çek mağdurları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çek mağdurları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ceza vermeyi biz millet olarak seviyoruz


Kurbağanın gözü patlamasın!

Ceza vermeyi biz millet olarak seviyoruz; bu kesin. Sevmek ne kelime bayılıyoruz! Hele hapis cezası vermeyi. Ahali böyle de ülkeyi yönetenler farklı mı sanki? Al birini vur öbürüne; onlar da seviyor! Savcılar da bu memleketin evladı nihayetinde. “Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” deyip onlar da karışıyor kalabalığa. Adamın hakkında şike suçlaması mı var? Bir dosya açıver gitsin, 130 yıl hapis cezası talebiyle! İktidarın başarısız olması ve tökezleyip düşmesi için faaliyet gösteren mi oldu, isteyiver 200 sene mahkûmiyeti? Trafik kurallarını mı çiğneyen oldu, tıkıver kodese; bak nasıl geliyor aklı başına!
Çek için de oldu üç aşağı beş yukarı aynı şey. Karşılıksız çek mi kesmiş hain? 100 gün hapis yatsın da görsün Hanya‘yı, Konya‘yı!

“Ekonomik suça, ekonomik ceza” düsturu kimin umurunda. Tık kodese gitsin! İçerideki esnaf ve iş adamı sayısı 8 bini geçti.

100 gün yatıp çıkacaklar gariplerim! Hadi, yattılar diyelim; kime ne faydası var? Dışarıda olsa halbuki, borcunu ödeme imkânı var! İki tarafı da cezalandıran bir uygulama ama kime anlatacaksın? 110 bin dosya da Cumhuriyet savcılıklarında bekliyor! Neresinden bakarsan bak, 60-70 bin ailenin canını yakan bir uygulama. Çekin karşılığını alamayan tarafı da dikkate alacak olursak; 100 bin kişilik bir mağdur ordusu!
Ha, böyle söylüyorum diye karşılıksız çek kesen cezasız kalsın demiyorum tabii. Elbette ki olsun. Olsun ki, karşılıksız çek kesmek neymiş anlasın! Kredi kartında yaşandı bu mesela. Kart borcunu ödemeyenin evine haciz geldi. Maaşından kesinti yapıldı ve bankanın alacağı bankaya verildi. Hem de misliyle. Bu uygulama, kredi kartı harcamalarını zapturapt altına aldı. Neydi bir zamanlar? Kredi kartı ile “hiç ödemesi yokmuş” gibi harcama yapıyordu insanlar. Cezai müeyyideler, tüketiciye “ayağını yorganına göre uzatma” alışkanlığı kazandırdı.
Karşılıksız çekte de olsun aynı müeyyideler. Yoksa, kör gözüm parmağına! Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Numaralı Protokolünde de aynı konuya temas ediliyor ve “Hiç kimse yalnızca nakdi ilişkiden doğan bir sorumluluğu yerine getiremedi diye özgürlüğünden mahrum bırakılamaz” diyor. Mademki, AB kriterlerine uymak için sayısız reform ve hukuki değişiklik yapılıyor; bu da değişsin.
Gerçi olumlu gelişmeler var bu hususta. Çek mağdurlarının yaşadıkları sıkıntıların ortadan kaldırılması için bir dizi tedbirler alınıyor. Başmüzakereci Egemen Bağış, “AB kriterlerine uyum sağlanacak” dedi. Adalet Bakanlığı konuyla ilgili çalışmaları sürdürüyor. “Kısa sürede Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye gönderilmesi bekleniyor” yani. İnşallah öyle olur.
Da… Dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlamasın. Bazen öyle oluyor çünkü. Sözleşmelilerin durumu öyle oldu mesela. 5393 Sayılı Kanun gereği sözleşmeli çalışan belediye elemanlarına, “kadro” sözü verildi ama hâlâ yerine getirilmedi bu söz. Hem de bizzat Başbakan Erdoğan vermişken! Üniversite mezunlarının durumu keza. Onlara da söz verildi ama atama yok!

Ekopolitik
Metiner Sezer
metiner.sezer@tg.com.tr
10 Aralık 2011 Cumartesi

Çek mahkûmları şafak sayıyor

Çek mahkûmları şafak sayıyor

Adli para cezasını ödeyemediği için hapiste bulunan 8 bine yakın karşılıksız çek mahkûmu için 5941 sayılı Çek Kanunu değiştiriliyor



Çek Kanunu'ndaki ceza kaldırılıp yerine en az 5 yıl çek yasağı düşünülüyor. Düzenlemenin yeni yıla yetiştirilmesi gündemde Halen 8 bin kişinin karşılıksız çekten hapiste kalmasına neden olan 5941 sayılı Çek Kanunu’ndaki ‘adli para cezası’ düzenlemesinin kaldırılması için düğmeye basıldı. 2003 yılından sonra karşılıksız çekin adli para cezasını gerektiren bir suç olarak düzenlenmesi nedeniyle karşılıksız çek tutarına göre bir güne 100 lira üzerinden hesaplanan adli para cezasını ödeyemeyenler hapse giriyor. Yani örneğin 10 bin liralık çeki karşılıksız çıkan kişi, bu kadar tutarda adli para cezası ödemezse 100 gün hapis yatıyor. TBMM Adalet Komisyonu
Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya, bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki 4 nolu protokole aykırı olduğunu, adli para cezasını kaldıracak düzenleme için Adalet Bakanlığı’nda çalışma başlatıldığını söyledi.

Ardından çalışmanın Adalet Komisyonu’na geleceğini belirten İyimaya, çek dolandırıcılığını önleyecek madde  üzerinde dikkatle durulduğunu bu konuda sıkıntı yaratmayacak düzenleme yapmak istediklerini söyledi. İyimaya, Adalet Bakanlığı’ndaki çalışmaya vurgu yaparken, CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün de 5941 sayılı Kanun’da adli para cezasını kaldırmaya yönelik 1 Ekim 2011 tarihli ve 2/85 nolu değişiklik teklifini TBMM Adalet Komisyonu’na iletmiş durumda.

HAPİS YERİNE ÇEK YASAĞI
Bakanlar Kurulu’nda değişikliğe uğramaması halinde hem iktidar hem de muhalefet partileri, hapis cezasını ortadan kaldırma konusunda mutabık oldukları ve yılbaşına kadar düzenlemenin Meclis’ten geçirilmesinin planlandığını belirttiler.

Değişiklikle hapis yerine bir yandan alacaklı ile icra davası sürerken, karşılıksız çek sahibine belli süreyle (En az 5 yıl) çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı getirilecek. Hapisteki 8 bin kişinin dışında halen Yargıtay’da da yaklaşık 50 bin karşılıksız çek dava dosyası karar bekliyor. 110 bine yakın dosya ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda inceleniyor.

Müjdeyi, Bağış Twitter’dan vermişti
Çek mağdurları için müjdeyi AB’den sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış önceki gün Twitter’dan vermişti. Bakan Bağış, “Çek Cumhuriyeti’nden çek mağdurlarına iyi haberim var. Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüştüm çözüm konusunda hazırlık yapıyorlarmış” yazmıştı.

AK Partili vekilin ailesi de zora düştü
AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, market zinciri bulunan ailesinin de 2009’da 700 bin liralık çek borcu için bankadan istediği krediyi alamayınca zor duruma düştüğünü belirterek “Çevremizden destek alamasaydık
kardeşlerim de şu anda hapiste olacaktı. Paranın cezası hapis değil para olmalıdır” dedi. Öte yandan CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün ise kanun teklifi için iktidar partisinden de olumlu mesajlar geldiğini, son görüşmelerinde yılbaşına kadar düzenlemenin çıkabileceğini söylediklerini aktardı.

03 Aralık 2011 Cumartesi

Tahsin Akça / GAzete Habertürk

Çek Mağdurlarına Müjde


Çek Mağdurlarına Bayram Müjdesi


KARŞILIKSIZ çek düzenlemede hapis cezası kaldırılıyor.
Adalet Bakanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı yasa değişikliği tasarısı son şeklini aldı.
Tasarının yasalaşması ile birlikte, karşılıksız çek düzenleme fiilini işleyen ve borcunu da ödemeyenler,
bundan böyle hapse girmeyecekler.
Şu anda hapiste olanlar da yeni düzenlemeden yararlanacak ve hürriyetlerine kavuşacaklar.
OLAY NEYDİ?
Yürürlükteki yasaya göre, karşılıksız çek düzenleyene hemen hapis cezası verilmiyor, bu fiil nedeniyle “adli para cezası” uygulanıyordu.
Örneğin 30 bin liralık karşılıksız çek için 30 bin lira da adli para cezası uygulanıyor bir anlamda borç ikiye katlanıyordu.
Cezanın ödenmemesi halinde ise karşılıksız çek düzenleyen hapse giriyordu.
Böyle olunca, ticari hayatı sarsılıyor hatta sona eriyor, borç iyice ödenemez hale geliyordu.
Şu anda “karşılıksız çek” nedeniyle hapiste veya hapse girme tehdidi altında binlerce kişi var.
YENİ DÜZENLEME
Hazırlanan tasarıda “ekonomik suça ekonomik yaptırım” ilkesi göz önüne alınarak, karşılıksız çek suç olmaktan çıkartılıyor.
Daha açık bir anlatımla, karşılıksız çek düzenleyenler, adli para cezasını ödemediklerinde haklarında hapis cezası uygulanması tümüyle
maziye karışıyor.
(Tasarının metni, gerekçeleri ve daha ayrıntılı bilgi için Av.Dr.Serkan Ağar’ın http://www.yaklasim.com adresindeki makalesine bakabilirsiniz).
Makaleye Ulaşmak içinTIKLAYINIZ
“Peki.. Karşılıksız çek düzenlemenin hiç mi yaptırımı olmayacak?” diye merak edenler için de açıklayalım.
Bu fiilin yaptırımı olarak, hapis cezası söz konusu olmayacak, mevcut sistemde de zaten var olan “çek düzenleme ve çek hesabı açma
yasağı” uygulanacak. Bu yaptırım 10 yıl süre ile geçerli olacak.
Tasarıya göre, idari yaptırım süreci şu şekilde işleyecek:
1. Çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılması üzerine, aldığı çek karşılıksız çıkan kişi, Cumhuriyet savcısından, “çek düzenleme
ve çek hesabı açma yasağına” karar verilmesini talep edecek.
2. Cumhuriyet savcısı, bu yasağa karar verecek. Başka bir anlatımla, olay hakime intikal etmeden savcı karar vermiş olacak.
3. Verilen karar ilgili kişiye tebliğ edilecek.
4. Hakkında yasak uygulanan kişi, bu yasağa itiraz edebilecek.
5. İtiraz başvurusunun kabulü halinde, yasak kaldırılacak ve TC Merkez Bankası’na bildirilecek.
Yukarıdaki yaptırımlar tüzel kişiler hakkında da uygulanabilecek.
ÖDEME VE YASAĞIN KALKMASI
Hakkında çek düzenleme ve karşılıksız çek hesabı açma yasağı olan kişi, karşılıksız çek bedelini faiziyle birlikte tamamen ödediğinde,
yasak kalkacak.
Mevcut çek düzenleme ve çek hesabı açma yasaklarının akıbetinin ne olacağı da tasarıya eklenen bir “geçici madde” ile çözümleniyor.
Buna göre, yeni yasanın yürürlük tarihinden önce verilen “çek düzenleme ve çek yasağına” ilişkin kayıtlar, bu yasa gereğince
silinmesini gerektiren koşullar oluşuncaya kadar, TC Merkez Bankası’nda
tutulmaya devam edecek.
Tasarı yasalaştığında, yargının iş yükü hafifleyecek ve hapiste olanlar da hürriyetine kavuşabilecek.
Çek mağdurlarına tam bir bayram müjdesi…
|Hürriyet Gazetesi| |07.11.2011|
Şükrü Kızılot

AYIRIM YAPMADAN TÜM DOSYALARINIZA İTİRAZ EDİN

T.C.
……………
………….. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE SUNULMAK ÜZERE
ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE …………………………
DOSYA NO : ……./……
KARAR NO : ……./……
SANIK : ………………………
KONU : ……/….. ESAS …../……..KARAR Sayılı dosya
hakkında verilen …/../.. tarihli ek karar a itiraz talebidir.

AÇIKLAMA : Öncelikle avukat tutacak durumum olmadığından 5941 sayılı yasada lehe olan hükümlerin uyarlama yapılarak bu doğrultuda karar verilmesini mahkemelerin inisiyatifine bırakmak
zorunda kalmıştım. FAKAT görünen o ki sayın mahkemeniz daha
önce ../../…. tarihli gerekçeli kararın kesin olduğunu ve 5941
Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından İstanbul Cumhuriyet
Savcılığının ../../…. tarihli talebinden önce../../….
günü ek karar düzenleyerek uyarlamaya yer olmadığına infazın
devamına karar vermiştir.Burada anlaşılan 5941 Sayılı Yasanın
neler getirdiği madde madde araştırılmadan sadece her çekyaprağı
bedelinin 1500 güne kadar adli para cezası getirdiği vesilesi ile lehe olmadığı bu nedenle 3167 Sayılı Yasanın daha lehe olduğunu savunarak bu doğrultuda karar verildiği görülmektedir.
OYSA 1.

5941 sayılı Çek Kanunu ile mülga 3167 sayılı yasalarda suçun tanımlanış biçimleri ve ön görülen cezalar bakımından Farklılıklar bulunmaktadır 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun birinci kitabında yer alan genel hükümlerin 01/ 01/2009 tarihinden itibaren Özel Ceza Kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanması zorunludur.
a. 01/ 01/ 2009 tarihinden itibaren Özel Nitelikli 3167 Sayılı Kanunun ceza içeren hükümlerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun un genel hükümlerine aykırı olanlarının uygulanamaz hale gelmesiile oluşan yasal boşluk sebebi ile yeni bir kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (20/12/2009 a kadar) işlenen Karşılıksız Çek suçlarının yasal unsurlarının eksik olması dolayısıyla her hangi bir ceza i yaptırıma tabi olmaması.
b. 5941 Sayılı Çek Yasasının 5. maddesine göre çekin üzerinde yazılan keşide tarihinden önce bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksız çıkması halinde keşidecinin cezai sorumluluğunu gerektirmeyeceği şeklindeki hükmün şahsımın lehine olması sebebi ile Türk Ceza Kanununun 7. maddesi delaletiyle alınan 5. madde gereği unsurları oluşan atılı suçtan şahsımın C.M.K. 232/2- a maddesi gereğince beraat ime karar verilmesi usul ve hakkaniyet gereğidir. 01. 01. 2009 tarihinden itibaren Özel Ceza Kanunları bakımından da uygulanması gereken Türk Ceza Kanunu Genel Hükümleri karşısında uygulama imkanı kalmayan 3167 sayılı kanuna göre Karşılıksız Çek Keşide etme suçundan verilen adli para cezaları oluşan yasal boşluk sebebiyle “kanunsuz suç ve ceza olmaz” prensibi gereğince hükümsüz kalmış ve yasalboşluğun zaman sınırı olarak belirlenmiş bulunan 20.12. 2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek keşide etme suçlarından dolayı görülmekte olan bütün davalar da konusuz kalmıştır.
c. T.C.K. MADDE 7 Genel bir hükümdür ve açıktır işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
01.01. 2009 tarihinden itibaren T.C.K Genel Hükümlerinin uygulanma zorunluluğu. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nün 5. maddesi “Özel kanunlarla ilişki” başlığını taşımaktadır bu maddeye göre 5237 sayılı kanunun genel hükümleri özel ceza kanunları ve ceza içeren özel kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır anılan maddenin gerekçesinde ise şöyle denmektedir
“Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin çoğu zaman örneğin teşebbüs iştirak ve içtima gibi konular da da bu kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hükümlere yer verilmektedir. böylece ceza kanununda benimsenen genel kurallara aykırı uygulamanın yolu açılmakta ve temel ilkeler dolaşılmaktadır tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından ayrıca hukuk uygulamasında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için diğer konularda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptırımların belirlenmesi ile yetinilmelidir buna karşılık suç ve yaptırımlarla ilgili olarak bu kanunda belirlenen genel ilkelerin özel kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir.

5237 sayılı T.C.K Bütün özel ceza kanunlarını ve ceza içeren özel kanunları kendisine tabi kılmayı amaçlamıştır.haliyle bu yönde bir düzenleme özel kanunların kimi kısımlarının uygulanamaz hale getirilmesi anlamını aşımaktadır.hal böyle olunca da T.C.K ya aykırı olan bütün özel nitelikteki kanunların taranması ve aykırı hükümlerin tespit edilip değiştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. T.C.K. anın 5. maddesinin doğurduğu bu karmaşık duruma çare olarak T.C.K.anın yürürlük ve uygulama şekli hakkında kanun un geçici 1. maddesi ilk halinde 5. maddenin yürürlüğü 31.12.2006 ya kadar daha sonra ise 31.12.2008 e ertelemiştir bununla ilgili olarak” diğer kanunların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu` nün birinci kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapıncaya ve en geç 31 aralık 2008 tarihine kadar uygulanır” hükmüne yer vermiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2005/90 sayılı kararında çek suçları yeni T.C.K. Genel Hükümlerinde ki “uzlaşma ” esaslarının uygulanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasını değerlendirirken “5237 sayılı yasanın Özelkanunlarla ilişki” başlığını taşıyan 5. maddesindeki Bu kanun un genel hükümleri özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlarda suçlar hakkında da uygulanır” hükmü uyarınca uzlaşmanın koşullarının bulunması halinde gerek T.C.K.da gerekse Ceza Hükmü taşıyan Özel yasalarda yer alan suçlar bakımından uygulanacağı konusunda bir kuşku bulunmamakta diyerek 3167 sayılı yasada ön görülen davayı ve cezayı ortadan kaldıran sebeplere ilişkin düzenlemenin
T.C.K. Genel Hükümlerindeki (m 73/8) uzlaşma kurumuna açıkça
aykırı olduğu bahisle bu aykırı hükümlerinde 31.12. 2006
(bilahare yapılan değişiklikle 31.12.2008) tarihine kadar
uygulanacağı gerekçesiyle ret etmiştir. bir başka deyişle Ceza Genel Kurulu 3167 sayılı kanunda yer alan ve fakat yeni T.C.K. Genel Hükümlerine aykırılık teşkil eden maddelerin sırf bu sebeple 31.12. 2008 tarihinden sonra uygulanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtilmiştir. 20. 12. 2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek suçlarının hukuki durumları Yukarıdaki madde de açıklandığı üzere 01.01. 2009 tarihi itibarı ile 3167 sayılı çek kanununun T.C.K. Genel Hükümlerine aykırı olan cezai hükümleri geçerliliğini kaybetmiş bulunmaktadır bu aykırılıklardan bazıları ve oluşan hukuki durum aşağıda özetlenmiştir.

3167 sayılı kanunda “şekli suç” olarak tanımlanan karşılıksız çek keşide etme suçu T.C.K. Genel hükümlerine göre ancak kusurla (kasıt veya taksirle) ilenebilecek bir suç haline gelmiş ve suçun niteliği değişmiştir. 3167 sayılı kanunda ön görülen”çek bedeli kadar adli para cezası”yönteminin T.C.K.Genel Hükümlerine Göre “gün/para” sistemine dönüşmesi sebebiyle Yeni Çek Kanununun yürürlük tarihi olan 20.12. 2009 tarihine kadar işlenen karşılıksız çek suçlarına 01.01. 2009 tarihinden itibaren bu zaman diliminde geçerli olan 3167 sayılı kanundaki yaptırımın fiilen uygulama imkanı kalmamıştır. 5941 sayılı yeni çek kanununun yürürlüğe girmesiyle ortaya çıkan hukuki durum.
a. 31.12. 2008 tarihine kadar 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununa uyumlu hale getirilmesi unutulan yahut ihmal edilen 3167 sayılı Kanunun ceza içeren hükümleri bu tarih itibarı ile hükümsüz hale gelmiş ise de bazı mahkemeler Yargıtay Ceza Genel Kurulunun açık görüşüne rağmen 3167 sayılı kanunun yürürlükte olduğu iddiasıyla kanunu uygulamaya devam etmişlerdir bu arada yasama organı mevcut uyumsuzluğu gidermek bakımından 20 aralık 2009tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı yeni çek kanunu ile hem yasal boşluğu doldurmuş hem de T.C.K. Genel Hükümlerine uygun bazı değişiklikler yapmıştır.
b.5941 sayılı Yeni Çek Kanunu ile getirilen diğer önemli değişiklik adli para cezalarının tayını üslüne ilişkindir.3167 Sayılı Çek Kanununa göre karşılıksız çek keşide etme suçunun cezası çek bedeli tutarı kadar” adli para cezası” olarak belirlenmekteydi 5941 sayılı Kanun ise Türk Ceza Kanununun adli para cezalarına ilişkin 52. maddesine uyarak gün /para sistemini benimsemiş bulunmaktadır Diğer taraftan T.C. K.m 52.uyarınca yargılamada sanığın lehine olan hafifletici hükmün de göz önünde bulundurulması gerekmektedir Hakim ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir T.C.K. 52. MADDEYE UYGUN OLARAK Gün /para sisteminin benimsenmesiyle 20.12.2009 tarihinden önce adli para cezalarında sanık lehinde hafifletici hükmün ve ödeme kolaylıklarının dikkate alınmadığı davaların lehe hükümlerin uygulanmasını amir T.C.K. Hükümleri karşısında yeniden yargılama yolunu açtığına kuşku bulunmamaktadır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2008/2928 esas sayılı ilamında Denizli 7.asliye Ceza Mahkemesinin kararını bahsetmiş olduğumuz nedenle bozmuştur Yargıtay kararında 20.12. 2009 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Yeni Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle ödemelerin düzenlenmesi ve hamillerin korunması hakkında kanun yürürlükten kaldırılmış dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.(10.C.D. KARAR TARİHİ 25.01. 2010 Esas No 2008/2928 Kara No 2010/ 999) şeklinde Hüküm kurulmuştur.

---------------------------------------------------------------------------------------------------
2.SAVUNMA HAKKI :
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2009/15031 esas sayılı ilamında 20.12. 2009 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek hamillerin korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış dava konusu suçun yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde ve ayrıca “1” numaralı bozma nedeni de göz önünde bulundurularak 5941 sayılı kanun da 3167 sayılı kanunun aksine 5271 sayılı C.M.K.nın 195. maddesinde yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek sanığın yokluğunda hüküm kurulmasının ön görülmemiş olması nedeniyle sanığın sorgusunun
yapılmasından sonra bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması hükmü bulunmakta bu husus lehe olan kanun uyarınca savunması alınmayan sanık hakkında hüküm tesis edilemeyeceği anlamına gelmektedir.
Bu konudada yargılamanın başlangıcından itibaren mahkemenin tebligatları nereye yapılmış ve kimler tarafından teslim alınmış tebligatta kimlerin imzası
vardır? araştırılmalıdır.sanık tarafından değilde yakınları veya çalışanları tarafından teslim alınan tebligatlar tebliğ edilmiş sayılırmı?
Ayrıca 3167 sayılı kanunla yapılan yargılamalarda
söz konusu çekin karşılksız kalması suçun sabit
olduğunun yeterli ispatı sayılıp başkaca yönlerine
bakılmasına gereklilik olmadığı kanaatı anlayışıyla
hareket edildiği herkez tarafından bilinmektedir.
Cumhuriyet savcılığı yada asliye ceza mahkemesi tarfından
çağırıldığında ifadeler ya savcılığın kalemi yada
mahkemenin katipi tarafından yazıldığını ve bu ifadelerin
sanıklar tarafından deyilde ifadeyi yazanlar tarafından
uyarlandığını neden böyle olduğunu sorduğumuzda aldığımız
cevap bu suçun cezası sabit olup hiç bir ifade şeklinin
sonucu değiştirmeyeceğini söylediklerinide hepimiz bilmekteyiz.YER YÜZÜNDE SAVUNMASININ ALINMASINA GEREK OLMAYAN TEK SUÇ OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR.
DAĞLARDA POLİSİMİZE JANDARMAMIZA KURŞUN SIKAN TERÖRİST
SOKAKLARI YAKIP YIKAN İNSANLARI KATLEDEN CANİLER
HIRSIZLIK ARSIZLIK YAPANLAR HALKIN NAMUSUNA IRZINA
TECAVÜZ EDEN AHLAKSIZLARIN BİLE SAVUNMASI ALINIRKEN
BORCUNU ZAMANINDA ÖDEYEMEYEN BİZ ESNAFLARIN SAVUNMASINA
GEREK GÖRÜLMEMESİ ADİL YARGILAMANIN NERESİNDE DURMAKTADIR?

3.ŞİKAYET HAKKI
5941 Sayılı Yeni Çek Kanununda şikayet hakkını kime vermiştir? her hangi bir nedenle elinde Çek fotokopisi bulunan herkes şikayet hakkına sahip midir?
5941 sayılı çek kanununun bu yönünü bazı mahkemeler dikkate
almamaktadır.
OYSA YARGITAY 10. CEZA DAİRESİNİN BU KONUDA İÇTİHAT KARARI MEVCUTTUR.

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ 11 /01/2011 TARİHLİ 2009/12640 ESAS
2011/241 KARAR SAYILI KARARI

1. 05. 03. 2006 Tarihli Çek fotokopisinde şikâyetçi………… aya ait cironun iptal edilmiş olduğu Türk Ticaret Kanunu 702.maddesine göre iptal edilmiş ciroların yok sayılacağı dikkate alınarak suç konusu çekin ibraz anında alınan fotokopisinin okunaklı ve onaylı örneği gerektiğinde aslı getirtilip şikâyetçinin cirosunun iptal edilip edilmediğinin ve ŞİKAYETÇİNİN
İBRAZ EDEN OLUP OLMADIĞININ BUNA BAĞLI OLARAK ŞİKAYET HAKKININ BULUNUP BULUNMADIĞININ SAPTANMASI SONUCUNA GÖRE SANIĞIN HUKUKİ DURUMUNUN BELİRLENMESİ GEREKİRKEN EKSİK ARAŞTIRMA İLE MAHKÛMİYET HÜKMÜ KURULMASI

2. 20.12. 2009 Tarihli resmi gazete de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı çek kanunu ile 3167 sayılı çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkında yürürlükten kaldırılmış dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 2. ve 7. maddelerinde de gözetilerek suç konusu tüm çekler yönünden sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN Bozulmasına 11. 01 2011 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
SÖZ KONUSU HAMİLİ KİŞİ EYER ÇEKİ BANKAYA İBRAZ EDEN KİŞİ İSE VE ŞİKAYET HAKKI ONA AİT İSE BU DOSYADA BULUNAN ÇEKLERİN ŞİKAYET HAKKI DOSYADA MÜŞTEKİ KONUMUNDA OLAN KİŞİYLE ALAKASI HİÇ YOKTUR MÜŞTEKİ ŞİKAYET HAKKINA SAHİP DEĞİLDİR.

4.GEREKÇELİ KARARDAKİ EKSİKLİKLER
.2.YARGITAY CEZA KURULU KARARINDA CMK NIN 34/2ARARLARINDA Baş vurulacak kanun yolu süresi mercıı ve şekilleri belirtilir 232/6 hüküm fıkrasında 223üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun uygulanan kanun maddelerinin verilen ceza miktarının kanun yollarına baş vurma ve tazminat isteme yollarının bulunup bulunmadığının baş vuru olanağı varsa süresi ve mercıının tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkca gösterilmesi gerekir maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde baş vurulabilecek kanun yolu süresi mercii baş vuru şekli ve baş vurulmadığı hallerde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkca gösterilmesi gerekir 5271 sayılı CYY nın 40. maddesinin 1. fıkrasında kusuru olmaksızın bir süreyi geçmış kişinin eski hale getirme isteminde buluna bileceği2. fıkrasında ise yasa yoluna baş vuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde kişinin kusursuz sayılacağı açıkca belirtilmiştir. sanığın yokluğunda verilen kararda yasa yolunun bıldırımının aynen sanık ve müştekinin yokluğunda kararrın sanığa tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ilgili yargıtay ceza dairesine temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı şeklinde olduğu ve hükmün sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın temyiz edilmemesi üzerine kesinleştirildiği görülmektedir. Yerel mahkemenin kararındaki yasa yolu bildiriminde yasa yolunun türü süresi ve merciinin yazılmasına karşın baş vuru şekli gösterilmemiştir anılan hükümler yerel mahkemenin bu eksikliği gidermek için yasa yoluna baş vuru şekline ilişkin eksikliği gidermeye yeterli açıklamalı tebligat ile hükümlüyü bilgilendirmesini zorunlu kılmaktadır Böyle bir bilgilendirme yapılmadan yapılan bildiri ve tebliğin geçerliliğinden ve buna bağlı kararın kesinleştiğinden söz edilemez. Bu itibarla kesinleşmeyen hüküm ve kararlar hakkında yasa yararına bozma yasa yoluna baş vurulamayacağından özel dairece yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup Yargıtay C Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir. 07.07.2009 GÜN VE CEZA GENEL KURULU 2009 /5-81E.N 2009/196 K.N
Yapmış olduğum uyarlama başvurularında görünen o ki dosyanın içerikleri araştırılmamış aynı kararı tekrarlamakta bazı mahkemeler direnmektedir. fakat iki eşit şartlarda olan dosyaların birinde bir mahkeme kararı bozup yeniden yargılama hakkı verirken dahası BERAAT Kararı verirken bir mahkeme ise uyarlamaya yer olmadığına infazın devamına karar vermektedirler Bu konuya muhatap olan bizler dosyalarımızın bazı mahkemelerde olmasını şanslılık kabul ederken bazı mahkemelerde olmasını ise büyük şanssızlık olarak görmekteyiz. zira bu durum mahkemelerdeki adil yargılanma güvenimizi derinden sarsmakta ve inancımızı kaybetmemize yol açmaktadır.

NETİCE VE TALEP:
Arz ve izah edilmeye çalışılan sebeplerle
1.Konusu kalmamış bu kanun un tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını ve İNFAZIN DURDURULMASINI

2. Bu değerlendirmenin dikkate alınmaması halinde 5941 sayılı Yeni Çek Kanununun yukarıda açıklanan maddelerinin 5237 sayılı T.C.K 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca şahsımın lehine olan hükümlerinin uygulanarak kusur (kasıt veya taksir) aranmaksızın görülen davanın yeni kanunun getirdiği kusur sorumluluğu esasına göre yeniden görülmesini c. 5941 Sayılı Yeni Çek Kanununun 1. madde 2. fıkrasında yer alan bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Genel Hükümler Uygulanır hükmünce takibi şikayete bağlı suçlarda uygulanması gereken “uzaşma” hükümlerinin bu davada da uygulanmasının sağlanmasını ve şahsım hakkında verilen ceza hükmünün İNFAZININ DURDURULARAK DURUMUMUN 5237 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİNE GÖRE YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİNİ
3. Dosyada bulunan çek fotokopilerinin asıllarının istenerek şikâyetçinin ibraz eden konumunda olup olmadığının bu vesileyle şikayet hakkının bulunup bulunmadığının saptanmasını ve bu yönüyle BERAATIMA karar verilmesini.
4. BÜTÜN BU SEBEPLER DEĞERLENDİRMEYE ALINMAZSA AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BAŞ VURMA HAKKIMI KULLANABİLMEK İÇİN DOSYAMDA MEVCUT OLAN ÇEK FOTOKOPİLERİNİN TARAFIMA TEBLİĞ EDİLMESİNİ SAYGILARIMLA TALEP EDERİM
SANIK


NOT:BU BİLGİLERİ BİZE İLETEN SAYIN  TEMEL AYAYDIN'A TEŞEKKÜR EDERİZ..


"BOŞ BIRAKILAN YERLER DOSYALARA GÖRE

DOLDURULACAKTIR AYIRIM YAPILMADAN BÜTÜN DOSYALARA GÖNDERİLEBİLECEK

BİR KONUMDADIR İHTİYACI OLAN ARKADAŞLARIMIZ KULLANABILIRLER"

“EKONOMİK SUÇA EKONOMİK CEZA OLSUN”











TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken,  Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptığı görüşmede, esnafın çektiği  sıkıntıları anlatarak acilen Torba yasanın imzalanmasını istedi.




    TESK Genel Başkanı Palandöken yaptığı yazılı açıklamada Torba yasanın  esnafın içerisinde bulunduğu birçok sorunu kökünden çözeceğini  belirterek, “2 milyonun üzerinde bulunan esnaf ve sanatkârımızın yüzde  60’ından fazlası borç sorunu ile boğuşuyor. Bu sorunda torba yasanın  biran önce onaylanması ile çözülecek. Bu konuda Sayın  Cumhurbaşkanımızdan İran gezisinde Torba yasanın esnafımız için ne kadar  önem taşıdığını anlatarak biran önce onaylanması yönünde talepte  bulundum” dedi.


    “İNCELEME UZUN SÜRMESİN”


    Cumhuriyet tarihinin en büyük borç yapılandırmasını getiren torba yasa  tasarısının meclisten geçmesi için destek veren Ana muhalefet ve  muhalefet partilerine teşekkür eden ve torba yasa olduğu için  incelemenin uzun sürmesinden endişelendiğini anlatan Palandöken, “Torba  yasa içerisinde 234 madde var. Bundan dolayı fazla uzamaması için Sayın  Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’den yasanın biran önce çıkmasını istedik.  Çünkü torba yasanın biran önce çıkması ile hem esnafımız nefes alacak,  hem de devlet alacaklarını tahsil etmiş olacak. Bununla birlikte  piyasalarda büyük bir hareketlenme başlayacaktır” diye konuştu.


    “EKONOMİK SUÇA EKONOMİK CEZA OLSUN”


    Bankaların sicil affının yeniden gündeme gelmesini ve seçim öncesi  meclisten çıkarılmasını isteyen Palandöken, “Çek mağdurlarının beklediği  yasal düzenleme meclis tatile girmeden biran evvel çıkarılmalı. Birçok  aileyi sevindirecek bu beklentinin biran evvel hayata geçirilmesi için  siyasi parti liderleri ile tekrar bir araya geleceğim. Çünkü, konuyla  ilgili çok sayıda mahkum var. Ekonomik suça hapis cezası değil, ekonomik  ceza olmalı” şeklinde konuştu.
    ANKA

ÇEK MAĞDURLARI HER CEPHEDE MÜCADELE VERMEKTEDİR....






ÇEK MAĞDURLARI HER CEPHEDE MÜCADELE VERMEKTEDİR....

ÇEK  MAĞDURLARI ARKASINA ALDIĞI BU RÜZGARLA HAKSIZLIĞIN - ADALETSİZLİĞİN -  SERMAYENİN ACIMASIZ PLANINI BOZACAK VE TARİHE GÖMECEKTİR...

KAYBEDECEK  HİÇ BİR ŞEYİMİZ KALMADI , ONURUMUZDAN BAŞKA...HİÇ DEĞİLSE SONU KÖTÜ  BİLE OLSA..ADAM GİBİ MÜCADELE ETTİLER DENSİN ARKAMIZDAN....ÇOCUKLARIMIZ  BİZİMLE GURUR DUYSUN...

KARŞILIKSIZ ÇEKLERDE HAPİS CEZASI  YOKTUR.ADLİ PARA CEZALARI YOKTUR....HUKUKSAL OLARAK YOKTUR..BU CEZA  TÜRKİYEDE 01.01.2009 GÜNÜ BİTMİŞTİR....TCK 5

KEYFİ HAPİS  CEZALARINA , DOLANDIRICI DAMGASI YEMEDEN SON VERMELİYİZ TCK 21..YA BU  SUÇLA TAŞ DUVARLARA GİDECEĞİZ YADA ADAM GİBİ MÜCADELE EDECEĞİZ....
ANAYASAL HAKKIMIZI İSTEYECEĞİZ ( madde38 )ULUSLARARASI ANLAŞMALARA UYUN , UYGULAYIN DİYECEĞİZ....

Saygılarımla



ekm2510

DUYURU

ÇEK MAĞDURLARI PLATFORMU KOMİTE TOPLANTISI VE HUKUKİ YARDIM ÇAĞRISIDIR …
 
11.02.2011 tarihinde aşağıdaki gündem maddelerin görüşülmesi için İstanbul’da toplanılacaktır.
Toplantı gündemi aşağıdaki gibidir.
-Hukuki yardım
Toplantı öncesinde çek mağdurları arkadaşlardan dosyaları ile birlikte gelenlere, avukat arkadaşlar tarafından dosya incelemesi yapılacak, izlenilmesi gereken yol konusunda bilgi verilecektir
Dosya getirecek arkadaşların hak kaybına uğramamak için, adliyeden alacakları dosyalarını mümkünse gayri resmi biçimde almaları (dosyaya resmi işlem yapıldığında itiraz için zaman kısıtlaması başlamaktadır) gerekmektedir.
-Komite toplantısı
--Barolar Birliğine başvuru ve destek talebi
Barolar birliğine başvurularımızda mahkemelerin farklı kararlarına örnek teşkil edecek dosyaların elimizde bulunması gerekmektedir, bu yüzden erken ibraz, vekile ceza,tüzel kişiye ceza,ara cirantaya ceza almış ve mahkemelerce itirazları reddedilmiş,ağır cezaların reddi onayladığı dosyaların toplantıya ulaştırılması gerekmektedir
Bu dosyalarla Barolar Birliğine başvurulacak ve yargı birliğinin sağlanması için yardım talep edilecektir
--Yargıtay ve Adalet Bakanlığına başvuru
Yargıtay ve Adalet Bakanlığına başvuru için örnek kararlar gerekmektedir. Örnek kararların gıyapta yargılanma, savunma alınmadan karar, temyiz yolunun gösterilmesindeki eksikleri içeren kararlar olması gerekmektedir. Elinde bu türden karar bulunan arkadaşlarda kararları toplantıya ulaştırmalıdır.
İLGİLİLERİN DİKKATİNE! Önemli!
5941 Sayılı Yeni Çek Yasasının yürürlük tarihinden önce 3167 Sayılı eski çek yasasına göre verilmiş olan hükümlerden yeni yasanın lehe uygulanmasından yararlanacak durumda olup da esas mahkemesince ret edilen ve itiraz sonucu Ağır Cezalarca da onaylanan ve yasa yolları tükenmiş olan karar örneklerinin birer suretlerini bize ulaştırılmasını rica ediyoruz. Lehe hükümleri şöyle sıralayabiliriz;
• Erken ibraz,
• Gerçek kişi vekilince tanzim ve imzalanan çekler,
• Tüzel kişi vekilince tanzim ve imzalanan çekler,
• Şirket ortağı olmayan şirket müdürü tarafından tanzim ve imzalanan çekler,
• İbraz tarihi olmayan çekler,
• İbraz eden mağdurdan başka hamillerin şikayeti ile verilen hükümler,
• Gerekçeli kararda temyiz yolu ve şekli açıkça belirtilmeyen hükümler,
• Yoklukta yargılama ile oluşan hükümler,
Bu kararlar Türkiye Barolar Birliği ve Barolara yapılan başvurularda ve Adalet Bakanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak başvurularda dosyalara eklenecektir.
--Çek mağdurluğu ile ilgili diğer konuların tartışılması
Karşılıksız Çek Adli Para Cezası Mağdurları
YÜRÜTME KOMİTESİ
-----------------------------------------------

Arkadaşlar toplantı yeri ve saati bilahare açıklanacaktır.Sitemizde bu toplantı ile ilgili soru ve katılım bilgilerini verdiğimiz mail adreslerinden öğrenebilirsiniz...

Bilhassa ellerinde mahkemelerin verdiği değişik emsal karar olan arkadaşlar muhakkak bunları bize ulaştırsınlar.

behramkale_2005@msn.com

Uygar dünyada olmayan bir suç



Çek mağdurları; 2009 yılında yeni yasa çıkmasına rağmen Yargıtay’ın anlamsız tavrı yüzünden binlerce insanın, eski kanuna göre hapislerde çürüdüğünü belirterek, dertlerine çare bulunmasını istiyor

Daha önce yaptıkları ‘mektup’ ve ‘yürüyüş’ eylemleriyle 3167 nolu yasanın çek mağdurları, Yargıtayın ve mahkemelerin yeni kanuna rağmen niçin eski kanunu uygulamaya devam ettiğine anlam veremiyor. Dün Taksim Eresin Otel’de toplanan ‘çek mağdurları’ kendilerine yapılan yanlış uygulamalara karşı birlikte hareket etme kararı aldı. Avukat Rahmi Ofluoğlu’nun başkanlık ettiği toplantıda, 2009 yılında hükümetin 5941 nolu kanunu çıkarmasına ve Yargıtay’ın buna rağmen 3167 için bir içtihad beyan etmemesi ve yargıda yürürlükten kalkan yasanın kullanılmaya devam etmesi yüzünden binlerce insanın halen hapislere düştüğü ya da aranan sanık haline geldiğini belirtti. Ofluoğlu, “Uygar dünyada olmayan bir suç ve cezanın hukuki meşruiyeti 3167 sayılı yasa 01.01.2009 tarihinden itibaren zaten yoktur. Nitekim pek çok mahkeme ‘orta yerde suç ve ceza içeren bir kanun yoktur’ diye beraat kararları verirken cezada birlik ilkesi de tamamen ortadan kalkmıştır. Bu hukuki ve kanuni kargaşa hala sürmektedir. Çünkü bu bir zorlamadır, bir zulümdür. Hiçbir yasal kılıf bu çağ dışı uygulamayı haklı ve tutarlı kılmayacaktır. 3167 Sayılı Kanunun hükümden kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu. Yargıtay artık rejim bekçiliğini bırakıp, raflarda bekleyen binlerce dosyayı kaldırmak ve yargı yükünü hafifletmek istiyorsa, önündeki 3167 nolu eski yasanın yürürlükten tamamen kaldırıldığını beyan ve içtihad etmelidir. Bu beyan binlerce insanın hapisden çıkmasına ve binlercesinin de aranan konumdan çıkmasına vesile olacaktır. 3167 nolu yasanın mahkemelerde uygulanması 25 yıllık bir alışkanlığın sonucudur. Ama bu kanun adalet duygusunu zedelemektedir” diye konuştu.

“BİZ DE TORBAYA GİRMELİYİZ!”
Avukat Rahmi Ofluoğlu beraberindeki heyet ile birlikte yaptığı açıklamada, “Bu hükümet 3167’nin mağduriyetini ortadan kaldırırsa ve 5941 nolu yeni yasaya özellikle ‘suç kastı’ ekleyip bir kaç düzenleme daha yaparsa, yargı reformunda yeni bir sayfa açacaktır. Hükümet, mağdurların ve halkın sesini duymalıdır” dedi. Ofluoğlu, iflasa, batağa sürüklenen, ya da ticari sebeplerden ötürü hapse düşen insanlarda ‘karşılıksız çek’ hususunda özellikle suçun oluşmasında kastın varlığı dikkate alınmalıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir” diye konuştu.

BAŞBAKAN’A BEL BAĞLADILAR
Türkiye’de cezaevlerinde mali suçlardan hüküm giyen 31 bin 400 kişi bulunuyor. Bunların tamamına yakını 3167 kanununun mağdurları oluşturuyor. 5941 sayılı Çek Yasası’ndaki eksiklikler sebebiyle bu yasaya muhalefeten 167 bin kişi yargı önünde ter döküyor. Çek Mağdurları Platformu kendi üyeleri içerisinde bulunan vatandaşların tamamının borçlarına sadık işverenler, esnaf ve orta ölçekli yatırımcılardan oluştuğunu söylüyor. Halen cezaevine girmeyi bekleyen 61 bin kişi bulunuyor. 5941 sayılı Çek Yasası’na muhalefet suçundan hüküm giyip de cezaevine girmeyi bekleyenler, bir yandan da borçlarını ödemek için çalışıyor. İçeride bulunan vatandaşların her biri adeta bir dram yaşıyor. Yargıtay nezdinde girişimlerde bulunacaklarını belirten Avukat Rahmi Ofluoğlu, “. Eğer 3167 nolu eski yasanın uygulanması kaldırılırsa, bir milyonun üzerinde dosya, yargı raflarından inecek. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda mağdurların sesine kulak vermesini de istiyoruz” diye konuştu.  


M.Kurtbay Önür İSTANBUL

Çek mağdurlarından teşekkür yağıyor



Krizlerin vurduğu esnaf ve iş adamları “Çek bir ızdırap” haberinin ardından gazetemizi telefon, faks ve e-mail yağmuruna tuttu. “Çalmadık, çırpmadık, devlete yıllarca vergi ödedik” diyen müflis iş adamları, “Yuvalar yıkılarak borç ödenmez” dedi


Haber Merkezi

Gazetemizde dün yer alan “Çek bir ızdırap” başlıklı habere yurdun dörtbir yanından tebrik yağdı. Çek mağduru binlerce esnaf, iş adamı, yatırımcı, sanayici konuya gösterdiğimiz duyarlılık için teşekkür ederken, yasa değişikliği için siyasilerin ilgisini beklediklerini dile getirdiler. “Çalmadık, dolandırmadık, yatırım yaptık, istihdam sağladık, kriz ilk bizi vurdu mağdur olduk” diyen vatandaşlar “Bizi adi suçlularla aynı koğuşlara yollamak çözüm değil, çek mağduru onlarca arkadaşımız canına kıydı, binlerce aile dağıldı, alacaklılarımız değil bizler mağdur olduk” diyerek dert yandılar.

ÇEK MAĞDURLARI NE DEDİ?
> Hasan Kavacık / Ankara : Yıllarca devlete vergi verdik, 14- 15 yıllık esnafım. Ne vergi, ne elektrik, ne SGK borcumuz var. Diğer borçlulardan da bir farkımız yok. Artık hapis korkusuyla ne iş yapabiliyor, ne iş görüşmelerine gidebiliyor, ne dolaşabiliyoruz.
> İdris Özden / İzmir: Ben sizi 200 iş adamı arkadaşım adına arıyorum. Bu bizim büyük bir yaramız. Çoğumuzun ailesi dağıldı. Yuvalar yıkılarak borç ödenmez. 130 işçi çalıştırıyorum. Maaş ödüyor, vergimi veriyorum. Fakat üstümüzde bir hapis korkusu, baskısı var. Biliyor musunuz çoğu arkadaşımız evine gidip uyuyamıyor. Böyle bir sıkıntıyı dile getirdiğiniz için teşekkür ediyoruz.
> Celal Düzgün / Nazilli: 17 yıl boyunca Tuhafiyeciler Odası başkanlığı yaptım. İnsanların iyiliği için çalıştım, çalışacağım da. Hep yatırım yaptım, 5 dükkanım vardı. Krize yakalandım. 65 tane icralık dosyam oldu. 39 aydır boğuşuyorum. Türkiye Gazetesi çok büyük bir sıkıntıyı gündeme getirdiği için çok mutlu oldum. Bu haber buzdağının bir ucunu gösteriyor. STK’lar bunu görmek istemiyor. Sanki ayıpmış gibi gündeme getirmiyorlar. Üç defa hapse girdim çıktım. Esnafın, köylünün büyük çoğunluğu bu sıkıntının altında.
> Ahmet Solmaz: Yanımda 1000 kişi çalışıyordu. Aylık cirom 3 milyon liraydı, verdiğim çekler gününden önce yazdırıldı, bankalar kredileri kapattı. Asıl dolandırılan bizler olduk. Bu sıkıntının aşılması için yetkililerin ilgisini bekliyoruz.
> Yaşar Sökelioğlu/İzmir: Büyüklerimizin bu olayın üzerine gitmesini bekliyoruz, 10 yılda 3 çek yasası çıktı. 5941 sayılı yasa çıktığından beri bu idam cezası gibi. Adam öldürenler bu kadar ceza almıyor. Devlete bu kadar vergi ödemiş ve şimdi zor günler geçiren iş adamları için bunun bedeli hapis. Eski yasada hakim sizi dinlemeden karar verebiliyordu. Düşünebiliyor musunuz? Bir akıl hastasına tebligat yapılmış.
> Murat Gürbüz/Aydın: Bu sıkıntımızı böyle cesaretle gündeme getiren Türkiye Gazetesi’ne teşekkür ediyorum. Birçok aile bu yüzden dağıldı. Nazilli’de 11 arkadaşımız canına kıydı.
> Ramazan Taş: 40 dosyam var ne yapacağım bilemiyorum, 20 yıllık esnafım yanımda 27 kişi çalışıyor. Ben bu sıkıntı öncesi her ay 8 bin lira stopaj ödüyordum. Yetkililer bu çek yasasına mutlaka bir çözüm bulmalı.

AİLELERİMİZ DAĞILDI
> Recep Gök/Bursa: 130 çalışanı olan 30 yıllık bir sanayiciyim. Bu çeklerden bir türlü yakamızı kurtaramadık. Bugüne kadar vergimizi aksatmadık. Benim gibi, nice işadamları ne zorluklar çekiyor, bu konuda bilemezsiniz. Çalmadık, çırpmadık ama buna rağmen yaşadıklarımız kâbus gibi. Önümüz kapalı, ne rahatla evimize gidebiliyoruz, ne de seyahate. Şu an kazancımızı avukat ve mahkeme masraflarına gidiyor. Kaçıyoruz adeta. Çok sayıda esnafın yatırımcının ailesi dağıldı. Bursa’da binlerce kişi bu konunun mağduru. Yetkililerden, bu konuda acil çözüm bekliyoruz.
> Ali Serter: 12 yıllık bir şirketim vardı. Bu zaman zarfında 15 bine yakın çek ödedim. 30-35 arasında eleman çalıştırdım. 1 gün olsun ne SSK ne de vergi borcum oldu. Bu kadar sürede toplam 5 adet çekim yazıldı -ki gerek yazanlar ve gerekse yazdıranlar binbir özür dilediler-. Banka müdürleri iş yerime kadar geldi ve çek koçanları ve kredi teklifleri ile biz ettik siz etmeyin demeye kadar vardırdılar işi. Ama ne oldu ise yine bankalar tarafından özellikle 2 banka sözleşmişcesine çeklerimi erken takasa soktular. O seneki cirom 1 milyon dolar ve üzerinde gerçekleşti. Beni bitiren müşterilerim değil, tedarikçilerim değil bankalar ve factoringler oldu.


www.turkiyegazetesi.com

Birçok yuva yıkıldı. 167 bin kişi yargılandı.





“Karşılıksız çek” ekonomik krizin vurduğu patronları batırdı. Birçok yuva yıkıldı. 167 bin kişi yargılandı. 30 bini hapiste, 61 bin kişi de sıra bekliyor.

Türkiye’de  2001 krizinin ardından peş peşe gelen iflaslar en çok çek kullanan  esnafı, üreticiyi, sanayiciyi vurdu. Krizin yaralarının sarıldığı  ilerleyen günlerde “Karşılıksız çek vermek” suçundan yargı önüne çıkan  167 bin kişiden halen 30 bini cezaevlerinde çıkacağı günü beklerken, 61  bin kişi mahkemenin cezaevine girmesi için vereceği günü bekliyor.

5941 İDAM CEZASI GİBİ
Halen  2 bine yakın iş adamı, işveren ve yatırımcının çek kanununa muhalefet,  karşılıksız çek keşide etmek gibi suçlardan arandığını ve yurt dışında  yaşadığını belirten çek mağdurları, adi suçlular gibi yargılanmaktan  şikayetçi. Cezaevinde çok zor şartlarda yaşayan, işini, kurulu düzenini  hatta ailesini bile kaybedenlerin olduğunu belirten çek mağdurları,  “Umudumuz son torba yasasında konuyla ilgili bir düzenleme yapılmasıydı,  ancak bu yapılmadı. Siyasilerin yaşadığımız sıkıntıya çözüm bulmasını  istiyoruz” diyerek dert yandılar. 5941 sayılı Çek Yasası’nın gelişen  Türkiye’nin şartlarına göre yeniden hazırlanması gerektiğini belirten  çek mağdurları seslerini duyurabilmek için 25 Ocakta Ankara’da bir araya  gelecek.

İNTİHAR EDENLER VAR
Adana’da önceki gün intihar eden  Akif Demirci’nin de çek mağdurlarından biri olduğu ortaya çıktı. Seyhan  Dilberler Sekisi yanında tek kurşunla canına kıyan Demirci’nin cebinde  üç sayfalık bir not çıktı. “Beni tefeciler bitirdi” diyen Akif  Demirci‘nin verdiği bir çekle başlayan sıkıntısının tefecilere kadar  uzanması sonunun da başlangıcı oldu. Acılı Demirci ailesi genç iş  adamının borcuna sadık biri olmasına rağmen yaşadığı sıkıntıyı bir türlü  atlatamadığını söyledi. İnternet ortamında kurdukları cekmagdurlari.com  adresinde bir araya gelen binlerce kişi, içlerinde en zor durumda  olanlara sahip çıkmak için yarışırken, çek yasasının değiştirilmesi için  Ankara’da mücadele ediyor.

PARÇALANAN AİLELER
5941 sayılı Çek  Yasası’na muhalefet suçundan hüküm giyip de cezaevine girmeyi  bekleyenler bir yandan da borçlarını ödemek için çalışıyor. İçeride  bulunan vatandaşların her biri adeta bir dram yaşıyor. Parçalanan  aileler, annesinin babasının cenazesine gidemeyenler var. Hapis yerine  “Çalışıp borçlarını ödeme” imkânı isteyen bu kişilerin tamamına yakını  iş yerlerini kapatmak zorunda kalmış. Bazı mahkûmların işini üstlenen  çalışanlar, patronlarının borçlarını kapatması için çaba harcıyor.


Türkiye Gazetesi

ÖZEL HABER
MEHMET KOCA

1 milyon 600 bin çek cezalısı da torba yasa tasarısına girmek için harekete geçti.

Milyonlarca vergi, SSK, öğrenim kredisi, trafik cezalısı gibi çek cezalıları da torba yasa tasarısının kapsamına alınmak için eylem yapıyor.

Başkent’te Abdi İpekçi Parkı’nda toplanan çek cezalıları ve aileleri, Cumhuriyet tarihinin en büyük ‘af’ tasarısının kapsamı dışında bırakılmaya isyan ediyor.


‘Suçlu değil borçluyuz” pankartlarıyla dört gün önce Sivrihisar’dan yola çıkan eylemciler, bugün Ankara’da diğer arkadaşlarıyla buluşarak Abdi İpekçi Parkı’na ulaşacaklar. Arkadaşlarını beklemek üzere Eskişehir Yolu’nda toplanan bir grup, “Biz af istemiyoruz. Borcumuzu ödemek istiyoruz. Bizler esnafız, dağdan inme eşkıyalar değiliz. Ama bu borçları hapiste yatarak ödeyemeyiz: O nedenle hapis cezalarının para cezalarına çevrilmesini istiyoruz” diyorlar.


KOCANIZI BOŞAYIN ÖNERİSİ


Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a mektup gönderdiklerini, Mecliste grubu bulunan siyasi parti temsilcileriyle de konuştuklarını anlatan eylemcilerden bir kadın, “AKP Milletvekili bana ya eşinizi boşayın ya da 5 yıl hapis yatsın hayatınızda temiz bir sayfa açın, dedi. Düşünebiliyor musunuz bir milletvekilinin 1 milyon 600 bin insanı ilgilendiren, aileleriyle birlikte 6 milyonu aşkın insanın sorununa çözümü bu. Kocanızı boşayın” diye isyan ediyordu.

HAPİSTE BORÇ NASIL ÖDENİR?


Eşinin işleri bozulmadan önce İstanbul’daki tekstil fabrikasında 1500 kişiye istihdam sağladıklarını anlatan bir kadın, “2005 yılı Haziran ayında işler bozuldu. Kocam hapse girdi. Ancak 5941 sayılı Çek Yasası ile geçici olarak hapisten çıktı. Kendisine Ankara’da yeni bir iş kurmaya çalışıyor. Ama ay sonuna kadar milyonlarca liralık borcu ödeyemez ise yeniden hapse girecek. Peki ama hapse girerek bu borcu nasıl ödeyeceğiz” diye soruyordu.

DAHA KAÇ KİŞİ İNTİHAR ETMELİ?


Bir milyonu aşkın çek borçlusunun ‘kaçak’ yaşadığına dikkat çeken bir işadamı ise, vergi borçlusuna, kredi kartı borçlusuna hapis cezası yerine para cezası uygulandığına dikkat çekerek, çek suçlularının cezasının da paraya çevrilmesi gerektiğini söyledi.


Kendisinin Denizli’de bir fabrika sahibi iken çek karşılığı alması gereken malları alamadığını ve işlerinin bozulduğunu anlattı. Çek cezaları nedeniyle çok sayıda işadamının intihar ettiğini anımsatan işadamı, “Çekten dolayı hapis cezasının kalkması için daha kaç kişinin intihar etmesi gerekmektedir” diye soruyordu.


Ankara’ya Mersin’den gelen bir işadamı ise, “Çek cezalarında bankalara her çek yaprağı için 600 lira ceza verilirken, bizlere çek bedeli kadar adli para cezası ve ceza ödenmediğinde hapis cezası verilmesi doğru mudur? Adil olunacaksa bankalara verilen ceza bize de verilmeli ve bu ceza da idari para cezası olmalıdır” diye konuştu.


FARKLI UYGULANIYOR


Bir başkası ise 5941 sayılı yeni çek yasasının Asliye Ceza Mahkemeleri tarafından farklı yorumlandığını, yasanın lehe olan hükümlerini uygulamadıklarını ileri sürdü.


YENİDEN CEZAEVİNE


5941 sayılı yasa ile borçlarını ödeme taahhüdü verilerek geçici bir özgürlük kazandıklarını anlatan bir başkası ise, “Milyonlarca liralık borçlardan söz ediyoruz. 9 ayda böyle bir borç ödenir mi? Zaten her şeylerini kaybetmiş bu insanlar ellerinde olmayan imkanlardan dolayı taahhütlerini yerine getiremeyerek yeniden cezaevlerine döneceklerdir” dedi.

2 BİN Mİ 1 MİLYON 600 BİN Mİ?


14 Aralık 2009 tarihinde kabul edilen 5941 Sayılı Yeni Çek Yasasının, o tarihte hapiste yatan 2 bin 100 kişiyi ilgilendirdiği açıklandı. Ancak çek suçluları, bu rakamın gerçek olmadığı iddiasında. Asliye ceza mahkemelerindeki 50 dosyadan 48’inin karşılıksız çek davalarından oluştuğunu belirten bir işadamı, “Ama hapiste bu suçtan kaç kişinin yattığını, kaç kişinin bu suçla yargılandığını açıklamıyorlar. Çünkü bu işten tefeciler, faktoringciler kazanıyor” iddiasını ileri sürüyor. Karşılıksız çek nedeniyle suçlanan kişi sayısının ise 1 milyon 600 bin kişi olduğunu ileri sürüyorlar.


Geçen yıl çıkan yasa, alacaklı ile borçlunun anlaşması durumunda, borcun belli sürede ödenmesi şartıyla hapisteki çek suçluların salıverilmesini öngörüyordu.


NE İSTİYORLAR?


Ancak çek suçluları, hapse düşmüş birinin bu kadar kısa sürede borcunu ödemesinin mümkün olmadığını savunarak, torba yasa tasarısına çek cezalarının idari para cezasına çevrilmesine dair hükmün eklenmesini istiyorlar.


İLAÇLA AYAKTAYIZ


Çek mağdurları ve aileleri seslerini duyurabilmek için kurdukları cekmagdurlari.com sitesi üzerinden haberleşiyorlar, eylem organizasyonlarını buradan yapıyorlar. “Kader birliği yaptık, birbirlerimizi rumuzlarımızla biliyorduk, Ankara’da tanıştık. her şeyimizi yitirdik. Çocuklarımız babalarını göremiyorlar. Hepimiz ilaçlarla ayakta duruyoruz. Bizler Cem Uzanlar gibi Paris’e kaçmadık. her şeyimizi bu ülkede kaybettik. Şimdi de af istemiyoruz. Borcumuzu ödeme fırsatı istiyoruz” diyorlar.


YARGITAY DA İSYAN ETTİ!


Yargıtay 10. Ceza Daire Başkanı Mahmut Gül de Hürriyet Gazetesi’ne yaptığı açıklamasında mahkemelerdeki çek dosyalarının 1 milyonu aştığına dikkat çekti. Temyizdeki 160 bin çek davasının 3 yılda zor biteceğini belirterek, “Dairemizin öncelikli önerisi çekin karşılıksız çıkması ile ilgili sorumluluk suç olmaktan çıkarılarak idari para cezası veya idari tedbiri gerektiren bir kabahat olarak düzenlenmelidir” dedi. 


Aysel ALP
hurriyet.com.tr

Yargıtay 160 bin ‘çek dosyasına’ isyan etti çözüm için yasa istedi


               Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, mahkemelerdeki çek dosyalarının 1 milyonu aştığını, temyizdeki 160 bin çek davasını üç yılda zor bitirebileceklerini söyledi. Gül, “Bu davaların çoğu zamanaşımına uğrayacak. Zamanaşımının sorumlusu biz değiliz, çıkarılan yeni yasa” dedi.

ÇEK davalarına bakan Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, mahkemelerdeki çek dosyalarının bir milyonu aştığını, temyizdeki 160 bin çek davasını ise üç yılda zor biterebileceklerini ve bu davalarının çoğunun zamanaşımına uğrayacağını bildirdi. Gül, Hürriyet’e, “Yeni Çek Yasası lehe hükümler getirdiği için zorunlu yasa bozması yapıyoruz. Zamanaşımının sorumlusu biz değiliz, çıkarılan yeni yasa” dedi.

Çözüm bulunmalı


Başkan Gül, dosyaların zamanaşımına uğramasının ve çek mağduriyetlerinin önlenmesi için karşılıksız çek vermenin idari yaptırıma bağlanmasını ya da Yargıtay’da sadece çek suçlarına bakacak ayrı bir daire kurulmasını önerdi. Gül, medyadaki, “Geciken adalet iflas ettiriyor” haberlerinin kendilerini çok üzdüğünü, bunların haksız değerlendirmeler olduğunu savunarak, şunları söyledi:

Bir haftada bir yıllık iş

Çok değerli 18 tetkik hakimi ve 7 Yargıtay üyesiyiz. Bu yıl 25 bin davayı sonuçlandırdı. Haftada 600-700 karar veriyoruz. Bu rakam çoğu Avrupa ülkesindeki yüksek mahkemelerin yıllık iş ortalamasının bile üzerinde. Yeni Çek Yasası’nda eskisine kıyasla, ‘suç unsurlarında, yaptırımlarında ve sorumluluklarında’ daha lehe düzenlemeler olduğu için zorunlu olarak her iki yasanın karşılaştırılması ve lehe olan yasanın uygulanması için ‘yasa bozması’ yapıyoruz.

Zamanaşımı kaçınılmaz

Yerel mahkemelerdeki çek dosyası sayısı bir milyonu aştı. 50 bini dairemizde, 110 bini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda sadece 160 bin çek dosyamız bulunuyor. Karar bozulduğunda da yeni karar verilmesi ve tekrar temyiz edileceği düşünüldüğünde mağduriyetler olacağı ve kararların zamanaşımına uğrayacağı kaçınılmazdır.

Suç olmaktan çıkarılsın, para cezası uygulansın

YARGITAY 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, “Dairemizin öncelikli önerisi, çekin karşılıksız çıkması ile ilgili sorumluluk suç olmaktan çıkarılarak, idari para cezasını veya idari tedbiri gerektiren bir kabahat olarak düzenlenmelidir” dedi. Gül, mevcut uygulama devam edecekse, dosyaların zamanaşımına uğramaması isteniyorsa, Yargıtay’da bunun için ayrı bir Daire kurulmasını da önerdi.

ATO: Bankalar lahana yaprağı gibi çek defteri veriyor

ANKARA Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, bankaların çek defteri verme konusunda hiçbir sorumlulukları bulunmamasını eleştirerek, “Bankalar çek yaprağını, lahana yaprağına dönüştürdü” dedi. Sivrihisar’dan Ankara’ya yürüyen çek mağdurlarını temsilen bir grup, Sinan Aygün’ü ziyaret ederek, destek olmasını istedi. Ceza mahkemelerinde 3167 sayılı Çek Kanunu ile ilgili açılan davalar konusunda bilgi veren Aygün, 2002-2008 dönemini kapsayan 7 yılda karşılıksız çek konusunda 991 bin 697 dava açıldığını belirterek, bu davalarda toplam 1 milyon 104 bin 926 kişinin sanık olduğunu kaydetti. Aygün, bu dönemde karşılıksız çek suçundan 712 bin 807 kişinin mahkum olduğunu bildirdi. Bu konuda hükümetin de açmazda kaldığını bildiğini belirten Aygün, parası olmadığı için çekini ödeyemeyen kişilerden devletin ayrıca para cezası almasını da eleştirdi. Aygün’ü ziyaret gelen çek mağdurları ise son yaşanan ekonomik kriz sonucunda karşılıksız çek nedeniyle adli para cezası mağduru binlerce kişi oluştuğunu belirterek, bu konunun asıl mağdurlarının sokağa ve evlerinden dışarıya çıkamayan ve kaçak durumunda bulunanlar olduğunu anlattı.

Ankara’ya yürüdüler

Karşılıksız çekler konusunda yaşananları protesto etmek için Ankara’ya yürüyen arkadaşlarının yarın saat 10.00’da Abdi İpekçi Parkı’nda bir basın açıklaması yapacağını anlatan mağdurlar, mahkemelerde verilen farklı kararları da eleştirdi. Kimi mahkemelerin berat verirken, kimilerinin hapis cezası kararı vermelerinden yakınan mağdurlar, 3167 sayılı çek yasasının yeniden düzenlenmesini ve adli para cezasının hapse dönüştürülmesinin önüne geçilmesini istedi.



Oya ARMUTÇU
ANKARA  

ATO Başkanı Aygün, Çek Mağdurlarıyla Görüştü:

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, bankaların çek defteri verme konusunda hiçbir sorumlulukları bulunmamasını eleştirerek, 'Bankalar çek yaprağını, lahana yaprağına dönüştürdü' dedi.

Sivrihisar'dan Ankara'ya yürüyen çek mağdurlarını temsilen bir grup, ATO Başkanı Sinan Aygün'ü makamında ziyaret ederek, sorunlarını aktardı ve kendilerine destek olmasını istedi.

Aygün, burada yaptığı açıklamada, bu konuda en zor durumda kendisinin bulunduğunu, çünkü çeki verenin de karşılığını alamayanın da ATO üyesi olduğunu anlattı. Ceza mahkemelerinde 3167 sayılı Çek Kanunu ile ilgili açılan davalar konusunda bilgi veren Aygün, 2002-2008 dönemini kapsayan 7 yılda karşılıksız çek konusunda 991 bin 697 dava açıldığını, kimilerinin bu davalardan mükerrer olarak davalı pozisyonuna düştüğünü belirterek, bu davalarda toplam 1 milyon 104 bin 926 kişinin sanık konumuna düştüğünü kaydetti. Söz konusu sanıklardan 1 milyon 33 bin 529'unun erkek, 71 bin 397'sinin ise kadın olduğunu belirten Aygün, bu davalar sonunda karşılıksız çek vermek suçundan 712 bin 807 kişinin mahkum olduğunu bildirdi.Aynı konuda 2008 yılında açılan toplam 203 bin 885 davada 216 bin 200'ü erkek, 19 bin 240'ı kadın olmak üzere toplam 235 bin 440 sanığın yargılandığını belirten Aygün, bu yargılama sonunda 138 bin 906 kişinin ise mahkum olduğunu söyledi. Karşılıksız çeklerle ilgili hükümetin de açmazda kaldığını bildiğini belirten Aygün, parası olmadığı için çekini ödeyemeyen kişilerden devletin ayrıca para cezası almasını eleştirdi. Parası olsa söz konusu kişinin borcunu ödeyeceğini belirten Aygün, bu uygulamaya son verilmesini istedi. Ticarette ödemenin iki şekilde yapıldığını bunun çek ve senet şeklinde olduğunu belirten Aygün, senedin ödenmemesinin hiçbir cezası bulunmadığını, ancak işin içine çek girdiğinde çeki verenin hapis cezasıyla karşı karşıya kalabildiğini söyledi. Bankaların verdikleri çek defterleriyle ilgili hiçbir sorumluluklarının bulunmamasını da eleştiren Aygün, bunun sonucunda ödeme gücü bulunmayanlara da çek defteri verildiğini söyledi. 'Bankalar çek yaprağını, lahana yaprağına dönüştürdü' diyen Aygün, çek defteri taşımanın bir zamanlar bir itibar unsuru olduğunu şimdi böyle bir durumun söz konusu olmadığını bildirdi. Bankalardan verdikleri çek defterinin her bir yaprağı için söz gelimi 20 bin lira tutarında banka garantisi vermesini isteyen Aygün, bu konuda hiçbir sorumluluğu bulunmayan bankaların çek defteri vermede rahat davrandığını söyledi. Türkiye'de büyüyen tek bir sektör bulunduğunu bunun ise bankacılık olduğunu belirten Aygün, karşılıksız çeklerle ilgili üç ayrı düzenleme yapılması gerektiğini belirterek ,bu üç düzenlemeyi, 'Adli para cezası kalkacak. Bu paraların tahsilinde uygulanan hapis cezasını kaldırarak çeki senede dönüştüreceksin ve bankalar verdikleri çek defterindeki her bir yaprak için söz gelimi 20 bin lira banka garantisi versin' şeklinde açıkladı.

Kendisini ziyaret eden Çek mağdurlarının sonunun kadar arkasında olduğunu ve bundan dolayı da tepki çekeceğini bildiğini ifade eden Aygün, 'Ama ben işin insani tarafındayım' dedi.

- ÇEK MAĞDURLARININ TALEPLERİ-

Aygün'ü ziyaret gelen çek mağdurları ise karşılıksız çeklerle ilgili davalarda devletin karışılıksız çek tutarı kadar da ceza kesmesini eleştirirken, adli para cezasının idari para cezasından farkının, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis yatmak zorunda kalınması olduğunu kaydetti. Mağdurlar, son yaşanan ekonomik kriz sonucunda karşılıksız çek nedeniyle adli para cezası mağduru binlerce kişi oluştuğunu belirterek, bu konunun asıl mağdurlarının sokağa ve evlerinden dışarıya çıkamayan ve kaçak durumunda bulunanlar olduğunu anlattı.

Karşılıksız çekler konusunda yaşananları protesto etmek için Ankara'ya yürüyen arkadaşlarının yarın saat 10.00'da Abdi İpekçi Parkı'nda bir basın açıklaması yapacağını anlatan mağdurlar, ATO Başkanı Aygün'den destek istedi. Karşılıksız çek mağdurları bu konuda mahkemelerde verilen farklı kararları da eleştirirken, kimi mahkemelerin berat verirken, kimilerinin hapis cezası kararı vermelerinden yakındı. Mağdurlar, 3167 sayılı çek yasasının yeniden düzenlenmesini ve adli para cezasının hapse dönüştürülmesinin önüne geçilmesini istedi. 



ANKARA                                                                                                                                              (Anadolu Ajansı) 34 dakika önce

Çek Mağdurları Ankara'ya Yürüyor



Karşılıksız Çek Dolayısıyla Hapis Cezalarıyla Karşı Karşıya Kalanlar, Sorunlarını Anlatmak ve Seslerini Duyurmak İçin Suçlu Değil Borçluyuz Pankartıyla Sivrihisardan Ankaraya Yürüyor. Çek Mağdurları, 8 Aralık Çarşamba Günü Saat 10.00da Ankara Abdi İpekçi Parkında Bir Eylem Gerçekleştirecekler.

Karşılıksız çek dolayısıyla hapis cezalarıyla karşı karşıya kalanlar, sorunlarını anlatmak ve seslerini duyurmak için "Suçlu değil borçluyuz" pankartıyla Sivrihisar'dan Ankara'ya yürüyor. Çek mağdurları, 8 Aralık Çarşamba günü saat 10.00'da Ankara Abdi İpekçi Parkı'nda bir eylem gerçekleştirecekler.

Çekleri karşılıksız çıktığı için hapis cezalarıyla karşı karşıya kalanları temsilen 4 kişi dün sabah Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinden Ankara'ya doğru yürüyüşe geçti. Bugün öğleden sonra Polatlı'da olmayı planlayan 4 temsilci, 8 Aralık Çarşamba Abdi İpekçi Parkı'na ulaşarak burada eylem çadırı kuracaklar. Aynı gün saat 10.00'da Abdi İpekçi Parkı'nda Türkiye'nin dört bir yanından gelen çek mağdurları, bir eylem gerçekleştirecekler.

Öte yandan bir grup çek mağduru temsilcisi de 7 Aralık Salı günü TBMM'de Grup toplantıları öncesi siyasi parti temsilcileriyle görüşerek sorunlarını anlatacaklar.

Sivrihisar'dan Ankara'ya yürüyenlerden bir kişi, eylemleri hakkında ANKA'ya bilgi verdi. "Meşaleyi ateşlemek adına böyle sembolik bir eylem seçtik"diyen temsilci, karşılıksız çek nedeniyle 19 ay cezaevinde yattığını belirtti. "Çocuğuma bile hapse girdiğimi söylemedim" diyerek isminin yazılmasını istemeyen temsilci, kendisinin devlete 12 yıl boyunca vergi verdiğini, ekonomiye katkı sağladığını, birçok teşekkür plaketi aldığını anlattı. Temsilci, "Biz suçlu değiliz, borçlarımızı ödeyemedik. Benim elimde de tahsil edemediğim birçok çek var ama ben bunları takip yoluna gitmedim. Benim en ağırıma giden şey de cinayet işleyenlerle, hırsızlık yapanlarla aynı koğuşta hapis yatmış olmam" diye konuştu. Ankara'ya "Suçlu değil borçluyuz" pankartıyla yürüdüklerini belirten temsilci, Abdi İpekçi Parkı'nda Türkiye'nin dört bir yanından gelen çek mağdurlarıyla bir eylem yapacaklarını, eylemlerinin daha da büyüyebileceğini kaydetti.


(ANKA)

ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ ALMAK VE ZAFERLE DÖNMEK İÇİN, SON KEZ


Sevgili ARKADAŞLAR
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ ALMAK VEZAFERLE DÖNMEK İÇİN,
SON KEZ, yola çıkıyoruz.

4 Aralık 2010 Cumartesi günü SABAH SAAT 8.oo de SİVRİHİSAR – Ankara Yolunda Arkadaşlarımız Ankaraya doğru yürüme eylemine başlayacaklardır.

8 Aralık 2010 Çarşamba günü saat 10:00 da ANKARA Abdi İpekçi parkında kader arkadaşları, bizler, yürüme eylemini yapan arkadaşlarımızı karşılamak için toplanacağız.

28 Kasım 2010 İSTANBUL TOPLANTISI YAPILDI


Arkadaşlar birkaç gündür duyurusunu yaptığımız İstanbul TANIŞMA ve YOL HARİTASI BELİRLEME TOPLANTIMIZ aşağıdaki arkadaşlarımızın katılımıyla gerçekleşti.
Rumuz
Zonguldaklı Çekzede
Uğur 26
Haydar
SE.
Çekdaş
Öz
Uğur 55
KRM73
sdr61
Cesur
FİDAN 55
Tevfik E.
Önder E.
EKM2510
Can Mert
DÜSSEL
Canan B.
Zeynep P.


Toplantımız Saat : 12.30 da başlayıp 17.30 da sona ermiştir. Çok yararlı bir toplantı olup uzun zamandan beri bir çok arkadaşımızın duymak ve yapmak istediği kararlar alınmıştır. Bu haklı mücadelemizde bir dönüm noktası oluşturacak aşağıda belirtilen kararlara siz ve yakınlarınızın desteklerini beklemekteyiz.

ANKARA’YA YÜRÜYORUZ
1 - Bu toplantıda gönüllü olan 5 arkadaşımız 02 Aralık 2010 Perşembe günü Bolu’dan YÜRÜYÜŞLERİNE BAŞLAYARAK İLK ADIMI ATACAKLARDIR.
Yürüyüşün 07 Aralık 2010 Salı günü Ankara’da, bu beş arkadaşımıza destek vermek amacıyla Türkiye genelinden gelen arkadaşlar ile buluşarak Ankara’daki yolumuza devam edeceğiz.
Güzergah üzerinde bu yürüyüşe destek verebilecek arkadaşlarımızın katılımlarını beklemekteyiz.
2 - Bu yürüyüşün amacı BİR BASIN BİLDİRİSİ ile BOLU’da başlıklar halinde açıklanıp, ANKARA’da içeriği ve kapsamı genişletilecektir.
3 - Yazılı ve görsel medyanın harekete geçmesi için, tüm arkadaşlarımızdan öncelikle Telefon olmak üzere Faks ve Mail desteği beklemekteyiz.
(Av. Sibel SEVİNÇ yapılacak BASIN AÇIKLAMALARI’nda, GÖRÜŞMELER’de hukuksal açıdan bilgi vermek ve Müvekkillerinin mağduriyetlerini dile getirmek adına o günkü şartlara göre destek verebileceğini bildirdi.)

TOPLANTIMIZDA AYRICA;
SİYASİ HERHANGİ BİR YORUM YAPILMAMASI
gerektiği;
- Yapılan yorumlarda mutlaka RUMUZ kullanılması gerektiği;
- Mücadelemizin amacını ve yönünü değiştirmek isteyenlere zemin hazırlıyarak fırsat verilmemesi gerektiği belirterek;
Bu sitenin herkese açık bir site olduğunu unutmayıp, şahsi polemiklere girilmemesini her arkadaşımızdan önemle rica ediyoruz.
UNUTMAYALIM Kİ BİZLER SUÇLU DEĞİL, BORÇLUYUZ.



cekmagdurlari.com  sitesinden alıtıdır


EMEĞİ GEÇEN TÜM ARKADAŞLARA TEŞEKKÜRLER


@ByNcdt

Çek Mağdurları Ne Olacak?



26.09.2004 tarihinde Avrupa Birliği’ne Uyum Yasaları çerçevesinde yeni TCK ( Türk Ceza Kanunu) çıkarıldı. Ve bu kanunun geçici birinci maddesine göre diğer özel ceza kanunlarının yeni TCK’ya uyumlu hale getirilmesi için 31,12,2006 yılına kadar süre tanındı. Yine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı kanunun 15. maddesi ile bu sure 31,12,2008 olarak düzenlendi. 2008 yılı sonuna kadar diğer bütün kanunlarda uyum amaçlı düzenleme yapıldığı halde Markalar Kanunu ile 3167 Sayılı Çek Kanunu uyumlu hale getirilmedi. 01,01,2009 tarihi itibariyle ne Markalar Kanunu kaldı, ne de Çek Kanunu kaldı. Hatta o günlerde Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya “geçmiş olsun” diyerek Çek Kanunu’nun geçersiz olduğunu ve karşılıksız çek suçlularının artık olmayacağını savundu.
Markalar Kanunu’na muhalefetten yargılanan, hatta bu suçtan cezaevinde olanlar hemen tahliye edildi. Yeni kanun 15 Ocak 2009’da çıksa da geriye dönük işlemeyeceği için gerçekten marka hırsızlarına af denilebilecek şekilde kıyak yapıldı. Hatta cezalarının düşmesiyle kalınmadı, el konulan kaçak mallar bile ödül niyetine teslim edildi.


Peki karşılıksız çek suçundan yargılananlar, ya da cezaevinde olanlar?


Onlara bu kanun uygulanmadı. Peki niye?. Çünkü bankalar öyle istedi diye. 2009 yılının sonuna doğru tekrar Çek Kanunu çıkarıldı ve çek cezalılarına çocuk avutur gibi erteleme getirildi. Cezaevinde olanlar taahhüt vererek tahliye edildi.


Ancak taahhüt verdikleri süre 2010 yılının son aylarında doluyor ve ödenmesi gerekiyor. Ödenmezse tekrar infazları kaldığı yerden başlayacak. Peki bir yıl once taahhüt alınarak tahliye olan bu borçlular borçlarını ödediler mi?. Hiç sanmıyorum. Zaten iflas etmiş, sicili bozuk, iş yapamaz durumda olan insanlar bir senede o kadar yüklü borçlarını nasıl ödeyecekler?. Siz iş vermesseniz, önünü açmazsanız, evine ekmek götüremeyen insanlar ticaretten kalma borçlarını nasıl ödeyecek? Diğer tarafta elinde çek bulunduran alacaklılar ne olacak?

Hüseyin Çelik
Siyaset ve Düşünce Yazarıdır.
twitter.com/HCelik11

TAAHHÜT SÜRELERİ DOLUYOR !





Hükümet tarafından açıklanan bu günkü borç yapılandırma taslagı dag fare  dogurdu örnegi oldu. kamu vicdanında büyük yara olan adli para cezaları  ile ilgili çalışma yok. burda yapılandırılmasıo yapılan bütün borçlarda  hapisle tazyik ve infaz yok.Hacizden başka yaptırımı olmayan borcu  tahsil için hükümetin kurnazlıgından başkaca bir şey degil. biz çek  magdurları taahhüt süremiz olan aralık 2010 yaklaşırken panik  halindeyiz. hiç birimiz yeniden cezaevine girmek istemiyoruz. bu haksız  uygulama karşısında birlik ve beraberlik zamanıdır. şahsi çekişmeleri,  şahsi kinleri bir tarafa bırakarak mücadeleyi hızlandırmalıyız. evet bu  ülkede hukuk iki kez daha katledildi 31.12.2008 tarihinde yürürlükten  kalkan 3167 sayılı yasayı uygulamaya devam ederek cezaevlerine tıktılar.  son alınan duyumlarda anayasa mahkemesi chp nin 5941 sayılı yasa ile  ilgili başvursunda iptal yoluna gittiği ancak ekonomi ve hükümet  çevrelerinin ekonomi bozulur baskısı ile gerekçeli kararın yazılmaması  ve yayınlanmaması magduriyetin devam deceginin sinyalidir. bu hukuk  katliamına ancak biz dur diyebiliriz. buda sesimizi dahada yükselterek  her ortamda her şartta her şansı kullanmalı ve bizi bu haksızlıga mahkum  edenleri bunaltmalıyız. mübarek kurban bayramı vesilesi ile kırgınlık  ve küskünlükleri bir yana bırakarak yeniden mücadeleye başlıyoruz.  herkesin bayramını kutlar, özgür günler dileriz.

SAMİ KAL

ÇEK MAĞDURU ARKADAŞLARIN DİKKATİNE!!!





ÇEK MAĞDURU ARKADAŞLARIN DİKKATİNE!!!

ZULMÜ ALTINDA EZİLDİĞİMİZ 5941  SAYILI ÇEK YASASI İLE İLGİLİ CHP'NİN ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU NOSU  OLAN 2010/6 SAYILI DOSYA HAKKINDA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURMALI VE  BİLGİ İSTEMELİYİZ. MUTLU SONUCA YAKLAŞTIĞIMIZ ŞU GÜNLERDE YAN GELİP  YATMAK YERİNE BEŞ DAKİKAMIZI AYIRARAK FAKS, MAİL, TELEFON TRAFİĞİ  İÇİN KAMPANYA BAŞLATTIK. AYRICA AKP NİN RESMİ SİTESİ OLAN AKİM'E  DURUMUMUZU VE YENİ İNFAZ YASASININ AKİBETİ HAKKINDA BAŞVURMALI VE  BURALARI BUNALTMALIYIZ. DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUZ.

SAMİ KAL

ÇEKZEDELERE HAPİS GÖRÜNDÜ


Çekzedelere hapis yolu göründü 

Bir yıl önce ödeme taahhüdüyle hapisten tahliye olan karşılıksız çek mahkumlarında sevincin yerini kabus aldı.Borcun üçde birini 20 aralık 20 ocak arasında ödeyemeyen YENİDEN HAPSE GİRECEK.Çek mağdurları"ÇEVREMİZDE HİÇ ÖDEYEBİLEN YOK"diyor


Kaynak :Habertürk

http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes