meclis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meclis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çek kanununda değişiklik öngören tasarı TBMM’ye sevk edildi.

 

Çek Düzenlemesi Meclis’e Sevk Edildi

 

Çek kanunda değişiklik öngören yasa tasarı ile hapis cezalarından kaynaklanan mağduriyetin giderilmesi amaçlanıyor.
Böylece karşılıksız çek verenler hapse girmeyecek. Bunun yerine çek defterlerine el konulup banka hesapları sınırlandırılacak. Çeklerini iade etmeyenler ise dolandırıcı gibi yargılanacak.
Tasarı eğer yasalaşırsa kişilerin negatif sicillerinin yanı sıra pozitif sicilleri de dikkate alınacak.
Böylece kişi yalnızca bir kez işlediği kusurdan dolayı büyük cezalar almayacak. Kişinin tüm ticari geçmişi dikkate alınarak değerlendirme yapılacak.
Mevcut çek yasasından dolayı yaklaşık 8 bin kişi hapis cezası alırken, 200 bine yakın dosya da yargıya intikal etmiş durumda.
Kaynak :TRT

SAYIN ALİ RIZA ÖZTÜRK'ÜN MECLİS KONUŞMASI

 







Değerli milletvekilleri, halkın ihtiyacı olan yasaları bu Meclis yapmak durumundadır yani siyasi iktidarın yandaşlarının ya da koruma altında olan kişilerin ihtiyaç duyduğu yasaları değil, büyük Türk milletinin, büyük Türk halkının ihtiyaç duyduğu yasaları hukuk kurallarına uygun şekilde bu Meclis yapmak durumundadır.
Bakın, 2008, 2009, 2010 yılında yaşanan krizden sonra, Hükûmet "Kamu Alacaklarının Yapılandırılması" adı altında bir kanun tasarısı getirdi Plan ve Bütçe Komisyonuna. Bu torba yasa, şimdi oldu çuval yasa. İçine ne bulunursa katıldı, kamu alacaklarının tasfiyesi dışında, alacak-borç ilişkilerinin tasfiyesi dışında akla ne gelirse, bununla ilgilisi, uzaktan yakından ilgisi olmayan her şey bunun içine katıldı. Hatta, değerli arkadaşlarım, ihtisas komisyonlarında görüşülmesi gereken birtakım kanun tasarı ve teklifleri dahi buralarda önergeler vasıtasıyla gündeme getirildi.
Şimdi ama o krizin en önemli mağduru olan ve kamuoyunda "çek mağdurları" olarak bilinen kişilerin sorunlarının çözümü, bunların dertlerinin dermanı için herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Çağdaş hukuk sisteminde olduğu gibi karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılması gerektiği konusundaki söylemlerimiz, 2009 yılında kabul edilen 5941 sayılı Çek Kanunu sırasında biz söyledik ama gelinen noktada bu sorunların çözülmediği çok açıktır değerli arkadaşlarım. 2009'dan bu yana baktığımızda, demin de söyledim, Yargıtay 10. Ceza Dairesi karşılıksız çek suçlarına bakmaktadır. Bugün bu ceza dairesinde 59.219 dosya vardır değerli milletvekilleri. Bu dosyaların 45.586 tanesi çek dosyasıdır. Şimdi, yargı nasıl tıkanmış, görüyor musunuz? Yani 59.219 dosyadan 45.586 dosya ceza hukukunda suç genel teorisi içerisinde hiçbir sorumluluk esasına dayanmayan karşılıksız çek keşide etme fiilinin suç kabul edilmesi nedeniyle olmuştur.
Şimdi, Avrupa ülkelerinde böyle bir uygulamanın olmadığını söylüyoruz. Adalet Bakanı basına yansıyan demeçlerinde karşılıksız çek keşide etme fiilinin suç olmaktan çıkarılması gerektiğini savunuyor, Komisyon Başkanı, daha TV8'de yaptığı programda karşılıksız çek keşide etme suçunun ya da bazı suçların suç olmaktan çıkarılarak yargının önünün açılması gerektiğini veya buna benzer laflar söylüyor, Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılması gerektiğini söylüyor, Türk ticaret hukukunu hazırlayan Ünal Tekinalp bunu söylüyor, Ceza Muhakemesi ve Ceza Kanunu'nu hazırlayan Sayın İzzet Özgenç Komisyonda bunun böyle olması gerektiğini söylüyor, milletvekilleri burada söylüyor ama nedense, değerli arkadaşlarım, bir türlü biz Çek Kanunu'nda karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılmasını öngören bir düzenleme yapamıyoruz. Bunun tek sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisidir.
Çek mağdurlarından bizlere mektup gelmektedir, telefon gelmektedir. Basına verilen demeçlerde, bunun aslında Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından kabul edildiği ama muhalefet tarafından engellendiği şeklinde söylemlerin yapıldığına yönelik duyumlar almaktayız. Çok açık söylüyorum bu Meclis kürsüsünden: Bu duyumların, bu iddiaların doğru olduğuna ben inanmıyorum ama biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılması gerektiğinin hem çek alacaklıları yönünden hem çek borçluları yönünden hem de işleyen ekonomi yönünden daha uygun bir durum olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Adalet ve Kalkınma Partisi hemen ivedilikle  Biz bu konuda bir kanun teklifi verdik. Yine Plan ve Bütçe Komisyonunda kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin kanun tasarısı görüşülürken üyelerimiz tarafından önergeler verildi ama reddedildi. Şimdi ben Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna çağrıda bulunuyorum: Bizim verdiğimiz kanun teklifi Adalet Komisyonu raflarında bekletilmektedir. Eğer verdiğimiz kanun teklifini beğenmiyorsanız siz bir kanun teklifi hazırlarsınız ya da bir tasarı hazırlarsınız bunu komisyona getirirsiniz burada gerçekten bu karşılıksız çek keşide etme suçunu suç olmaktan çıkararak bilimsel, uluslararası hukuk kurallarına uygun bir düzenleme yaparız ve insanların evlerinden kaçak yaşamasının da önüne geçmiş oluruz diye düşünüyorum ve binlerce çek mağdurunun da gerçekten yaralarına merhem olmuş diye düşünürüm. Çek alacaklısı mağdur değildir değerli arkadaşlarım. Nasıl ki senet alacaklısı mağdur değilse, bir mahkeme ilamındaki dayanan bir alacaklı mağdur değilse mahkeme ilamından daha güçlü şiddete sahip olmayan çek alacaklısı mağdur değildir. Çek alacaklısı vadeli çeki alırken o çekin karşılığının o anda olmadığını bilerek almıştır. Çek vadeli bir alışverişin aracı değildir. Çek peşin alışverişin bir aracıdır, ödeme aracıdır. O halde siz ileri tarihli bir çek alıyorsanız o çekin keşide edildiği tarihte karşılığının olmadığını biliyorsunuz demektir. Yani siz yasaya dolanmışsınız demektir. Bunun içerisinde çek alacaklısının da böyle bir tutum ve davranışı vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi tamamlayınız Sayın Öztürk.
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Dolayısıyla alacağın garantisini sağlamak için ceza öngörülmesi çağdaş hukuk, ceza hukuk sistemiyle bağdaşmamaktadır.


Ben buradan tüm AKP Grubuna sesleniyorum: Gelin hep birlikte karşılıksız çek keşide etme suçunu tarihe gömelim.


Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar) 


Kaynak
Meclis tutanakları
23. Dönem 5. Yasama Yılı
50. Birleşim 12/Ocak /2011 Çarşamba

"Rüşvet yiyen az ceza alsın !"




AKP'li vekil, görevini kötüye kullananların cezasını indirmek için Meclis'e teklif sundu.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine uygulanan hapis cezalarında indirime gidilmesini öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.

Teklife göre, TCK'nın ''görevi kötüye kullanma'' başlıklı 257. maddesinde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, teklifin 1. ve 2. fıkralarında yer alan, ''kazanç'' kelimesi ''menfaat'' olarak değiştirilecek.

Böylece, görevi kötüye kullanma suçunun oluşumu bakımından kişilere sağlananın, sadece ekonomik bir kazanç olarak algılanmasının önüne geçilecek ve görevin gereklerine aykırı hareket ederek, kişilere ekonomik olarak ölçülemeyen bir menfaat sağlayanlara da bu ceza uygulanacak.

Görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisine uygulanan hapis cezasının alt sınırı 1 yıldan 6 aya, üst sınırı da 3 yıldan 2 yıla indirilecek.

Teklif, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisine verilen hapis cezasında da indirime gidilmesini de düzenliyor. Buna göre, bu suçlarda, daha önce 6 ay olarak uygulanan hapis cezasının alt sınırı 3 ay, 2 yıl olan üst sınırı da 1 yıl uygulanacak.

İrtikap suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.


Çek Mağduru ONBİNLERCE ESNAF derdine yansın "ÇEK MAĞDURLARINA 5 SENE YETMEZ ÖMÜR BOYU HAPİS VERİN"

http://www.haber3.com/rusvet-yiyen-az-ceza-alsin--615730h.htm 

Teşekkürler Sayın Hasan Sığırcı





Sayın; Başbakanım, Bakanlarım, Milletvekillerim, Anayasa Mahkemesinin Değerli ve Sayın Üyeleri.
 
Günlerdir ve aylardır; sizleri, fakslarımızla, mesajlarımızla, mektuplarımızla ve telefonlarımızla rahatsız edip durduk. Bizler büyük çoğunluğumuz; esnaf olan, ticaretle uğraşan, Devletimize vergi veren, yanlarındaki kişilere işveren durumunda iken, muhtelif sebeplerden ve ekonomik krizlerden dolayı, ceza evine giren ve girme aşamasında olan insanlarız. Unutmayalım ki; bizler borçlarımızı ödemek için uğraşırken bu durumlara düştük. Şimdilerde ise; başarısızsan suçlusun konumundayız. Bu durumda aşağıdaki hususların; tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir diye düşünüyorum.

1- 31.12.2008 tarihinden sonra, bilinen yasal boşluk ortada iken, halen bugün; Yüksek Yargı tarafından emsal olacak bir karar çıkmamıştır.
2- ÇEK CEZALARINDA; BANKALARA HER ÇEK YAPRAĞI İÇİN 600 T.L. CEZA VERİLİRKEN, BİZLERE ÇEK BEDELİ KADAR ADLİ PARA CEZASI VE CEZA ÖDENMEDİĞİNDE, HAPİS CEZASI VERİLMESİ UYGUN VE DOĞRUMUDUR? BANA GÖRE; ADİL BİR UYGULAMA OLACAKSA, BANKALARA VERİLEN PARA CEZASI BİZLEREDE VERİLEBİLİR, DAHA FAZLASI DEĞİL. BU CEZADA; İDARİ PARA CEZASI OLMALIDIR.
3- 5941 Sayılı yeni çek yasası ile taahhüt verilerek; geçici bir özgürlük kazanılmıştır ama, zaten her şeyini kaybetmiş olan bu insanlar, ellerinde olmayan imkanlardan dolayı, taahhütlerini yerine getiremeyerek, yeniden cezaevlerine döneceklerdir.

4- Belki sayın Milletvekillerimiz bilmiyorlar ama; birçok Asliye Ceza Mahkemelerimiz farklı farklı kararlar vermekteler, (verilen taahhütleri, samimi bulmadıklarından kabul etmeme gibi, 5941 Sayılı yeni çek yasasının; lehe olan hükümlerini uygulamamak gibi…)


Sayın; Başbakanım, Bakanlarım, Milletvekillerim, Anayasa Mahkemesinin Değerli ve Sayın Üyeleri. Bizim durumumuzda olan; binlerce insan mağdur durumdadır. T.B.M.M.’de bulunan Sayın Milletvekillerimiz, Anayasa Mahkememizin Değerli ve Sayın Üyeleri bu durumlarımıza bir çare bulmalıdırlar diye düşünmekteyim. Allah’ın izni ve sizlerin katkılarıyla; umuyor ve diliyorum ki, artık; karşılıksız çekten dolayı, hapis cezası tamamen kaldırılmış olur. Zaten birçoğumuz; işimizi, ekonomik gücümüzü, maddi ve manevi birçok değerlerimizi yitirmiş insanlarız. Hiç değilse bundan böyle; sadece ve sadece özgürlüklerimizi verin bizlere. Sayın; Başbakanımıza, Bakanlarımıza ve Milletvekillerimize, Anayasa Mahkemesinin Değerli ve Sayın Üyelerine, en derin saygılarımla. 11.07.2010


Hasan Sığırcı.
                                                                                       

Çek kesen kişi hakkında çekin üzerinde yazılı tarihten önce icra uygulanamayacağı


TBMM Adalet Komisyonu Üyesi AK Parti'li Mehmet Salih Erdoğan, dün kabul edilen yeni Çek Kanunu'na göre, çek kesen kişi hakkında çekin üzerinde yazılı tarihten önce icra uygulanamayacağını bildirdi.
TBMM Adalet Komisyonu Üyesi AK Parti Denizli Milletvekili Mehmet Salih Erdoğan, TBMM'de dün kabul edilen yeni Çek Kanunu'na göre, çek kesen kişi hakkında çekin üzerinde yazılı tarihten önce icra takibinin yapılamayacağını bildirdi.
Erdoğan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda dün kabul edilerek yasalaşan yeni Çek Kanunu hakkında bilgi verdi.
Yeni kanunla artık herkesin kendi çekini kendisi imzalamak zorunda olduğunu, çek düzenlemek üzere bir başkasını vekil tayin edemeyeceğini belirten Erdoğan, tacir olan kişilerle tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline çeklerin de birbirinden farklı ebat ve şekillerde bastırılacağını kaydetti.
Erdoğan, getirilen yeni düzenlemeyle tacir olan kişinin, ticari işletmesiyle ilgili işlemlerde tacir olmayan kişi çekini kullanamayacağını ve tacir olmayan bir kişiye tacir çek defteri verilemeyeceğini anlattı.
Erdoğan, ''Hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin ayrı çek hesapları açılması zorunluluğu yanında hamiline çek defteri yapraklarının üzerinde 'Hamiline' ibaresi matbu olarak yer almak zorundadır. Bu düzenleme ile çekin güvenilir ve itibarlı bir kambiyo senedi olması hedeflenmiştir'' dedi.
Ticari bir senet olan çeklerde, kayıt dışı ekonominin, haksız kazanç ve rekabet ile kara paranın aklanmasının önüne geçilmesi amacıyla böyle bir düzenlemeye gidildiğini belirten Erdoğan, çek mağduriyetlerinin oluşmaması için kanunla getirilen yeni düzenlemeler hakkında ayrıca şunları kaydetti:
''Çeklere üzerindeki tarihten önce karşılıksızdır yazısı yazdırılamayacak. Yürürlükteki yasaya göre çekler, üzerindeki tarihten önce bankalara götürülebiliyor ve karşılığının bulunmaması halinde hukuki takip yapılabiliyordu. Yeni Çek Kanunu'na göre üzerindeki tarihten önce bankaya götürülen çekin karşılığı yoksa, çeki keşide eden kişi hakkında üzerindeki yazılı tarihten önce icra takibi yapılamayacak ve karşılıksız çekten dolayı şikayette bulunulamayacak.''
Yeni yasayla mevcut çek borçlularına ''iki yıllık bir borç ödeme süresi verildiğini ve cezaların iki yıl ertelendiğini'' de belirten Erdoğan, bunun bir af anlamına gelmediğini savundu.


AA

Yeni çek yasası pazartesiye kaldı


Çek Yasası yarına kaldı 


Meclis Genel Kurulu, 2 bin 172 çek mağduru ve ailesinin dört gözle beklediği tasarıyı yasalaştıramadı. Cuma gece yarısı biten görüşmeler sonunda tasarının maddeleri kabul edildi. Ancak, tasarının tümü üzerinde yapılan oylama öncesinde TBMM Genel Kurulu'nda 2 kez karar yeter sayısı bulunamayınca tasarı yasalaşmadı. Tasarı, yarın başlayacak 2010 yılı mali bütçesi görüşmelerinin bitimiyle yeniden Genel Kurul'a getirilecek. Düzenleme, çek veren ile alan arasında anlaşmaya imkan sağlıyor.

TAKVİM


Yeni çek yasası pazartesiye kaldı


Meclis Genel Kurulu, çek mağdurlarını rahatlatan yasayı kabul edemedi. Cuma geceyarısı biten görüşmeler sonunda tasarının maddeleri kabul edildi. Tasarının tümü üzerinde yapılan oylama öncesinde TBMM Genel Kurulu'nda iki kez karar yeter sayısı bulunamayınca tasarı yasalaşamadı. Tasarı, pazartesi günü başlayacak 2010 yılı mali bütçesi görüşmelerinin bitimiyle yeniden Genel Kurula getirilecek. Düzenleme, çek veren ile alan arasında anlaşmaya imkan sağlıyor. Anlaşma olmaması ve 2 yıl içinde borcun ödenmemesi halinde karşılıksız çek verenler cezaevine tekrar dönecek.

SABAH


Karşılıksız çek mağdurları için 1 nisan son gün


TBMM'de önceki maddeleri kabul edilen Çek Kanunu Tasarısı çerçevesinde, karşılıksız çekte tarafların anlaşması halinde yargılamanın durdurulması ile infazın ertelenmesi için yazılı anlaşma ve taahhütnamenin en geç 1 Nisan 2010 tarihine kadar verilmesi gerekiyor

CAHİT SARAÇOĞLU ANKARA
Cezaevlerinde verdiği karşılıksız çekten dolayı hapis yatan 2 bin 172 kişinin umudu olan karşılıksız çeklerle ilgili Çek Kanunu Tasarısı'nın görüşmeleri tamamlandı ancak yasalaşması Pazartesi gününe kaldı. Bu çerçevede, karşılıksız çekte tarafların anlaşması halinde soruşturma, kovuşturma veya yargılamanın durdurulması ile infazın ertelenmesi için yazılı anlaşma ve taahhütnamenin en geç 1 Nisan 2010 tarihine kadar verilmesi gerekecek.
Çek Kanunu Tasarısı, önceki gece TBMM Genel Kurulu'nda saat 24.30'a kadar süren çalışmalarda görüşülüp maddeleri kabul edildi. Ancak, tümünün oylamasında yeterli çoğunluk sağlanamadığı için yasalaşamadı. TBMM Genel Kurulunda, maddelerinin görüşülmesinin tamamlanmasının ardından tasarının tümünün oylamasına geçilmişti. TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, oylamada toplantı yeter sayısının bulunamadığını açıklayarak birleşime bir süre ara verdi. Verilen aranın ardından yapılan oylamada da çoğunluk sağlanamayınca Başkanvekili Mumcu, 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanunu Tasarısını görüşmek için 14 Aralık Pazartesi günü saat 13.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı. İşte tasarının getirdikleri:
CEZA İNFAZI DURACAK
Tarafların anlaşması halinde karşılıksız çek verme suçundan mahkum olanların cezasının infazı ertelenecek veya durdurulacak. Varılan anlaşmanın Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi halinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma veya kovuşturma durdurulacak. Anlaşmaya varılmış olması şikayetçi bakımından şikayetin geri alınması sonucunu doğurmayacak.
İLK TAKSİTTE EN AZ 3'TE 1 ZORUNLU
Taahhütnamede yer alacak birinci yıl taksiti, borcun üçte birinden az olamayacak. Ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren 2 yılı geçemeyecek. Anlaşma, gereği gibi ifa edilmesi veya ödenmesi gereken miktarın ödenmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı, davanın düşmesi veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilecek. Soruşturma veya kovuşturmanın durması halinde dava zaman aşımı, hükmün infazının ertelenmesi veya durdurulması halinde ise ceza zaman aşımı işlemeyecek.
ADLİ KONTROL UYGULAMASI
Şikayetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti halinde soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilecek. Soruşturma veya kovuşturması durdurulan ya da hükmün infazı ertelenen veya durdurulan kişi hakkında “adli kontrol” uygulanacak.

Tasarı ne getiriyor


  • Karşılıksız çeki olanın şirketi de çek alamayacak

  • Esnaf odasına kayıtlılar “tacir çeki” alabilecek

  • 1500 güne kadar adli para cezası

  • Çek yasağı olan beraat ederse çek alacak

  • 10 yıl bilgileri saklayacak

  • Karşılıksız her çek yaprağı için 600 lira ödenecek

  • Para varsa ve banka ödemezse günlük binde 3 ceza

  • Tacir olmayan kişiye, tacir çek defteri veren banka görevlisine para cezası
    Faiziyle ödeyene yasak yok
    Karşılıksız kalan çek bedelini temerrüt faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında soruşturma aşamasında “kovuşturmaya yer olmadığına”, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından “davanın düşmesine”, mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra ise yine mahkeme tarafından “hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına” karar verilecek. Şikayetçinin, şikayetinden vazgeçmesi halinde de söz konusu prosedür uygulanacak.


    13.12.2009

    YENİŞAFAK



  • ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) Çek Kanunu hakkında kürsü konuşması




    Ali Rıza Öztürk, 20 Kasım 1956'da Aydın Çine'de doğdu. Babasının adı Ali Rıza, annesinin adı Esma'dır. Maden Mühendisi ve Avukat; İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Özel sektöre ait maden işletmelerinde maden mühendisi olarak çalıştı. ÇUKOBİRLİK Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. Mersin İl Genel Meclisi Üyeliği görevinde bulundu. Silifke Köylere Hizmet Götürme Birliği Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Serbest Avukatlık yaptı. Orta düzeyde İngilizce bilen Öztürk, evli ve 2 çocuk babasıdır.

    Buyurun Sayın Öztürk. (CHP sıralarından alkışlar)

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Çek Kanunu'nyla ilgili şahsım adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle, söz sırasını bana verdiği için Mersin Milletvekili Akif Akkuş'a çok teşekkür ediyorum.

    Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik kriz sonucu çeke bağlı borçlarını ödeyemedikleri için karşılıksız çek keşide etme suçundan hâlen hapishanelerde yatmakta olan ya da hapishaneye girme tehdit ve tehlikesi altında oldukları için evlerini, barklarını, sıcak yuvalarını terk ederek, eşinden, çoluğundan çocuğundan, yakın akrabalarından ayrı yaşamak zorunda kalan, "kaçak yaşayan çek mağdurları" diye anılan kişilerin kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının ve yakın akrabalarının umutla bekledikleri ancak Adalet Komisyonundan geçmiş hâliyle bu umutlarının kırıldığı, tükendiği bir Çek Kanunu Tasarısı'nı görüşüyoruz.

    Bu tasarı "Bankacıların, tefecilerin çek alacaklarının hakkını, hukukunu nasıl daha da sağlamlaştırabiliriz." düşüncesinden hareketle yapılmış bir tasarıdır. Bu, sadece onların hak ve hukukunu korumaya yöneliktir. Bu toplumda bankacılar ve tefeciler dışında başka sosyal gruplar da vardır. Bu tasarı, kanun, çek mağdurlarının yarasını sarmaktan çok uzaktır, çek mağdurlarının yarasını sarıyormuş gibi göstererek sadece pansuman niteliğindedir.

    Benden önce konuşan Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Ahmet İyimaya, değerli bir hukukçu, acaba bu kürsüde söylediklerine kendisi inanarak mı söyledi?

    ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) - Aynen inanıyorum.

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Eğer bu kürsüde söylediklerini inanarak söylediyse, bugüne kadar "çek mağdurları" diye adlandırılan kişilere yönelik yaptığı açıklamalarda, kendisinin çek hukukunda cezaya karşı olduğunu neden söyledi? Bugüne kadar AKP'nin yetkilileri ve başta Komisyon Başkanı, "çek mağduru" diye anılan kişilere niye umut verdi? Adalet Komisyonu Başkanı, en son 9 Haziran günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu alt komisyondan geçen bu tasarıyı altı ay neden bekletti? Niye tekrar ana komisyona getirmedi? Niye bu tasarıyı tekrar görüştürmedi?

    Değerli arkadaşlarım, öncelikle şunu söylemek istiyorum: Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak karşılıksız çek keşide etme fiilinin suç genel teorisi içerisinde, modern ceza hukuku içerisinde yeri olmadığı nedenle ve sadece bazı kişilerin değil ceza hukukunda otorite olan bilim adamlarının da düşüncesi bu şekilde olduğu nedenle, hiçbir modern ülkede, çağdaş ülkede böylesine haksız, adaletsiz bir ceza sistemi olmadığı nedenle, karşılıksız çek keşide etme fiilinin suç olmaktan çıkarılmasını talep ediyoruz ve karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle bugün cezaevlerinde yatan herkesin hemen salıverilmesini talep ediyoruz değerli arkadaşlarım, böyle pansuman tedbirlerle falan değil.

    Şimdi, burada üzerinde durulması gereken konulardan bir tanesi, çek konusunda ayrı bir kanuna ihtiyaç var mı yok mu?

    Değerli arkadaşlarım, Türk Ticaret Kanunu'nda -691-736 maddeler arasında- ve hâlen Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülecek olan yeni Türk Ticaret Kanun Tasarısında -780-823 maddeler arasında, 44 maddelik- düzenlenmiş çek hukukunun çözemediği sorunları dokuz maddeyle mi çözeceksiniz? Bu kürsüde bilen de konuştu, bilmeyen de konuştu. Sokakta bilen de konuşuyor, bilmeyen de konuşuyor.

    Değerli arkadaşlarım, şimdi, insanların çeke güven duymalarının nedeni nedir? İnsanların çeke güven duymalarının nedeni, çekin bağlı olduğu alacağın tahsilini garanti altına almak için çeke uygulanan cezadır. Burada vadeli çekin faydalarını anlattılar. Türk Ticaret Kanunu'nda çekin işlevi nedir? Çek, bir ödeme aracıdır. Bunun dışında çek hiçbir amaçla kullanılamaz. Çekin terörün finansmanını önlemek, kayıt dışı ekonomiyi kayıt içine almak ya da kara paranın aklanmasını sağlamak gibi bir görevi yoktur. Çekin amacı, fonksiyonu, amacı, görevi Türk Ticaret Kanunu'nda bellidir, senedin de belidir. Çek, kayıtsız ve koşulsuz belli bir miktarın ödenmesi emrini içerir. Bono ise belirli bir miktarın ödenmesi taahhüdünü içerir. Eğer siz belirli bir miktarın ödenmesi taahhüdünün yerine çek alıyorsanız artık o çek değildir, çek olma vasfını kaybetmiştir; bu, bono yerine geçiyor demektir. Bu kürsüde dile getirildi, ekonominin ve ticaretin bir gereğiymiş. Siz eğer bugün bononun arkasına da bir cezai müeyyide koyarsanız o zaman insanlar çek almaz, bono alır. Bugünkü sistemde çeki alan bir alacaklı, çek alacaklısı ileri tarihli çek aldığı zaman o çekin karşılıksız olduğunu o anda bilmektedir, bilerek almaktadır yani o çeki alırken o çekin aslında çek değil, bir senet, bir bono olduğunu bilerek ve bu bilinçle almaktadır. Dolayısıyla o tarihli çekin bankada karşılığının olmadığını ve bunun ileride o tarihte ödeneceği umuduyla almaktadır. Şimdi siz uygulamada bono yerine çek ikame etmişsiniz, arkasından da bu yanlış uygulamaya uygun bir şekilde, Türk Ticaret Kanunu'ndaki çek hukuk sistemini altüst eder şekilde, darmadağın eder şekilde, uluslararası hukuk kurallarını bir kenara iterek siz yeni yapılanmalar getiriyorsunuz. Hangi ülkede görülmüş tacir çeki-tacir olmayan çek? Sizin örnek gösterdiğiniz Cenevre Yeknesak Kanunu'nda, bu gerekçede söylemişsiniz, tacir olan çek-tacir olmayan çek ayrımı var mı? Hangi ülkede hamiline çek, hamiline olmayan çek ayrımı var? Hangi ülkede karşılıksız çek keşide etme suçu bir cezai müeyyideyle bağlanmış. Bütün bunlar gerçekken, burada sadece ticari hayatın dalgalanması adına bunun yapıldığı söyleniyor.

    Değerli arkadaşlarım, bakın, 1985'e kadar bu ülkede karşılıksız çek keşide etme suçundan bir ceza yoktu. Peki 85 yılına kadar bu ekonomi yok muydu? Bugün Amerika'da, Avrupa ülkelerinde ve dünyanın çağdaş hukukla idare edilen ülkelerinde ekonomi yok mu? Oralarda çek yok mu? Var. Niye ekonomiler dalgalanmıyor? Çünkü çek amacına uygun olarak kullanılıyor. Sen burada çeki bononun yerine kullandırırsan, amacına uygun olmadan kullandırırsan, ekonomin dalgalanır. Kaldı ki, 1985 yılına kadar olmayan bir sistemi Türk hukukuna sokmuşuz. 85 yılında doğrudan hapis cezası öngören bir yasa çıkarmışız 3167 sayılı. Peki, sorunlar önlenmiş mi? Sizin burada ileri sürdüğünüz sorunlar ortadan kalkmış mı? Kalkmadığını siz söylüyorsunuz? Nerede söylüyorsunuz? Kanunun gerekçesinde söylüyorsunuz. Diyorsunuz ki, daha 1993 yılında: "Sekiz yıllık uygulama 3167 sayılı Kanun'un değiştirilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır çünkü umut edilenin aksine, karşılıksız çek suçunun özel olarak düzenlenip suçun oldukça uzun bir hürriyeti bağlayıcı cezayla cezalandırılması caydırıcı olmamış, aksine, piyasadaki karşılıksız çek miktarı artmış ve ceza davaları önemli rakamlara ulaşmıştır." Bunu kim söylüyor? Siz söylüyorsunuz. Hangi dediğiniz doğru, hangi dediğiniz doğru sizin?

    Değerli arkadaşlarım, bugün gerçekten bu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda uluslararası hukuk kurallarına ve ulusal hukuk kurallarımıza aykırı, ceza adaletine aykırı, son derece haksız bir ceza sistemini getiren bir yasayı görüşüyoruz. Çek Kanunu özel hukuktaki ilişkileri bir kenara bırakmış, tamamen sanki Ceza Kanunu görüşüyoruz gibi, kamu hukukunun temel meselelerini görüşüyoruz gibi -birazdan önergeler ve maddeler üzerinde konuşacağız- Çek Kanunu olmaktan çıkmış, yani ticaret hukukundaki anlamıyla özel bir enstrüman olmaktan çıkarılmış, tamamen bir ceza hâline getirilmiş.

    Bu kürsüden soruyorum: Çek alacaklıları padişahın çocuğu mu? O zaman siz alacağın tahsilini garanti altına almak için bu cezayı savunuyor iseniz bono alacaklılarının hakkı, hukuku ne oluyor? Bono ile çek aynı hukuki rejime tabi değil midir? Türk Ticaret Kanunu'ndaki düzenleniş biçimleri itibarıyla bono ile çekin arasında bir fark var mıdır? Siz burada çek alacaklısını koruyorsunuz, o zaman bono alacaklısını niye korumuyorsunuz? Bonodan ve çekten daha kuvvetli bir belge olan mahkeme ilamına dayalı olan alacak sahiplerini neden korumuyorsunuz?

    Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekten böylesine hukuk dışı, böylesine adil olmayan bir yasa daha olamaz. Bu aslında, Türkiye'de bakın, bu işle�

    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

    BAŞKAN - Sayın Öztürk, lütfen tamamlayınız.

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Bu kanun tasarısına tüm hukukçular karşı. Bunu Komisyon Başkanı da biliyor, Adalet Bakanı da biliyor. Adalet Bakanının kendisi de karşı. Buna Komisyon Başkanı karşı, buna hukukçular karşı, ceza hukukçuları karşı, Türk Ticaret Kanunu'nun Bilim Komisyonu Başkanı olan Ünal Tekinalp Hoca demeç veriyor, o da karşı. Bir tek savunan yok. Bu işlerle görevli Yargıtay 10. Ceza Dairesi karşı.

    Bu tasarıyla siz ne yapıyorsunuz? Pansuman tedbir ama çek alacaklılarının durumunu daha da güçlendirecek, onların hak ve hukukunu daha da sağlama alacak, devleti tamamen çek alacaklılarının, tefecilerinin icra müdürü hâline, konumuna sokacak bir uygulamayı getiriyorsunuz. Bunu bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak savunmamız mümkün değildir.

    Sayın Başkan burada iyi niyetlerini söyledi. AKP eğer reformcu olduğunu iddia ediyorsa reformcu olduğunu bu yasada göstersin. Türkiye'de çek kanunu gibi ayrı bir kanuna gerek yoktur.

    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Bu kanundaki birtakım maddeler Türk Ticaret Kanunu'nun içerisine alınabilir ve yapılması gereken, çek kanununa tümden karşı çıkmaktır.

    Ben saygılar sunuyorum hepinize. (CHP sıralarından alkışlar)



    Sayın Ali Rıza Öztürk Milletvekilimize desteklerinden dolayı teşşekkür ederim

    NİHAYET ÇEK KANUNU MECLİSTE GÖRÜŞÜLÜYOR




    NİHAYET ÇEK KANUNU  MECLİSTE GÖRÜŞÜLÜYOR

    TRT 3 TVDEN İZLEYEBİLİRSİNİZ ARKADAŞLAR




    İNTERNETTEN İZLEMEK İSTEYENLER


    LİNK:http://www.capcanlitv.com/canlitv/8/Canli-TRT3-izle.html

    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ GÜNDEMİ

    9, 10 Aralık 2009 Çarşamba ve Perşembe günkü Birleşimlerinde ise 13.00 - 23.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesi,

              3.- Genel Kurulun 10 Aralık 2009 Perşembe günkü birleşiminde 445 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilmesi, 445 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin Perşembe günkü birleşiminde tamamlanamaması halinde Genel Kurulun 11 Aralık 2009 günü saat: 14.00’te toplanması, bu birleşimde kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi ve 445 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışmalara devam edilmesi,
              önerilmiştir.

    TBMM (S. Sayısı: 445)
    Çek Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/710)

    Tbmm de "key" ve "çek mağdurları" mesaisi

    Meclis, yoğun gündemle çalışacağı yeni bir haftaya giriyor.

    Meclis, yoğun gündemle çalışacağı yeni bir haftaya giriyor.

    Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemelerine ilişkin yasada değişiklik yapılmasını öngören tasarı ile çek mağdurlarının uzun zamandır beklediği Çek Yasa Tasarısı'nın, bu hafta ilgili komisyonlarda görüşülmesi bekleniyor.

    TBMM Genel Kurulu, haftaya, Türkiye ile bazı ülkeler arasında imzalanan uluslararası anlaşmaların onaylanmasını içeren yasa tasarılarıyla başlayacak. Genel Kurulda, daha sonra görüşmeleri yarım kalan Türk Borçlar Kanunu Yasa Tasarısına devam edilecek.

    "Temel Kanun" olarak ele alınan tasarının görüşmeleri, 3. bölümdeki 61. madde üzerinden sürecek.

    Genel Kurul; 1 Aralık Salı günü 15.00-23.00, 2 Aralık Çarşamba ve 3 Aralık Perşembe günleri ise 13.00-23.00 saatleri arasında çalışacak.

    KEY TASARISI 1 ARALIKTA

    TBMM'deki ihtisas komisyonları da, gündemlerindeki tasarı ve teklifleri görüşecek.

    Bu hafta iki gün toplanacak olan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, önemli düzenlemeleri ele alacak. Komisyonda, 1 Aralık Salı günü Konut Edindirme Yardımı (KEY) hak sahiplerine ödeme yapılmasına ilişkin yasada değişiklik yapılmasını öngören tasarı ile Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülecek.

    Komisyon, 2 Aralık Çarşamba günü ise Arsa Üretim ve Değerlendirmesi Hakkında Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısı, AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber'in Toplu Konut Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifini ele alacak.

    ÇEK MAĞDURLARININ GÖZÜ MECLİS'TE

    Uzun süreden beri TBMM'nin gündeminde bulunan Çek Yasa Tasarısı'nın, bu hafta Adalet Komisyonunda görüşülmesi bekleniyor.

    AK Parti'nin getireceği önerinin kabul edilmesi halinde, çek mağdurlarına "ceza ertelemesi" gelecek. Tarafların, ödenmeyen borcun belirli vadelerle ödenmesi konusunda anlaşması halinde, yürütülen kovuşturma, soruşturma ve cezanın infazı ertelenecek. Tarafların anlaşamaması durumunda kamu otoritesi devreye girecek. Yapılacak düzenleme, belirli tarihe kadar savcılığa intikal ettirilmiş dosyaları kapsayacak.

    Tasarıda yapılacak bir başka önemli bir düzenleme de çek tanzimine ilişkin kayıtların merkezi sistemde tutulması olacak. Herkes kendisine verilen şifreyle kendi kayıtlarını görecek, ayrıca isterse kendi kayıtlarını şifresini kullanarak dijital ortamda başkasına da gösterebilecek.

    KOMİSYONLAR

    KİT Komisyonu, denetimlerini bu hafta da sürdürecek. Komisyon; Halk Bankası'nın 2007 hesaplarını 2 Aralık Çarşamba, Türkiye Kalkınma Bankası hesaplarını ise 3 Aralık Perşembe günü inceleyecek.

    Dilekçe Komisyonu, 2 Aralık Çarşamba günü yapacağı toplantıda, belediye imar planlarında okul alanı olarak ayrılan ancak kamulaştırma yapılmadığı için mülkiyet hakları sınırlanan gayrimenkuller ile Ankara Gölbaşı Örencik Konut Projesi ile ilgili talep ve şikayetleri ele alacak.

    11 kasım Çarşamba çek ile ilgili meclis tutanakları


    11 kasım 2009 çarşamba günü TBMM de borçlar kanunu görüşmelerinde çek mağdurları hakkında ki görüşler ve Adalet bakanı Sn  Sadullah Ergin'in cevabı....





    RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur)
     Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğimiz önergeyle dilin sadeleştirilmesini talep ediyoruz.

    Kabul edeceğinizi zannediyorum.

    Değerli arkadaşlarım, Borçlar Kanunu'nu görüşüyoruz. Geçen gün sizlerle çek mağdurlarıyla ilgili gelen mesajları paylaşmıştım. Bunu duyan Konya'dan bir vatandaşımız bir mektup yazmış. O mektubu sizlerle paylaşmak istiyorum:

    "Muhterem Vekilim, en içten saygılarımı arz ederim. Oğlum bir arkadaşıyla panjur imal eder, Türkiye'nin dört bir tarafına pazarlardı. Pazar paylaşımı yüzünden daha dişli rakip firmaların ayak oyunuyla battılar. Büyük balık küçük balığı yuttu. Oğlum ve şirketi iflas etti. Çeklerini ödeyemedi. On üç aydır günlüğü 100 lira karşılığında hapishanede yatıyor. Sanki borcundan eksilme olacak gibi.

    Yetmiş bir yaşındayım. Emekli ilkokul öğretmeniyim. Kurtarabilir miyim ümidiyle, iki evim vardı, ikisini de sattım, kurtaramadım. Kalbim kan ağlıyor. Düşenin dostu da olmazmış. Meclisteki düşenden yana konuşmanız, biraz olsa da, yangına su serpti. Allah razı olsun, bin kere. Demek ki düşküne sahip çıkan iyi insanlar da varmış.

    Tekrar tekrar teşekkür eder, saygılarımı sunarım.

    Emekli ilkokul öğretmeni

    Seyit Gazi Dündar

    Meram-Konya."

    Değerli arkadaşlarım, çek mağdurlarını paylaştık. Duyarlı iktidar milletvekillerinin yarısı burada. Sizleri kutluyorum. Teşekkür ederim, gecenin bu vaktinde buradasınız. Gerçekten takdire şayan ama bu sorunları çözmemiz gerekiyor değerli arkadaşlarım, çek mağdurlarının sorunlarını.

    Değerli arkadaşlarım, bakın, bu ülkede Hükûmet yetkililerinin, bakanların, vekillerin çocukları bu kriz ortamında mağdur olmuşlar mıdır? Bir tartalım hep beraber.

    OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) - Fırsata dönüştürdüler.

    RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Devamla) - Ama icra takibinde olanları var mıdır? İşini kaybeden var mıdır? Bu ülkede, değerli arkadaşlarım, kırk yıl, elli yıl çalışan düzgün şirketler vardı. Bunlar şu anda iflas ediyor, batıyor, cinnet geçiriyor, intihar ediyor. Böyle bir durum sizlerin camiasında var mıdır, merak ediyorum.

    Değerli arkadaşlarım, zalim oldunuz, zulüm yapıyorsunuz, ah alıyorsunuz. Ben size şu dörtlüğü hatırlatmak isterim:

    "Zalimin zulmünü bir ah keser, mani rızk olanın rızkını Allah keser."

    Takdirlerinize sunuyorum.




    MEHMET AKİF PAKSOY (Kahramanmaraş) -
    Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 321 sayılı Borçlar Kanunu Tasarısı'nın 53'üncü maddesinde istediğimiz değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunuyorum, bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

    Değişiklik teklifimiz, verilen önergemizde belirtilmiştir. Çok değerli arkadaşlar, bu Hükûmetin Türkiye'nin sorunlarının çözümüne yönelik bir kaygısı bulunmamaktadır, göz boyamaya yönelik, günü kur-tarma kabilinden yapılan icraatlarda duvara toslamıştır. Bakın, Merkez Bankası tarafından bankalara duyu-rulan toplam karşılıksız çek sayısı, 2009 yılının on ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,9 arta-rak 1 milyon 662 bin 781'e çıkmıştır. Bu rakamlar, bize her üç çekten bir tanesinin karşılıksız çıktığını göstermektedir.

    Bugün, birçok esnaf battığı için çeklerini ödeyememiş, hapishaneler çek mağdurları yüzünden dol-muştur. Bu çek mağdurlarının büyük bir bölümü küçük ve orta esnaftır. Şimdi, bu Hükûmetin günü kurtar-maktan başka bir kaygısı bulunsaydı, yedi yıllık iktidarları boyunca en basitinden vatandaşlarımızın aşının ve işinin artması gerekirdi.

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) 
     - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 58'inci maddede verilen değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

    58'inci maddenin değişiklik önergesine ilişkin gerekçelerimize çok ayrıntılı bir şekilde önergemizde yer verilmiştir, merak eden arkadaşlarımız okuyabilirler. Burada esas olarak borçlar hukuku kurumuna daha henüz girmemiş, tam oturmamış "kişilik hakkının zedelenmesi" tanımının Borçlar Kanunu'na girmiş olması nedeniyle bunun değiştirilmesini önerdik, daha ziyade "kişilik hakkının saldırıya uğraması" tanımının daha doğru olduğunu söyledik. Bu konuda zaten 56'ncı maddedeki değişiklik önergesi ayrıntılıdır.

    Ben bu vesileyle hemen şunu belirtmek istiyorum: Tabii Meclis Başkanımız izin verirlerse, çekle ilgili de düşüncelerimizi söylemek istiyorum.

    Değerli arkadaşlarım, hukuksuzluğun kural hâline geldiği bir ülkede hukuku inşa etme görevinin başta Türkiye Büyük Millet Meclisinin asli görevi olduğunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamamız lazım. Çünkü, millet iradesinin tecelli ettiği en yüksek organ Türkiye Büyük Millet Meclisiyse eğer, bu ülkede de hukuksuzluklar kural hâline gelmişse, buna öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi karşı çıkacak ve dolayısıyla da Türkiye Büyük Millet Meclisinin her üyesi buna karşı çıkmak durumundadır. Bundan rahatsız olmamak gerekir. Aksine, hukuksuzluklara karşı çıkmak bence saygı duyulması gereken bir tavırdır. "Yok gündemle ilgili değildir gündemle ilgidir, yok şununla ilgilidir, yok bununla ilgilidir." gibi birtakım suni şeylerle insanların söz haklarını kesmek doğru değildir.

    Değerli arkadaşlarım, şimdi bakın burada çok ciddi bir Kanun'u görüşüyoruz, Borçlar Kanunu. Tabii ben üçüncü bölüm üzerindeki görüşlerimi açıklayacağım, bu kanunun neden ihtiyaç hâline geldiğini, o konuda düşüncelerimi söyleyeceğim ama bugün toplumun temel ihtiyacı olan bir durum söz konusu. Bugün gerçekten toplumda çek mağduru denilen karşılıksız çek keşide etme suçundan dolayı hapse girmiş, evinden barkından ayrı yaşayan hatta kaçak durumda yaşayan insanların durumu sizin içinizi hiç acıtmıyor mu?

    Şimdi çekle ilgili olayı ekonominin dalgalanmaması adına karşılıksız çek keşide etme suçunu savunmak mümkün mü? AKP'deki hukukçu arkadaşlarıma soruyorum: Bu karşılıksız çek keşide etme suçunu getirmeye çalışan ceza hukuku hocasını komisyonda sordum. Hatta Türk Ticaret Kanunu'nun Bilim Komisyonu Başkanı Ünal Tekinalp'in geçen gün Dünya Gazete'sinde bir beyanatı var: Karşılıksız çek keşide etme suçunun "çağ dışı" olduğunu söylüyor.

    Şimdi değerli arkadaşlarım

    YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Ne zaman konuldu bu suç?

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Ne zaman konulduğunu açar okur, bakarsın. Sağa sola laf atacağına bunlara bakarsın. Biraz da böyle sağa sola şey yapacağına biraz okuyacaksınız. Madem milletvekili oldunuz okuyacaksınız.

    Değerli arkadaşlar, bakın, bakın değerli arkadaşlar

    RECEP KORAL (İstanbul) - Sen biliyor musun onu?

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Dinlersen anlatırım, sen öğrenirsin.

    Şimdi, değerli arkadaşlarım, bakın, Türk Ticaret Kanunu'nda çek tanımlanmıştır. Çek, Türk Ticaret Kanunu'nda kayıtsız ve şartsız olarak belirli bir bedelin ödenmesi emrini içerir. Bono ise kayıtsız ve şartsız olarak belli bir bedelin ödenme taahhüdünü içerir. Yani her ikisi de Türk Ticaret Kanunu'nda tanımlanmış kambiyo senedi niteliğindedir. Birisi, taksitli ve vadeli alışverişin ödeme aracıdır yani bono. Diğeri ise, çek ise nakit yerine geçen hemen ödeme dediğimiz bir araçtır. Uygulamada çekin sanki taksitli veya uzun vadeli bir alışverişin aracı olarak kılınmış olması yasanın çeke tanıdığı, yüklediği yükten daha fazla bir yükün yüklenmiş olması alışılmış, kural hâline getirilmiş. Şimdi çeki biz Türk Ticaret Kanunu'ndaki anlamını çekmeye çalıştığımızda, oradaki görevini yüklemeye çalıştığımızda, çekin ekonomiyi allak bullak edeceği söyleniliyor.

    Şimdi, bu komisyonun Adalet Komisyonu Başkanı dâhil, Adalet Bakanlığı dâhil -yanılmıyorsam- karşılıksız çek keşide etme suçunun suç genel teorisi içerisinde yeri olmadığını, modern ceza hukuku içerisinde yeri olmadığını kabul ediyorlar ancak Ali Babacan Beyefendi, istemediği nedenle karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılmaması gerektiğini düşünüyorlar. Gerekçe ne? Gerekçe, ekonomide dalgalanmalar olmasın.
    Değerli arkadaşlarım, çekin alacağın tahsilini garanti altına alma gibi bir fonksiyonu yoktur. O zaman bononun alacağını nasıl garanti altına alacaksınız? Hatta çekten ve bonodan daha kuvvetli bir belge niteliği taşıyan mahkeme ilamına bağlı alacağı nasıl garanti altına alacaksınız?

    Şimdi, burada düşünülmesi gereken şey şudur

    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

    BAŞKAN - Sayın Öztürk, lütfen tamamlayınız.

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - 1985 yılına kadar Çek Kanunu yoktu yani karşılıksız çek keşide etme diye bir suç tanımlanmamıştı. Peki, 1985 yılına kadar bu ülkenin ekonomisi yok muydu, ülke allak bullak mı oldu? 1985 yılında bu Çek Kanunu çıkarıldı, üç kez değişiklikler yapıldı. Sorun çözüldü mü değerli arkadaşlarım? Sorun çözülmedi. Demek ki mesele, ceza getirmek değildir. Bugün, Şili, Bolivya ve Arjantin dışında hiçbir modern ülkede, çağdaş ülkede karşılıksız çek keşide etme suçu yoktur.

    Bakın, bugün, Yargıtay 10. Ceza Dairesinde 2008 yılından devreden dosya sayısı 25.683 olmuş, 2009 yılında karara bağlanan 12 bin olmuş, 2009 yılında gelen dosya 9.579. Şu anda -tabii temmuz ayı rakamları bunlar, Sayın Bakanlık öyle verdi- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bekleyen, hâlâ inceleme bekleyen dosya sayısı 58.188.

    Değerli arkadaşlarım, mahkemeler keza öyle. 81.540 dosya karara bağlanmış, temyiz edilmemiş.

    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

    ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - 170.608 dosyada hâlen yargılama devam ediyor.

    Şimdi, ekonomi allak bullak olacak gerekçesiyle -hiç de doğru bir gerekçe değil- bunda ısrar etmek doğru değildir. Karşılıksız çek keşide etme suçu suç olmaktan çıkarılarak Çek Kanunu Meclise getirilmelidir. Acilen getirilmelidir, halkın beklentisi karşılanmalıdır diye düşünüyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

    BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

    Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler  Kabul etmeyenler  Önerge kabul edilmemiştir.

    Diğer önergeyi okutup işleme alıyorum:


    ŞEVKET KÖSE (Adıyaman)
    - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

    Sayın Bakanım, karşılıksız çekler nedeniyle cezaevinde kaç hükümlü yatmaktadır?

    İkinci olarak: Karşılıksız çeklerde cezayı kaldırmayı düşünüyor musunuz? Eğer düşünmüyorsanız geçici bir çözüm olarak böyle bir çalışmanız var mıdır?



    ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay)
    - Değerli arkadaşlar, gene bu soruşturmayla ilgili, hâkim, savcıların soruşturmasıyla ilgili konu bu şekilde.

    İfade ettiğim gibi 1982 Anayasası ve 2802'ye göre yirmi yedi yıldan beri yapılan uygulama bugün de yapılıyor, herkese aynı uygulama yapılıyor.

    Onun dışında, bir sayın milletvekilimiz "Bu tarihi itibarıyla, bugünkü tarihi itibarıyla cezaevlerinde karşılıksız çekten dolayı ne kadar hükümlü, tutuklu var?" diye sordular. 5 Kasım itibarıyla 2.155 kişi cezaevlerinde şu anda. Bu konuya ilişkin olarak da Adalet Komisyonumuz zannediyorum önümüzdeki hafta siyasi parti temsilcilerimizle bir değerlendirme yapacak. Ondan sonra komisyonda bekleyen tasarıyla ilgili olarak seri şekilde adım atmayı planlıyoruz.

    Burada, evet, çıkıp gelen mesajları okuyup oradan yardım isteyen insanların mesajını aktarmak hoştur. Onların takdir ve teşekkürünü almak iyi bir şeydir ama öbür taraftan, alacaklı olan, alacağını alamadığı için kendisi de takibe uğrayan diğer esnafın durumunu da göz ardı edemeyiz. Ekonomik çarkın dönüşünü engelleyecek, sistemi tıkayacak bir düzenlemeyi yapmak mümkün değil. Burada hem borçlunun yararını hem alacaklının yararını hem de ekonomik sistemin dönebilmesi için, kendini çevirebilmesi için gerekli güvenceleri korumak zorundayız diyorum, tüm Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar.)

    Meclis’te ‘çek yasası’



    Meclis’te ‘çek yasası’ çatlağı


    Karşılıksız çeke hapis cezasını kaldıran yasayı bekleyenlere kötü haber...




    Mecliste görüşülen yasanın bankalara yeni sorumluluklar getiren hükümleri Babacan’dan veto yedi. Hapis cezasının kaldırılmasının da piyasada dalgalanmaya yol açacağı fikri hakim olmaya başladı. Halen çek suçu nedeniyle 1.500’e yakın kişi cezaevinde, 55 bin 149 kişi ise yargılanıyor

    Hükümetin 2010 başında yasalaştırmayı planladığı Çek Kanunu konusunda kabinede anlaşmazlık çıktı. Meclis’e sevkedilen ancak bazı önemli hükümlerle ilgili karar verilemediği için uzadıkça uzayan Çek Kanunu’yla ilgili çalışmada Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankalara getirilen yükümlülüklere karşı çıkınca, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le anlaşmazlığa düştü. Çek Kanun tasarısının bankalara yeni yükümlülükler getiren hükümlerine itiraz eden Babacan’ın karşı çıktığı noktalar ise tasarının temel hükümlerini oluşturuyor. Buna göre bankaların karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü oldukları 475 TL’lik miktarın 1000 TL’ye yükseltilmesi, bankacılara 3 yıldan 1 yılı kadar hapis cezası getirilmesi ve bankaları, her çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını kontrol etme, ayrıca kişinin ekonomik ve sosyal durumunu araştırmak ve belirlemekle yükümlü tutulması bankacılık sisteminde endişe yaratıyor. Babacan’ın da bu hükümlerin değiştirilmesini istediği belirtiliyor. Öte yandan çek suçlarında hapis cezasının kaldırılmasına ekonomi yönetimi “kaldırırsak piyasalarda yeni dalgalanma yaratır, likiditeyi daraltır” endişesiyle karşı çıktı. Merkez Bankası ve Hazine’nin yürüttüğü çalışmada da bu noktaya dikkat çektiği belirtiliyor.

    Halen çek suçu nedeniyle 1.500’e yakın kişinin cezaevinde olduğu belirtilirken, mahkemelerdeki dava sayısının ise 55 bin 149 olduğu ifade ediliyor. Bu rakamlara rağmen hükümet, “çekte hapis cezasına” çözüm bulamıyor.

    Piyasa itibar etmez

    Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı’nın bu konuyla ilgili yürüttüğü çalışma kapsamında, çekle ilgili cezaların kaldırılması yerine, çek tutarının belirli bir kısmını ödeyenlere, verilecek adli para cezasının bir miktar düşürülmesi önerisi de yer alıyor. Ekonomi yetkilileri, adli para cezasının kaldırılmasına “piyasa çeke itibar etmez” diyerek itiraz ediyor.

    Gülümhan GÜLTEN
    VATAN

    Çek mağdurlarının meclis görüşmesi..


     Jenardi ve bir grup çek mağduru 03 kasım 2009 günü meclisi ziyaret ettiler...

    İYİ AKŞAMLAR.ANKRADAN ŞİMDİ DÖNDÜM.İLGİ KİRLİLİĞİNİ GİDERELİM...ANKARADA SALI GÜNÜ GRUP TOPLANTISI VE ZYARETÇİ AKINI YÜZÜNDEN ÇALIŞMALARIMIZ BİRAZ GEÇ BAŞLAYABİLDİ.BAŞBAKANI GRUP TOPLANTISINA İNERKEN YAKALADIK.BAYANLAR HEMEN ATILDILAR.AĞLAMAYA BAŞLADILAR. TABİKİ DİKKATİNİ ÇEKTİ.NEDİR MESELE DEDİ.ANLATTIK DURUMU.BİR ARKADAŞIMIZ CEBİNDE TOMARLA ÇEKLERİ ÇIKRIP GÖSTERDİ. BEN ESNAFI DAVA ETMEDİM ETMEM DE DEDİ. BİZLERİ DAVA EDENLER FACTORİNGCİLER TEFECİLER FAİZCİLER DEDİ.

    BAŞBAKAN BU KONUDA KENDİSİNİNDE HASSAS OLDUĞUNU,KARŞI TARAFI DA DÜŞÜNEREK BİR ŞEYLER YAPMAK LAZIM GELDİĞİNİ,ÇEKİN NAKİT OLDUĞUNU, KONU HAKKINDA ARKADAŞLARININ BÜYÜK BİR UĞRAŞ VERDİĞİNİ SÖLEDİ.YANLARINDA BEKİR BOZDAĞ,MUSTAFA ELİTAŞ,AYŞENUR BAHÇEKAPILI VARDI.ONLARDA KULAKLARINA FISILDAMA YOLU İLE OLANI BİTENİ SÖLEDİLER.TASARIYI 1-2 GÜN YADA 1-2 HAFTA İÇERİSİNDE GENEL KURULA GETİRİRİZ KISMINI TAM ANLAYAMADIM.AMA ARKADAŞLAR 1-2 HAFTA DİYEREK DUYMUŞLAR.

    SAAT 16 GİBİ YALNIZ BAŞIMA KALDIM.TÜM MAĞDUR ARKADAŞLAR GİTTİ.ALİRIZA BEYLE KARŞILAŞTIM.DURUMU ANLATTIM.YANIMIZA MUSTAFA ÖZYÜREK VE ÇETİN SOYSAL DA GELDİ.ÇOK SAMİMİ BİR SOHBET YAPTIK MECLİS KULİSİNDE.BU İŞİ NE YAPARIZ DA MUHALEFET-İKTİDAR ÇEKİŞMESİ OLMADAN ÇÖZEBİLİRİZ ? İN YOLLARINI ARADIK.SAATLERCE KONUŞTUK.BURDAN ÇIKAN SONUCU MAALESEF PAYLAŞAMAM.

    ALİ RIZA BEY YANIMIZDA AHMET İYİMAYA YI ARADI. AHMET İYİMAYANIN ŞÖLE DEDİĞİNİ İŞİTTİM.. ALİ RIZA BEY NE YANİ YASA HAPİSLE Mİ GELSİN GENEL KURULA BUNU MU İSTİYORSUNUZ DEDİ. ALİ RIZA BEYDE NASIL GELECEKSE GELSİN BAŞKANIM DEDİ BİZ GEREKLİ ÖNERGELERİMİZİ ZATEN VERECEZ DEDİ.YÜZÜNE KAPADI.

    BURHAN KAYATÜRKLE GÖRÜŞTÜM.BAŞBAŞA YEMEK YEDİK SOHBET ETTİK.KONUYU ENİNE BOYUNA BAŞBAKANA ANLATTIĞINI SÖLEDİ.BEKİR BEYİ ADRES GÖSTERMİŞ BAŞBAKAN.BEKİR BEYLE DE GÖRÜŞMÜŞLER. NELER GÖRÜŞÜLÜP NE SONUÇLAR ALINDIĞI YADA ALINACAĞINI,BURHAN KAYATÜRKÜN BİZLERE ISRARLA VERMİŞ OLDUĞU TAVSİYELERİ MAİLLERİNİZDE GÖRECEKSİNİZ.

    HAKKI SÜHA OKAY,AHMET İYİMAYA,KEMAL ANADOL,KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞÜLDÜ AYRICA.BAŞBAKANLA GÖRÜŞMEMİZİN VERMİŞ OLDUĞU BİR NUMARA HİSSİ,MAALESEF ARKADAŞLARIMIZIN HEMEN ORADAN AYRILMASINA NEDEN OLDU.

    ASLINDA ŞU BİR GERÇEK YASA AHMET İYİMAYANIN ÖNÜNDE.ALT KOMİSYONDAN HAVALESİ YAPILMIŞ.EKONOMİ KURMAYLARINDAN GÖRÜŞ BEKLENİYOR.EKONOMİ KURMAYLARIDA MYK VE AKPARTİ GRUP BAŞKAN VEKİLLERİNDEN GÖRÜŞ BEKLİYOR.BUNLARDAN DİREK BAŞBAKANA BAĞLI AMA İÇLERİNDE BU FERYATLARIMIZIN BASKISIYLA BAŞBAKANI RAZI EDEBİLECEK BİR ÇOK İSİM VAR.

    HER NE KADAR BAŞBAKAN 1-2 HFTA İÇERİSİNDE GNEL KURULA GETİRECEĞİZ DESE DE GÜNDEMİ GÖRDÜĞÜMDE BUNA İNANASIM GELMEDİ AÇIKCASI.BURHAN KAYATÜRKTE BENLE AYNI GÖRÜŞTE.YANİ 2010.

    2010 DA 12 AY VAR DİKKAT!!! 3167 ZATEN YARGITAY KARARI İLE YÜRÜRLÜLÜKTE.

    VEKİLLER ÇOK SIKILMIŞLAR.ÇOK BUNALMIŞLAR AMA BİZİM BASKILARIMIZDAN DEĞİL.BU İŞİN VEHAMETİNDEN. BİZİM BASKILARIMIZ SANKİ ONLARA SİNEK VIZILTISI.ÇOK TELEFON GELİYOR ARKADAŞLAR.HERŞEYDEN ÖNEMLİSİ ÖNEMLİ BİR KAÇ ADAMI YUMAŞATAMADIK. NE OLDU BİZE YAW.

    HÜKÜMET BİLE NE YAPMASI GEREKTİĞİ İNANIN HALEN BİLMİYOR.BUNCA FERYADU FİGANA KAYITSIZ KALAMAZLAR.HAPİSTEKİLERİ SALABİLİRLER AMA NASIL? ERTELEMEYLE Mİ? KONTRATLA MI? TAAHHÜTLE Mİ? 2 YILLIĞINA MI? TÜMDEN Mİ?
    BUNU ONLARDA BİLMİYOR.NE YAPACAKLARINI KİME AKIL DANIŞACAKLARINI ŞAŞIRMIŞ VAZİYETTELER.

    GELİN AKILLARINI ALALIM. SÖKELİM YERİNDEN BEYİNLERİNİ.. HER DAKİKA ARAYALIM. HR DAKİKA BASKI KURALIM.VEKİLLERİMİZİN VE BURHAN KAYATÜRKÜN VERMİŞ OLDUĞU TİYOLAR VE ADRESLER DOĞRULTUSUNDA NERELERE YÖNELECEĞİMİZ VE KİMLERİ ARAYIP KİMLERE BASKI KURACAĞIMIZ MAİLLERİNİZE GÖNDERELİCEKTİR..

    SAYGILAR

    JENARDİ

    GÜL,HATİCE,JENARDİ


    ARKADAŞLAR HATİCE HANIM GÜL HANIM VE BEN BİR ARAYA GELEREK TÜM AKP VE MHP MİLLETVEKİLLERİNİ ARADIK.ÖNEMLİ OLANLARI YAZIYORUM..

    ADALET KOM ÜYESİ MEHMET TUNÇAK:

    KONU ALT KOMİSYONDA,KOMİSYON SEÇİMLERİ YAPILACAK ONDAN SONRA GÜNDEME GELİCEK

    SADIK BADAK VEKİLİMİZ:
    DANIŞMANI İLE GÖRÜŞTÜK,KOMİSYON SEÇİMLERİNDEN SONRA DEĞERLENDİRECEĞİZ DEDİ VE EKLEDİ,BİZLERDEN GELEN TÜM MAİLLERİ KLASÖR YAPIP GENEL KURULA İNDİRECEKLERMİŞ.

    RAHMİ GÜNER CHP :
    CHP OLARAK BİZ BU CEZAYA KARŞIYIZ,HÜKÜMET TEREDDÜTTE.KOMİSYON BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDNE SONRA PARTİ OLARAK HERŞEYİ YAPACAZ

    MUSTAFA HAMARAT AKP ADALET KOM.ÜYESİ:
    TASARI ŞUANDA GÜNDEME GELMEYE BAŞLADI.ALACAKLILARDA DÜŞÜNÜLMELİ.

    MÜCAHİT FINDIKLI:
    YASA HALLOLACAK,BORÇLAR YASASI GÖRÜŞÜLÜRKEN DE GÜNDEME GELEBİLİR.

    SUAT KILIK SAMSUN AKP GRUP BAŞKAN VEKİLİ:
    ALACAKLILAR NE OLACAK ALACAKLILAR NE OALCAK DİYE DİYE Bİ HAL OLDU

    AYŞENUR BAHÇEKAPILI AKP GRUP BAŞKAN VEKİLİ:
    MECLİS YENİ AÇILDI,UMUT VEREMEM,BEKLEYECEKSİNİZ

    METİN ÇOBANOĞLU MHP:
    KONU GÜNDEME GELDİĞİNDE SİZİ SAVUNACAĞIZ

    RIDVAN YALÇIN CHP:
    BİZİM YAPACAĞIMIZ BİRŞEY YOK,HÜKÜMET NE YAPACAĞINI BİLMİYOR

    MEVLÜT ASLANOĞLU CHP:
    ADALET KOMİSYON BAŞKANI ŞUANDA ADALET BAKANININ GÖRÜŞÜNÜ BEKLİYOR.15 GÜNE KADAR ÇEK KANUNU GÜNDEME GELMEZ İSE MECLİSTE BASBAS BAĞIRACAĞIM.

    ONUR ÖYMEN CHP:
    AVRUPA BİRLİĞİNİN DİKKATİNİ ÇEKİN DEDİ.AVRUPA BİRLİĞİ TEMSİLCİLİĞİNDE RİLTS DİYE BİRİ VARMIŞ ONA GİDİN DEDİ. AYRICA ÖNERGE DE VERİCEM DEDİ

    İLKNUR İNCEÖZ AKP:
    DURUMUN CİDDYETİNİN FARKINDAYIZ.ÇALIŞMASINI YAPTIK.GENEL KURULA GELMESİ 2 HAFTAYI BULUR.

    MEVLÜT AKGÜN AKP KARAMAN:
    2 TARAFIDA GÖRÜŞMEK LAZIM.ORTA YOL BULUNMALI

    ERDAL KALKAN AKP HUKUK İŞLERİ BAŞKANI:
    BABACAN YASAYI GERİ ÇEKTİ.ARAYA SOKMAYA ÇALIŞACAĞIZ.

    ALİM IŞIK MHP:
    DANIŞMANI İLE GÖRÜŞTÜK.BİNLERCE TELEFON GELİYORMUŞ.CEZAEVİNDE ÇEKTEN DOLAYI YATANLARIN GERÇEK SAYISINI TESBİT EDECEKLERMİŞ.KONUNUN TAKİPCİSİYİZ.

    BURHAN KAYATÜRK ANKARA:
    KONMUYU BAŞBAKANA SORMUŞ. BAŞBAKAN ILIMLIYMIŞ.ANCAK EKONOMİ KURULU BU İŞE ŞİMDİLİK TERSMİŞ. BURHAN BEY TÜM VEKİLLERİ BİZİM İÇİN ORGANİZE EDECEKMİŞ.AYRICA BURHAN BEY ''TERÖRİSTE AF ENSAFA HAPİS' DİYEREK İĞNELİ MSJLAR GÖNDERMEYİN SİZE ZARAR VERİYOR DİYOR


    EVET ARKADAŞLAR BURDAN ÇIKARACAĞIMIZ FİKİR ŞU. HÜKÜMET TEREDDÜTTE... HERŞEY SİZİN ELİNİZDE. TÜM VEKİLLERİ ARAMAKTAN BAŞKA ÇARENİZ KALMADI.

    BİZ BORÇLUYUZ.....KARŞI TARAFA BAKARMISINIZ: HÜKÜMET,ALACAKLILAR,TEFECİLER,FACTORİNGCİLER,BAROLAR....

    24 SAAT ARAMALIYIZ İŞİMİZ ÇOK ZOR..

    GÜL,HATİCE,JENARDİ

    Arkadaşlara teşekkür ediyor milletvekillerini telefonla armaya ve mail ile mağduruyetimizi anlatmaya durmaksızın devam arkadaşlar

    http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

    powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes