anayasa mahkemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anayasa mahkemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE ÖRTÜLÜ AF


Son günlerde basında adalet bakanlıgına dayandırılarak kamu alacaklarına örtülü af iddiaları gündeme gelmektedir. Adı üzerinde kamu alacagıdır, bizleri yani çek magdurlarını bağlayan bir konu degildir. Özellikle adli para cezalarının yapılandırılması gibi bir gelişme yoktur. Çünkü apc 5941 sayılı çek yasası ile taahhüte baglanarak cezalar ertelenmiştir. bu nedenle ilk taksit olan 1/3 lük kısım cezaevlerinden tahliye olan bizler ve o anda taahhütte bulunan arkadaşlar için tarih 12 aydır. bu kadar yakın bir tarih var iken hükümet yeniden bir yapılandırmaya gitmez. bunun için hayale kapılmamaız gerekmektededir. Bizler için uygulama aynen devam etmektedir. bu haberlere dayanarak rehavete kapılmamamız gerekmektedir. bu ülkede insan yakan, adam öldüren gasp yapan affedilir, ama apc olan asla . ekonomik kaygılara dayanarak para için bizler feda edilmekteyiz. bizler için en yakın umut anayasa mahkemesidir. ama ne yazıkki burdanda lehimize bir karar çıkacagı umudumuz yoktur.yinede çıkmayan candan umut kesilmez. anayasa mahkemesi ve yeni infaz yasası için 5 yıllık ceza indirimi ve denetimli serbestlik üzerinde yogunlaşmalıyız. bu mercilere telefon, faks, mail ile bastırarak bunaltmalı ve kamuoyu oluşturarak gündemde kalmalıyız. çalışmaya hemen başlanmalı kaybedecek zaman kalmadı.


Saygı ve  selamlarımla.
SAMİ KAL 

2010/6 E. sayılı dosyaya ait CHP'nin 1.2.2010 tarihli dava dilekçesi

Telefon :0 312 463 73 00       -       0 312 463 73 00     
Faks : 0 312 463 74 00
E-posta : bilgi@anayasa.gov.tr
Adres : Ahlatlıbel Mahallesi İncek
Yolu Serpmeleri No:4 06890 Çankaya
Ankara/Türkiye
Çek mağduru arkadaşlar şu andaki tek umudumuz olan anayasa mahkemesi  size bildirdiğim bu adrese herkes elindeki imkanlar mukabilinde  müracaat etsin. telefon, faks, mail haydi arkadaşlar.

ÇEK MAĞDURU ARKADAŞLAR



2010/6


Anamuhalefet Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) TBMM Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha OKAY ile İstanbul Milletvekili Kemal KILIÇDAROĞLU




14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun:
A- 1- 5. maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin,
b- (2) numaralı fıkrasının ikinci tümcesinin,
c- (3) numaralı fıkrasının ikinci tümcesinin,
d- (4) numaralı fıkrasında yer alan “… gerçek ve …” ibaresinin,
2- 7. maddesinin,
3- Geçici 1. maddesinin (3) numaralı fıkrasının,
B- 1- 5. maddesinin;
a- (9) numaralı fıkrasının,
b- (11) numaralı fıkrasının,
2- 6. maddesinin,
3- Geçici 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasının,
iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemi.
Telefon : 0 312 463 73 00
Faks : 0 312 463 74 00
E-posta : bilgi@anayasa.gov.tr
Adres : Ahlatlıbel Mahallesi İncek
Yolu Serpmeleri No:4 06890 Çankaya
Ankara/Türkiye
çek magduru arkadaşlar şu andaki tek umudumuz olan anayasa mahkemesinin chp nin 5941 sayılı yasa ile ilgili dosyayı gündeme bir an evvel alması için size bildirdiğim bu adrese herkes elindeki imkanlar mukabilinde müracaat etsin. telefon, faks, mail haydi arkadaşlar

Sami Kal

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı





7.5.2010 tarih ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı  Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 18. maddesiyle  Anayasanın 148. maddesinde değişiklik yapılarak bireysel başvuruları  karara bağlamak Mahkememizin görevleri arasına ilave edilmiştir.

Ancak  aynı Kanun’un 25. maddesiyle Anayasaya eklenen geçici 18. maddesinde  bireysel başvuruya ilişkin gerekli düzenlemelerin iki yıl içinde  tamamlanacağı ve uygulama kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren  bireysel başvuruların kabul edileceği belirtilmiştir.

Mevzuat  hükümleri bu yönde olmasına rağmen anayasa değişikliğine ilişkin  referandumun yapıldığı 12.09.2010 tarihinden itibaren vatandaşlarımız  tarafından Mahkememize bireysel başvuru adı altında dilekçelerin  gönderildiği görülmektedir.

Belirtilen düzenlemeler karşısında  gerekli yasal düzenlemeler yapılmadan Mahkememizin bireysel başvuruları  kabul ederek incelemesine olanak bulunmamaktadır.

Buna rağmen  yapılan ve yapılacak başvurular gereksiz yazışmalara neden olacağından  bu yöndeki başvurular için gerekli düzenlemelerin yapılmasının ve  uygulama kanununun yürürlüğe girmesinin beklenmesi hususu kamuoyuna  saygıyla ve önemle duyurulur.



Anayasa Mahkemesi Başkanlığı

ANAYASA MAHKEMESİ 25 Şubat 2010 Perşembe Günü Saat 09.30 da Yapılan Mahkeme Toplantısı


ESAS  SAYISI
------------------


2010/6

Anamuhalefet Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) TBMM Grubu Adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Hakkı Suha OKAY ile İstanbul Milletvekili Kemal KILIÇDAROĞLU



KONUSU
-----------


14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun:
A- 1- 5. maddesinin;
a- (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin,
b- (2) numaralı fıkrasının ikinci tümcesinin,
c- (3) numaralı fıkrasının ikinci tümcesinin,
d- (4) numaralı fıkrasında yer alan “… gerçek ve …” ibaresinin,
2- 7. maddesinin,
3- Geçici 1. maddesinin (3) numaralı fıkrasının,
B- 1- 5. maddesinin;
a- (9) numaralı fıkrasının,
b- (11) numaralı fıkrasının,
2- 6. maddesinin,
3- Geçici 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasının,
iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemi.


İNCELEME EVRESİ
--------------------------

İlk

VERİLEN KARARIN SONUCU
---------------------------------------

- Esasının İncelenmesine,

- Yürürlüğün durdurulması isteminin esas inceleme aşamasında ele alınmasına,

OYBİRLİĞİYLE,

Yeni Çek Yasası ve Anayasa'ya aykırılık başvurusu


1.SULH CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE
ADANA
DOSYA NO :2010/ E.


ANAYASAYA AYKIRILIK İTİRAZINDA
BULUNAN/SANIK :


VEKİLİ : Av.Ertuğrul Kıvanç Koç. ADANA


DAVACI : K.H.


KATILAN :


VEKİLİ :


SUÇ :Karşılıksız çek keşide etmek


TALEP KONUSU :Müvekkile uygulanan kanun Anayasaya aykırı olduğundan dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi talebidir.
İZAHI :Müvekkilim, yukarıda dosya numarası belirtilen dosyanızdan yargılanmış ve neticesinde karşılıksız çek keşide etme suçundan mahkum olmuştur. Ancak:
1.Türk Ticaret Kanunu’nda kambiyo senetleri arasında düzenlenen çek, temel ilişkide bir sözleşmenin bulunup bulunmamasından bağımsız olarak, kambiyo hukukuna özgü borç doğuran özel bir havaledir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.692 çekin yasal unsurlarını belirtirken 2 bent “kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havaleyi;” 5.bent ise “keşide gününü ve yerini;” içerir demektedir. Görüldüğü gibi çek, TTK hükümlerine göre açıkça bir havale mahiyetindedir. Burada kastedilen havalenin anlamı da hazır olan paranın muhataba aktarılmasıdır. Yani TTK’ya göre çek keşide edildiği anda bankada karşılığının olması gereklidir.
2.3167 sayılı kanunda bu düşünceyle hazırlanmış ve karşılığının olmaması halinde de yüz kızartıcı suçlar kapsamında değerlendirerek keşideciye ceza ön görmüştür.
3.Ancak uygulamada zamanla çek bu havale vasfını kaybetmiştir. Ticaret hayatında çek ceza yaptırımı olduğu için tercih edilen bir ödeme aracı olmuştur. Ancak ticaret hayatında tedavül eden çeklerin hemen hemen tamamı vadeli olarak keşide edilmeye başlamıştır.
4.Bu husus zamanla Yargıtay kararlarına da girmiş ve nihayetinde yüksek Yargıtay’da ticaret hayatında çekin vadeli olarak keşide edildiğini kararlarında kabul etmiştir. Örneğin Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E:2003/5130, K:2003/20869, T:21.10.2003 sayılı kararında özetle ”…3167 Sayılı Yaşaya aykırı davranmak suçundan sanık Ömer'in yapılan yargılaması sonunda, …sanığın, muhatap banka tarafından çek karnesinin iadesi istendiğinde çek yapraklarının tamamını vadeli düzenlemesi ve elinde çek yaprağı kalmaması sebebiyle çek karnesini iade edemediğini ileri sürmesi karşısında, sanık savunmasının aksini gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu belirtilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi…” diyerek mahalli mahkemenin kararını bozmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’da E:2002/15-543, K:2002/552, T:26.06.2002, 2004 s. Yasa m. 277 sayılı kararında “…Borcun doğumunun satış tarihinden önce olması, iptal davalarının dava koşularından biridir. Dava koşulu gerçekleşmediği takdirde, işin esası hakkında hüküm kurulamaz. Somut olayda, icra takiplerine konu olan çeklerin keşide tarihleri 4.2.1998, 7.2.1998, 30.2.1998 ve 9.5.1998'dir. Bu çeklerin bankaya ibraz tarihleri ise 26.1.1998 ve 27.1.1998'dir. Yani, çekler vadeli olarak verilmiştir. Satış ise, anılan tarihlerden daha önce 13.1.1998'dir. Her ne kadar çeklerde vade olmaz ise de, uygulamada ve somut olayda vadeli çek verildiğinden Dairemiz uygulaması, borcun gerçek doğum tarihinin araştırılması gerektiği yolundadır…” diyerek uygulamada vadeli çek kullanıldığını kabul etmiştir. Yargıtay’ın bu zımni kararıyla çekin bir havale değil vadeli bir ödeme aracı olduğu kabul edilmiştir.
Daha bunun gibi binlerce Yargıtay kararı mevcuttur. Yani ticaret hayatında çeklerin vadeli olarak keşide edildiğini Mahkemeler ve en üst adli Yargı makamı olan sayın yüksek Yargıtay’da kabul etmiştir. Bu yüzden çeke yüklenen anlamın yeniden değerlendirilmesi gereği doğmuştur.
5.Zaten uygulamada görülen çekin vadeli olarak dolaşımda olduğudur. Yani çek ancak vadesi geldiğinde muhatap bankaya ibraz edilmekte idi. Ancak yasadan kaynaklanan yaptırımları dikkate alan kötü niyetli kişilerin keşide tarihinden önce çekin muhatap bankadan tahsili cihetine gitmesi ekonomik hayattaki güçlükleri artırmış 2008/2009 krizinin ticari hayatta derinden hissedilmesine sebebiyet vermiştir.
6.Bunun üzerine yasa koyucu, 18.02.2009 tarih ve 5838 sayılı yasanın 18 maddesi ile 3167 sayılı yasaya eklediği ek geçici 2 madde ile “31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmünü koymuştur. Yasa koyucu bununla çekin üzerinde yazılı olan keşide tarihinden önce ibrazını engellemiş ve böylece çekin üzerinde yazılı tarihten önce tahsilini imkansız hale getirmek suretiyle çekin havale değil vadeli bir ödeme taahhüdü olduğunu kabul etmiştir. Yasa koyucu bu girişimiyle 3167 sayılı Çek Hamillerini Koruma Kanunu’nun ruhuyla ve TTK’yla çelişkiye düşmüştür.
7.14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 1 bendi “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine,…” diyerek çekin üzerindeki yazılı keşide tarihini yasal ibraz tarihi olarak tayin etmiştir. Yani vadeli çekin varlığını kabul etmiştir. Oysa bu hukuken mümkün değildir. Çünkü TTK’ya göre çek görüldüğünde ödenir.
8.Vadeli çek olacağını kabul etmek, çekin havale mahiyetini ortadan kaldırıp bonolardaki gibi bir ödeme vaadine dönüştürür. Ama ödenmediğinde karşılığında cezai yaptırımı olan bir ödeme vaadine dönüştürür ki bu garabet durum hukuka açıkça aykırıdır.
9.Yasanın gerektirdiği hapis cezasının dayandığı gerekçenin yok olmuştur. Yasanın bu haliyle uygulanması birçok haksızlıklara neden olmakta olup bu yasadan kaynaklanan hapis cezalarının çektirilmesi açıkça hukukun ihlal edilmesidir.
10.2002 yılında Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesi, 3167 sayılı Çek Hamillerini Koruma Kanunu’nun 16/1 maddesinde öngörülen hapis cezasının Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi, Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin bu talebini, çekin borç ilişkisi olmasının yanı sıra havale özelliğini taşıdığını belirterek reddetmiştir.
Kaldı ki yasa koyucu da daha bu yasayı çıkarırken, çekin bir tür havale olduğu görüşünü benimseyerek adı geçen yasayı çıkarmıştır. Ama sonradan uygulamada yasa amacından saptırılmıştır.
11.Ancak o tarihten sonra Yargıtay’ın da ülke gerçeklerini gözeterek uygulamada çeklerin vadeli olarak keşide edildiğini kabul etmesi, 5838 sayılı yasanın 18 maddesi ile 3167 sayılı yasaya eklediği ek geçici 2 madde ile “31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmünün yürürlüğe konulması ve son olarak 14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 1 bendi “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında” hükmünün getirilmesi vadeli çekin varlığını, yani çekin bir havale değil cezai yaptırımı olan bir ödeme vaadi olduğunu somut olgu olarak önümüze koymuştur.
12.Ancak 14.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesi, Anayasa’nın m. 38’e ve özellikle “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” fıkrasına
açıkça aykırıdır.
13.Bu nedenle 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nun 5. maddesinin ve Anayasa’ya aykırı diğer maddelerinin iptaline karar verilmesi için işbu müracaatta bulunma mecburiyeti doğmuştur.
NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz olunan nedenlerle:
1.Öncelikle Anayasaya aykırılık itirazımızın kabulü ile dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini,
2.Neticeten müvekkile uygulanan kanun Anayasaya aykırı olduğundan 5941 sayılı Çek Yasası’nın 5 maddesinin iptaline karar verilmesini saygıyla, bilvekale arz ve talep ederim. 17,05,2010
Sanık …………... vekili
Av.Ertuğrul Kıvanç Koç 

kaynak

http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes