karşılıksız çek mağdurları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karşılıksız çek mağdurları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Karşılıksız çekten cezaevinde yatanlar en geç 8 Şubat’ta özgür



Cezaevinde ‘ÇEK’tirmeyecek kanun yarın TBMM’de

Çekleri karşılıksız çıktığı için cezaevinde bulunan ve cezaevine girmek için gün sayanları kurtaracak yasa tasarısı yarın TBMM Genel Kurulu’na geliyor.


Cezaevinde ‘ÇEK’tirmeyecek kanun yarın TBMM’de
Yasanın yarın TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi ve ardından Cumhurbaşkanı Gül’ün onaylaması durumunda karşılıksız çekten cezaevinde yatanlar en geç 8 Şubat’ta özgürlüğüne kavuşacak.

Çekleri karşılıksız çıktığı için cezaevinde bulunan ve cezaevine girmek için gün sayanları kurtaracak yasa tasarısı yarın TBMM Genel Kurulu’na geliyor. Yeni kanunun TBMM’den geçtikten sonra onay için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderilmesi ve Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi arasında geçecek zaman ise en fazla 15 günü bulacak. Bir başka ifadeyle Şubat ayının 8’inde çek suçluları özgürlüğüne kavuşacak. Meclis, Çek Kununu’nun yanısıra hükümlü ve tutukluların ağır hasta yakınlarını ziyarete imkan veren düzenlemeyi de ele alacak. Meclis’te Adalet Komisyonu tarafından kabul edilen düzenlemenin Genel Kurul’da kanunlaşması durumunda çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıt, üzerinden 10 yıl geçmesi halinde Merkez Bankası tarafından resen silinecek. Böylece karşılıksız çek kesen kişilere 10 yıl süreyle çek verilmeyecek. Kanuni ibraz süresi içinde, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülecek. Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili olarak uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL’den 3 bin TL’ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek. Karşılıksız kalan çek bedeli, faizi ile birlikte ödenmesi durumunda çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek.
23 Ocak 2012 Pazartesi
Türkiye gazetesi

Adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldü




Karşılıksız çekte hapis cezasını kaldırarak bunun yerine 10 yıllık çek kullanma yasağı getiren kanun tasarısı, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.
Komisyonda kısmen değişiklik yapılarak kabul edilen tasarıya göre, kanuni ibraz süresi içinde, çekle ilgili olarak ”karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülecek. Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili olarak uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL’den 3 bin TL’ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.
Karşılıksız kalan çek bedeli, faizi ile birlikte ödenmesi durumunda çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek.
Tasarıya göre, hakkında işlem yapılan kişiye uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, daha önce Adli Sicilde tutulan yasaklılık durumuna ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulacak. Böylece karşılıksız çek kesen kişilere 10 yıl süreyle çek verilmeyecek.
Çek defterinin her bir yaprağına, çekin basıldığı tarih de yazılacak.
Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erecek.
Kanuni ibraz süresi içinde, çekle ilgili olarak ”karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülecek.
Buna göre, mevcut durumda, çekle ilgili olarak ”karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası verilirken; yapılan değişiklikle, savcı tarafından her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve açma yasağı kararı verilecek.
Karşılıksız çekin keşide edilmesi halinde, hamilin 6 ay içinde talep etmesi durumunda, Cumhuriyet savcısı tarafından her bir çekle ilgili çek düzenleme veya çek hesabı açma yasağı verilebilecek.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılacak başvuru ve itirazlar hakkında, Kabahatler Kanunu uygulanacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılan başvurunun kabulü halinde, buna ilişkin bilgiler, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilecek.
Karşılıksız kalan çek bedelinin faizi ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak, bu durum Merkez Bankasına bildirilecek. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının verildiği savcılığa başvurularak talebin geri alınması halinde de çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıt, üzerinden 10 yıl geçmesi halinde Merkez Bankası tarafından resen silinecek.
Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişiye, her bir çekle ilgili uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL’den 3 bin TL’ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.
Bankalar, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından 1 ay içinde yeni çek defterlerini bastıracak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecek. Eski çeklerin hukuki geçerliliği devam edecek.
Komisyonda kabul edilen bir önergeyle, bankaların karşılıksız çek keşide edilmesindeki sorumluluğu artırıldı. Buna göre, muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için, karşılığının hiç bulunmaması halinde; çek bedeli 10.000 lira ya da üzerinde ise 10.000 lira, çek bedeli 1000 liranın altında ise çek bedelini ödemekle yükümlü olacak. Çekin karşılığının kısmen bulunması halinde, çek bedeli 10.000 lira veya altında ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığı 1000 liraya tamamlayacak bir miktarı, çek bedeli 10.000 liranın üzerinde ise çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak 1000 lira ödeyecek.
Üzerinde basıldığı tarih yer almayan çeklerin, 30 Haziran 2018 tarihine kadar bankaya ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın, bu kanuna göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu da sona erecek.
Çekin, yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı, 31 Aralık 2017′den önce geçersiz olacak.
Suç karşılığında uygulanan yaptırımı, idari yaptırıma dönüştüren fiiller nedeniyle soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca, kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece idari yaptırım kararı verilecek.
Kanunun yayımı tarihinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulmaya devam edilecek.
TBMM ADALET KOMİSYONU…
12 Ocak 2012 Perşembe  (16.42)

Yargıtay Başkanı: Bir senede dosyaları bitirmeyi planlıyoruz

 
Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, ''Bu çalışma temposunda, bu performansla biz bir sene içerisinde hukuk dairelerindeki dosya sayısını bitirmek planındayız'' dedi.
Kaynak, Rixos Otel'de düzenlenen ''Hukuk Muhakemeler Kanunu Tanıtım Semineri'' öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin ''Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusu üzerine Kaynak, bugün katıldığı toplantının konusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile ilgili tanıtım toplantısı olduğunu hatırlatarak, ''Mahalli mahkemelerin çalışma tarzlarıyla ilgili olarak şu safhada yargılaması devam eden bir hususta herhangi bir beyanda bulunmamız doğru olmayacaktır'' açıklamasını yaptı.
Kaynak, Yargıtayda biriken dosyaların ne kadarının 2012 yılında tamamlanacağına yönelik soruya da şöyle yanıt verdi:
''Göreve başladığımız mayıs ayından sonra yapmış olduğumuz plan doğrultusunda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz, yılbaşı itibarıyla da sonuçları aldık. Gerçekten de yılbaşı itibarıyla aldığımız sonuçlarda Yargıtayda ayda ortalama 60 bin civarında bir fazlalıkla gidiyoruz. Bu sebeple bu çalışma temposunda bu performansla biz bir sene içerisinde hukuk dairelerindeki dosya sayısını bitirmek planındayız. Ceza dairelerindeki dosyalara gelince; Onun da iki sene içerisinde biteceğini tahmin ediyoruz. Ama bu arada yargıyı hızlandırma projelerinden örneğin Çek Kanunu ile ilgili yapılacak değişiklik, bizim bu dosyaları eritme ve sona erdirmede bize daha yardımcı olacaktır. Çek ile ilgili olarak Yargıtayda 200 bin civarında dosya var. Yerel mahkemelerde de 1,5 milyon dolayında dosya var. Bu dosyaların hepsi çıkacak olan kanundan sonra hakimlerin verecekleri karar sonucu mahkemelerin gündeminden düşecektir.''
Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, ''Bölge Adliye Mahkemelerinin açılması düşünülüyor mu'' sorusunu da ''Bölge Adliye Mahkemelerinin açılması Adalet Bakanlığı ve HSYK'nın çalışmaları arasında devam etmektedir. Onlar kurulduğu takdirde yargının hızlanması daha bir ileri gidecek. Bu arada Yargıtayın işi daha hafifleyecek ve Yargıtay tam bir içtihat mahkemesi hüviyetini alacak'' şeklinde yanıtladı.
Zaman

Arınç’tan çek mağdurlarına örtülü müjde

Bakanlar kurulu sonrasında açıklama yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç 3 müjdesinden biri çek mağdurlarını yakından ilgilendiriyor…

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında konuşan Bülent Arınç ekonomiye ilişkin 3 önemli müjde verdi. Bunlardan bir tanesi uzun süredir beklenen 2,5 milyon kişiyi ilgilendiren intibak yasası, bir diğeri kamu çalışanlarını ilgilendiren toplu sözleşme hakkı ve son olarak da çek mağdurlarını kapsayan tasarıydı…
Karşılıksız çek yüzünden hapis yatanların ve yakınlarının feryadını daha önce bu köşeden duyurmuştum… Çek mağdurlarının feryatları 6 başlık altında sıralanıyordu. Bunlar içerisinde en çok itiraz edilen hapis cezasıydı…
2 Ocak Pazartesi günü Bakanlar Kurulu sonrasında açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç üstü kapalı da olsa karşılıksız çek nedeniyle hapis yatanlara ve yakınlarına müjdeyi verdi.
Arınç ayrıntıya girmedi, çek mağdurlarını ilgilendirdiğine de değinmedi ama anlattıklarından çıkan sonuç karşılıksız çek yüzünden hapis yatanlara dair bir tasarının kabinede imzalandığını gösteriyordu…
Arınç konuşmasının başında söylediği “Bakanlar Kurulu’nda Adalet Bakanımızın takdimleri oldu. Bu yargının hızlandırılması özellikle İcra İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan kanun tasarısıdır. Bu da yine kişiler hakkında çok önemli değişikler getiriyor. Hem masrafların azaltılmasını hem yargının hızlandırılmasını hem de alacak ve borçluların haklarının korunmasını dikkate alan çok önemli bir taslak bu da imzalandı ve TBMM’ye gönderilmek üzere kararlaştırıldı. Tasarı haline geldi.” sözleri değişikliğin sinyalini vermiş oldu.
Bir süredir karşılıksız çeke hapis cezasının kaldırılacağı konuşuluyor ve Adalet Bakanlığı’nın bu konuda bir hazırlık içerisinde olduğu biliniyordu. Beklentiler yeni yılla birlikte tasarının yasalaşacağı yönündeydi.
Yapılacak kanuni düzenleme ile yargının hızlandırılması amaçlanıyor. Mahkemelerde 8 milyon çek davasının bulunduğu biliniyor. Tasarının yasalaşması ile 8 milyon civarında dosyanın düşmesini sağlanarak hem yargının yükü azaltılacak, hem de karşılıksız çek verenler hapis cezası nedeniyle kaçak yaşamaktan ya da hapis yatmaktan kurtulacak…
Tasarının medyaya sızan ayrıntılarında hapis cezası yerine çek defterlerine el konulup banka hesaplarının sınırlandırılması öngörülüyor. Çeklerini iade etmeyenlerin ise dolandırıcı gibi yargılanacağı edinilen bilgiler arasında. Çeklerine el konulmasına rağmen çek kesmeye devam edenlere ise dolandırıcılık suçundan 1-5 yıl hapis cezası verilmesi bekleniyor.
Kısacası çıkacak tasarı binlerce çek mağdurunu hapisten kurtulacak. Tabii yalnızca mağdur olan taraf karşılıksız çek verenler değil. Aynı zamanda alacaklılar da madalyonun diğer yüzünü oluşturuyor.
Çıkarılacak yasa her iki tarafından sorunlarına çözüm getirmeli…
Ticari yaşamın vazgeçilmesi olan çeklerle ilgili uzun vadede bir düzenlemeye daha ihtiyaç var. Tüm dünyada çekler nakit hükmünde kullanılıyorken Türkiye’de vadeli hükmünde kullanılıyor… Arkası cirolanan çeklerin nominal değerleri gerçek değerinin kat kat fazlası olarak ticarette yer alınca da balona neden oluyor…Neticede İlk krizde de patlayan bu balon iflasları da beraberinde getiriyor…

 04 Ocak 2012 00:06

Hakan GÖKSEL – Haber 7
Twitter: hakan_goksel
hakan.goksel@haber7.com

‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı


‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı, tahliye için yasa değişiyor

‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı
Meclis, kapasitelerini aşan cezaevlerinde kısmen rahatlatma sağlamak amacıyla karşılıksız çek suçundan tutuklu ve hükümlü olanları yılbaşından önce tahliyesi için adım atmaya hazırlanıyor.
Karşılıksız çek suçunda “ekonomik suça ekonomik ceza” yaklaşımıyla hapis cezasını kaldıran yasa tasarısı yarın Bakanlar Kurulu’nda görüşülecek. Tasarıyla tahliye edilenler bir geçiş dönemi boyunca yeniden çek sahibi olamayacak. Çek talep edenlerin ödeme gücünün araştırılması konusunda bankalara yüklenen sorumluluklar işlevsel hale getirilecek. Merkez Bankası nezdinde oluşturulan merkezi sistem aracılığıyla, geçmişte çek sicili bulunanlara veya ödeme gücü zayıf görülenlere çek verilmeyecek. Tasarı, yerel mahkemelerde görülen 405 bin dosya ile Yargıtay’daki 53 bin dosya ve Yargıtay Başsavcılığı’nda incelenen 163 bin dosyayı etkileyecek. Bakanlar Kurulu’ndan yarın çıkması durumunda tasarının hızla Meclis Adalet Komisyonu’nun gündemine alınması ve yılbaşından önce yasalaştırılması hedefleniyor.
Tipik Anayasa ihlali
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya düzenlemeyle ilgili şunları söyledi: “2001’de Anayasa değişikliğinden bu yana çekler konusunda hapis cezasının yaşatılması tipik bir Anayasa ihlalidir. Anayasa Mahkememizin aleni Anayasa hükmüne rağmen hapis cezalarının Anayasa’ya uygun olduğu yönündeki kararı normatif bağlayıcılığı yanında kuşkusuz bir sapma oluşturur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4. maddesi, gerekse Anayasamızın aynı doğrultudaki hükmü bu konuda yoruma elverişli olmayan bir açıklığı içerir.”


 Bülent SARIOĞLU
15 Aralık 2011

Hürriyet

Karşılıksız çek yargıyı kilitledi

 
8 bin çek suçlusuna tahliye umudu

ADLİ para cezasını ödeyemediği için hapiste bulunan 8 bine yakın karşılıksız çek mahkumuna tahliye umudu olan Çek Kanunu’nda değişiklik için Hükümet çalışırken, çekten çekenler dernekleşti.

Karşılıksız çek mağdurlarının kurduğu ilk ve tek dernek olan Küçük Orta Ölçekli Sanayici ve İş Adamları Dayanışma Derneği (KOSİAD) ise karşılıksız çekten mahkumiyeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM’e bu şekilde başvuru sayısı 20’yi aştı. AİHM’e yapılan başvurularda, karşılıksız çekten hapis cezasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı olduğu savunuldu. Önce Hükümet’i, üç yıl geçmeden kanun değişikliği ile çek sorununa çözüm aramaya iten rakamlara gözatalım:
Karşılıksız çek yargıyı kilitledi
Karşılıksız çekten 8 bin kişi cezaevinde. Sayı da her geçen gün artıyor. Yargıtay aşamasındaki çek davası sayısı 217 bin 165 dosya bulurken, bu yılın ilk yedi ayında Merkez Bankası’na bildirilen karşılıksız çek sayısı tam 306 bin 740.
Mevcut kanun nasıl
Mevcut Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çıkması halinde çeki düzenleyen hakkında açılan kamu davasında, her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası uygulanıyor. Adli para cezasını ödemeyen veya ödeyemeyen kişi de bu cezasını hapis yatarak çekiyor. 10 bin liralık çeki karşılıksız çıkan kişi, bu kadar tutarda adli para cezası ödemezse 100 gün hapis yatıyor. Yürütülen çalışmada ise  karşılıksız çek fiilinin tamamen yaptırımsız kalmaması için “çek düzenleme ve çek açma yasağı”nın etkin bir şekilde uygulanması hedefleniyor.
Çek mağdurları adına  KOSİAD Ankara Başkanı Yurdanur Gödek’le konuştum. Bakın o ne dedi:
On bin kişi cezaevinde
“İç hukukta umudumuzu yitirdik. Bu yüzden AİHM’e toplu müracaat ettik. AİHM’den başvurularımızın ulaştığına ilişkin belge geldi. Tüm ‘borca hapis’ mağdurlarını ve duyarlı kamuoyunu bu mücadelemizde bize destek olmaya çağırıyoruz. Önümüzdeki Cuma günü yapılacak Bakanlar Kurulu’nda çek düzenlemesinin gündeme gelebileceğini öğrendik. Cezaevlerindeki karşılıksız çek mağdurları bayram havasında. Bize telefon, mektup, faks yağıyor. Bu düzenleme yılbaşı öncesi çıkacak diye bir beklenti ar. Ama daha da uzarsa büyük bir hayal kırıklığı yaratır. İnsanlar intiharın eşiğine geldi.”
CUMA GÖRÜŞÜLECEK
Derneğin avukatlığını üstlenen avukat Rahmi Ofluoğlu da CHP milletvekili Sinan Aygün’ü kaynak göstererek, çekle ilgili yeni düzenlemenin önümüzdeki Cuma günü Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Bakanlar Kurulu’nda görüşüleceği müjdesini sitesinden verdi. Ofluoğlu, düzenlemenin 22 Aralık’ta TBMM’de olacağını ve aynı hafta Meclis’ten geçeceği de bildirdi. 
Haberiniz olsun.
 
Oya ARMUTÇU

14 Aralık 2011

Ceza vermeyi biz millet olarak seviyoruz


Kurbağanın gözü patlamasın!

Ceza vermeyi biz millet olarak seviyoruz; bu kesin. Sevmek ne kelime bayılıyoruz! Hele hapis cezası vermeyi. Ahali böyle de ülkeyi yönetenler farklı mı sanki? Al birini vur öbürüne; onlar da seviyor! Savcılar da bu memleketin evladı nihayetinde. “Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” deyip onlar da karışıyor kalabalığa. Adamın hakkında şike suçlaması mı var? Bir dosya açıver gitsin, 130 yıl hapis cezası talebiyle! İktidarın başarısız olması ve tökezleyip düşmesi için faaliyet gösteren mi oldu, isteyiver 200 sene mahkûmiyeti? Trafik kurallarını mı çiğneyen oldu, tıkıver kodese; bak nasıl geliyor aklı başına!
Çek için de oldu üç aşağı beş yukarı aynı şey. Karşılıksız çek mi kesmiş hain? 100 gün hapis yatsın da görsün Hanya‘yı, Konya‘yı!

“Ekonomik suça, ekonomik ceza” düsturu kimin umurunda. Tık kodese gitsin! İçerideki esnaf ve iş adamı sayısı 8 bini geçti.

100 gün yatıp çıkacaklar gariplerim! Hadi, yattılar diyelim; kime ne faydası var? Dışarıda olsa halbuki, borcunu ödeme imkânı var! İki tarafı da cezalandıran bir uygulama ama kime anlatacaksın? 110 bin dosya da Cumhuriyet savcılıklarında bekliyor! Neresinden bakarsan bak, 60-70 bin ailenin canını yakan bir uygulama. Çekin karşılığını alamayan tarafı da dikkate alacak olursak; 100 bin kişilik bir mağdur ordusu!
Ha, böyle söylüyorum diye karşılıksız çek kesen cezasız kalsın demiyorum tabii. Elbette ki olsun. Olsun ki, karşılıksız çek kesmek neymiş anlasın! Kredi kartında yaşandı bu mesela. Kart borcunu ödemeyenin evine haciz geldi. Maaşından kesinti yapıldı ve bankanın alacağı bankaya verildi. Hem de misliyle. Bu uygulama, kredi kartı harcamalarını zapturapt altına aldı. Neydi bir zamanlar? Kredi kartı ile “hiç ödemesi yokmuş” gibi harcama yapıyordu insanlar. Cezai müeyyideler, tüketiciye “ayağını yorganına göre uzatma” alışkanlığı kazandırdı.
Karşılıksız çekte de olsun aynı müeyyideler. Yoksa, kör gözüm parmağına! Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Numaralı Protokolünde de aynı konuya temas ediliyor ve “Hiç kimse yalnızca nakdi ilişkiden doğan bir sorumluluğu yerine getiremedi diye özgürlüğünden mahrum bırakılamaz” diyor. Mademki, AB kriterlerine uymak için sayısız reform ve hukuki değişiklik yapılıyor; bu da değişsin.
Gerçi olumlu gelişmeler var bu hususta. Çek mağdurlarının yaşadıkları sıkıntıların ortadan kaldırılması için bir dizi tedbirler alınıyor. Başmüzakereci Egemen Bağış, “AB kriterlerine uyum sağlanacak” dedi. Adalet Bakanlığı konuyla ilgili çalışmaları sürdürüyor. “Kısa sürede Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye gönderilmesi bekleniyor” yani. İnşallah öyle olur.
Da… Dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlamasın. Bazen öyle oluyor çünkü. Sözleşmelilerin durumu öyle oldu mesela. 5393 Sayılı Kanun gereği sözleşmeli çalışan belediye elemanlarına, “kadro” sözü verildi ama hâlâ yerine getirilmedi bu söz. Hem de bizzat Başbakan Erdoğan vermişken! Üniversite mezunlarının durumu keza. Onlara da söz verildi ama atama yok!

Ekopolitik
Metiner Sezer
metiner.sezer@tg.com.tr
10 Aralık 2011 Cumartesi

Karşılıksız çekte son haftalar


Karşılıksız çekte son haftalar

Nedenine gelince, birçok önemli konuyu ve çıkacak yasaları, ilk kez Hürriyet’te okuyorlar.
Nitekim “karşılıksız çek” konusunda da öyle oldu.
Karşılıksız çekte hapis cezasının kaldırılacağını ve hapishanedekilerin de tahliye edileceğini, bu konudaki yasa tasarısını ve gerekçelerini, Hürriyet okurları ilk kez 7 Kasım tarihli yazımızdan öğrendiler.
DEĞİŞİKLİĞİN GEREKÇELERİ
Karşılıksız çek keşide etmenin, ceza hukukunun koruma alanından çıkartılmasının, iki temel gerekçesi var.
1. Ölçülülük İlkesi (Ekonomik suça ekonomik yaptırım ilkesi):
Çek Kanunu’nun beşinci maddesinde, karşılıksız çek keşide etme suçu için “adli para cezası” öngörülmüş olmasına karşılık, bu para cezasının ödenmemesi durumundaki infaz, para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi suretiyle yerine getirilmektedir. Bu durum ise, kanunda yaptırım olarak adli para cezası öngörülmüş olmasını, büyük ölçüde anlamsız kılmaktadır. Hapis cezası, borçlunun ticari hayatının ciddi şekilde sarsılmasına ve sona ermesine neden olmakta, borcunu ödeyebilme ihtimalini de ortadan kaldırmaktadır.
Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Numaralı Protokol’ünde, “Hiç kimse, yalnızca akdi ilişkiden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz” ve Anayasa’nın 38. maddesinde de “Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” hükmüne yer verilmiştir.
2. Makul Süre İçinde Yargılanma Hakkı:
Çek Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, yargının iş yükünün artması ve yargılama sürecinin yavaş işlemesi son derece önemli.
Bu durum, Anayasamızın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kabul ettiği “makul sürede yargılama” yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmesini, önemli ölçüde etkiliyor.
CEZA DAVALARININ YÜZDE 36’SI
Karşılıksız çek nedeniyle açılan davalar (405.704), özel kanunlar nedeniyle ceza mahkemelerinde açılan davaların (1.119.617), yüzde 36.2’sini oluşturuyor. Yargıtay’da ise; dairelerde 53.544 ve Başsavcılıkta 163.621 olmak üzere, toplam 217.165 dosya var.
Görüldüğü gibi, çek kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, ceza adalet sistemindeki iş yükünün önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Yasanın çıkması ile birlikte, yargının iş yükünde de ciddi bir azalma olacak.
YENİ DÜZENLEME
Hürriyet’te daha önce (7 ve 24 Kasım’da) ayrıntılı olarak yazdığımız gibi;
- Karşılıksız çekte, hapis cezası kalkacak.
- Hapiste olanlar, tahliye edilecek.
- Karşılıksız çek düzenleyene yaptırım olarak, sadece idari nitelikte bir önlem olarak, beş yıl süre ile “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” uygulanacak.
- Önceki düzenlemeden farklı olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, “tüzel kişiler hakkında da” uygulanabilecek.
- Borçlu, Devlete para cezası ödemek zorunda olmayacağından, alacaklının alacağına kavuşma ihtimali artacak.
Tasarının bu ayın sonuna kadar ya da Ocak ayı içinde yasalaşması bekleniyor.


Şükrü KIZILOT
skizilot@yaklasim.com
8 Aralık 2011

Çek mahkûmları şafak sayıyor

Çek mahkûmları şafak sayıyor

Adli para cezasını ödeyemediği için hapiste bulunan 8 bine yakın karşılıksız çek mahkûmu için 5941 sayılı Çek Kanunu değiştiriliyor



Çek Kanunu'ndaki ceza kaldırılıp yerine en az 5 yıl çek yasağı düşünülüyor. Düzenlemenin yeni yıla yetiştirilmesi gündemde Halen 8 bin kişinin karşılıksız çekten hapiste kalmasına neden olan 5941 sayılı Çek Kanunu’ndaki ‘adli para cezası’ düzenlemesinin kaldırılması için düğmeye basıldı. 2003 yılından sonra karşılıksız çekin adli para cezasını gerektiren bir suç olarak düzenlenmesi nedeniyle karşılıksız çek tutarına göre bir güne 100 lira üzerinden hesaplanan adli para cezasını ödeyemeyenler hapse giriyor. Yani örneğin 10 bin liralık çeki karşılıksız çıkan kişi, bu kadar tutarda adli para cezası ödemezse 100 gün hapis yatıyor. TBMM Adalet Komisyonu
Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki 4 nolu protokole aykırı olduğunu, adli para cezasını kaldıracak düzenleme için Adalet Bakanlığı’nda çalışma başlatıldığını söyledi.

Ardından çalışmanın Adalet Komisyonu’na geleceğini belirten İyimaya, çek dolandırıcılığını önleyecek madde  üzerinde dikkatle durulduğunu bu konuda sıkıntı yaratmayacak düzenleme yapmak istediklerini söyledi. İyimaya, Adalet Bakanlığı’ndaki çalışmaya vurgu yaparken, CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün de 5941 sayılı Kanun’da adli para cezasını kaldırmaya yönelik 1 Ekim 2011 tarihli ve 2/85 nolu değişiklik teklifini TBMM Adalet Komisyonu’na iletmiş durumda.

HAPİS YERİNE ÇEK YASAĞI
Bakanlar Kurulu’nda değişikliğe uğramaması halinde hem iktidar hem de muhalefet partileri, hapis cezasını ortadan kaldırma konusunda mutabık oldukları ve yılbaşına kadar düzenlemenin Meclis’ten geçirilmesinin planlandığını belirttiler.

Değişiklikle hapis yerine bir yandan alacaklı ile icra davası sürerken, karşılıksız çek sahibine belli süreyle (En az 5 yıl) çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilecek. Hapisteki 8 bin kişinin dışında halen Yargıtay’da da yaklaşık 50 bin karşılıksız çek dava dosyası karar bekliyor. 110 bine yakın dosya ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda inceleniyor.

Müjdeyi, Bağış Twitter’dan vermişti
Çek mağdurları için müjdeyi AB’den sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış önceki gün Twitter’dan vermişti. Bakan Bağış, “Çek Cumhuriyeti’nden çek mağdurlarına iyi haberim var. Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüştüm çözüm konusunda hazırlık yapıyorlarmış” yazmıştı.

AK Partili vekilin ailesi de zora düştü
AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, market zinciri bulunan ailesinin de 2009’da 700 bin liralık çek borcu için bankadan istediği krediyi alamayınca zor duruma düştüğünü belirterek “Çevremizden destek alamasaydık
kardeşlerim de şu anda hapiste olacaktı. Paranın cezası hapis değil para olmalıdır” dedi. Öte yandan CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün ise kanun teklifi için iktidar partisinden de olumlu mesajlar geldiğini, son görüşmelerinde yılbaşına kadar düzenlemenin çıkabileceğini söylediklerini aktardı.

03 Aralık 2011 Cumartesi

Tahsin Akça / GAzete Habertürk

On binlerce aile çek yasasını bekliyor

On binlerce aile çek yasasını bekliyor
24.11.2011KURBAN bayramında yayımlanan “Çek Mağdurlarına Bayram Müjdesi” başlıklı yazımız tahminlerimizin ötesinde ilgi gördü ve adeta “umut ışığı” oldu. Türkiye’nin dört bir yanından e-posta yağdı. Gazetedeki köşemize yüzlerce yorum yapıldı.
KANAYAN YARA
Anlatılan olaylarda, “Çarpık çek sistemi” ve yaşanan “ekonomik kriz” nedeniyle işleri kötüye giden, işyerleri ve yuvaları dağılan, işsiz kalan, kaçak yaşayan, tefecilerin eline düşüp daha çok perişan olan o kadar çok örnek vardı ki..
Çocuğunu okutamayan, depresyona giren, intiharı düşünen çek borçlularının yanı sıra adına çek karnesi alınıp vergi mükellefi yapılan ancak işle ilgisi ve bilgisi bulunmayan yaşlı anne, babası ya da abisi, ablası hapiste olan bundan dolayı ayrıca perişan olan çok sayıda insan da vardı.
KIZANLAR DA VAR
Bu arada bazı okurlarımız “Niçin çek mağduru diyorsunuz? Asıl mağdur, malını satıp çekini tahsil edemeyenler” diyerek sitem ediyorlardı.
Böyle düşünenlere “Adam hapiste ne yapacak. Bırakın çıksın da çalışsın. Alacaklının onların hapiste yatmasından ne menfaati var” diye tepki gösterenler de vardı.
Belli ki çek sisteminin ve çeke dayalı satışın, ciddi aksaklıkları var. Nitekim, gerek Türkiye’de gerekse yabancı ülkelerde, çek kullanımı her geçen gün azalıyor. Bazı yabancı ülkeler, örneğin İngiltere, çek kullanımını bir kaç yıl sonra bütünüyle kaldırmayı planlıyor.
DAVA SAYISI VE ORANI
Çekle ilgili davalar, 2010 yılsonu itibariyle tabloda gösterilmiştir.
2010 yılında sadece karşılıksız çek nedeniyle 250.302 dava açılmış ve bunların 224.986’sı mahkumiyetle sonuçlanmış.
Ceza mahkemelerinde açılan yaklaşık 3.5 milyon davanın ise, yüzde 12’si çekle ilgili davalardan oluşuyor.
NE ZAMAN ÇIKACAK?
Herkesin merak ettiği, bu yasanın ne zaman çıkacağı?
Adalet Bakanlığı’nın karşılıksız çek düzenlemeyi suç olmaktan çıkaran ve hapis cezasını kaldıran Yasa tasarısı ile ilgili çalışma tamamlandı (Yasa tasarısı ve gerekçenin tam metni için Bkz. www.hurriyet.com.tr). Şimdi bunun Meclis’e ne zaman geleceği merak konusu. Yasanın bu yılın sonuna kadar çıkması bekleniyor.
Bu konuda ana muhalefetin de yaklaşımı olumlu olduğu ve ayrı bir yasa teklifi de onlar verdiği için uzlaşılması ve yasanın Meclis’ten rahat çıkması bekleniyor.
AİHM’YE BAŞVURU
Binlerce kişinin beklediği bu Yasayı geciktirmemekte yarar var. Çek mağdurlarının artık tahammülü yok. Hatta birçoğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dilekçelerini göndermişler bile. AİHM’nin bakışı “Ekonomik suça ekonomik ceza verilmesi ve hapis cezasının kaldırılması” şeklinde.
Şimdi hepsi nefesini tutmuş vaziyette, bu yasanın çıkacağı günü bekliyor ve emeği geçenlere dua ediyorlar...
Şükrü KIZILOT

Çek borçlularına iyi haberler…




Bu yazı, kanun tasarısı hazırlanmış bulunan, Çek Kanunu’ndan kaynaklanan, 405 bin 704 davayı ve Yargıtay’da mahkumiyetle sonuçlanması beklenen 217 bin 165 karşılıksız çek davasını gündemden düşürecek haberi kapsamaktadır.
Ayrıca 2009’da 1 milyon 910 bin 650, 2010’da 900 bin 272 adet çekin karşılıksız olduğu Merkez Bankası’na bildirilmiştir. Tasarı, borçları değil hapis cezalarını kaldırmaktadır.
Bu tasarı ile Yargıtay’daki 217 bin zanlı rahat bir nefes alabileceği gibi hapishanedekiler kurtulacak, polisten kaçanlar da huzura kavuşacak.
Ayrıca Yargıtay derin bir nefes alacak, çek mağdurlarını da kurtaracak.
Çekle ödemeler ve çek hamilleri hakkında 3167 sayılı ilk kanun, 1985’te neşredildi.
Bu özel kanundan evvel karşılıksız çek keşide edenlere (eski) Ceza Kanunu’ndaki dolandırıcılık suçunu nizamlayan maddeler uygulanıyordu.
3167 sayılı kanunla karşılıksız çek keşide etmek, bağımsız bir suç olarak nizamlandı.
Bu kanun ve aşağıda anlatacağımız diğer kanunlar, pek çok işadamının ölümüne, intiharına, batmasına, şirketlerinin dağılmasına, ailelerinin sönmesine sebebiyet vermiştir.
‘Yargıtay’ımız, ‘Anayasa’mız, “Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonamaz” şeklindeki 38/8 Madde’ye uygun olarak, “Çekin bankaya ibrazından oluşan yaptırımı, özgürlüğü bağlayıcı ceza olan ve objektif sorumluluk esasına dayanan bir suç olduğundan Anayasa ile çeliştiği için sanıklar hakkında ceza uygulamasına gitmemiş ve Anayasa Mahkemesi, 17 Mart 2011 tarihinde cezalandırma şeklini yasa koyucunun takdirine bırakmıştır.”
Yargıtay Birinci Ceza Dairesi, “Karşılıksız çek suçları gerçek ve tüzel kişilerin ticari ilişkilerinden kaynaklanan ve edimin yerine getirilmesine yönelik yaptırımları içermektedir. Bir ticari ilişkiden kaynaklı borcun yerine getirilmemesi ve suç olarak tanımlanması mümkün görülememektedir” diyerek görüşlerini açıklamıştır.
Daha sonra çek yasalarında çeşitli değişiklikler yapılmıştır; çek mağdurları bunları çok iyi biliyor.
Şikayet üzerine savcılar çeklerini ödeyemeyenler aleyhine kamu davaları açmışlardır.
Mahkemeler, karşılıksızlığa sebebiyet verdikleri için çek tutarı kadar çek keşidecilerine hapis cezası yerine idari para cezalarına hükmetmekteydi.
Bu para cezalarının, taksitle veya bir yıl süre içinde ödenmesi isteniyordu. Ödenmediği takdirde üç yılı geçmeyen hapis cezaları uygulanıyordu.
Peki… Ödenirse ne oluyordu?
Çek alacaklısının eline bir şey geçiyor mu? Hayır, sadece hapisten kurtuluyor. Borç, faizleri ile beraber kalıyordu.
Hemen şunu söyleyelim: AB ülkelerinde karşılıksız çekle ilgili hürriyeti bağlayıcı ceza yoktur. Sadece sembolik idari para cezaları vardır.
Bu da yüzde 2 ile yüzde 10 arasında değişmektedir. Bu cezalar da ödenebilirse devlet alıyor, ödenemezse hava alıyor. Nasıl bizde 6183 sayılı kanuna göre tahsilat yapılıyor; borçlu da bir şey yoksa devletin tahsilatı sıfır oluyorsa aynen öyle.
1985’ten bugüne kadar 3167 sayılı çek kanunu ve bu kanunu değiştiren çeşitli kanunlar hiçbir fayda sağlayamamıştır. Şahısları hapishanelere kapatarak onların çalışmaları engellenmiş, ödeme imkanları ellerinden alınmış, kurumlar, şirketler batmış, alacaklıların eline de hiçbir şey geçmemiştir.
Gerek dünyada gerekse ülkemizde ekonomik kriz, ticaret hayatını sıkıntılara sokmuş; alacaklı firmalar, ticari alacaklarını tahsil edememişler. Sonuçta kendileri de ödeme problemi içinde sıkışmış ve sorunlu bir döneme girerek çek ve senetlerini ödeyememişler. Hem icrai hem de cezai kıskaç altında kalmışlardır.
Bütün dünya bilir ki Türk taciri, borcuna son derece sadık bir terbiyeye sahiptir.
İdari para cezasına mahkum olanlar ödeme imkanını bulsa dahi (ki bu parayı ilişkisiz olmasına karşın) devlet almaktadır. Borç aynı kalmaktadır.
Bundan evvelki yazılarımda ifade etmiştim; Bir ticari senet ile bir çek arasında ne fark var?
Her ikisi de borç ödeme vasıtası. Her ikisi de ticari bir işlem.
Biri protesto edilir. Diğeri bankadan karşılıksız kaşesi yer.
Her ikisi de icraya verilebilir.
Takip yapılabilir. Ama sadece ‘çek’te hapis yatmak vardır.
Sorumlu
Evet sorumlu bankalardır. Tıpkı, şimdi yaşadığımız kredi kartı furyasında olduğu gibi… Bankalar hiçbir soruşturma yapmadan, hatta müşterisini hiç mi hiç tanımadan çek karnelerini sorumsuzca vermiştir. Kendilerinin birkaç yüz liralık hukuki sorumluluğundan başka cezai sorumlulukları yoktur. Hiçbir hassasiyet ve özen göstermezler.
Çek konusunda en büyük mağduriyeti ise küçük esnaf yaşamıştır.
Yazımın sonuna gelirken çok yakından tanıdığım İzmir Kemeraltı’ndaki bir esnafın hikayesini anlatacağım.
İzmir, İstanbul, Hatay, Almanya’da satış reyonları, üç tane imalathanesi, otomobilleri, evleri vardı. Oğlu İngiltere’de okumuştu. Alacaklarını tahsil edemedi. Bankaların en iyi müşterisiydi. Hemen her banka, kendisi ile çalışması için kapısını çalıyordu.
Şimdi 81 çekten dolayı aranıyor. Bütün mal varlığı gitti. Hapse girmemek için iki yıldır Dr. Ceykıl gibi kaçak. Bu yazıyı ‘o’na adadım. Çekten hapis kalkmalı. O da işinin, dükkanının başına dönerse çok sevineceğim.
Hem onun için hem de yüz binlerce çek mağduru için…
Devlet aradan çıkınca borçlar daha kolay, daha çabuk ödenecektir.
Not: Teşekkürler. Sayın Şükrü Kızılot’un rehberliği ve sayın Dr. Serkan Ağar’ın engin müsamahası ile…
Nuri Nencan

14 Kasım 2011 Pazartesi, 12:09:05
nnencan@htgazete.com.tr

Çek Mağdurlarına Müjde


Çek Mağdurlarına Bayram Müjdesi


KARŞILIKSIZ çek düzenlemede hapis cezası kaldırılıyor.
Adalet Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı yasa değişikliği tasarısı son şeklini aldı.
Tasarının yasalaşması ile birlikte, karşılıksız çek düzenleme fiilini işleyen ve borcunu da ödemeyenler,
bundan böyle hapse girmeyecekler.
Şu anda hapiste olanlar da yeni düzenlemeden yararlanacak ve hürriyetlerine kavuşacaklar.
OLAY NEYDİ?
Yürürlükteki yasaya göre, karşılıksız çek düzenleyene hemen hapis cezası verilmiyor, bu fiil nedeniyle “adli para cezası” uygulanıyordu.
Örneğin 30 bin liralık karşılıksız çek için 30 bin lira da adli para cezası uygulanıyor bir anlamda borç ikiye katlanıyordu.
Cezanın ödenmemesi halinde ise karşılıksız çek düzenleyen hapse giriyordu.
Böyle olunca, ticari hayatı sarsılıyor hatta sona eriyor, borç iyice ödenemez hale geliyordu.
Şu anda “karşılıksız çek” nedeniyle hapiste veya hapse girme tehdidi altında binlerce kişi var.
YENİ DÜZENLEME
Hazırlanan tasarıda “ekonomik suça ekonomik yaptırım” ilkesi göz önüne alınarak, karşılıksız çek suç olmaktan çıkartılıyor.
Daha açık bir anlatımla, karşılıksız çek düzenleyenler, adli para cezasını ödemediklerinde haklarında hapis cezası uygulanması tümüyle
maziye karışıyor.
(Tasarının metni, gerekçeleri ve daha ayrıntılı bilgi için Av.Dr.Serkan Ağar’ın http://www.yaklasim.com adresindeki makalesine bakabilirsiniz).
Makaleye Ulaşmak içinTIKLAYINIZ
“Peki.. Karşılıksız çek düzenlemenin hiç mi yaptırımı olmayacak?” diye merak edenler için de açıklayalım.
Bu fiilin yaptırımı olarak, hapis cezası söz konusu olmayacak, mevcut sistemde de zaten var olan “çek düzenleme ve çek hesabı açma
yasağı” uygulanacak. Bu yaptırım 10 yıl süre ile geçerli olacak.
Tasarıya göre, idari yaptırım süreci şu şekilde işleyecek:
1. Çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılması üzerine, aldığı çek karşılıksız çıkan kişi, Cumhuriyet savcısından, “çek düzenleme
ve çek hesabı açma yasağına” karar verilmesini talep edecek.
2. Cumhuriyet savcısı, bu yasağa karar verecek. Başka bir anlatımla, olay hakime intikal etmeden savcı karar vermiş olacak.
3. Verilen karar ilgili kişiye tebliğ edilecek.
4. Hakkında yasak uygulanan kişi, bu yasağa itiraz edebilecek.
5. İtiraz başvurusunun kabulü halinde, yasak kaldırılacak ve TC Merkez Bankası’na bildirilecek.
Yukarıdaki yaptırımlar tüzel kişiler hakkında da uygulanabilecek.
ÖDEME VE YASAĞIN KALKMASI
Hakkında çek düzenleme ve karşılıksız çek hesabı açma yasağı olan kişi, karşılıksız çek bedelini faiziyle birlikte tamamen ödediğinde,
yasak kalkacak.
Mevcut çek düzenleme ve çek hesabı açma yasaklarının akıbetinin ne olacağı da tasarıya eklenen bir “geçici madde” ile çözümleniyor.
Buna göre, yeni yasanın yürürlük tarihinden önce verilen “çek düzenleme ve çek yasağına” ilişkin kayıtlar, bu yasa gereğince
silinmesini gerektiren koşullar oluşuncaya kadar, TC Merkez Bankası’nda
tutulmaya devam edecek.
Tasarı yasalaştığında, yargının iş yükü hafifleyecek ve hapiste olanlar da hürriyetine kavuşabilecek.
Çek mağdurlarına tam bir bayram müjdesi…
|Hürriyet Gazetesi| |07.11.2011|
Şükrü Kızılot

Çek Kanunu’nun yüz binlerce "çek mağduru" yarattı

 

CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, karşılıksız çek keşide edenlere hapis cezası yerine "çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesini" öngören yasa teklifini TBMM Başkanlığına verdi.

 Aygün, "çek mağdurları" konusunda TBMM Başkanlığına verdiği yasa teklifiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

10 bine yakın "çek mağdurunun" hapiste olduğunu ifade eden Aygün, 45 bin kişinin de devletten kaçtığını söyledi.

Çek Kanunu’nun yüz binlerce "çek mağduru" yarattığını dile getiren Aygün, yerel mahkemelerde 1 milyon 480 bin civarında karşılıksız çek dosyasının olduğunu, 50 bin dosyanın Yargıtay’da karara bağlanmak üzere beklediğini, 110 bin dosyanın da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında incelendiğini bildirdi. Aygün, şunları söyledi: "Yasaya göre; 10 lira borcun varsa ve ödeyememişsen 10 bin lira da devlet istiyor ve borcun 20 bin liraya çıkıyor. Devlete 10 bin lirayı yatırmazsan hapis cezası veriliyor. Borçlu zaten 10 bin lira parayı malı aldığı adama ödeyememiş, bir de devlet 10 bin lira istiyor. Devlet ’10 bini öde çık’ diyor yani rehin alıyor. Devlet burada fidyecilik yapıyor. ’Fidyeyi getir seni bırakayım’ diyor. Hapisteki adam borcunu nasıl ödeyecek? Hapisteki adam boncuk yaparak bu parayı ödeyemez." Aygün, ayrıca "kredi kartları" ve "iş adamlarına yeşil pasaport verilmesiyle" ilgili yasa teklifi hazırladıklarını ve bunları önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını söyledi.Aygün’ün teklifi, 5941 sayılı Çek Kanununda değişiklik getiriyor.

Teklifte, karşılıksız çek keşide edenlere hapis cezası uygulaması kaldırılıyor. Bunun yerine "çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesi" öngörülüyor.

Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanan kişilere, bu cezanın infazının ertelenmesi ve kaldırılması konusunda da yeni bir imkan sağlanıyor.

Karşılıksız çekler için bankanın yükümlü olduğu miktar da artırılıyor.

Aygün’ün basın toplantısına katılan Yurdanur Gödek, eşinin çek nedeniyle 7 ay hapiste kaldığını, mağdur olduklarını ve çocuğunu okula yazdıramadığını belirterek, borçlarını hala ödeyemediklerini ve bu durumda binlerce insanın bulunduğunu kaydetti.

Yargıtay 3167 Yürürlükte değil


Yargıtay Kararlar Dergisinin Nisan 2011 tarihli sayısında yayınlanan bir kararında aynen şöyle deniyor:
“ÖZET : Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunda, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan “Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.” hükmü gereğince sanıklar hakkında 2918 sayılı Yasa’nın 119. maddesinin “İşlenen Suçlar Nedeniyle Sürücü Belgelerinin Geri Alınması ve Yerine Getirilmesi” uygulanmasına olanak bulunmadığı dikkate alınmalıdır.

Sanığın, suç konusu uyuşturucu maddenin nakledilmesi sırasında, asıl faillerle birlikte başka bir araçla yol kontrolü yaptığı, suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştirdiğine ilişkin delil bulunmaması nedeniyle “suçun işlenmesine yardım eden” konumunda olduğu dikkate alınmalıdır.”
Bu karar ile ilgili olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesi başkanından bilgi istedik. Şöyle:
SAYIN; MAHMUT GÜL’E İLETİLMEK ÜZERE
SAYIN: MAHMUT GÜL
YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ BAŞKANI
KONU: 09.03.2010GÜN, 2009/14108ESAS, 2010/5281SAYILI KARAR VE 3167 SAYILI YASA
Daireniz 09.03.2010 tarihli 2010/5281 sayılı kararında şöyle demektedir:
“….5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince sanıklar hakkında 2918 sayılı Yasa’nın 119. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmaması,….”
Dairenin yukarıdaki açıklaması aynı şekilde 3167 sayılı yasa içinde geçerli değil midir? 5237 sayılı yasanın 5.maddesi ve 5252 sayılı yasanın geçici 1. Maddesi 3167 sayılı yasayı da kapsamaz mı?
Dairenizin 3167 sayılı yasa ile ilgili bahsi geçen konu ile ilgili verdiği karar ile yukarıda anılan karar arasında ciddi bir çelişki yok mu?
Not: Bu kararları yayınlayacağımız kitapda, dergilerde, internet haber sitelerinde haber yapacağımızdan yanıltıcı bilgi vermeme adına bizi aydınlatmanızı saygı ile talep ediyoruz.
DAİRENİN KARARININ TAMAMI AYNEN ŞÖYLE:
YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
E. 2009/14108
K. 2010/5281
T. 9.3.2010
• DİĞER KANUNLARDA YER ALAN 5237 SAYILI KANUNA AYKIRI OLAN DÜZENLEMELER ( 5252 S.K. Geçici Madde 1 Uyarınca 2918 S.K. Md. 119′un Uygulanamayacağı – Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak )
• SÜRÜCÜ BELGELERİNİN GERİ ALINMASI VE YERİNE GETİRİLMESİ ( 5252 S.K. Geçici Madde 1 Uyarınca 2918 S.K. Md. 119′da Yer Alan Hükmün Uygulanamayacağı – Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak )
• UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMAK ( Sanığın Suçu İşlediğine Dair Delil Bulunamadığı – Asıl Faillerle Birlikte Başka Bir Araçla Yol Kontrolü Yaptığı/Suça Yardım Eden Konumunda Olduğu )
• ASLİ FAİL ( Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak/Sanığın Suçu İşlediğine Dair Delil Bulunamadığı – Asıl Faillerle Birlikte Başka Bir Araçla Yol Kontrolü Yaptığı/Suça Yardım Eden Konumunda Olduğunun Kabul Edileceği )
• YARDIM ETMEK ( Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak – Asıl Faillerle Birlikte Başka Bir Araçla Yol Kontrolü Yaptığı/Suça Yardım Eden Konumunda Olduğunun Kabul Edileceği )
5237/m. 39, 188
ÖZET : Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunda, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan “Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.” hükmü gereğince sanıklar hakkında 2918 sayılı Yasa’nın 119. maddesinin “İşlenen Suçlar Nedeniyle Sürücü Belgelerinin Geri Alınması ve Yerine Getirilmesi” uygulanmasına olanak bulunmadığı dikkate alınmalıdır.
Sanığın, suç konusu uyuşturucu maddenin nakledilmesi sırasında, asıl faillerle birlikte başka bir araçla yol kontrolü yaptığı, suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştirdiğine ilişkin delil bulunmaması nedeniyle “suçun işlenmesine yardım eden” konumunda olduğu dikkate alınmalıdır.
DAVA : Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanıklar Abdulgani, Mustafa, Mahmut ve Veysi hakkında DİYARBAKIR 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu, 17.03.2009 tarihinde 2008/331 esas ve 2009/154 karar sayı ile kurulan mahkûmiyet hükümlerinin sanıklar Mustafa ve Mahmut ile müdafiileri ve sanıklar Abdulgani ve Veysi müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzeltilerek onama isteyen tebliğnamesi ile 14.09.2009 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : A- Sanık Abdulgani hakkındaki hükmün incelenmesi:
Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi ( ONANMASINA ), suçun niteliği ile hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin ( REDDİNE ),
B- Sanıklar Mustafa ve Veysi hakkındaki hükümlerin incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince sanıklar hakkında 2918 sayılı Yasa’nın 119. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Mustafa ve müdafii ile sanık Veysi müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ); ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasında yer alan sanıklar hakkında 2918 sayılı Kanunun 119. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, hükümlerin ( DÜZELTİLEREK ONANMASINA ),
C- Sanık Mahmut hakkındaki hükmün incelenmesi:
Sanığın, suç konusu uyuşturucu maddenin nakledilmesi sırasında, asıl faillerle birlikte başka bir araçla yol kontrolü yaptığı, suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştirdiğine ilişkin delil bulunmaması nedeniyle “suçun işlenmesine yardım eden” konumunda olduğu dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
SONUÇ : Yasaya aykırı sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), 09.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

CARİ AÇIK BÖYLEMİ KAPANACAK !!!!!!!

Değerli arkadaşlarım,
APC çek mağdurlarının haklı direnişi yasal çerçevede devam etmektedir.Yargı makamlarına olan güvenimizi , itimadımızı her zaman belirttik , zindanlarda çürüsek bile bu böyle olacak.
Ancak BDDK – maliye bakanlığı – tcmb ve ülkemizi ele geçiren yabancı banka – finans kuruluşları ile mücadelemiz daha yeni başlıyor,böyle biline….
HUKUK EKONOMİK GEREKÇELİ KARAR ALMAZ-ALAMAZ DEDİK ….
HAKSIZSIN DİYEN BİR ALLAHIN KULU YOK …
PEKİ O ZAMAN BU İŞKENCE NİYE ………….
TBMM Anayasa komisyon başkanı sayın KUZU yatmayacaksınız diyor ………….
TBMM Adalet komisyon başkanı sayın İYİMAYA bu ceza eski roma da uygulanırdı diyor…..
Hukukçular , AİHS 6.madde diyor , Anayasa 38 madde diyor .-İç hukuk TCK 5 diyor..
31.12.2008 bu yasa kalkmıştır diyen ceza hukukçuları var….Suçta kanunilik ilkesi var diyen var…Bir suçta 3 yasa olurmu diyen var…Çağdışı – modern hukuk anlayışına ters diyenler var.5252 GEÇİCİ MADDE 1. – (Ek: 11.05.2005 – 5349/6 md.)
Var da var …ama neticede değişen bişey yok…..Altına imza attığımız uluslararası sözleşmelerde bırakın cezaevinde yatmayı , kısa süreli bile gözaltına alınamazsanız ilkesi var diyen hukukçularımız var….EK PROTOKOL 4.
ESNAF – İŞ ADAMLARI İÇERDE YADA KAÇAK YAŞIYOR…….
Bu ülkede hala çek havaledir diyen , çekin vadeli bir araç olduğunu görmeyen-işine gelmeyen sözde hukukçular , bilim adamları var….
Bankalar – Factolar çekte vade yoksa nereden beslenmektedir !!!!!!!!!!!!!
Maliye , zaten borcunu ödeyemeyen esnaftan aynı tutarı neden ister , ödeyemediği tutarı alamayınca cezaevine niye atmalarına göz yumar , CARİ AÇIK BÖYLEMİ KAPANACAK !!!!!!!
Şu bilinmelidir !!!!!!!!!!!!!
APC çek mağdurları , yasal süreçten taviz vermemiştir..İç ve dış hukuk kurallarının her yolunu denemektedir..Sabır taşmaktadır…
Onuru olan çek mağdurlarını manevi olarak , önümüzdeki günlerde olacak eylemlere katılmaya davet ediyoruz………..
Yapılan eylemleri beğenmeyen , elini taşın altına koymayan – yıkıcı – hangi site olursa olsun can sıkıntısı gidermek maksadıyla kullananları istemiyoruz….
Elinden herşeyi alınmış -özgürlüğüne kadar kaybetmiş – horlanmış – küçük görülmüş -adam yerine konmamış ama bunlara rağmen hiç bir şey yapmayan sözde APC çek mağdurlarını İSTEMİYORUZ……………………………..

Ekm2510

SUÇLU DEĞİL , BORÇLUYUZ ….

SUÇLU DEĞİL , BORÇLUYUZ ….
HUKUK , EKONOMİK GEREKÇELİ KARAR ALMAMALIDIR…
Karşılıksız çek keşide etmekten sanık ve cezaevinde olan binlerce APC çek mağdurları 3167 sayılı eski yasanın kurbanları olmaya devam etmektedirler.Yeni çıkan 5941 sayılı çek kanununa ve evrensel hukuk kurallarına rağmen , 3167 sayılı eski yasanın bütün acımasızlığı tüm olumsuzluklarına rağmen hükmünü acımazsızca sürdürmeye devam ettirmektedir.
TCK , nın 5237 sayılı yasanın 2. ve 7. maddeleri gereği , yeni yasada olan olumlu kararların geriye dönük olarak sanık ve mahkumlara uygulanması gerekirken , bu kanun maddeleri de yok sayılmaktadır .5941 sayılı yeni çek kanunu ile suç olmaktan çıkartılmış bir çok ceza unsuru bazı yerel mahkemeler tarafından geriye dönük olarak lehte kararlar verirken ne yazık ki aynı binada bulunan diğer mahkemeler tarafından aleyhte kararlar alınmaktadır.
5941 sayılı yeni çek yasası , 3167 sayılı yasa hükmünü ortadan kaldırmış , eski davaların devam etmesini öngörmüş ancak yayınlanan içtihat kararlarıyla da geçmiş davalara bir yön vermeye çalışmış ancak gelen içtihatların tümden uzak , bölük pörçük olması ve zaman kavramından uzak olması 3167 sayılı yasadan mağdurların kanayan yaralarını sarmaktan uzak kalmış , mağduriyetlerin artmasına neden olmuştur.
5237 sayılı TCK madde 21 Kast
(1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
–3167 sayılı eski çek kanununda KAST unsuru kesinlikle aranmadan kararlar alınıyordu .Oysa yeni yasa 5941 KAST unsurunun muhakkak aranması gerektiğini vurgulamaktadır …
(2) 5941 sayılı yeni çek yasasında, ve AİHS 6. maddesinde üzerine suç isnat edilen sanıkların gıyapta yargılanmalarına olanak sağlamamaktadır. Savunma alınmadan verilen kararların geçersiz olduğu kabul edilmektedir.
–3167 sayılı eski çek yasasının en olumsuz yönlerinden biri GIYAPTA ALINAN CEZA KARARLARIDIR.İç hukukumuzun ve uluslararası taraf olduğumuz sözleşme hükümlerine rağmen 3167 sayılı yasa zamanında verilmiş olan cezalar , Sanıkların savunmaları alınmadan verilen kararlardır.5941 sayılı yeni yasa ve TCK , nın 5237 sayılı yasanın 2. ve 7. maddeleri gereği eski kararların bozulup , yeniden yargılamalara gidilmelidir.
(3) 5941 sayılı yeni yasanın GEÇİCİ MADDE 1/5 fıkrası 31.12.2011 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir, demektedir.
–Yukarıda yazılan kanun maddesi çeklerin vadeli bir ödeme aracı olduğunun açık göstergesidir. Ticaret yapılırken BANKA yada FACTORİNG şirketlerinin yıllardır, vadeli çekleri alıp karşılığında çeklerden belirli bir kesinti yapıp veren firmaya nakit sağlamaları çekin vadeli bir ticari enstrüman olduğunun kanıtıdır.Vadeli çek uzun zamandır kullanılmaktadır ve kullanılmaya da devam edilecektir.Bunlara rağmen 3167 sayılı yasa zamanında çekler habersizce günler aylar öncesinden çekilmiş , karşılığı olmayanlar yazılmış ve ceza davaları açılmış ,mahkumiyetler başlamış ve yeni yasanın bu hükmüne rağmen devam etmektedir.
(4) 5941 sayılı yeni yasada çeklerde kısmi ödeme yapılıp yapılmadığının bakılması gerekliliği vurgulanmışsa da , eski yasa olan 3167 sayılı yasada kısmi ödemelere bakılmasızın alınan kararlar sanıklara bu yönde ağır kararlar verilmekteydi ve APC larına hükmediliyordu.3167 sayılı yasadan bu şekilde ceza alan kişiler hakkında yeni yasanın hükümleri geriye doğru uygulanmalı ve mağduriyetler giderilmelidir.Sanıklar yargılandıkları davalarda çekin ödenemeyen kısmından sorumlu tutulmalıdır.
(5) MADDE 3- (1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.
–Madde 3/4 Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz.

–Madde 3/5 Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil, kısmî ödemenin hamil tarafından kabul edilmemesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre karşılıksızdır işlemi yapılır; ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır. Çek hesabında hiç karşılığın bulunmaması ve hamilin sadece muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutarın ödenmesini talep etmesi hâlinde de bu fıkra hükmüne göre işlem yapılır.
–5 . madde kapsamında yeni çek yasasına göre yapılması gereken işlemler bunlar olmasına ve geriye doğru yürümesi gerekliyken, eski yasa 3167 de hamil son cironto değil aksine ara cirontolarda çeklerin arka yüzüne karşılıksız işlemi yaptırabiliyor hatta bu işlem sırasında banka yetkilisinin de onayı olması gerekmiyordu.3167 sayılı yasaya göre yapılan bu işlemler çok sakıncalara sebebiyet veriyor ve ceza davalarında bu durum gözetilmiyordu.Ancak yaşanan bu sorun yeni çek yasasında vurgulanmış ve haksızlıkların önüne geçilmiştir.Bu nedenlerden ötürü 5941sayılı yasadaki hükümlerin , 3167 sayılı ceza davalarına uygulanması gerekli hale gelmiştir…

Karşılıksız çeklerde uygulanan Adli Para Cezası ödenmediği taktirde günlük bir bedel üzerinden hapis cezasına çevrilmektedir.Yıllarca esnaflık – iş adamlığı yapmış , devlete vergi vermiş , yanında yüzlerce kişiye aş – iş vermiş kişiler KAST aranmadan yıllarca adi bir suçlu gibi cezaevlerine gönderilmektedir.
Cezaevlerine hukuksuzca gönderilen mağdurlar , Zaten ekonomik zorluklarla karşı karşıya geldikleri firmalarını zar zor ayakta tutarken İç hukuk kuralları ve uluslararası kurallar dışlanarak savunmaları bile alınmadan özgürlülüklerinden alıkonulmaktadırlar
Bu haksız uygulamalar esnasında aileler parçalanmakta , iş yerleri talan edilmekte ve çözümü asla olamayacak sonuçlar meydana gelmektedir.
3167 Sayılı eski yasanın bir an evvel , yeni yasa 5941 sayılı yasaya göre düzenlemesinde hukuki ve insani açıdan yarar vardır.
Dünyanın hiçbir yerinde olmayan böyle bir cezanın , Çok değerli Yargı mensuplarımız tarafından da acil olarak değerlendirileceğine ve ivedilikle çözüm bulunacağına dair kanaatimiz tamdır.
Yıllar geçtikçe karşılıksız çeklerde uygulanan APC hapis cezaları arttırılmış , ağırlaştırılmış , ancak bu uygulamalar soruna çare olamamıştır.Dünyanın içinde bulunduğu ve hala çözemediği global kriz nedeniyle hiçbir kötü niyeti olmadan , ekonomik nedenlerle çeklerini ödeyemeyen esnaf ve iş adamları bu kanunsuz – hukuksuz , insan haklarına aykırı yasaları ve cezaları hak etmemektedirler.

KARŞILIKSIZ ÇEK YARGILAMALARINDA UYGULANAN APC HAPİS CEZALARI KALDIRILMALIDIR …
Saygılarımızla
ADLİ PARA CEZASI KARŞILIKSIZ ÇEK MAĞDURLARI

ŞİŞLİ 11. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ KARARI

                                                              T.C
                                                            ŞİŞLİ
                                        11. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ


DOSYA NO                        :2010/686
KARAR NO                       :2011/167
C.SAVCILIĞI ESAS NO  :2006/12615

                                 
                                        GEREKÇELİ KARAR
                              T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

HAKİM                             :
C.SAVCISI                        :
KATİP                               :
 DAVACI                           :
KATILAN                         :
VEKİLİ                              :
SANIK                               :.
MÜDAFİİ                          :
SUÇ                                    :Karşılıksız Çek Keşide Etme
SUÇ TARİHİ                    :28/08/2006
KARAR TARİHİ             :11/02/2011
       Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılamanın sonunda;
     GEREĞİ DÜŞÜLDÜ   :
     Sanığın karşılıksız çek keşide ettiğinden bahisle hakkında kamu davası açılmış ve 3167 sayılı yasanın 6/1 maddesi gereğince çek yaprağı sayısınca cezalandırılması talep edilmiştir.
     Öncelikle 5237 sayılı yeni TCK’nın özel kanunlarla ilişkisini düzenleyen 5.maddesinde “Bu kanunun genel hükümlerinin,özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında  da uygulanacağı”hükme bağlanmıştır.TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki 5252 sayılı yasayla değişik geçici 1.maddesinde ise  “Diğer kanunların 5237 sayılı TCK’nın birinci kitabında (Genel Hükümler) yer alan düzenlemelere aykırı hükümlerin ilgili kanunlarda değişiklik yapılıncaya ve en geç 31.12.2008 tarihine kadar uygulanmasına devam edileceği” belirtmem suretiyle 3167 sayılı yasanın TCK’nın genel hükümlerine aykırılık içeren kısımları süreye tabi tutularak bu tarihten sonra aykırı düzenlemelerin artık uygulanmayacağı açıkça ifade edilmiştir.
   Yasama Organı tarafından birçok yasada TCK’nın genel hükümlerine uygun düzenleme yapıldığı halde 31.12.2008 tarihine kadar 3167 sayılı çek yasası bakımından böyle bir düzenleme yapılmamıştır.
   3167 sayılı yasa bakımından da 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı yasanın genel hükümleri içerisinde nisbi adli para cezası bulunmamaktadır.Oysa 3167 sayılı yasanın 6/1 maddesinde karşılıksız çek keşide etmek suçu için öngörülen ceza ise nisbi nitelikte adli para cezasıdır.Dolayısıyla söz konusu yaptırım TCK’nın genel hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.
   5237 sayılı TCK’nın özel hükümlere ilişkin ikinci kitabında nisbi nitelikte adli para cezasını gerektiren suçlara (örneğin TCK 58/1-son) yer verilmiş olması, bu düzenleme özel hükümlerde yer aldığı için karşı örnek olarak ileri sürülemeyecektir.Çünkü 5252 sayılı yasanın geçici 1.maddesinde genel hükümlere aykırılıktan bahsedilmiş olduğundan ve yine TCK’nın 2/3 maddesine göre de kıyas yasağı bulunduğundan bu tür örnekler karşılıksız çek suçlarına nisbi para cezası verilmesine emsal teşkil etmeyecektir.
    5941 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen karşılıksız çek keşide etme eylemlerine TCK’nın genel hükümleri yürürlüğe girmemiş gibi 01.01.2009 tarihinden itibaren,çek bedeli kadar adli para cezası verilmesi,TCK’nın 5.maddesiyle 5252 sayılı yasanın geçici 1.maddesini anlamsız hale getirecektir.Başka bir deyişle ceza içeren diğer özel yasalar bakımından TCK’nın genel hükümlerinin yürürlüğe girdiğini kabul edip,sadece 3167 sayılı yasa bakımından yürürlüğe girmediğini ileri sürmek böyle bir istisnai düzenleme olmadığı için mümkün değildir.
   Ayrıca tüzel kişilere ceza verilemeyeceğine ilişkin lehe olan TCK’nın 20/2 maddesinin 01.01.2009 tarihinden itibaren 3167 sayılı yasa bakımından da geçerli olduğunu kabul edip,TCK’nın genel hükümlerinde yer alan diğer hususların ise 3167 sayılı çek yasası bakımından geçerli olmadığını ileri sürmek de kendi içinde tutarsızlık oluşturacak ve TCK ile 3167 yasanın nitelikteki hükümlerinin kanuna uygulanmasına yol açacaktır.
     3167 sayılı çek yasası bakımından da 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren ve genel hükümler içinde yer alan TCK’nın 52/3 maddesinde ise adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın kararda ayrı ayrı gösterileceği belirtilmiş,dolayısıyla 3167 sayılı yasada olduğu gibi çek bedeline bağlı adli para cezası uygulaması son bulmuştur.
Ayrıca cezanın belirtilmesine ilişkin genel hükümlerde yer alan TCK’nın 61/8 maddesinde ise adli para cezasında artırım ve indirim yapılırken hesaplamanın gün üzerinden yapılması öngörülmüştür.Bu durumda çek miktarına bağlı olup gün hesabıyla tespiti mümkün olmayan karşılıksız çek suçuna ilişkin asli para cezasına örneğin TCK’nın 62.maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerini uygulama imkanı da kalmamış ve sonuç olarak 3167 sayılı yasadaki yaptırım yasal süre içinde TCK’nın genel hükümlerine uygun hale getirilmediği için 01.01.2009 tarihinden itibaren zımnen yürürlükten kalkmıştır.
     4814 Sayılı yasayla 3167 sayılı yasada değişiklik yapılmasından sonra her bir çek yaprağı ayrı suç oluşturduğundan karşılıksız çek keşide edenler hakkında teselsül hükümlerini uygulama imkanı kalmamış, ancak ceza içeren özel yasalar bakımından 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın genel hükümlerindeki 43. maddeye göre lehe kanun uygulaması nedeniyle belirli şartların varlığı halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması tekrar mümkün hale gelmiştir. Bu durumda da gün hesabına göre tespiti mümkün olmayan 3167 sayılı yasadaki yaptırımı TCK’nın 61/8.maddesindeki düzenleme nedeniyle teselsülden dolayı arttırma imkanı kalkmıştır.

    Ayrıca yürürlüğe giren TCK’nın genel hükümleri karşısında karşılıksız çek keşide etmek suçları yönünden tekerrür, şikayetten vazgeçme, çek hesabı açtırmaktan yasaklanmaya ilişkin 3167 sayılı yasadaki düzenlemeler de TCK’nın genel hükümlerine aykırı hale gelmiştir.
    3167 sayılı yasanın 6/1 maddesindeki cezanın miktarına ilişkin ‘çek bedeli tutarı kadar’  ibaresi, TCK’nın yürürlüğe giren genel hükümleri karşısında zımmen yürürlükten kalktığından madde karşılıksız çek keşide edenlerin adli para cezası ile cezalandırılacakları şekline dönüşmüştür.Bu durumda ise TCK’nın 52. maddesine giderek yaptırım belirlemek imkanı da kalmamıştır.Çünk genel düzenleme içinde yer alan ve cezaların sınırlarını gösteren maddeler, suç olarak kabul edilen eylemlere yaptırım olsun diye değil , sadece cezaların alt ve üst sınırlarını belirtmek amacıyla konulmuş hükümlerdir.Benzer durum 4814 sayılı yasayla yapılan değişiklikten önce,bu tür suçlar hapis cezasını gerektirirken söz konusu olsaydı o zaman TCK’nın genel hükümlerinde yer alan 49. maddeye giderek karşılıksız çek keşide edenlere 1 aydan 20 yıla kadar hapis cezası verilmesi ve buna bağlı olarak görevsizlik kararı verilip dosyasının Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi mi kabul edilecekti?
     Anayasanın 38. maddesinde ifadesini bulan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin doğal sonucu olarak,yasama organı suç olarak benimsediği bir eylemin cezasının türünü ve miktarını ilgili maddede belirtmek durumundadır.Zaten bu nedenle ceza kanunlarında her bir suç yönünden sınırlarını gösteren maddelerde yetinmek yolu benimsenmemiştir.Çünkü hangi eylemin kamu düzenini daha çok bozduğu ve bu nedenle daha fazla cezalandırılması gerektiği konusundaki tercih, suç ve ceza siyasetiyle ilgili olup siyasi sorumluluğu gerektiren ve Yasama Organının mutlak takdirinde olan bir husustur.Ancak bu durumun, belirli bir ceza makası aralığında cezanın bireyselleştirilmesi için mahkemeye tanınan takdir hakkıyla karıştırılmaması gerekmektedir.
     31.12.2008 tarihine kadar karşılıksız çek keşide edenlere çek bedeli kadar adli para cezası verilmesinin o dönem için yasaya uygun olduğu ve dolayısıyla infazının gerektiği ileri sürülebilir ise de bu tarihten sonra gün hesabına göre adli para cezası belirlemek zorunlu hale gelmiş ve buna uygun bir düzenleme yapılmadığı için de eylemin yaptırımsız kaldığı sonucuna varılmış,dolayısıyla meydana gelen ve lehe olan bu durumdan henüz cezaları infaz edilmeyen kişilerinde yararlanması yolu açılmıştır.
     5237 sayılı TCK’nın genel hükümlerine uygun hale getirilmediği için yaptırımsız kalan ve suç olmaktan çıkan, 5941 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 20/12/2009 tarihinden önce gerçekleştirilen karşılıksız çek keşide etmek eylemlerini, 5941 sayılı  yeni çek yasasının geçici 1 ve 2 maddeleri de açıkça suç olarak düzenlememiş,zaten oluşan bu boşluğun geçmişe yürür şekilde 5941 sayılı yasayla doldurulup 3167 sayılı yasanın 16. maddesindeki suçun yeniden ihya edildiğini kabul etmek de Anayasa’nın 38/1.maddesi karşısında mümkün görülmemiştir.
     Sonuç olarak karşılıksız çek keşide etmek suçu için 3167 sayılı yasada öngörülen yaptırımda 31.12.2008 tarihine kadar TCK’nın genel hükümlerine uygun bir düzenleme yapılmadığından 3167 sayılı yasadaki mevcut yaptırımı fiilen uygulama imkanının kalmadığı, ayrıca ceza miktarını TCK’nın 52. maddesine göre tayin imkanı da olmadığı, dolayısıyls çek yasasındaki mevcut yaptırımın zımnen yürürlükten kalktığı sonucuna varılmış,yaptırımı kalmayan bir eylemi de suç olarak kabul etmek mümkün olmadığı için aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
      HÜKÜM                      :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
      Sanık ----------- atılı olan karşılıksız keşide etmek suçunun yeni unsurlar bakımından oluşmadığı anlaşılmakla sanığın BERAATİNE,
      Yapılan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
      Sanık ve müdafiinin yokluğunda,katılan vekilinin huzurunda,açıkça yapılan yargılama sonucunda,C.Savcısının istemine aykırı olarak,yokluğunda karar verilenler bakımından tebliğ tarihinden itibaren, yüzüne karşı karar verilenler bakımından is tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.11/02/2011


DUYURU

5 Nisan 2011 Salı günü,
Genel Seçimlerden önce SONKEZ ANKARA’YA GİDİYORUZ.
Bu aynı ucube yasaya muhatap olmuş GERÇEK ÇEKMAĞDURLARININ ve Bu yolda mücadele eden iki kardeş sitenin EYLEMLERİNİN BİR YENİSİDİR.

TBMM ne gidip Mecliste Grubu bulunan başta İktidar Parkisi AKP olmak üzere Muhalefet Partileri CHP, MHP Yetkilileriyle tekrar konuşacağız.
Meclisi Grubu bulunan Partiler tabii ki yeterli değil, Önümüzdeki Genel Seçimlere katılacak olan HASPARTİ, TÜRKİYE PARTİSİ, DSP, SAADET Partisi Yetkilileriyle görüşüp,
Mağduriyetlerimiz için neler düşündüklerini, Yeni seçilecek Mecliste yer almaları halinde, heleki İktidar sahibi yada Ortağı olmaları halinde bizlerle ilgili neler yapacaklarını, bunu nasıl garanti edeceklerini öğrenmeye gideceğiz.
Özellikle iktidar Partisi AKP ye;
EĞER MECLİS TATİLE GİRMEDEN BİZLERİN BU MAĞDURİYETİNİN GİDERİLMESİ İÇİN İKTİDAR PARTİSİ AKP BİR ÇÖZÜM BULMAZSA OYLARIMIZ MUHALEFET PARTİLERİNE KAYACAKTIR.
Diye yüzlerine adeta HAYKIRMAK İSTEYEN
arkadaşlarımızın, destek veren arkadaşlarımızın isim veya rumuzlarını,
Varsa başka alternatif fikirlerini
Bildirmelerini rica ederiz.
http://www.cekmagduru.com
adına
Uğur 26 – Uğur 55

http://www.cekyasasimagdurlari.wordpress.com
adına
Ekm2510 – Sami Kal – Ncdt

ARKADAŞLAR MERHABA








Adalet ve Kalkınma Partisinin Tüm Şehirlerine ait İl Başkanı Adı Soyadı, Tel ve Faks numaraları aşağıdaki listede bulunmaktadır.

Söylenecek sözü olan arkadaşlarımız arayıp taleplerimizi dile getirebilirler. Bizim sesimizi duymayan, bizi görmezden gelen AKP iktidarı belki kendi örgütlerinin sesini duyar.

AKP NİN KARŞISINDA EN GÜÇLÜ MUHALEFET OLAN VE BİZ ÇEK MAĞDURLARI İÇİN KANUN TEKLİFİ VEREN CHP YE OY VERECEĞİMİDE BEYAN EDİYORUM.

ADANA MUSTAFA KEBÜDE Tel : 322 – 459 88 88 / 322 – 435 98 42 Faks : 322 – 457 12 12

ADIYAMAN YAŞAR GÜLEŞ Tel : 416 – 213 83 83 / 416 – 213 84 73 Faks : 416 – 214 25 35

AFYON MEHMET ZEYBEK Tel : 272 – 214 62 20 / 272 – 214 62 21 Faks : 272 – 214 62 21

AĞRI ABBAS AYDIN Tel : 472 – 216 33 27 Faks : 472 – 216 42 52

AKSARAY LATİF AĞIR Tel : 382 – 214 21 00 / 382 – 214 21 01 Faks : 382 – 213 63 64

AMASYA MUSTAFA ÇİFTÇİ Tel : 358 – 213 00 10 / 358 – 213 00 20 Faks : 358 – 213 00 16

ANKARA MURAT ALPARSLAN Tel : 312 – 430 81 30 Faks : 312 – 431 16 18

ANTALYA HÜSEYİN SAMANİ Tel : 242 – 344 11 11 / 242 – 344 11 82 Faks : 242 – 344 75 75

ARDAHAN NUSRET KOYUNCU Tel : 478 – 211 42 40 Faks : 478 – 211 64 94

ARTVİN TUNCER BAŞER Tel : 466 – 212 50 65 Faks : 466 – 212 71 30

AYDIN MEHMET SADIK ATAY Tel : 256 – 214 90 02 / 256 – 213 08 81 Faks : 256 – 213 25 62

BALIKESİR ADİL ÇELİK Tel : 266 – 249 30 01 / 266 – 249 30 02 Faks : 266 – 249 30 03

BARTIN YAKUP ULUPINAR Tel : 378 – 228 59 10 / 378 – 228 27 28 Faks : 378 – 228 27 28

BATMAN ZİVER ÖZDEMİR Tel : 488 – 214 40 58 / 488 – 213 33 60 Faks : 488 – 214 40 59

BAYBURT BÜNYAMİN ÖZBEK Tel : 458 – 211 22 69 / 458 – 211 92 48 Faks : 458 – 211 22 69

BİLECİK RAMAZAN KURTULMUŞ Tel : 228 – 212 06 21 / 228 – 212 06 22 Faks : 228 – 212 06 22

BİNGÖL CEVDET ÇALBAY Tel : 426 – 215 05 25 / 426 – 214 44 72 Faks : 426 – 215 05 25

BİTLİS FATİH KADİRİOĞLU Tel : 434 – 226 54 97 Faks : 434 – 226 68 38

BOLU ALİ ERCOŞKUN Tel : 374 – 217 32 77 / 374 – 217 32 78 Faks : 374 – 217 40 20

BURDUR OSMAN KARAKAYA Tel : 248 – 212 20 24 / 248 – 233 59 59 Faks : 248 – 233 81 11

BURSA NAGİP VARDAR Tel : 224 – 225 35 11 / 224 – 223 01 01 Faks : 224 – 225 52 75

Ç.KALE MUZAFFER KUTLU Tel : 286 – 212 13 33 / 286 – 212 91 00 Faks : 286 – 212 50 30

ÇANKIRI İDRİS ŞAHİN Tel : 376 – 212 51 84 Faks : 376 – 212 75 26

ÇORUM FARUK ÖZKADER Tel : 364 – 224 17 00 / 364 – 224 29 00 Faks : 364 – 224 13 40

DENİZLİ BİLAL UÇAR Tel : 258 – 263 78 78 / 258 – 241 43 44 Faks : 258 – 264 86 28

DİYARBAKIR MEHMET BAKİ AKSOY Tel : 412 – 237 53 53 Faks : 412 – 237 53 58

DÜZCE FEVAİ ARSLAN Tel : 380 – 524 30 36 / 380 – 524 39 92 Faks : 380 – 524 80 87

EDİRNE MÜJDAT KAHVE Tel : 284 – 213 69 00 / 284 – 212 32 42 Faks : 284 – 213 69 00

ELAZIĞ ALİ ŞERİFOĞULLARI Tel : 424 – 234 03 33 Faks : 424 – 236 28 05

ERZİNCAN SALİH YEĞİNLİOĞLU Tel : 446 – 223 70 73 / 446 – 214 66 32 Faks : 446 – 214 64 31

ERZURUM MURAT KILIÇ Tel : 442 – 214 03 30 / 442 – 214 03 25 Faks : 442 – 214 13 98

ESKİŞEHİR SALİH KOCA Tel : 222 – 224 14 51 Faks : 222 – 224 14 72

GAZİANTEP AHMET UZER Tel : 342 – 230 11 00 / 342 – 230 00 44 Faks : 342 – 220 35 45

GİRESUN MEHMET GELDİ Tel : 454 – 212 87 52 / 454 – 212 87 38 Faks : 454 – 212 72 02

GÜMÜŞHANE YUSUF ÖZGÜN Tel : 456 – 213 24 53 Faks : 456 – 213 18 12

HAKKARİ MEHMET ERTUŞ Tel : 438 – 211 67 53 / 438 – 211 58 01 Faks : 438 – 211 37 90

HATAY ADEM YEŞİLDAL Tel : 326 – 225 31 22 / 326 – 225 34 53 Faks : 326 – 225 22 42

IĞDIR MUSTAFA BULUŞ Tel : 476 – 226 38 94 Faks : 476 – 226 17 84

ISPARTA M. UĞUR GÖKGÖZ Tel : 246 – 223 36 64 / 246 – 223 40 46 Faks : 246 – 223 35 64

İSTANBUL AZİZ BABUŞCU Tel : 212 – 315 86 00 / 212 – 221 96 20 Faks : 212 – 221 95 77

İZMİR ÖMÜR KABAK Tel : 232 – 462 43 43 Faks : 232 – 462 36 30

K.MARAŞ FATİH MEHMET ERKOÇ Tel : 344 – 223 59 51 / 344 – 223 59 52 Faks : 344 – 223 59 54

KARABÜK ÖMER AYAR Tel : 370 – 415 06 36 / 370 – 415 36 86 Faks : 370 – 415 36 86

KARAMAN SÜLEYMAN ATİK Tel : 338 – 214 46 47 Faks : 338 – 214 46 47

KARS REMZİ ARAS Tel : 474 – 212 57 57 / 474 – 212 14 87 Faks : 474 – 212 50 58

KASTAMONU A. ŞÜKRÜ KESKİN Tel : 366 – 212 57 52 / 366 – 212 66 63 Faks : 366 – 212 64 77

KAYSERİ MAHMUT CABAT Tel : 352 – 221 28 61 / 352 – 221 28 63 Faks : 352 – 221 28 60

KIRIKKALE ZÜHTÜ AKSAL Tel : 318 – 224 96 76 / 318 – 225 37 88 Faks : 318 – 224 96 76

KIRKLARELİ YURDAER ULUS Tel : 288 – 212 79 74 Faks : 288 – 214 79 99

KIRŞEHİR MUZAFFER ASLAN Tel : 386 – 212 86 66 / 386 – 213 56 13 Faks : 386 – 213 13 47

KİLİS A.SALİH DAL Tel : 348 – 814 38 06 Faks : 348 – 814 38 16

KOCAELİ ZEKİ AYGÜN Tel : 262 – 332 11 50 / 262 – 323 49 11 Faks : 262 – 323 49 09

KONYA MUSTAFA ÇEVİK Tel : 332 – 235 93 93 Faks : 332 – 235 03 03

KÜTAHYA KAMİL SARAÇOĞLU Tel : 274 – 224 44 41 / 274 – 224 43 31 Faks : 274 – 224 44 41

MALATYA MUSTAFA ŞAHİN Tel : 422 – 325 91 41 / 422 – 325 91 40 Faks : 422 – 325 91 39

MANİSA ABDÜLRAHİM ASLAN Tel : 236 – 231 93 36 / 236 – 235 01 57 Faks : 236 – 234 64 97

MARDİN LOKMAN SİNANOĞLU Tel : 482 – 212 90 96 / 482 – 212 38 30 Faks : 482 – 213 54 24

MERSİN FATİH KISA Tel : 324 – 337 09 00 Faks : 324 – 337 09 02

MUĞLA NİHAT ÖZTÜRK Tel : 252 – 213 07 01 / 252 – 213 23 61 Faks : 252 – 213 07 02

MUŞ HALİS SALTIK Tel : 436 – 212 78 82 / 436 – 212 32 32 Faks : 436 – 212 33 67

NEVŞEHİR ERSAN ERKUT Tel : 384 – 214 14 50 / 384 – 214 32 10 Faks : 384 – 214 14 51

NİĞDE YAŞAR ATAÇ Tel : 388 – 233 55 05 / 388 – 233 55 35 Faks : 388 – 233 43 16

ORDU OKTAY ÇANAK Tel : 452 – 214 24 17 / 452 – 225 03 41 Faks : 452 – 214 24 17

OSMANİYE ÖMER YAĞMUR Tel : 328 – 812 09 38 / 328 – 814 21 30 Faks : 328 – 814 26 85

RİZE HASAN KARAL Tel : 464 – 213 01 84 Faks : 464 – 213 01 85

SAKARYA RECEP UNCUOĞLU Tel : 264 – 274 58 58 Faks : 264 – 274 58 78

SAMSUN ADEM GÜNEY Tel : 362 – 432 22 22 Faks : 362 – 435 64 74

SİİRT BAYRAM KIZILAY Tel : 484 – 224 91 56 Faks : 484 – 224 26 21

SİNOP CENGİZ TOKMAK Tel : 368 – 261 88 34 / 368 – 261 61 71 Faks : 368 – 260 33 63

SİVAS BURHANETTİN KURU Tel : 346 – 223 34 80 Faks : 346 – 224 76 95

Ş.URFA AHMET DÜŞÜNÜR Tel : 414 – 216 84 03 / 414 – 216 84 04 Faks : 414 – 216 84 05

ŞIRNAK RİZGİN BİRLİK Tel : 486 – 216 60 49 / 486 – 216 48 75 Faks : 486 – 216 60 49

TEKİRDAĞ SONER ÇİZEN Tel : 282 – 262 50 53 / 282 – 262 51 08 Faks : 282 – 262 49 02

TOKAT MUSTAFA BOYRAZ Tel : 356 – 213 35 50 / 356 – 213 25 33 Faks : 356 – 212 89 87

TRABZON AHMET METİN GENÇ Tel : 462 – 323 33 48 / 462 – 326 27 88 Faks : 462 – 323 13 49

TUNCELİ CİHAN AÇIKGÖZ Tel : 428 – 212 62 24 Faks : 428 – 212 38 39

UŞAK HASAN HİLMİ ALPER Tel : 276 – 223 86 00 / 276 – 223 86 85 Faks : 276 – 227 02 82

VAN MUSTAFA BİLİCİ Tel : 432 – 215 07 98 / 432 – 214 73 40 Faks : 432 – 215 07 99

YALOVA ORHAN VELİ DÖVÜŞÇÜ Tel : 226 – 811 60 61 / 226 – 811 60 64 Faks : 226 – 811 60 63

YOZGAT YUSUF BAŞER Tel : 354 – 212 54 74 / 354 – 217 86 26 Faks : 354 – 217 86 26

ZONGULDAK HAMDİ UÇAR Tel : 372 – 253 57 33 Faks : 372 – 253 62 54

“EKONOMİK SUÇA EKONOMİK CEZA OLSUN”











TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken,  Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptığı görüşmede, esnafın çektiği  sıkıntıları anlatarak acilen Torba yasanın imzalanmasını istedi.




    TESK Genel Başkanı Palandöken yaptığı yazılı açıklamada Torba yasanın  esnafın içerisinde bulunduğu birçok sorunu kökünden çözeceğini  belirterek, “2 milyonun üzerinde bulunan esnaf ve sanatkârımızın yüzde  60’ından fazlası borç sorunu ile boğuşuyor. Bu sorunda torba yasanın  biran önce onaylanması ile çözülecek. Bu konuda Sayın  Cumhurbaşkanımızdan İran gezisinde Torba yasanın esnafımız için ne kadar  önem taşıdığını anlatarak biran önce onaylanması yönünde talepte  bulundum” dedi.


    “İNCELEME UZUN SÜRMESİN”


    Cumhuriyet tarihinin en büyük borç yapılandırmasını getiren torba yasa  tasarısının meclisten geçmesi için destek veren Ana muhalefet ve  muhalefet partilerine teşekkür eden ve torba yasa olduğu için  incelemenin uzun sürmesinden endişelendiğini anlatan Palandöken, “Torba  yasa içerisinde 234 madde var. Bundan dolayı fazla uzamaması için Sayın  Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’den yasanın biran önce çıkmasını istedik.  Çünkü torba yasanın biran önce çıkması ile hem esnafımız nefes alacak,  hem de devlet alacaklarını tahsil etmiş olacak. Bununla birlikte  piyasalarda büyük bir hareketlenme başlayacaktır” diye konuştu.


    “EKONOMİK SUÇA EKONOMİK CEZA OLSUN”


    Bankaların sicil affının yeniden gündeme gelmesini ve seçim öncesi  meclisten çıkarılmasını isteyen Palandöken, “Çek mağdurlarının beklediği  yasal düzenleme meclis tatile girmeden biran evvel çıkarılmalı. Birçok  aileyi sevindirecek bu beklentinin biran evvel hayata geçirilmesi için  siyasi parti liderleri ile tekrar bir araya geleceğim. Çünkü, konuyla  ilgili çok sayıda mahkum var. Ekonomik suça hapis cezası değil, ekonomik  ceza olmalı” şeklinde konuştu.
    ANKA

http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes