minnettar kalan kişiler oh ne güzel bu işi çözdünüz size minnettarız diyecekler...

2003 te çıkan 4814 den bu yana çekilen zulümlerin hesabını kime soracağız...o tarihte bu konuyu anayasa mahkemesine götürmeyen CHP yede kızgınım...ama minareyi çalan da kılıfı hazırlayan da AKP...

BU SAPTAMAYI YAPTIKTAN SONRA...

10. daire başkanı Mahmut Gül SAYIN ANKARA HUKUKLU’ nun dünya gazetesinde yazısı yayınlandıktan sonra bir açıklama yapmış ve KAST konusun da bir  karar vermediklerini söylemişti...
3167 sayılı yasanın 31.12.2008 den sonra MÜLGA olduğunu herkes biliyor...Sadece Adem Sözüer ve İyimaya değil...hep savunduğumuz 10. daire her ne kadar bu konuyu çözmese de CGK çıkacak bir kararla bu kapanabilir demiştik...süreç ne olur bilinmez...ama en önemli gerçek 10.dairenin KAST konusunu geç de olsa bir İÇTİHAT çıkararak bu zulmü bitirebileceğini göz ardı etmeyerek...bu konuda çalışmalıyız...

Daha öncede yazdım AKP den AMAN dilemekle varılabilecek bir yer kalmadığını artık anlamak şart...

My Way

Çek yasası değişmeli


           
Türkiye'de çek konusundaki kuralların katı olduğuna dikkat çeken Ayhan Arıklı, bugün ise söz konusu kuralların yüzde yüz değiştirildiğini, çekler ve poliçeler yasasının ticari hukuk mahkemelerinin baktığı ticari davalar haline geldiğini söyledi. "İnsanlar gazetelerde devlet eliyle rezil edilip ticari itibarı ile oynanamaz" diye konuşan iş adamı, ülkemizde günün şartlarına göre revize edilemeyen yasa çerçevesinde polislerin tahsilatçı, devletin ise tefeci olduğunu kaydetti.



ARAL MORAL

Yatırımcı İşadamları Derneği, Cumhurbaşkanına, Meclis Başkanına, Başbakana, TC Lefkoşa Elçiliğine, Maliye Bakanlığına ve Merkez Bankasına yönelik yazdığı mektupta, çek yasasının AB uyum yasaları çerçevesinde değiştirilmesi gerektiğini belirterek, çek yasağına giren iş adamlarının devlet eliyle gazetelere verilerek itibarlarıyla oynandığını kaydetti.

Dernek adına mektubu kaleme alan Ayhan Arıklı, ülkemizde günün şartlarına göre revize edilemeyen yasa çerçevesinde polislerin tahsilatçı, devletin ise tefeci olduğunu kaydetti.

Her dönen çeke yüzde 10 ve aylık yüzde 15 faiz ödendiğinin altını çizen Ayhan Arıklı, "İş çevresi sıkıntıda olmasa çeki geri dönmez. Her gün çeklerin yüzde 60'ı takastan geri dönüyor. Ödenen yüzde 10 ceza artı fahiş faiz büyük bir tefeci sektörünü doğurmuştur. İş çevresi rezil olmamak ve ticari itibarını korumak, polisle karşılaşmamak ve yurt dışı yasağını yaşamamak için her ne istenilirse ödemek zorunda kalıyor" dedi.

"Avrupa'da çekin cezası, yasası yoktur"

Birçok yasanın siparişle hazırlandığını ifade eden Arıklı, "Meclisten detaylı görüşülmeden geçerken sıkıntılara göre daha sonra revize edilmesi gereken maddeler sanki anayasa maddesi gibi sanki dokunulmamaktadır" dedi.

Bu yasalardan birinin de çek yasası olduğuna dikkat çeken Ayhan Arıklı dünyanın hiçbir yerinde, ülkemizdeki çek yasasına benzer bir yasanın bulunmadığını ifade etti.

Avrupa'da çekin bankalardan para çekmek için kullanılan bir araçtan öteye fonksiyonu olmayan bir belge olduğuna dikkat çeken Arıklı, "Avrupa'da ayrıca çekin cezası, yasası yoktur. 'Karşılıksız' mührü vurulmaz, ayrıca çek yasağı diye bir olay da yoktur" diye konuştu.

"   "Polis tahsilatçı, devlet tefeci oldu"

Türkiye'de çek konusundaki kuralların katı olduğuna dikkat çeken Arıklı, bugün ise söz konusu kuralların yüzde yüz değiştirildiğini ve çekler ve poliçeler yasasının ticari hukuk mahkemelerinin baktığı ticari davalar haline geldiğinisöyledi.

"İnsanlar gazetelerde devlet eliyle rezil edilip ticari itibarı ile oynanamaz" diye konuşan iş adamı, ülkemizde günün şartlarına göre revize edilemeyen yasa çerçevesinde polislerin tahsilatçı, devletin ise tefeci olduğunu kaydetti.

Her dönen çeke yüzde 10 ve aylık yüzde 15 faiz ödendiğinin altını çizen Ayhan Arıklı, "İş çevresi sıkıntıda olmasa çeki geri dönmez. Her gün çeklerin yüzde 60'ı takastan geri dönüyor. Ödenen yüzde 10 ceza artı fahiş faiz büyük bir tefeci sektörünü doğurmuştur. İş çevresi rezil olmamak ve ticari itibarını korumak, polisle karşılaşmamak ve yurt dışı yasağını yaşamamak için her ne istenilirse ödemek zorunda kalıyor" dedi.

Arıklı ayrıca, iş adamlarının gazetelerde rezil edilmesini önleyecek ve mevcut yasanın AB uyum yasaları çerçevesinde değiştirilmesi amacıyla hükümetin acil önlem alması için girişim başlatılması çağrısında bulundu.


www.turkmedya.com

KARŞILIKSIZ ÇEK MÜCADELESİ KIRILDI

5941 sayılı Çek yasasının uygulamasında belirsizlikler sürüyor. Anayasa Mahkemesinin kararı merakla bekleniyor. Çek mağdurları diye adlandırılan ve hapis cezasına karşı bloglar üzerinden ve zaman zaman TBMM'i ziyaretleri ile mücadele veren küçük ve etkili azınlığın ise artık sesleri çıkmıyor.

5941 sayılı yasanın uygulamasında belirsizlikler sürüyor. Asliye Ceza Mahkemelerinin büyük çoğunluğunun beraat kararı verdiği durumlar:

  • Şirket vekilleri,
  • Şirket ortağı olmayan müdürler,
  • Gerçek kişi vekilleri
  • Erken ibraz  
Ve tabii ki beraat kararları  bunlardan ibaret değil; TTK ya ve çek yasasına göre çekin taşıması gereken unsurları taşımayan ve son bir Yargıtay kararına göre ibraz tarihi belli olmayan çeklere de beraat kararı verilmektedir.
ÇELİŞKİ SÜRÜYOR
Akademisyenlere, başta çek yasasının mimari sayılan Prof. Dr. İzzet Özgenç, göre karşılıksız çek suçunun oluşması için "KAST" ın varlığı kaçınılmaz, yani kast suçun kaçınılmaz unsurudur. Yargıtay 10. Ceza Dairesi başkanı Mahmut Gül bir ara bir bloga yaptığı açıklamada bu suçlarda "KAST" arayamayacaklarını açıklamış, daha sonra bloglarda ve Dünya Gazetesinde çıkan eleştiriler üzerine ise henüz bu konuda bir karar vermediklerini açıklamıştı.
En son İstanbul Ticaret Üniversitesinde yapılan Çek Panelinde 10. Ceza Dairesi C. Savcısı, Prof. Dr. Ersan Şen ve diğer konuşmacılar Özgenç parelelinde görüş açıklayarak karşılıksız çek suçunun kast olmadan oluşamayacağını belirtmişlerdir.
Bütün bu konularda, halen beraat kararı verilen ve KAST konusunda yargıda beliriszlikler sürmektedir. Yargıtay bütün bu konularda karar verinceye kadar da bu belirsizlikler sürecektir. Yargıtay'ın bütün bu konularda özel bir yol izlenmezse karar vermesi yıllar alabilecektir. Anayasa Mahkemesinin karar tarihi ise başkan Haşim Kılıç'ın iki dudağı arsında, çüngü yüksek mahkemede gündemi başkan belirliyor. Tabii gündemdeki anayasa değişikliklerinin ne götürüp ne getireceği belli değil.
KARŞILIKSIZ ÇEK MÜCADELESİ KIRILDI
Bloglar aracılığı ile örgütlenen küçük bir azınlığın yürüttüğü etkili mücadele de yeni yasanın çıkmasından sonra tamamen dağıldı. Bunun nedeni ise mücadeleye öncülük eden bu küçük grubun beklentilerinin oluşmaması olduğu belirtiliyor. Beklenti ne idi? Bir kere bu grupçuklar karşılıksız çek mağdurları konusunda sürekli abartılı sayılar verdiler ve yüksek beklentiler oluşturdular. Gerçekte 500.000 civarında mağdur vardı ama hapiste veya kaçak olanların sayısı abartılıdığı gibi yüz binler değildi. Çünkü Türkiye'de hükümetlerin izlediği ceza politikası bunu gerektiriyordu. Bütün diğer suçlarda da mahkkum sayısı ile içerde olanların sayısı çok farklıdır. 5237 sayılı yasada mevcut çeşitli erteme düzenlemeleri ve "hükmün açıklanmasının geriye bırakılması" düzenlemesi sayesinde mahkum olanlar hapse girmiyorlar. Çek yasalarında bu erteleme düzenlemeleri yok ama diğer bir çok düzenleme yargılama aşamasında veya kesin hüküm sonrası mahkumiyetlerin düşmesine neden oluyor. Gerçekte ise çek yasası kişi hak ve özgürlüklerini tehdit eden bir şantaj yasası.İnsanlar, TTK, Borçlar Yasası ve diğer yasalara göre  sorumlu olmadıkları borçları bu ilkel yasanın oluşturduğu hapis şantajı ile zilyet eşyalarına kadar satarak ödemektedirler. Çek mahkumlarından içeriye girenler ise zilyet eşyaları dahil satacak bir şeyi kalmayan masun insanlardır.
İşte bütün bu nedenlerle bekledikleri büyük kitle desteğini arkalarında göremeyen bu mücadeleci gruplarda demolarize olup kadere küstüler ve köşelerine çekildiler. Günlerin neler getirip, neler götüreceğini yaşayıp göreceğiz.


Alıntıdır 

 

10. CEZA DAİRESİ BAŞKANINDAN FLAŞH FLAŞH!


KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU KAST, EN AZINDAN TAKSİR OLMADAN OLUŞMAZ.
 
AÇIKLAMA 10. CEZA DAİRESİ BAŞKANINDAN GELDİ.

“Karşılıksız çek suçu objektif bir suç değildir. Biz henüz bu konuda bir karar vermedik, bu konuya ilişkin önümüze bir dosya gelmedi. 5941 sayılı yasadaki karşılıksız çek suçu kast veya taksir olmadan oluşmaz, en azından taksir olmalı. Yeni çek yasasındaki suçu biz  şekli suç olarak yorumlayamayız, şekli suç 5237 sayılı Türk Ceza Yasasına aykırıdır.”
Bu açıklamayı 10 .Ceza dairesi başkanı Mahmut Gül yaptı. KOSİAD’ın hazırladığı yeni kitap, YENİ ÇEK YASASI YORUMLAR UYGULAMALAR KİTABI Mahmut Gül’e gönderilmişti. Başkan kitabın sonunda yer alan, Mehmet Emanet tarafından yazılan  “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ MÜ, YARGITAY’IN ÜSTÜNLÜĞÜMÜ?”  yazısında kendisine yöneltilen eleştiriler üzerine bu açıklamayı yaptı.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi  Başkanı Mahmut Gül’ün bu açıklamayı Dünya Gazetesine yapması için girişimde bulunduk ve önümüzdeki günlerde Dünya Gazetesi ile başkanı bu konuda görüştüreceğiz.
KESİN OLAN ŞU:
YARGITAY KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇLARINDA  KUSURLULUK ARAYACAK.
Çek Yasası ile ilgili Anayasa Mahkemesinin önünde iki yol var.
Yasayı iptal etmek,
İptal istemini ret etmek ve,
 Ret gerekçesinde yapacağı yorumla adli yargıya yön vermek. Yasadaki suçun kast ile işlenebileceğini, bu nedenle anyasadaki” yerine getirememe”, protokoldeki “inability” kavramları ile yasanın çelişmediğini söylemek.
Bu durumda mahkemeler karşılıksız çek suçlarının oluşumunda kast unsurunu aramak zorunda kalacaklardır.
ANANAYASA MAHKMESİNİN KARARI İLE UYGULAMA DEĞİŞECEKTİR.
Anyasa Mahkemesinin yasadaki suçun oluşmasının kasta bağlı olduğunu açıklaması  Yargıtayın tutumunu değiştirecektir. Yargıtayın suçun oluşumunun kasta bağlı olduğuna hükmetmesi durumunda bütün dosyalar sil baştan ele alınmak zorunda kalacaktır. Bu da yargının kilitlenmesi ve dosyaların zaman aşımınına uğraması demektir. Bu durumda  meclis yeni bir düzenleme yapmak zorunda kalacaktır.
KOSİAD olarak kitapların yüksek yargı üylerine ulaşmasını sağlamaya çalışmamız, kitapları bütün il adliyelerinde dağıtmamız olası ret kararını etkilemek, yüksek yargı üyelerine, Anayasa Mahkemesi Raportörlerine kaynak sunmak içindir.
Karşılıksız Çek SAVUNMA kitabında neler var? Kitapta kimlerin yazıları var?
Prof. Dr. Hayri Domaniç,
Sami Selçuk,  Yargıtay Onursal Başkanı,
Hikmet sami Türk,  eski Adalet Bakanı,
Doç. Sesim Soyerin yazıları ve birçok başka yorum, yazı kaynak var.
YENİ KİTAPTA KİMLERİN YAZILARI VAR,
Tayyyar Cem Eralp, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı,
Prof. Dr. İzzet Özgenç, çek yasasının mimarlarından, suçun oluşumunu kasta bağlıyor,
Dünya Gazetesinde çıkan Ankaralı Hukukçunun yazısı
Yargıtay kararları  ve birçok belge bilgi var kitapta.
Her iki kitapta yüksek yargı üyelerine gönderiliyor, adliyelerde dağıtılıyor.
KOSİAD DOĞRU YOLDA, EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR.

Av Rahmi Ofluoğlu

http://rahmiofluoglu.wordpress.com/ 

Aşağıdaki linkten kitabı okuyabilirsiniz 

KARŞILIKSIZ ÇEK SAVUNMA 

ÇEK MAĞDURLARI TOPLANTISI




( Küçük Orta Sanayici ve İŞ adamları Derneği)
İSTANBUL TOPLANTISI
Zor durumdaki Kobi’ler 20.Ocak 2010 saat 14.00’te toplanıyor.
Toplantıya CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel TEKİN, CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Ali Rıza ÖZTÜRK katılacaklardır.
Ali Riza Öztürk Çek Kanununun İptali İçin Anayasa Mahkemesine Başvuru ve yasanın getirdiği sorunlar üzerine bir konuşma yapacaktır.
TOPLANTI GÜNDEMİ


* YENİ ÇEK KANUNUNUN İPTALİ İÇİN ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU


* YENİ ÇEK KANUNUNUN UYGULAMASI VE GETİRDİĞİ SORUNLAR


* FİRMALAR YENİ ÇEK KANUNUNUNDAN SONRA YÖNETİMİNDE HANGİ DEĞİŞİKLİKLERİ YAPMA DURUMUNDALAR


* YENİ ÇEK KANUNUNUN GETİRDİĞİ YENİLİKLER VE PİYASAYA ETKİLERİ


* YENİ ÇEK KANUNUNUN FİRMALARA VE BANKALARA GETİRDİĞİ YENİ CEZALAR


* YENİ ÇEK KANUNU İLE SUÇ OLMAKTAN ÇIKAN FİİLLER


İletişim :Yeşim Turan
KOSİAD
Tel. 0212 886 64 10, 0212 886 19 06, 0555 998 66 66


Toplantı Yeri: TOPKAPI ERESİN OTEL


Adres : Millet Cad.N:186 34104 Topkapı / İstanbul


Tel.: +90 (0212) 631 12 12
Fax: +90 (0212) 631 37 02


Toplantı Saati : 14.00 ile 19-00

http://rahmiofluoglu.wordpress.com/

YENİ ÇEK KANUNU ANLAŞMA VE TAAHHÜT

ANLAŞMA VE TAAHHÜT







Yeni Çek Kanunu’nun Geçici 2.maddesinde, 01/11/2009 tarihine kadar işlenmiş ve adliyeye intikal etmiş çek suç ve cezalarında askı modeli esas alınmıştır. Alacaklı ile karşılıksız çek suçunu işleyen kişi arasında anlaşma yahut anlaşmanın gerçekleşmemesi halinde failin taahhütnamesi, ceza tehdidini geçici bir süre için kaldıracak ve borcun ifası halinde, suçsuzluk rejimine geçilecektir. Öngörülen sürede yahut taksidin vadesinde temerrüt, askı halini sona erdirecektir.


Buna göre; 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesindeki suçtan dolayı, 1/11/2009 tarihine kadar, haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış ya da kesinleşmiş bir hükümle mahkûm olan kişilerin;


- Şikâyetçi ile belirledikleri miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Anlaşmaya varılmış olması, şikâyetçi bakımından şikâyetin geri alınması sonucunu doğurmaz.


- Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşma aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre kadar, soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Bu durumda, ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer alacak birinci yıl taksidi, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği alacaklıya gönderilir ( Geçici m. 2/1 a-b).


Birinci fıkrada yazılı anlaşma veya taahhütnamenin en geç 1/4/2010 tarihine kadar düzenlenmiş ve mercîlerine verilmiş olması şarttır. Birinci fıkranın (b) bendinden yararlanan kişi, taahhütnamede belirttiği süre içinde şikâyetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından mercilerine verilmiş olması hâlinde, aynı fıkranın (a) bendi hükmünden yararlanır (Geçici m.2/2).


Soruşturma veya kovuşturmanın durması hâlinde dava zamanaşımı; hükmün infazının ertelenmesi veya durdurulması hâlinde ise ceza zamanaşımı işlemez . (Geçici m.2/3).


Anlaşmanın gereği gibi ifa edilmiş veya bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarın ödenmiş olması hâlinde; kovuşturmaya yer olmadığına, davanın düşmesine veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. (Geçici m.2/4).


Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir. (Geçici m.2/5).




"5941 Sayılı Yeni Çek Kanunu - Cumhuriyet Savcılarını İlgilendiren Boyutu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Doğan Gedik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.






HAPİSHANEDE BU NEDENLE 50 BİN KİŞİ YATIYOR





Çek kanunu meclisten geçti. Çek mağdurlarının sorunlarının bu yasa ile çözülüp çözülmeyeceği bilinmez ancak çek mağdurları Odatv’ye bir mektup gönderdiler. Mektupta çek mağdurları ile ilgili yanlış bilgileri düzelttiler.
Çek mağdurlarının verdiği bilgilere göre şu an hapishanelerde 50 BİN kişi yatıyor.




İşte o mektup:
“Aylardır Kamuoyu nasıl kandırıldı, cezaevlerinde 50 bin kişi karşılıksız çek nedeniyle yatıyor diye feryat etmemize rağmen iktidar kanadı karşılıksız çek kanununa muhalefetten cezaevlerinde 2.000 kişi yalanını basına, kamuoyuna anlatmaya devam etti, bu kadar çekin dolaştığı piyasada bu kadar kişinin cezaevlerinde olması önemsiz propagandası yaptı, tefecilere hizmet ettikleri gün gibi ortaya çıkan bu zihniyetin yalanı sonunda ortaya çıktı, iktidar kanadında bu soruna duyarlı insanlarımız bakanlarımız vekillerimiz yok mu, tatbikî var başta sayın Adalet Bakanı Sadullah Ergin, kamuoyuna açıklama yapmasa da düşüncelerini dile getirmekten çekinse de bu Adaletsizliğin engellemesi için elinden geleni yaptığını biliyoruz ama onunda yetkileri ve gücü sınırlı, küresel sermaye karşısında, yapabilecekleri kısıtlı.. Sayın Sadullah Ergin’in Yeni Çek Kanunu Tasarısında Komisyon raporunda görüşlerini okuduk, bu çek kanununun çağdışı bir yasa olduğunu açıkça belirtmiştir.


Sonuçta bu çağdışı ve tefecilere hizmet eden çek kanunun yol açtığı bu vahim durum, cezaevlerinin tıka basa çek mağdurlarıyla dolu olmasına yol açtığı itiraf edildi ve bu itiraf yeni çek Kanunu görüşmelerinde dile getirildi.. Bu itirafın yapılmasını sağlayan sözlü sorularıyla bu gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayan Sayın Alim Işık ve Sayın Ali Rıza Öztürk'e teşekkür ederiz.




Evet zindanlarda olan arkadaşlarımız 50 bin kişidir bu en sonunda en yetkili organlar olan iki bakan tarafından itiraf edilmiştir. Meclis tutanakların bu gerçeği ortaya koyan konuşmalar aşağıdadır.


ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) - Sayın Bakan, sadece adli para cezasını ödeyemediği nedenle hapis cezasına dönüşen ne kadar dosya vardır? Bunlardan kaç kişi şu anda içeridedir, cezasını çekmektedir?


ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) - Değerli milletvekilleri, milletvekillerimizin sorularına cevap veriyorum.
Sayın Ali Rıza Öztürk'ün sorusu: Türkiye genelinde tüm ceza davalarında verilen adli para cezaları. Ödemediği için, söz konusu para cezası hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmiş ve cezaevine giren kişi sayısı yıllar itibariyle, 2008 yılında 15.005, 2009 yılında 17.838 olarak şu andaki kayıtlarda mevcuttur.


ALİM IŞIK (Kütahya) - Özellikle dün birkaç değerli milletvekili de dile getirmesine rağmen, Sayın Adalet Bakanı Sadullah Ergin 3167 sayılı Kanun'a muhalefetten dolayı cezaevine giren vatandaşların sayısını söyledi ama adli para cezasından dolayı cezaevlerinde olan vatandaşların sayısını söylemekten imtina etti. Bugün Sayın Ulaştırma Bakanı biraz önceki bölümde bu konuyla ilgili son iki yıla ait verileri verdi, kendisine teşekkür ediyorum.
Tekrar Sayın Bakana soruyorum: Hâlen adli para cezası nedeniyle şu anda cezaevlerinde yatan vatandaşlarımızın sayısının 50 bin dolayında olduğu iddiasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sayı tam nedir?
Sayın Işık'ın adli para cezalarıyla ilgili sorusu: Şimdi, Türkiye genelinde tüm ceza davalarında verilen adli para cezalarını ödemediği için söz konusu para cezası hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilen ve cezaevine giren kişi sayısı 2009 yılında 17.838, 2008 yılında da bu 15.005, sayı bu. Tabii, bunların…


ALİM IŞIK (Kütahya) - Sayın Bakan, 2007'de kalan toplam sayı nedir?


TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - 2008 yılında 15.005, 2009 yılında 17.838.


ALİM IŞIK (Kütahya) - 2007; hâlen cezaevinde olan?


TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, bunlar zaten şu anda cezaevinde, ceza almış olanlar, hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilen ve cezaevine giren kişiler bunlar. Tabii, aranmakta olan kişiler olabilir bu çerçevede ama bununla ilgili tabii şu anda takdir edersiniz ki elde hazır böyle her türlü istatistiki bilgiyi burada bulundurmam mümkün değil. Onunla ilgili gerektiğinde yazılı cevap veririz..

http://www.odatv.com/

Çek Kanunu Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.



Çek Kanunu Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Yasaya göre, bankalar, önce çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını kontrol edecek, ayrıca kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterecek.


Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin adli sicil kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını, esnaf ve sanatkar olanların ise esnaf ve sanatkar sicili kayıtlarını almak ve çek hesabının kapatılması halinde bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren 10 yıl süreyle saklayacak. Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler, bankaya kendileri ile ilgili Türkiye'de bir adres bildirmek zorunda olacak.


Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde, çek düzenleyenin bankaca bilinen adresleri talebi halinde hamiline verilecek.


Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamayacak.


Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkar olup olmadığını, kendisi hakkında yasak bulunmadığını bankaya yazılı olarak beyan edecek.


Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı, temsilcisi veya imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri verilmeyecek.


Tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılacak. Bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılacak ve hamiline düzenlenecek çeklerin yapraklarında ''hamiline'' ibaresi matbu olarak yer alacak. Esnaf ve sanatkar odalarına kayıtlı olanlardan tacir kişilere özgü çek hesabı açtıranlar, ''tacir çeki'' alabilecek.


Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu bankaya ibraz edildiğinde hamilin vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenecek.


Çek hesabı, ancak sahibinin veya yasal temsilcisinin yazılı talebi ya da mevduat veya katılım fonu zaman aşımı süresinin dolması üzerine kapatılacak.






-KARŞILIKSIZ HER ÇEK YAPRAĞI İÇİN BANKAYA CEZA-






''Karşılıksızdır'' işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılacak.


Banka, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı ile ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu miktarı, ancak ibraz eden hamile talep ettiği takdirde ödeyecek. Buna göre, banka, hamile, talep ettiği takdirde süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli 600 lira veya üzerinde ise 600 lira, bu tutarın altındaysa çek bedelini ödeyecek.


Karşılığının kısmen bulunması halindeyse banka, çek bedeli 600 lira veya altındaysa, çek bedelini aşmamak koşuluyla kısmi karşılığı 600 liraya tamamlayacak bir miktarı; çek bedelinin 600 liradan fazla olması halinde çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak 600 lira ödemekle yükümlü olacak.


Hamilin talepte bulunması halinde, ''karşılıksızdır'' işlemi, çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi halinde bu belirtilmek ve kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılacak. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilecek. Hamilin imzalamaktan kaçınması halinde, ''karşılıksızdır'' işlemi yapılmayacak.


Kısmi ödeme kabul edilmiş olsun veya olmasın, çekin tamamen veya kısmen karşılıksız çıkması halinde, ''karşılıksızdır'' işlemi yapıldıktan sonra ön ve arka yüzün fotokopisi çekilerek bankada saklanacak ve çek hamile geri verilecek.


Banka; çekin karşılığının hesapta bulunmamasına rağmen hamiline ödenmesinin geciktirilmesi, kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın hamile ödenmesinin geciktirilmesi hallerinde çek hamiline, her geçen gün için binde 3 gecikme cezası ödeyecek.


Üzerindeki tarihten önce ibraz edilen çekin karşılığının kısmen veya tamamen ödenmemiş olması halinde, bu çekle ilgili olarak hukuki takip yapılamayacak. İleri tarihli çekle ilgili olarak hukuki takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve ''karşılıksızdır'' işlemine tabi tutulması şart olacak.






-BİN 500 GÜNE KADAR ADLİ PARA CEZASI-






Karşılıksız çeke sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili alarak, bin beşyüz güne kadar adli para cezası verilecek. Ancak, hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız çıkan miktarından az olamayacak.


Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi tarafından, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilecek.


Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlü olacak. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamayacak.


Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilecek.


Karşılıksız çekle ile ilgili hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen ya da mahkemede beraat eden kişiler hakkındaki çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak.






-FAİZİ İLE ÖDEYENLER İÇİN...-






Karşılıksız kalan çek bedelini temerrüt faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında soruşturma aşamasında ''kovuşturmaya yer olmadığına'', kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından ''davanın düşmesine'', mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra ise yine mahkeme tarafından ''hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına'' karar verilecek.


Şikayetçinin, şikayetinden vazgeçmesi halinde de söz konusu prosedür uygulanacak.


Tacirin ticari işletmesi ile ilgili tacir olmayan kişinin çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve düzenleten kişi, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.


Tacir olmayan kişiye, tacir kişiye verilmesi gereken çek defteri veren banka görevlisi hakkında 50 günden 150 güne kadar adli para cezası verilecek.


Karşılıksız çekle ilgili banka görevlilerine sorumluluklar yükleyen yasaya göre, bu sorumlulukları yerine getirmeyen görevlilere çeşitli cezalar uygulanacak.


Bankalar, yasalanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, Merkez Bankasınca 1 ay içinde yayımlanacak tebliğ ile belirlenen esaslara uygun olarak, yeni çek defterleri bastıracak. Bankalar, 1 Temmuz 2010 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecek.


Yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar karşılıksız çek suçundan dolayı açılmış olan davalar bakımından asliye ceza mahkemesinin görevi devam edecek.






-İNFAZIN ERTELENMESİ-






Tarafların anlaşması halinde karşılıksız çek verme suçundan mahkum olanların cezasının infazı ertelenebilecek veya durdurulabilecek. Varılan anlaşmanın Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi halinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma veya kovuşturma durdurulacak. Anlaşmaya varılmış olması şikayetçi bakımından şikayetin geri alınmasını sonucunu doğurmayacak. Soruşturma, kovuşturma veya yargılamanın durdurulması ile infazın ertelenmesi için yazılı anlaşma ve taahhütnamenin en geç 1 Nisan 2010 tarihine kadar verilmesi gerekecek.


Karşılıksız çekin öngördüğü miktarı faiziyle birlikte ödemeyi taahhüt eden kişinin ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi halinde anlaşma aranmaksızın taahhütnamede belirtilen süre kadar soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilecek.


Taahhütnamede yer alacak birinci yıl taksiti, borcun üçte birinden az olamayacak. Ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren 2 yılı geçemeyecek. Anlaşmanın, gereği gibi ifa edilmesi veya ödenmesi gereken miktarın ödenmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı, davanın düşmesi veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecek.


Ceza ertelemesinden yararlanan kişi, taahhütnamede belirtilen süre içerisinde şikayetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın bir nüshasını şikayetçi veya yasal temsilcisi tarafından mercilere verilmesi halinde, soruşturma ve kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesi veya durdurulmasından yararlanacak.


Soruşturma veya kovuşturmanın durması halinde dava zaman aşımı, hükmün infazının ertelenmesi veya durdurulması halinde ise ceza zaman aşımı işlemeyecek.


Şikayetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti halinde soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilecek.


Soruşturma veya kovuşturması durdurulan ya da hükmün infazı ertelenen veya durdurulan kişi hakkında ''adli kontrol'' uygulanacak.


Tasarının yasalaşmasının ardından TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, bütçe kanunu tasarısının bölümlerini görüşmek üzere birleşimi yarın saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.






AA

ÇEK KANUNU ONAYLANDI KABUL EDİLDİ


ÇEK KANUNU ONAYLANDI KABUL EDİLDİ
KANUN İSTEDİĞİMİZ GİBİ OLMASADA EMEĞİ GEÇEN BÜTÜN ARKADAŞLAR TEŞEKKÜRLER HAYIRLI OLSUN ARKADAŞLAR 






ÇEK KANUNU
Kanun No. 5941 Kabul Tarihi: 14/12/2009
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, çek defterlerinin içeriklerine, çek düzenlenmesine,
kullanımına, çek hamillerinin korunmalarına ve kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması
önlemlerine katkıda bulunmaya ilişkin esaslar ile çekin karşılıksız çıkması ve belirlenen diğer
yükümlülüklere aykırılık hâllerinde ilgililer hakkında uygulanacak yaptırımları belirlemektir.
(2) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır.
Bankanın araştırma yükümlülüğü, çek hesapları ve çek defterleri
MADDE 2- (1) Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine
verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup
olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal
durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.
(2) Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin adlî sicil
kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü
belgesi örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca
ticaret sicili kayıtlarını, esnaf ve sanatkâr olanların ise esnaf ve sanatkâr sicili kayıtlarını
almak ve çek hesabının kapatılması hâlinde bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren on yıl
süreyle saklamakla yükümlüdür. Yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler, bankaya kendileri
ile ilgili olarak Türkiye’de bir adres bildirmek zorundadır. Çekin karşılığının tamamen veya
kısmen bulunmaması hâlinde, çek düzenleyenin bankaca bilinen adresleri, talebi hâlinde
hamile verilir.
(3) Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamaz. Çek
hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, her
defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve
çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Tüzel kişiler
adına verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi
olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı
belirtilir.
(4) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin,
yönetim organında görev yaptığı, temsilcisi veya imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri
verilmez.
(5) Çek defterleri bankalarca bastırılır.
(6) Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Maliye Bakanlığı, Türkiye Bankalar
Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin görüşü alınarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankasınca Resmî Gazete’de yayımlanacak tebliğle düzenlenir. Tacir olan ve tacir olmayan
kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde
bastırılır. Hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı
çek hesapları açılır. Hamiline düzenlenecek çeklerde, hamiline çek defteri yapraklarının
kullanılması gerekir. Çek yapraklarının üzerinde “hamiline” ibaresi matbu olarak yer alır.
(7) Çek defterinin her bir yaprağına;
a) Çek hesabının numarası,
b) Çek hesabının bulunduğu banka şubesinin adı,
c) Çek hesabı sahibi gerçek kişinin adı ve soyadı, tüzel kişinin adı,
ç) Çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin vergi kimlik numarası,
yazılır.
(8) Tüzel kişi adına çek düzenleyen kişinin adı ve soyadı, düzenlenen çek üzerine açıkça
yazılır.
(9) Türk Ticaret Kanunundaki unsurları taşıması kaydıyla, düzenlenen çekin bu maddede
yer alan koşullara aykırı olması çekin geçerliliğini etkilemez.
(10) Çek hesabı, ancak sahibinin veya yasal temsilcisinin yazılı talebi ya da mevduat veya
katılım fonu zamanaşımı süresinin dolması üzerine kapatılabilir. Çek hesabı kapatıldıktan
sonra, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibraz edilen
çekler karşılıksızdır işlemine tabi tutulur.
(11) Esnaf ve sanatkâr odalarına kayıtlı olanlardan, tacir kişilere özgü çek hesabı açtıranlar
hakkında bu Kanunun tacirlere ilişkin hükümleri uygulanır.
İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası
MADDE 3- (1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir
şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir.
Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı
sorulmak suretiyle ödenir.
(2) “Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu
miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.
(3) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek
yaprağı için;
a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde,
1) Çek bedeli altıyüz Türk Lirası veya üzerinde ise altıyüz Türk Lirası,
2) Çek bedeli altıyüz Türk Lirasının altında ise çek bedelini,
b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde,
1) Çek bedeli altıyüz Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî
karşılığı altıyüz Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,
2) Çek bedeli altıyüz Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî
karşılığa ilave olarak altıyüz Türk Lirasını,
ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin
teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir.
Bu fıkradaki miktar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan fiyat endekslerindeki
yıllık değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl
Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazete’de yayımlanır.
(4) Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için
bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği
miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli
tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından
imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız
kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi
yapılmaz.
(5) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil, kısmî
ödemenin hamil tarafından kabul edilmemesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre karşılıksızdır
işlemi yapılır; ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası
alınarak hamiline geri verilir; ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır. Çek
hesabında hiç karşılığın bulunmaması ve hamilin sadece muhatap bankanın üçüncü fıkraya
göre ödemekle yükümlü olduğu tutarın ödenmesini talep etmesi hâlinde de bu fıkra hükmüne
göre işlem yapılır.
(6) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil kısmî
ödeme hâlinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek
hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip
usullerine başvurabileceği gibi, Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunurken dilekçesine
bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak
kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi hâlinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.
(7) Banka;
a) Çekin karşılığının hesapta bulunmasına rağmen hamiline ödenmesinin geciktirilmesi,
b) Kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın hamile ödenmesinin geciktirilmesi,
hâllerinde, çek hamiline, her geçen gün için binde üç gecikme cezası öder. Bu hâllerde
4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri
uygulanmaz.
(8) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının
Türk Ticaret Kanununun 707 nci maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması
hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili
olarak hukukî takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz
süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır.
Bankaların bildirim yükümlülüğü
MADDE 4- (1) Hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlikleri, adresleri, vergi kimlik
numaraları, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bu bilgiler ile bu kişilere yapılan
ödemelerin tutarları ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgiler,
ilgili bankalar tarafından, dönemler itibarıyla, Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda
bildirilir. Bildirim dönemleri ve süreleri Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım
Bankaları Birliğinin görüşleri alınarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenir.
(2) Tacir tüzel kişi veya onun faaliyetleri ile ilişkilendirilmek kaydıyla, tüzel kişinin
gerçek kişi ortakları, ortakların ilgili bulunduğu veya tüzel kişinin veya ortaklarının etkisi
altında bulundurduğu gerçek kişiler ile tüzel kişinin yönetim organında görev alan veya
temsilcisi sıfatını taşıyan gerçek kişiler adına açılmış olan çek hesapları, tacir tüzel kişiye ait
kabul edilir. Söz konusu ilişkinin varlığına yönelik emarelerin bulunması hâlinde, hesabın
bulunduğu banka şubesi durumu Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.
(3) Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlendiğini
tespit etmeleri hâlinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç
bir hafta içinde Cumhuriyet başsavcılığına ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle
yükümlüdür.
Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
MADDE 5- (1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi
içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi
hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan
miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu
yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına
hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı
banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri
mahkemesinde görülür.
(2) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla
yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu
tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir
belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını
ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.
(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını
temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek
düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezaî sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.
(4) Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli
çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka
hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet
savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme
tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma
yasağı kararı verilir.
(5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak, herhangi bir adres
değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat
çıkarılır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de,
tebligat yapılmış sayılır.
(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki
bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir
çek hesabı açılamaz.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, kararın
kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz
karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını
da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.
(8) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik
imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)
aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilir. Bu
bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığının
uygun görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.
(9) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan soruşturma veya kovuşturma
neticesinde;
a) Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına,
b) Mahkeme tarafından, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya
davanın reddine,
karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının
kaldırılmasına da karar verilir. Bu karar, kesinleşmesi hâlinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankasına sekizinci fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur.
(10) Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına
yapılan itirazın kabulü hâlinde, bu kararla ilgili olarak da sekizinci fıkradaki bildirim ve
yayımlanma usulü izlenir.
(11) Birinci fıkrada tanımlanan suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine,
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ön ödemeye ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanununun 297 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki tebliğnamenin
tebliğine ilişkin hükümler uygulanmaz.
Etkin pişmanlık ve yasak kararının kaldırılması
MADDE 6- (1) Karşılıksız kalan çek bedelini, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine
göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt
faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında;
a) Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına,
b) Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine,
c) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün
sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına,
karar verilir.
(2) Şikâyetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kişi, mahkûm olduğu adlî para cezası tamamen infaz edildikten veya bu cezayı
ödemediği için hakkında hapis uygulanıp serbest bırakıldıktan itibaren üç yıl ve her hâlde
yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilir; mahkemenin vereceği
karara itiraz edebilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin
karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına 5 inci
maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur.
Diğer ceza hükümleri
MADDE 7- (1) Tacirin ticarî işletmesiyle ilgili iş ve işlemlerinde, tacir olmayan kişinin
çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve düzenleten kişi altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Tacir olmayan kişiye tacir kişiye verilmesi gereken çek defteri veren banka görevlisi
hakkında elli günden yüzelli güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(3) 2 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yükümlülüğe aykırı olarak bankaya gerçek dışı
beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Beyanname
almadan veya beyannameye rağmen, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
bulunan kişiye veya bu kişinin yönetim organında görev yaptığı veya temsilcisi ya da imza
yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri veren banka görevlileri elli günden yüzelli güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kısmen veya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak, talebe rağmen,
karşılıksızdır işlemi yapmayan banka görevlisi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(5) Karşılığı tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilen çekin karşılığının hesapta mevcut
olmasına rağmen, hamile ödemede bulunmayan ya da bankanın kanunen ödemekle yükümlü
olduğu miktarı hamile ödemeyen banka görevlisi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, buna
rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi adına çek
hesabı açan banka görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(8) Çek defteri basmaya veya bastırmaya kanunen yetkili kılınanlar dışında çek defteri
basanlar ve bastıranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılır.
(9) Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişi, bu aykırılığı
içeren her bir çekle ilgili olarak, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(10) 2 nci maddenin, sağlanması ve saklanması gereken bilgi ve belgelere ilişkin hükmüne
aykırı hareket edilmesi veya çekin karşılıksız çıkması dolayısıyla hamili tarafından talep
edilmesi üzerine düzenleyicinin banka kayıtlarındaki adreslerinin kendisine verilmemesi
hâlinde, ilgili bankaya Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Hesaben ödeme
MADDE 8- (1) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, çeklerin banka şubeleri arasında
hesaben ödenmesini sağlayacak tüzel kişiliği haiz sistemi kurmaya ve gözetimi altında
yürütmeye yetkilidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bu yetkiyi uygun göreceği başka
bir kuruluş aracılığıyla da kullanabilir.
(2) Hesaben ödeme sisteminin kuruluş ve işleyişi, Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankasınca çıkarılacak ve Resmî Gazete’de yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
(3) Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fizikî olarak ibraz edilmeksizin
sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda
muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710 uncu
maddesine göre takas odasına ibraz hükmündedir.
(4) Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasında
belirlenen sorumluluk miktarı dâhil, kısmî ödeme yapılmaz. Bu durum, muhatap bankanın
sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak, takas odaları
aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi hâlinde
muhatap banka tarafından, hesapta bulunan kısmî karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine
onbeş gün süreyle bloke edilir.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
MADDE 9- (1) 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek
Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Çekle
Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1 ilâ geçici 5 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde, 2 nci maddeye göre yayımlanacak tebliğde
belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar.
(2) Bankalar, 1/7/2010 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve
ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.
(3) Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı
Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun 7 nci maddesi hükmü saklıdır.
(4) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde
tanımlanan suçtan dolayı açılmış olan davalar bakımından asliye ceza mahkemesinin görevi
devam eder.
(5) 31/12/2011 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek
için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.
(6) Bu Kanunun 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yapılacak bildirimler,
1/7/2010 tarihine kadar yazılı ortamda yapılabilir.
(7) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca
kurulmuş olan Bankalararası Takas Odaları Merkezi, bu Kanunun 8 inci maddesinde
öngörülen tüzel kişiliği haiz sistem kuruluncaya kadar faaliyetlerine devam eder ve yeni
kurulacak tüzel kişiliğe herhangi bir işleme gerek kalmaksızın devrolunur. Yeni kurulacak
tüzel kişilik bu devir nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim, harç ve fondan muaftır.
GEÇİCİ MADDE 2- (1) 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde tanımlanan suçtan
dolayı, 1/11/2009 tarihi itibarıyla, haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış ya da
kesinleşmiş bir hükümle mahkûm olan kişilerin;
a) Şikâyetçi ile belirledikleri miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda anlaşmaya
varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet
başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşmada öngörülen süre kadar
soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya
durdurulmasına karar verilir. Anlaşmaya varılmış olması, şikâyetçi bakımından şikâyetin geri
alınması sonucunu doğurmaz.
b) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde
ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından
Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşma aranmaksızın,
taahhütnamede belirtilen süre kadar, soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün
infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Bu durumda, ödeme süresi,
taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer alacak birinci
yıl taksidi, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği alacaklıya gönderilir.
(2) Birinci fıkrada yazılı anlaşma veya taahhütnamenin en geç 1/4/2010 tarihine kadar
düzenlenmiş ve mercîlerine verilmiş olması şarttır. Birinci fıkranın (b) bendinden yararlanan
kişi, taahhütnamede belirttiği süre içinde şikâyetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın
bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından mercilerine verilmiş olması hâlinde,
aynı fıkranın (a) bendi hükmünden yararlanır.
(3) Soruşturma veya kovuşturmanın durması hâlinde dava zamanaşımı; hükmün infazının
ertelenmesi veya durdurulması hâlinde ise ceza zamanaşımı işlemez.
(4) Anlaşmanın gereği gibi ifa edilmiş veya bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre
ödenmesi gereken miktarın ödenmiş olması hâlinde; kovuşturmaya yer olmadığına, davanın
düşmesine veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.
(5) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde,
soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.
(6) Soruşturma veya kovuşturması durdurulan ya da hükmün infazı ertelenen veya
durdurulan kişi hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (a) bendinde yer alan adlî kontrol tedbirine karar verilebilir.
Yürürlük
MADDE 10- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 11- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bütçe maratonu başlıyor Çek Yasası bugün çıkacak




2010 mali yılı bütçesinin Meclis Genel Kurulu'ndaki 13 günlük maratonu bugün başlıyor. Bugün saat 13.00'de Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in konuşmasıyla başlayacak görüşmeler, 26 Aralık Cumartesi günü sona erecek. 2010 yılı merkezi yönetim bütçesinde bütçe giderleri 286.9 milyar lira, bütçe gelirleri 236.8 milyar lira, bütçe açığı da 50.1 milyar lira olarak yer aldı. 58.8 milyar lira faiz ödenecek olan bütçede, 6.6 milyar lira faiz dışı fazla öngörüldü. Görüşmeleri tamamlanıp maddeleri kabul edilmesine rağmen tümünün oylamasında yeterli çoğunluk sağlanamadığı için geçen hafta Cuma günü yasalaşamayan Çek Kanunu Tasarısı'nın da bugün ya da yarın yasalaşması bekleniyor. Hükümet yılbaşından önce düzenlemeyi yasalaştırmayı ve çek mağdurlarının mağduriyetini gidermeyi planlıyor.


Takvim

Karşılıksız çekte bir kolaylık daha


  İNTERNETHABER

AK Parti, Genel Kurul’da görüşülecek olan ve komisyonda değiştirilen Çek Yasa AK Parti, Genel Kurul’da görüşülecek olan ve komisyonda değiştirilen Çek Yasa Tasarısı'nda yeniden değişikliğe gitmeyi planlıyor.


AK Parti, Genel Kurul’da görüşülecek olan ve komisyonda değiştirilen Çek Yasa Tasarısı'nda yeniden değişikliğe gitmeyi planlıyor.

Getirilecek düzenlemeyle çek mağdurlara ek bir kolaylık getirilecek. Buna göre karşılıksız çekin öngördüğü miktarı iki yılda ödemeyi taahhüt eden kişinin cezası alacaklı ile anlaşma olmasa da ertelenecek. Eğer bu kişi borcunu düzenli olarak öderse alacaklı ile ödeme vadesi konusunda yeni bir anlaşma yapabilecek. Bu durumda borcunu iki yıl içinde ödemezse yeniden cezaevine girmeyecek.

Başta karşılıksız çek yüzünden cezaevinde bulunan 2 bin 172 kişi olmak üzere hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılanların merakla bekledikleri ÇEK Yasa Tasarısı’nın bu hafta Meclis’ten geçmesi planlanıyor.

Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, çek mağdurlarına ikinci bir kolaylık getirecek bir düzenleme üzerinde çalıştığını açıkladı.Hükümetin de onay verdiği düzenleme Genel Kurul'daki görüşmelerde önerge ile tasarıya eklenecek. Önergi ile, bu şekilde cezası ertelenen kişilere 'anlaşma modeline' dönülmesi imkanı verilecek. Buna göre alacaklısı ile anlaşamayan ancak iki yıllık sürede borcunu ödemeyi tahhüt ederek cezası ertelenen kişiye, bu süre içinde alacaklısı ile yeniden anlaşma yapma imkanı tanınacak. Örneğin, tahhütname vererek cezası ertelenen kişi borcunu düzenli olarak ödüyor, ancak borcunun tamamını belirlenen iki yıl içinde ödemesi de mümkün görünmüyor. Ödemelerin düzenli olarak yapılmasının kendisi açısından daha iyi olacağını düşünen alacaklı, isterse borçlu ile yeni bir ödeme planı üzerinde anlaşabilecek. Borcun iki yıl yerine daha fazla sürede ödenmesini isteyebilecek. Bu durumda da iki yıllık süre bittiğinde borçlu ödeyemediği için yeniden ceza almayacak.



İNTERNETHABER

http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes