karşılıksız çek cezası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karşılıksız çek cezası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yargıtay: Karşılıksız çek artık suç olmasın



ÜYE ve daire sayısı arttırılarak yeniden yapılandırılan Yargıtay’da, çek suçlarına bir yerine artık dört daire bakıyor. Buna rağmen son bir yılda 25 bin dosya karara bağlanırken, temyizde bekleyen dosyası sayısı 271 bine ulaştı. Çek dosyalarında zamanaşımı riski doğdu.

Yargıtay’da, anayasa değişikliği öncesi sadece 10. Ceza Dairesi çek suçlarının temyiz incelemesini yapıyordu. Ancak, yapısı değişen iş yükünün önemli bir bölümü olan çek dosyalarına çözüm arayan Yargıtay, bu dosyaları dört daireye böldü. Karşılıksız çek davaları, 10. Ceza Dairesi, 12. Ceza Dairesi, 14. Ceza Dairesi ve 15. Ceza Dairesi’nce inceleniyor.

Dosya sayısı 44 bin
Çek suçuna artık dört dairenin bakmasına rağmen temyizde dairelerde bekleyen dosya sayısı 44 bin. Başsavcılıkta ise 227 bin çek dosyası temyiz incelemesine alınmak için sırada bekliyor. Yerel mahkemelerdeki 1.5 milyona yakın çek dosyası da dikkate alındığında, Yargıtay’daki davaların zamanaşımı riski de yükseliyor.

Suç olmasın
Hükümet yargıyı kilitleyen karşılıksız çek konusuna çözüm bulmak için yeni Çek Kanunu üzerinde hala çalışırken, Yargıtay’ın Adalet Bakanlığı’na karşılıksız çek vermenin suç olmaktan çıkarılması yönünde görüş bildirdiği ortaya çıktı. Yargıtay’ın, yargının iş yükünün azaltılması için hazırlayıp bakanlığa sunduğu raporda, şöyle denildi:

“Suç olup olmayacağı yıllardır tartışılan karşılıksız çek keşide etmek eylemi suç olmaktan çıkarılmış, elektrik hırsızlığı karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürülerek, tartışmalara son verilmeye çalışılmıştır.”

Öneri nasıl
Mevcut Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çıkması halinde çeki düzenleyen hakkında açılan kamu davasında, her bir çekle ilgili olarak bin 500 güne kadar adli para cezası uygulanıyor. Adli para cezasını ödemeyen veya ödeyemeyen kişi de bu cezasını hapis yatarak çekiyor. 10 bin liralık çeki karşılıksız çıkan kişi, bu kadar tutarda adli para cezası ödemezse 100 gün hapis yatıyor. Hükümet’in yürüttüğü çalışmada ve Yargıtay’ın önerisinde de karşılıksız çek fiilinin tamamen yaptırımsız kalmaması için “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı”nın getirilip etkin bir şekilde uygulanması hedefleniyor.

CHP’li Aygün: Suç olmasın
Karşılıksız çekin suç olmaktan çıkarılmasıyla ilgili teklif veren CHP’li Sinan Aygün ise Adalet Bakan Sadullah Ergin’le görüştüğünü, Ergin’in bu formüle sıcak baktığını belirterek, bakın şöyle dedi:
“Türkiye’de ekonomi çekle dönüyor. En büyük para birimi şu anda 200 lira. Biz iş alemi olarak çekle sonsuz bir para birimi yarattık. Çekin üzerine istersen bir trilyon yaz. Mevcut kanuna göre çeki ödeyemeyene devlet adli para cezası veriyor. Ben 32 yıllık tüccarım. Devlet aradan çıksın. Adam borcunu ödemedi diye hapis yatmasın. Dolandırıcılık yapmak amacıyla karşılıksız çek vermişse o başka. Hergün yüzlerce mektup geliyor. Bunları Sayın Ergin’e arz ettim. Adamın devletten dört trilyon alacağı, 600 milyar borcu var. Devlet parasını vermiyor, adam çeklerini ödeyemediği için hapse girecek. Mücbir sebep var. İnsanlar düzenlemeyi bekliyor. Sahte kimlikle gezmek zorunda kalıyorlar.”
Bakalım çek mahkumlarının merakla beklediği bu düzenleme yeni yılda yasalaşacak mı?
Tüm okurlarıma iyi bir yıl diliyorum.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
“Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren gerçek ve tüzel kişi hakkında, hamilin şikayeti ve Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, Sulh Ceza Hakimi tarafından karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili bir koruma tedbiri olarak, bir yıl süreyle çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir. Bu yasağa karar verme yetkisi, çekin tahsili için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikayetçinin yerleşim yerindeki hakime aittir.”


4 Ocak 2012
 Oya ARMUTÇU

‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı


‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı, tahliye için yasa değişiyor

‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı
Meclis, kapasitelerini aşan cezaevlerinde kısmen rahatlatma sağlamak amacıyla karşılıksız çek suçundan tutuklu ve hükümlü olanları yılbaşından önce tahliyesi için adım atmaya hazırlanıyor.
Karşılıksız çek suçunda “ekonomik suça ekonomik ceza” yaklaşımıyla hapis cezasını kaldıran yasa tasarısı yarın Bakanlar Kurulu’nda görüşülecek. Tasarıyla tahliye edilenler bir geçiş dönemi boyunca yeniden çek sahibi olamayacak. Çek talep edenlerin ödeme gücünün araştırılması konusunda bankalara yüklenen sorumluluklar işlevsel hale getirilecek. Merkez Bankası nezdinde oluşturulan merkezi sistem aracılığıyla, geçmişte çek sicili bulunanlara veya ödeme gücü zayıf görülenlere çek verilmeyecek. Tasarı, yerel mahkemelerde görülen 405 bin dosya ile Yargıtay’daki 53 bin dosya ve Yargıtay Başsavcılığı’nda incelenen 163 bin dosyayı etkileyecek. Bakanlar Kurulu’ndan yarın çıkması durumunda tasarının hızla Meclis Adalet Komisyonu’nun gündemine alınması ve yılbaşından önce yasalaştırılması hedefleniyor.
Tipik Anayasa ihlali
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya düzenlemeyle ilgili şunları söyledi: “2001’de Anayasa değişikliğinden bu yana çekler konusunda hapis cezasının yaşatılması tipik bir Anayasa ihlalidir. Anayasa Mahkememizin aleni Anayasa hükmüne rağmen hapis cezalarının Anayasa’ya uygun olduğu yönündeki kararı normatif bağlayıcılığı yanında kuşkusuz bir sapma oluşturur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4. maddesi, gerekse Anayasamızın aynı doğrultudaki hükmü bu konuda yoruma elverişli olmayan bir açıklığı içerir.”


 Bülent SARIOĞLU
15 Aralık 2011

Hürriyet

Çekte hapis cezası kalkıyor

Çekte hapis cezası kalkıyor
Adalet Bakanlığı yargının hızlandırılması için yeni bir paket hazırlıyor.
Çekte hapis cezası kalkıyor
Hazırlanan tasarıya göre Çek Kanunu kapsamındaki 'karşılıksız çek'e verilen hapis cezaları ortadan kaldırılacak.
Çek Kanunu kapsamında karşılıksız çek verenlere verilen hapis cezası kaldırılacak.  Karşılıksız çekte hapis cezası yerine tacirlere 5 yıl süreyle çek yasağı getirilecek.Yaklaşık 10 bin kişinin karşılıksız çek kesme suçundan dolayı cezaevinde olduğu belirtiliyor.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da karşılıksız çekteki hapis cezasının kaldırılmasına onay verdi. Merkez Bankası nezdinde karşılıksız çek verenlerle ilgili merkezi bir sistem kurulduğu ve karşılıksız çek verenlerin buradan takibinin yapılabildiği öğrenildi. Karşılıksız çek verenlerin sayısında büyük bir düşme yaşandığı belirtiliyor.

Bakanlar Kurulu'nda ele alınacak

Yargının hızlandırılması kapsamında birçok trafik suçunda mahkemelere müracaat edilmesine yönelik uygulamada kaldırılacak. Alkollü araç kullanma başta olmak üzere trafik suçlarındaki birçok ceza adli makamlar kanalıyla veriliyordu. Yeni uygulamada trafik suçları adli makamlara taşınmayacak. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanana yargının hızlandırılmasına ilişkin kanun tasarısının 16 Aralık Cuma günü gerçekleştirilecek Bakanlar Kurulu'nda ele alınması bekleniyor.

HABER: Bilal ÇETİN / BUGÜN GAZETESİ

Ceza vermeyi biz millet olarak seviyoruz


Kurbağanın gözü patlamasın!

Ceza vermeyi biz millet olarak seviyoruz; bu kesin. Sevmek ne kelime bayılıyoruz! Hele hapis cezası vermeyi. Ahali böyle de ülkeyi yönetenler farklı mı sanki? Al birini vur öbürüne; onlar da seviyor! Savcılar da bu memleketin evladı nihayetinde. “Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” deyip onlar da karışıyor kalabalığa. Adamın hakkında şike suçlaması mı var? Bir dosya açıver gitsin, 130 yıl hapis cezası talebiyle! İktidarın başarısız olması ve tökezleyip düşmesi için faaliyet gösteren mi oldu, isteyiver 200 sene mahkûmiyeti? Trafik kurallarını mı çiğneyen oldu, tıkıver kodese; bak nasıl geliyor aklı başına!
Çek için de oldu üç aşağı beş yukarı aynı şey. Karşılıksız çek mi kesmiş hain? 100 gün hapis yatsın da görsün Hanya‘yı, Konya‘yı!

“Ekonomik suça, ekonomik ceza” düsturu kimin umurunda. Tık kodese gitsin! İçerideki esnaf ve iş adamı sayısı 8 bini geçti.

100 gün yatıp çıkacaklar gariplerim! Hadi, yattılar diyelim; kime ne faydası var? Dışarıda olsa halbuki, borcunu ödeme imkânı var! İki tarafı da cezalandıran bir uygulama ama kime anlatacaksın? 110 bin dosya da Cumhuriyet savcılıklarında bekliyor! Neresinden bakarsan bak, 60-70 bin ailenin canını yakan bir uygulama. Çekin karşılığını alamayan tarafı da dikkate alacak olursak; 100 bin kişilik bir mağdur ordusu!
Ha, böyle söylüyorum diye karşılıksız çek kesen cezasız kalsın demiyorum tabii. Elbette ki olsun. Olsun ki, karşılıksız çek kesmek neymiş anlasın! Kredi kartında yaşandı bu mesela. Kart borcunu ödemeyenin evine haciz geldi. Maaşından kesinti yapıldı ve bankanın alacağı bankaya verildi. Hem de misliyle. Bu uygulama, kredi kartı harcamalarını zapturapt altına aldı. Neydi bir zamanlar? Kredi kartı ile “hiç ödemesi yokmuş” gibi harcama yapıyordu insanlar. Cezai müeyyideler, tüketiciye “ayağını yorganına göre uzatma” alışkanlığı kazandırdı.
Karşılıksız çekte de olsun aynı müeyyideler. Yoksa, kör gözüm parmağına! Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Numaralı Protokolünde de aynı konuya temas ediliyor ve “Hiç kimse yalnızca nakdi ilişkiden doğan bir sorumluluğu yerine getiremedi diye özgürlüğünden mahrum bırakılamaz” diyor. Mademki, AB kriterlerine uymak için sayısız reform ve hukuki değişiklik yapılıyor; bu da değişsin.
Gerçi olumlu gelişmeler var bu hususta. Çek mağdurlarının yaşadıkları sıkıntıların ortadan kaldırılması için bir dizi tedbirler alınıyor. Başmüzakereci Egemen Bağış, “AB kriterlerine uyum sağlanacak” dedi. Adalet Bakanlığı konuyla ilgili çalışmaları sürdürüyor. “Kısa sürede Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye gönderilmesi bekleniyor” yani. İnşallah öyle olur.
Da… Dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlamasın. Bazen öyle oluyor çünkü. Sözleşmelilerin durumu öyle oldu mesela. 5393 Sayılı Kanun gereği sözleşmeli çalışan belediye elemanlarına, “kadro” sözü verildi ama hâlâ yerine getirilmedi bu söz. Hem de bizzat Başbakan Erdoğan vermişken! Üniversite mezunlarının durumu keza. Onlara da söz verildi ama atama yok!

Ekopolitik
Metiner Sezer
metiner.sezer@tg.com.tr
10 Aralık 2011 Cumartesi

Karşılıksız çeke hapis olur mu?

Karşılıksız çeke hapis olur mu?

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, dün kameralar karşısında ‘’Çek Yasası’nda bir değişiklik yapılırken iki tarafı da düşünmeliyiz’’ diyordu.
405 bin çek davası varmış…
Şükrü Kızılot’un köşesinde okudum.
Yargı neredeyse işi gücü bırakmış bu ceza davalarını çözmeye çalışıyor. Karşılıksız çekten dolayı kaç bin kişi cezaevinde yada kaç bin kişi cezaevine girmeyi bekliyor bilmiyorum. Sayılar havada uçuşuyor.
Ödenmeyen çekten dolayı hiç kimsenin hapsedilmeyeceği yeni bir düzenleme bekleniyor ama Çağlayan dedi ki :
‘’Yasanın iki tarafı var. Çeki alan ve çeki veren. İki tarafında görüşünü almalı masanın iki tarafını da mutsuz etmeyecek bir çözüm bulmalıyız’’ dedi ve ekledi ‘’Çeki veren hapis cezası kalksın istiyor, çeki alan ise çeki ödemeyenin daha ağır hapisle cezalandırılmasını bekliyor’’
Yeni bir düzenleme yapılırken belki de en son dikkate alınması gereken nokta anlaşılıyor ki birincil öneme sahip.
Eğer meseleyi böyle koyarsanız temel haklar konusunda dünyanın gerisinde kalabilirsiniz. Kalıyorsunuz da…
Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonamaz…. Anayasa’nın maddesi bu… Avrupa insan hakları sözleşmesinde de benzer ifade var…
Özetle, çekini ödemeyen birisi için hapis cezası çağdışıdır…
‘İyi de adam çeki kesmiş, malı almış, ödemiyor. Biz mağdur olmuyor muyuz’ diyenlere söylenecek tek bir laf var: O sizin riskinizdi. Gerçekleşti… Ticaret dediğiniz şey bunu da içerir…’’
Aynı şekilde kredi kartını ödemeyenlerin, telefon borcunu ödemeyenlerin başına gelen hapis cezalarında da durum böyledir.
Avrupa’da ABD’de çek kullanılıyor. Hapis uygulaması ise yok… Ticaret bitti mi? Kimse kimseye vadeli mal vermiyor mu? Onların tüccarları dürüst, bizimkiler sahtekar mı?
Üstelik ticaret dünyasını koruyacak olan şey hapis cezası değil, çek kullanan kişi veya tüzel kişiliğin kredibilitesini takip edebilmektir.
Ekonomik suça, ekonomik ceza esastır. Üstelik devlet bu ticaretin neresindedir ki karşılıksız çek keşide eden kişiye adli para cezası veriyor?
Bu parayı ödeyemeyenler ise hapisle cezalandırılıyor. Hapse girenin işleri iyiden iyiye bozuluyor.
Halbuki çek vermek (karşılığı bankada hazır sözü vermekte olsa) ve çek kabul etmek karşılıklı risk üstlenmektir. Devletin bu ticari ilişkiye müdahil olduğu yer iki taraf arasında anlaşmazlığı çözmektir. Yani yargıya intikal ederse bu ilişkiyi inceler. Yoksa ‘niye karşılıksız çek verdin’ diye soramaz. Sormamalı. Devlet niye karışıyor ki? Bu nedenle devlet aradan çekilmeli, hapis tehlikesi bitmelidir.
Çek sahibinin kara listede olup olmadığı bilgisine çek kabul eden herkes de rahatlıkla ulaşabilmelidir.
Böylece çekini ödemeyene en büyük ceza uzun yıllar bir daha çek kullanamaz hale gelmek olacak… Ve mutlaka kara listeler 5 yada 7 yıl sonra sıfırlanmalı ve kara listeye girenlere ikinci bir şans tanımaktır.  (NOT: Hayatımda çek kullanmadım. Hapis cezası kalkarsa kullanacağım. Yakın çevremde de çek kullandığı için başı derde giren yok)
Yavuz Semerci
yavuz.semerci@gazeteport.com

 

Karşılıksız çekte son haftalar


Karşılıksız çekte son haftalar

Nedenine gelince, birçok önemli konuyu ve çıkacak yasaları, ilk kez Hürriyet’te okuyorlar.
Nitekim “karşılıksız çek” konusunda da öyle oldu.
Karşılıksız çekte hapis cezasının kaldırılacağını ve hapishanedekilerin de tahliye edileceğini, bu konudaki yasa tasarısını ve gerekçelerini, Hürriyet okurları ilk kez 7 Kasım tarihli yazımızdan öğrendiler.
DEĞİŞİKLİĞİN GEREKÇELERİ
Karşılıksız çek keşide etmenin, ceza hukukunun koruma alanından çıkartılmasının, iki temel gerekçesi var.
1. Ölçülülük İlkesi (Ekonomik suça ekonomik yaptırım ilkesi):
Çek Kanunu’nun beşinci maddesinde, karşılıksız çek keşide etme suçu için “adli para cezası” öngörülmüş olmasına karşılık, bu para cezasının ödenmemesi durumundaki infaz, para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi suretiyle yerine getirilmektedir. Bu durum ise, kanunda yaptırım olarak adli para cezası öngörülmüş olmasını, büyük ölçüde anlamsız kılmaktadır. Hapis cezası, borçlunun ticari hayatının ciddi şekilde sarsılmasına ve sona ermesine neden olmakta, borcunu ödeyebilme ihtimalini de ortadan kaldırmaktadır.
Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Numaralı Protokol’ünde, “Hiç kimse, yalnızca akdi ilişkiden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz” ve Anayasa’nın 38. maddesinde de “Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” hükmüne yer verilmiştir.
2. Makul Süre İçinde Yargılanma Hakkı:
Çek Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, yargının iş yükünün artması ve yargılama sürecinin yavaş işlemesi son derece önemli.
Bu durum, Anayasamızın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kabul ettiği “makul sürede yargılama” yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmesini, önemli ölçüde etkiliyor.
CEZA DAVALARININ YÜZDE 36’SI
Karşılıksız çek nedeniyle açılan davalar (405.704), özel kanunlar nedeniyle ceza mahkemelerinde açılan davaların (1.119.617), yüzde 36.2’sini oluşturuyor. Yargıtay’da ise; dairelerde 53.544 ve Başsavcılıkta 163.621 olmak üzere, toplam 217.165 dosya var.
Görüldüğü gibi, çek kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, ceza adalet sistemindeki iş yükünün önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Yasanın çıkması ile birlikte, yargının iş yükünde de ciddi bir azalma olacak.
YENİ DÜZENLEME
Hürriyet’te daha önce (7 ve 24 Kasım’da) ayrıntılı olarak yazdığımız gibi;
- Karşılıksız çekte, hapis cezası kalkacak.
- Hapiste olanlar, tahliye edilecek.
- Karşılıksız çek düzenleyene yaptırım olarak, sadece idari nitelikte bir önlem olarak, beş yıl süre ile “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” uygulanacak.
- Önceki düzenlemeden farklı olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, “tüzel kişiler hakkında da” uygulanabilecek.
- Borçlu, Devlete para cezası ödemek zorunda olmayacağından, alacaklının alacağına kavuşma ihtimali artacak.
Tasarının bu ayın sonuna kadar ya da Ocak ayı içinde yasalaşması bekleniyor.


Şükrü KIZILOT
skizilot@yaklasim.com
8 Aralık 2011

SUÇLU DEĞİL , BORÇLUYUZ ….

SUÇLU DEĞİL , BORÇLUYUZ ….
HUKUK , EKONOMİK GEREKÇELİ KARAR ALMAMALIDIR…
Karşılıksız çek keşide etmekten sanık ve cezaevinde olan binlerce APC çek mağdurları 3167 sayılı eski yasanın kurbanları olmaya devam etmektedirler.Yeni çıkan 5941 sayılı çek kanununa ve evrensel hukuk kurallarına rağmen , 3167 sayılı eski yasanın bütün acımasızlığı tüm olumsuzluklarına rağmen hükmünü acımazsızca sürdürmeye devam ettirmektedir.
TCK , nın 5237 sayılı yasanın 2. ve 7. maddeleri gereği , yeni yasada olan olumlu kararların geriye dönük olarak sanık ve mahkumlara uygulanması gerekirken , bu kanun maddeleri de yok sayılmaktadır .5941 sayılı yeni çek kanunu ile suç olmaktan çıkartılmış bir çok ceza unsuru bazı yerel mahkemeler tarafından geriye dönük olarak lehte kararlar verirken ne yazık ki aynı binada bulunan diğer mahkemeler tarafından aleyhte kararlar alınmaktadır.
5941 sayılı yeni çek yasası , 3167 sayılı yasa hükmünü ortadan kaldırmış , eski davaların devam etmesini öngörmüş ancak yayınlanan içtihat kararlarıyla da geçmiş davalara bir yön vermeye çalışmış ancak gelen içtihatların tümden uzak , bölük pörçük olması ve zaman kavramından uzak olması 3167 sayılı yasadan mağdurların kanayan yaralarını sarmaktan uzak kalmış , mağduriyetlerin artmasına neden olmuştur.
5237 sayılı TCK madde 21 Kast
(1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
–3167 sayılı eski çek kanununda KAST unsuru kesinlikle aranmadan kararlar alınıyordu .Oysa yeni yasa 5941 KAST unsurunun muhakkak aranması gerektiğini vurgulamaktadır …
(2) 5941 sayılı yeni çek yasasında, ve AİHS 6. maddesinde üzerine suç isnat edilen sanıkların gıyapta yargılanmalarına olanak sağlamamaktadır. Savunma alınmadan verilen kararların geçersiz olduğu kabul edilmektedir.
–3167 sayılı eski çek yasasının en olumsuz yönlerinden biri GIYAPTA ALINAN CEZA KARARLARIDIR.İç hukukumuzun ve uluslararası taraf olduğumuz sözleşme hükümlerine rağmen 3167 sayılı yasa zamanında verilmiş olan cezalar , Sanıkların savunmaları alınmadan verilen kararlardır.5941 sayılı yeni yasa ve TCK , nın 5237 sayılı yasanın 2. ve 7. maddeleri gereği eski kararların bozulup , yeniden yargılamalara gidilmelidir.
(3) 5941 sayılı yeni yasanın GEÇİCİ MADDE 1/5 fıkrası 31.12.2011 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir, demektedir.
–Yukarıda yazılan kanun maddesi çeklerin vadeli bir ödeme aracı olduğunun açık göstergesidir. Ticaret yapılırken BANKA yada FACTORİNG şirketlerinin yıllardır, vadeli çekleri alıp karşılığında çeklerden belirli bir kesinti yapıp veren firmaya nakit sağlamaları çekin vadeli bir ticari enstrüman olduğunun kanıtıdır.Vadeli çek uzun zamandır kullanılmaktadır ve kullanılmaya da devam edilecektir.Bunlara rağmen 3167 sayılı yasa zamanında çekler habersizce günler aylar öncesinden çekilmiş , karşılığı olmayanlar yazılmış ve ceza davaları açılmış ,mahkumiyetler başlamış ve yeni yasanın bu hükmüne rağmen devam etmektedir.
(4) 5941 sayılı yeni yasada çeklerde kısmi ödeme yapılıp yapılmadığının bakılması gerekliliği vurgulanmışsa da , eski yasa olan 3167 sayılı yasada kısmi ödemelere bakılmasızın alınan kararlar sanıklara bu yönde ağır kararlar verilmekteydi ve APC larına hükmediliyordu.3167 sayılı yasadan bu şekilde ceza alan kişiler hakkında yeni yasanın hükümleri geriye doğru uygulanmalı ve mağduriyetler giderilmelidir.Sanıklar yargılandıkları davalarda çekin ödenemeyen kısmından sorumlu tutulmalıdır.
(5) MADDE 3- (1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.
–Madde 3/4 Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz.

–Madde 3/5 Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil, kısmî ödemenin hamil tarafından kabul edilmemesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne göre karşılıksızdır işlemi yapılır; ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır. Çek hesabında hiç karşılığın bulunmaması ve hamilin sadece muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutarın ödenmesini talep etmesi hâlinde de bu fıkra hükmüne göre işlem yapılır.
–5 . madde kapsamında yeni çek yasasına göre yapılması gereken işlemler bunlar olmasına ve geriye doğru yürümesi gerekliyken, eski yasa 3167 de hamil son cironto değil aksine ara cirontolarda çeklerin arka yüzüne karşılıksız işlemi yaptırabiliyor hatta bu işlem sırasında banka yetkilisinin de onayı olması gerekmiyordu.3167 sayılı yasaya göre yapılan bu işlemler çok sakıncalara sebebiyet veriyor ve ceza davalarında bu durum gözetilmiyordu.Ancak yaşanan bu sorun yeni çek yasasında vurgulanmış ve haksızlıkların önüne geçilmiştir.Bu nedenlerden ötürü 5941sayılı yasadaki hükümlerin , 3167 sayılı ceza davalarına uygulanması gerekli hale gelmiştir…

Karşılıksız çeklerde uygulanan Adli Para Cezası ödenmediği taktirde günlük bir bedel üzerinden hapis cezasına çevrilmektedir.Yıllarca esnaflık – iş adamlığı yapmış , devlete vergi vermiş , yanında yüzlerce kişiye aş – iş vermiş kişiler KAST aranmadan yıllarca adi bir suçlu gibi cezaevlerine gönderilmektedir.
Cezaevlerine hukuksuzca gönderilen mağdurlar , Zaten ekonomik zorluklarla karşı karşıya geldikleri firmalarını zar zor ayakta tutarken İç hukuk kuralları ve uluslararası kurallar dışlanarak savunmaları bile alınmadan özgürlülüklerinden alıkonulmaktadırlar
Bu haksız uygulamalar esnasında aileler parçalanmakta , iş yerleri talan edilmekte ve çözümü asla olamayacak sonuçlar meydana gelmektedir.
3167 Sayılı eski yasanın bir an evvel , yeni yasa 5941 sayılı yasaya göre düzenlemesinde hukuki ve insani açıdan yarar vardır.
Dünyanın hiçbir yerinde olmayan böyle bir cezanın , Çok değerli Yargı mensuplarımız tarafından da acil olarak değerlendirileceğine ve ivedilikle çözüm bulunacağına dair kanaatimiz tamdır.
Yıllar geçtikçe karşılıksız çeklerde uygulanan APC hapis cezaları arttırılmış , ağırlaştırılmış , ancak bu uygulamalar soruna çare olamamıştır.Dünyanın içinde bulunduğu ve hala çözemediği global kriz nedeniyle hiçbir kötü niyeti olmadan , ekonomik nedenlerle çeklerini ödeyemeyen esnaf ve iş adamları bu kanunsuz – hukuksuz , insan haklarına aykırı yasaları ve cezaları hak etmemektedirler.

KARŞILIKSIZ ÇEK YARGILAMALARINDA UYGULANAN APC HAPİS CEZALARI KALDIRILMALIDIR …
Saygılarımızla
ADLİ PARA CEZASI KARŞILIKSIZ ÇEK MAĞDURLARI

BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE ÖRTÜLÜ AF


Son günlerde basında adalet bakanlıgına dayandırılarak kamu alacaklarına örtülü af iddiaları gündeme gelmektedir. Adı üzerinde kamu alacagıdır, bizleri yani çek magdurlarını bağlayan bir konu degildir. Özellikle adli para cezalarının yapılandırılması gibi bir gelişme yoktur. Çünkü apc 5941 sayılı çek yasası ile taahhüte baglanarak cezalar ertelenmiştir. bu nedenle ilk taksit olan 1/3 lük kısım cezaevlerinden tahliye olan bizler ve o anda taahhütte bulunan arkadaşlar için tarih 12 aydır. bu kadar yakın bir tarih var iken hükümet yeniden bir yapılandırmaya gitmez. bunun için hayale kapılmamaız gerekmektededir. Bizler için uygulama aynen devam etmektedir. bu haberlere dayanarak rehavete kapılmamamız gerekmektedir. bu ülkede insan yakan, adam öldüren gasp yapan affedilir, ama apc olan asla . ekonomik kaygılara dayanarak para için bizler feda edilmekteyiz. bizler için en yakın umut anayasa mahkemesidir. ama ne yazıkki burdanda lehimize bir karar çıkacagı umudumuz yoktur.yinede çıkmayan candan umut kesilmez. anayasa mahkemesi ve yeni infaz yasası için 5 yıllık ceza indirimi ve denetimli serbestlik üzerinde yogunlaşmalıyız. bu mercilere telefon, faks, mail ile bastırarak bunaltmalı ve kamuoyu oluşturarak gündemde kalmalıyız. çalışmaya hemen başlanmalı kaybedecek zaman kalmadı.


Saygı ve  selamlarımla.
SAMİ KAL 

2010/6 E. sayılı dosyaya ait CHP'nin 1.2.2010 tarihli dava dilekçesi

Telefon :0 312 463 73 00       -       0 312 463 73 00     
Faks : 0 312 463 74 00
E-posta : bilgi@anayasa.gov.tr
Adres : Ahlatlıbel Mahallesi İncek
Yolu Serpmeleri No:4 06890 Çankaya
Ankara/Türkiye
Çek mağduru arkadaşlar şu andaki tek umudumuz olan anayasa mahkemesi  size bildirdiğim bu adrese herkes elindeki imkanlar mukabilinde  müracaat etsin. telefon, faks, mail haydi arkadaşlar.

Emekli SAT komandosu , karşılıksız çek nedeniyle tutuklandı.



Emekli SAT komandosu Namık Ekin, 12 bin 750 liralık karşılıksız çek yüzünden cezaevine gönderildi. Yargılanan ve borcunu bugüne kadar ödeyemeyen Namık Ekin 4 ay  7 gün hapiste kalacak. 3 Aralık’ta Dünya Engelliler Günü kapsamında Taksim Meydanı’nda kendisine ayrılan bölmede ünlü illüzyonist David Blaine’in su dolu  bir fanus içinde 7 günlük rekorunu 8 güne çıkarmak için çaba harcayacağını belirten Namık Ekin, "Aylardır bu rekor için çalışıyorum. Adalet Bakanlığı’ndan 10 günlük izin istiyorum. Rekoru kırayım, tekrar cezaevine gideyim" dedi.

Namık Ekin, Halaskargazi Caddesi’ndeki spor salonunun kirasını ödeyemediği gerekçesiyle hakkında karşılıksız çek nedeniyle verilen para cezası, günlüğü 100 liradan hapis cezasına çevrildi. İnfaz Savcılığı’na çıkarılan Namık Ekin, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“Rekorların adamı” olarak bilinen Namık Ekin, 2007 yılında Osmanbey Halaskargazi Caddesi üzerinde spor salonu açtı. Aylık kirası 12 bin 750 lira olan spor salonunun sahibi Ziya Aktürk’e Namık Ekin, 12 çek verdi. Çeklerin üçünü peşin ödeyen Ekin, dördüncü çeki ödemediği gerekçesiyle mal sahibi Ziya Aktürk tarafından icraya verildi. Beyoğlu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde de Ekin hakkında karşılıksız çek suçundan dava açıldı. Mahkeme, Ekin’e çekin bedeli olan 12 bin 750 liralık para cezası verdi. Para cezasını ödeyemeyen Namık Ekin hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Bunu öğrenen Namık Ekin Üsküdar’daki evinden polise giderek teslim oldu. Gözaltına alınan Namık Ekin, Beyoğlu Adliyesi’ne getirildi. Mahkemedeki işlemlerinin ardından İnfaz Savcılığı’na çıkarılan Ekin hakkındaki kesinleşmiş para cezası, günlüğü 100 liradan 4 ay 7 gün hapse çevrildi.

Tutuklama kararı vicahiye çevrilen Namık Ekin, Metris Cezaevi’ne gönderildi. Namık Ekin’i, adliyede yakınları yalnız bırakmadı. Adliye çıkışında açıklama yapan Namık Ekin, "Üç aylık kirayı peşin vermiştim. İşyerimdeki leasingli eşyalar haciz yoluyla kaldırıldı. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde düzenlenecek olan etkinlikte belediye bana rekor kırmak için Taksim Meydanı’nda 500 metrekarelik bir yer ayırmıştı. Bu arada ünlü illüzyonist David Blaine’in bir cam fanusta havada asılı şekilde 7 gün 7 gecelik rekorunu egale edip kurulacak bir akvaryum içinde 8 gün 8 gece kalarak bu rekorunu kıracaktım. 3 Aralık’taki bu rekoru kırabilmem için Adalet Bakanlığı’ndan 10 günlük izin istiyorum. Sonra tekrar cezaevine dönerim" dedi.

Namık Ekin, eğer 12 bin 750 liralık para cezasını öderse cezaevinden çıkabilecek.

Hürriyet

Aranan 161 zanlı, sandık başında yakalandı

Aranan 161 zanlı, sandık başında yakalandı
Anayasa değişikliğinin oylanması için dün yapılan referandumda çeşitli suçlardan aranan 161 kişi Emniyet güçleri tarafından yakalandı. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü, çeşitli suçlarla aranan zanlıların yakalanması için referandumu avanta   
Anayasa değişikliğinin oylanması için dün yapılan referandumda çeşitli suçlardan aranan 161 kişi Emniyet güçleri tarafından yakalandı.


Kocaeli Emniyet Müdürlüğü, çeşitli suçlarla aranan zanlıların yakalanması için referandumu avantaja çevirerek birçok şahsı yakaladı. Referandumda oy kullanmak için sandık başlarına giden 161 kişi, emniyet güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Anayasa değişikliği ile ilgili yapılan referandum oylamasına katılmak için sandık başına giden 161 kişi arandıkları ve ya kesinleşmiş hapis cezası suçlamaları ile polisler tarafından yakalandı. Referandumu fırsata çeviren Kocaeli Emniyet Müdürlüğü şehir genelinde aranan Zanlıların sandık kullanacağı yerleri belirleyerek oralara 100`e yakın polis gönderdi. Aranan şahısların sandık başlarına geldiğini gören polisler, Zanlıların oylarını kullanmasından sonra yakalayarak gözaltına aldı.Gözaltına alınan şahıslar silah kanuna muhalefet, uyuşturucu kullanma ve bulundurma, hırsızlık, dolandırıcılık, askeri suç, resmi evrakta sahtecilik, kayıp şahıs, kasten yaralama, karşılıksız çek gibi suçlardan arandıkları öğrenildi. Emniyette ifadeleri alınan Zanlılar, mahkemelere sevk edilirken birçok zanlının cezaevine konduğu öğrenildi.


KOCAELİ(CİHAN)
2010-09-13


Çekte hapislik bitti, sorunlar bitti mi


3167 sayılı "Çekte Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Yasa" nihayet TBMM çatısı altından çıkarak hukukçuların önüne geldi.
Yasanın yeni hali piyasalarda her ne kadar, "Karşılıksız çekte hapis cezası kalktı" şeklinde algılansa da kazın ayağı pek öyle değil. 
Hapisteki "mağdurlar"ın mağduriyetleri şimdilik kaydıyla gideriliyor.
Ama onlardan alacaklıların mağduriyetleri öyle görülüyor ki, uzun bir süre daha ortada duracak...
Yasa ile yazılan senaryo şöyle:
Henüz mahkûmiyet almamışsa infaz ertelenecek.
Hapiste ise tahliye olacak.
Gidecek ve 1 Nisan 2010 tarihine kadar borçlu olduğu kişi ile anlaşacak.
Velev ki anlaştı...
Bu anlaşma mahkemelere bildirilecek.
Yani ya 1 Nisan'a kadar borcunu ödeyecek ya da 2 yıl süreli belli bir takvime bağlayacak.
Borcunu ödeyebilmek için
Ya yeni iş kuracak ya da yeni bir iş bulacak.
İş kurmak için sermaye lazım.
Sermaye yoksa, kredi lazım.
Diyeceksiniz ki, "sermaye anlamında parası olsa borcunu öder hapse girmezdi."
Doğrudur, demek ki sermayesi yok.
O zaman kredi bakacak.
Kredi demek borç üstüne borç demek!
Çekten mahkûmiyet yemiş adama kim kredi verecek?
Çalacağı kapı, iyimser ifade ile tefeci...
Kötümser isimle mafya kapısı olacak.
Diyelim ki, bunlardan birinden sermaye buldu.
Çek özürlü işadamı kimliği ile çek hesabı nasıl açacak?
Yeni yasaya göre açamayacak.
O zaman önünde bir yol kalacak: Kayıtdışı çalışmak!
Diyelim ki, bunların hepsi gerçekleşti.
Çalışacak, hem geçimini sağlayacak; hem 2 yıllık anlaşma yaptığı alacaklısının borcunu ödeyecek hem de kredi bulduğu tefeci veya mafyanın borcunu...
Ve tüm bunları 2 yıl içerisinde yapacak!
Her şey yolunda giderse, ne âlâ!
Gitmez de borçlarını ödeyemezse tekrar mapus damına düşecek.
Yeni yasanın kaleme aldığı senaryoda yazılanlar bunlar.
Yasa ile yazılmayan senaryoyu konuşacaksak o daha da vahim.
İlk 2 yıllık sürede, yasanın 2 yıldan 4 yıla çıkarılmasını bekleyecek.
Olmazsa, borcunu ödeyemeyecek ve izini kaybedecek.
O da olmazsa gazetelerin üçüncü sayfalarında şu haberleri okuyacağız:
"Mafya infazı!"
Veya "Alacağını ödemeyen borçlusunu vurdu."
Veya "Borcunu ödeyemeyince alacaklısını vurdu."
Özetle; ya dünya değiştirecek ya da yine mapus damına dönecek.
8 yıldır TBMM'de bulunan çek yasasının "yeni" adı altında ilgililerine sunduğu acı senaryolardır bunlar.
Her iki senaryoda da mutlu son yok.
Oysa;
"Yeni" adını verdiğiniz bir oluşum iki tarafı olmasa da bir tarafı mutlu etmelidir.
Yeni çek yasasının mevcut hali ile alacaklıyı da borçluyu da mutlu eder bir yanı yok.
Böyle bir yasadan mutlu olan varsa, "verdik, kurtulduk" şeklinde düşünen TBMM Adalet Komisyonu olmalıdır.
Komisyon, 8 yıllık süre sonunda sorunları bir süreliğine halı altına süpürmüştür, o kadar!
Bu kadar uzun süre sonunda, topu hukukçuların, alacaklıların ve borçluların önüne atmış "Ne haliniz varsa görün" demiştir.
Yazımın başlığında "Çekte hapislik bitti, sorunlar bitti mi" diye sormuştum ya!
Ne dersiniz sorunlar bitti mi, yoksa sorunlar dolu bir başka perde mi açıldı?

Şevket Sürek
Referasns

Herkese " çek" yok..


TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, Çek Kanunu'nda yapılacak değişiklikle hem alacaklıya hem de borçluya yeni imkanlar tanınacağını belirterek, yeni düzenlemeyle bankalara da önemli sorumluluklar yükleneceğini söyledi.

Bayram ziyareti için geldiği Kastamonu'da gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Köylü, Çek Kanunu'ndaki değişiklik için çalışmaların büyük bir titizlikle sürdüğünü ifade etti. Köylü, değişiklikle ilgili şu bilgileri verdi:

''Yeni düzenlemeyle getirilen değişiklikler şöyle: Çekin karşılığı ödenmediği zaman doğrudan hapis cezası yok, para cezası var. Para cezası ödenmezse, genel hükümlere göre hapse çevriliyor. Bu yeni kanun çıktıktan sonra, çekten dolayı sorumlu olan kişi hesap sahibi olacak. Yani çekin üzerindeki imza sahibi değil. İmza sahibi aynı zamanda hesap sahibi de olabilir, o ayrı bir durum. Tüzel kişiler yani özellikle şirketlerde şirketin yönetim kurulu üyelerinden birisine bankada çek hesabı açılırken, o bir kişi görevlendirilecek. Banka, şirketin çek hesabından sorumlu olan kişiyi önceden bilecek. Şirket, bu görevlendirmeyi yapmadığı takdirde şirketin yöneticilerinin tamamı sorumlu olacak. Şirketin muhasebecisi sorumlu olmayacak.

Eskiden ceza verilirken çekin üzerindeki rakam neyse o nazara alınıyordu. Yeni sistemde, çekin karşılıksız çıkan kısmı nazar alınarak ceza verilecek. Bir takım teknik düzenlemeler de olacak. Mesela, çekler ikiye ayrılıyor. Şahıs çekleri yani hamiline çekler ve ticari çekler... Bankaların daha dikkatli olması için bankalara bazı yükümlülükler getiriliyor.

Çek yasağı bulunan kişiye çek verildiği takdirde bankaya ceza var. Ayrıca yasaklı olduğu halde çek kullanan kişiye de hapis cezası var. Buradan şu anlaşılıyor. Bundan sonra herkese rastgele çek verilmeyecek. Bankalar bu konuda çok titiz olacaklar.''

Çek işlemi yapan kişilerin çek hesaplarının açık olacağını anlatan Köylü, bu hesabın, kişinin çek verebileceği kişilerce de görülebileceğini söyledi.

ÇEK MAĞDURLARI

Hakkı Köylü, ''çek mağduru'' olarak ifade edilen kişilerin durumuna değinirken de şunları söyledi:

''Cezaevlerinde bu konu yüzünden şu anda 2 bin 118 kişi var. Bu son 15-20 günlük bir rakam. Biz, işte bu cezaevlerindeki kişiler için yeni bir düzenleme getireceğiz. 37 milyon çek kesilmiş. Bu rakamın içerisinde 1 milyon civarında dava var. Ama hapis yatan 2 bin kişi var. Davanın çok olması önemli değil. Sonuçta bunlar ödeniyor. Biz, yeni bir düzenleme getireceğiz. Çekini ödeyemeyip hapse düşenlere yeni bir imkan tanıyacağız. Asgari 1 yıl olmak kaydıyla yeni bir düzenleme yapılacak. Bu düzenleme ile eğer taraflar aralarında anlaşabilirse, kişi hakkında açılmış dava duracak. Soruşturma başlamışsa o duracak, ceza infaz ediliyorsa tahliye edilecek. O süre içerisinde ödenmesi beklenecek. Ödemediği taktirde soruşturma kaldığı yerden devam edecek. Zaman aşımı işlemeyecek. Ayrıca bu kişinin şikayet hakkı da ortadan kalkmayacak. Eğer, anlaşamazlarsa kanun 'en az bir yıl süreyi' ben veririm diyor. Bundan çok önemli bir fayda sağlanır. Bir çok kişi 'biz hapisteyiz dışarıda olsak borcumuzu öderiz' diyor. Buyursunlar ödesinler. Bu düzenleme ile alacaklının bir kaybı olmayacak. Alacaklıya alacağını tahsil edebilmesi için yeni bir imkan sağlanmış olacak. Aynı zamanda borçluya da borcunu ödeyebilmesi için bir imkan tanınacak.''

AA

Nurettin Canikli 'çek sicil' dosyası olacak..


Çek mağdurları serbest kalacak

AKP, TBMM Adalet Komisyonu'nda bulunan çek yasa tasarısında değişiklik yapacak. Karşılıksız çekten hapis yatan 2 bin 116 kişi borçlarını ödemeleri veya alacaklılarıyla anlaşmaları takdirinde serbest kalacak.
 AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, aylardır tartışmalara neden olan, çek düzenlemesi ile ilgili olarak AKP Grubu'nun hazırladığı ve Komisyona öneri olarak sunacakları düzenleme ile ilgili bilgi verdi.

Canikli, Adalet Komisyonu'nda bulunan Çek Yasası ile ilgili tasarıyı hatırlatarak, neden böyle bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğinin anlattı.

Nurettin Canikli, "Af düzenlemesi söz konusu değil. Alacaklı ile borçlu arasında özel bir hukuk ilişkisi vardır. Getirilecek düzenlemeyle; alacaklının hakları korunurken, borçluya borcunu ödeme şansı veriliyor. Bizim öneri olarak getireceğimiz düzenlemenin amacı, alacaklı ile borçlu arasında bir mutabakat ortamı oluşturmak ve teşvik etmek. Çünkü ortada çok ciddi bir sorun var" dedi.

Canikli, getirilecek düzenlemeyle alacaklının haklarını koruduklarını, borçluya ise borcunu makul bir sürede ödeme kolaylığı getirildiğini belirterek, "Tarafların karşılıklı anlaşması durumunda; çekten dolayı kovuşturması, soruşturması ve cezası olanların infazı durdurulacak. Taraflar borcun ödenmesi konusunda anlaşamazlarsa o zaman kamu araya girecek belli bir süre koyacak. Borçlu anlaşılan şartları verilen vadede yerine getirmezse, ertelenen cezası yeniden başlayacak" diye konuştu.
Canikli, bazı teknik düzenlemelerin Adalet Komisyonu'nda veya Genel Kurul'da ele alınacağını kaydederek, söz konusu tasarının yılbaşından önce yasalaşmasını istediklerini de bildirdi.

Çekler sicil dosyası geliyor

Canikli, tasarıya yeni bir düzenlemenin de gireceğini açıklayarak, "Çekle ilgisi olan (esnaf tüccar işadamı.) hakkında internet ortamında 'çek sicil' dosyası olacak. Herkesin kendine ait bir şifresi olacak. Kendisiyle ilgili çek konusunda her şeyi görebilecek. Kişi isterse çekle ilgili kriter bilgilerini başkalarıyla da paylaşacak. Kişi ödemelerini, kimden alacaklı, kime borçlu olduğunu kendi dosyasından görebilecek" dedi.


ANKA

Çek Yasa Tasarısı,Tasarının 10 Ocak ile Yılbaşı arasında...

NOT:SAYIN BEHÇET GÜNGÖR İLE YAPILAN TELEFON GÖRÜŞMESİNDE TARİHLERİ
10 ARALIK 2009 İLA 31 ARALIK 2009 OLARAK DÜZELTMİŞTİR
Çekleri karşılıksız çıktığı için cezaevinde bulunan 2 bin mağdura umut ışığı yandı. Mağdurlara, borçlarını ödemek için 1,5 ya da 2 yıl ek süre verilecek ve ödemeleri durumunda cezaları şartlı olarak affedilecek. Ödememeleri durumunda ise tekrar cezaevine girecek. Çekleri karşılıksız çıktığı için 8 bin kişinin cezaevine girme ihtimali bulunduğu belirtiliyor. Başbakan Erdoğan, MYK toplantısında çek mağdurlarını gündeme getirdi. Erdoğan, gerekli düzenlemelerin bir an önce düzeltilmesini istedi.

TARİH BELİRLENECEK

Çek Yasa Tasarısı şu anda TBMM Adalet Komisyonu'nda bulunuyor. Bu konudaki tarih belirlendikten sonra bu konuyla ilgili bir önergeyle bu tasarıya ekleme yapılacak. Tasarı Kurban Bayramı'ndan hemen sonra Meclis gündemine getirilecek. Tasarının 10 Ocak ile Yılbaşı arasında yasalaşması bekleniyor.
 

NOT:SAYIN BEHÇET GÜNGÖR İLE YAPILAN TELEFON GÖRÜŞMESİNDE TARİHLERİ
10 ARALIK 2009 İLA 31 ARALIK 2009 OLARAK DÜZELTMİŞTİR

CNN de alt yazı geçiyor…


 CNN de alt yazı geçiyor…

” Ceza evlerindekiler, borçlarını ödeyebilmek için 1 yıl süreyle serbest bırakılacaklar” yazıyor. 

Çek mağdurlarını hapisten kurtaracak düzenleme yolda. CNN TÜRK Muhabiri Melek Erhan'ın aldığı bilgiye göre, AK Parti'nin üzerinde çalıştığı formül, çek nedeniyle hapiste yatan herkese tahliye yolunu açıyor.


Düzenlemeyle mağdurlara iki seçenek sunulacak. Bunlardan ilki borçlu ve alacaklıların anlaşması.

Anlaşarak belli bir ödeme planı oluşturulması ve borçlu tarafın hapisten çıkması.

Diğer seçenek anlaşma olmaması halinde devreye girecek. Buna göre, borçlu hapisten çıkacak ama ödeme yapması için 1 yıl süre tanınacak.

Bu sürede borçların ödenip ödenmediği takip edilecek.

Her iki durumda da ödeme gerçekleşmezse borçlu yeniden hapse atılacak.

Formülü görüşmek üzere Başbakan Yardımcısı Ali Babacan AK Parti kurmaylarıyla bir toplantı yapacak.

Düzenlemeye son şekli verilecek ve Meclis Adalet Komisyonu'nun gündemine taşınacak. Komisyondaki çek kanun tasarısına eklenecek.

Ankara’da 65 bin esnaf çek mağduru olabilir

Ankara’da 65 bin esnaf çek mağru olabilir


Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mehmet Yiğiner, 65 bin kişinin karşılıksız çek nedeniyle sıkıntı yaşayacağını ifade ederek, Çek Kanununda acilen bir düzenleme yapılması gerektiğini kaydetti.

Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ANKESOB) Başkanı Mehmet Yiğiner, ekonomik krizden ağır şekilde etkilenen esnaf ve sanatkarın şu anda da karşılıksız çekler nedeniyle hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.

Yiğiner yaptığı yazılı açıklamada, 65 bin kişinin karşılıksız çek nedeniyle sıkıntı yaşayacağını ifade ederek, Çek Kanununda acilen bir düzenleme yapılması gerektiğini kaydetti.

Kamuoyunda ‘’sicil affı” olarak bilinen ”Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun”un Ocak ayında yasalaştığını hatırlatan Yiğiner, yasanın çıkma sebebinin zor duruma düşmüş esnaf ve sanatkarları tekrar kazanmak olduğunu, ancak bankaların özellikle kredi talebinde bulunan esnafa zorluk çıkardığını ifade etti.

”Bankalar ya istenilen miktarın aşağısında kredileri onaylanmak istenmekte ya da talep geri çevrilmektedir. Bu da işin başka bir boyutudur” diyen Yiğiner, şu görüşleri vurguladı:

”Çek kanununda düzenlemeler yaparak bu sorun aşılmalıdır. Bir geçiş dönemi yaşanmaktadır. Bunu en az zararla aşmak gerekiyor. Esnaf her zaman üretken olup, ülke ekonomisine karşılık beklemeden katkılar sağlamıştır. Ancak bu durum yaşanan krizle birlikte değişmiştir. Şimdi esnafa ivme kazandıracak yeni düzenlemelere ihtiyaç vardır. Aksi takdirde ülke ekonomisine büyük katkılar sağlamış olan esnaf sayısı her geçen gün azalacaktır. İstihdamın öncüsü durumunda olan esnaf ve sanatkara öncelik verilmelidir. Bazı destekleyici tedbirlere ihtiyaç duyulmaktadır.”

AA

Kütahya milletveki Sn Alim Işık'ın soru önergesinin detayları




 

 

 

 


CEZA MAHKEMELERİ 3167SAYILI ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLEMESİ HAKKINDA KANUN İLE İLGİLİ AÇILAN DAVALAR VE SANIK SAYILARI




CEZA MAHKEMELERİNE 3167 SAYILI ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLEMESİ HK. KANUN İLE İLGİLİ ÇIKAN DAVALARDAKİ SANIKLARIN KARAR TÜRÜ



2009 YILINA AİT VERİLER  ADLİYELER ,ÇEK DAVA SAYISI  VE ÇEK TOPLAM BEDELLERİ




 

 

 

 

 

 

 

 





CEZA MAHKEMELERİNE  AÇILAN DAVA VE KİŞİ SAYISI
(HAZİRAN 2009 A KADAR)



 2009 YILINDA (HAZİRAN)3167 SK dan CEZAEVLERİNE GİREN KİŞİ SAYISI





Kaynak TBMM                                                                                                                                  

En tehlikeli örgüt 'ÇEK' Fatih Altaylı

DAĞDAN inen PKK’lılar savcıya ifade verip serbest bırakıldılar.
Herkes, “Ne için ifade verdiler” diye merak ediyor.
Ben söyleyeyim. “Çek ifadesi” verdiler.
Savcı, PKK’lılara “Karşılıksız çekiniz var mı?” diye sordu. PKK’lılar da “Yok” deyince salıverildiler.
Eğer karşılıksız çek vermiş olsalardı şimdi hepsi hapisteydi.
Ama PKK yönetimi tedbirli davranmış, çek davası olanları yollamamış.
Gelenler, çek suçu işlememiş “basit terör” suçluları.
Bu soruşturmanın sebebi ise çek suçlularının dağa çıkıp sonra teslim olarak kurtulmalarını engellemek.

Kaybeden zil takıp oynamaz abartmayın, asap bozmayın

DAĞDAN inen PKK'lılara yapılan karşılama, Türkiye'de birçok kişiyi rahatsız etti.
Zannedersiniz ki, büyük bir marifet yapmış geri dönüyorlar.
Bakın arkadaşlar, şunu hemen tespit edelim.
PKK denilen kanlı örgüt, Türkiye'de her türlü etnisiteden 40 bine yakın insanın hayatına mal olmuştur. Bunların büyük bölümü Kürt yurttaşlarımızdır.
Bu örgüt kanlı bir süreçten sonra "SAVAŞI KAYBETMİŞTİR".
Evet büyük harflerle yazıyorum, "SAVAŞI KAYBETMİŞTİR".
Mağlup bir örgüttür.
Elebaşı olan kişi şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hapishanesindedir.
Halen hayatta olması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin büyüklüğündendir. Dağdan inenlere "kucak açmasına" neden olan da Türkiye Cumhuriyeti'nin bu büyüklüğüdür.
Savaşı kaybeden "isyankâr" yurttaşlarına "bir şans daha verme" arzusundandır.
Onların bile kendilerini "şerefsiz katiller gibi hissederek dağa mahkûm olmalarını engellemek" amacıyla kucak açılmıştır.
Terör örgütünün yenilgisinden sonra bu beyhude uğraşı daha fazla sürdürmemeleri için kendilerine açılan kapıdan gelmeleri, Türkiye'den çok kendileri için yararlıdır.
Ama onlara tavsiyem, "şerefli mağlubiyetlerini" kabul edip Türkiye'de yaşayan milletin daha fazla asabını bozmamalarıdır.
Kaybettikleri mücadeleden sonra zil takıp oynayana deli derler.
Onlardan beklenen, akıllı uslu olmalarıdır.

Büyükanıt, Fenerbahçe’nin Genelkurmay Başkanı mıydı?

TÜRKİYE’nin bilinen, tanınan yüzleri arasında “En beyefendi olan kimdir?” diye sorsanız, hiç kuşkusuz Tuncay Özilhan yanıtını veririm.
Ama Aziz Yıldırım, onu bile çileden çıkardı.
“Efes Pilsen küme düşsün, narkotik polisine gideriz” açıklamalarıyla Tuncay Bey de sonunda patladı.
Adam yüzde yüz değil, yüzde bir milyon haklı.
Tuncay Özilhan Türk basketboluna servet yatırırken, Aziz Yıldırım basketbol topunu görse ne topu olduğunu anlayamazdı.
Yaptığı ayıptır.
Yıldırım bununla da yetinmedi, Gaziantep’in Fenerbahçe’ye gol atması üzerine
sevinen Gaziantep Valisi’ne de “Sen devletin valisisin, niye seviniyorsun” diye fırça attı.
Galatasaraylı kimliğimden ötürü Aziz Yıldırım’a hep mesafeli durmaya çalıştım ama burada artık durmam mümkün değil.
Aziz Yıldırım eğer narkotik şubeye bir şikâyette bulunacaksa dikkatli olmalı.
Çünkü narkotik şube, önce Samandıra’ya gidip Daum’la ilgilenebilir. Hele hele Mutu’yu Fenerbahçe’ye alırlarsa Fenerbahçe’nin malzemecisi olmak iyice riskli bir iş olabilir. İki, Gaziantep Valisi’nin sevinmesine kızmaya hiç ama hiç hakkı yok. O hiç olmazsa Gaziantep’in Valisi.
Fenerbahçe Başkanı’nın, eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’la tribünde sarmaş dolaş hallerini hiç unutmuyoruz.
Üstelik de Fenerbahçe’nin değil, Türkiye’nin Genelkurmay Başkanı’ydı. Bırakın taraftarlığı bir yana, bir Genelkurmay Başkanı ile bir NATO müteahhidinin tribünde kucak kucağa görüntüsü sadece sportif değil, etik olarak da büyük bir
ayıptı.
Aziz Yıldırım, “Galiba artık düzeldi” demeye hazırlandığımız bir sırada yine “aslına rücu” ediyor.
Olan da Türk sporuna oluyor.

Adalet

CEM Uzan için 3. tutuklama kararı da çıkmış. Türk adaletini canı gönülden
kutluyorum.
Adam 6 yıl boyunca Türkiye’deydi. Bir tek tutuklama kararı çıkmadı.
Yurtdışına kaçtığının kesinleştiği hafta peş peşe tutuklama kararı çıktı.
Ben adalet diye buna derim. Hem de tam zamanında adalet.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Aşırı tahrikin kötü sonuçlar doğurduğunu unutmadığımız zaman

faltayli@htgazete.com.tr

VADELİ ÇEK var olmalıydı.?


Değerli Arkadaşlar

Sn Adalet Bakanının konuşmasına baktığımızda dikkatleri çekmemiz gereken en önemli cümle

"PİYASADA 200 MİLYAR LİRALIK ÇEK VAR "

Bu cümleden ne anlamamız gerekiyor...bir günde 200 milyar tl lik çek olamayacağına göre bu bir itiraf niteliği taşıyor..

Bunun doğru açıklaması piyasada 200 milyar tllik VADELİ ÇEK var olmalıydı.gerçek olan bu...

Pekii bu ne anlama geliyor.bizim piyasamızda dolaşıyor gibi görünen nakit para değil VADELİ ÇEK bu durumu herkes biliyor.fakat iş ceza vermeye geldiğinde ÇEK=NAKİT ceza veriyorlar..çünkü 2002 deki anayasa mahkemesi kararı açık.ne diyordu o kararda ÇEK BİR HAVALEDİR...hesapta para yoksa o çeki keşide ederse keşideci cezalandırılır...

Bakan ne diyor piyasada 200 milyarlık çek var...asıl anlaşılması gereken nokta zaten burada eğer borcun vadesi varsa buna karşı verilen ödeme aracının adına çek te deseniz bu çekin hem dünyadaki tanımına hemde ticaret kanunundaki tanımına uymaz...ve gene türk ticaret kanunun 692 ve 707 maddesinde çekin tanımı açık ve nettir...

Madde 692 - Çek:

1. "Çek" kelimesini ve eğer senet Türkçe'den başka bir dille yazılmış ise o dilde "Çek" karşılığı olarak kullanılan kelimeyi;

2. Kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havaleyi;

3. Ödeyecek kimsenin "muhatabın" ad ve soyadını;

4. Ödeme yerini;

5. Keşide gününü ve yerini;

6. Çeki çeken kimsenin (Keşidecinin) imzasını; ihtiva eder.

II- UNSURLARIN BULUNMAMASI:

Madde 693 - Yukarıki maddede gösterilen hususlardan birini ihtiva etmiyen bir senet aşağıdaki fıkralarda yazılı haller dışında, çek sayılmaz.

bu durumda vadeli olan bir kağıt parçasına çek diyemezsiniz...zaten yargıtay başkanınında açıkladığı ve yanlışınızı yüzüne vurduğu 5838 sayılı yasayla eklediğiniz madde ile bunu yasa koyucu da kabul etti...hal böyle iken de tanımına bile uymayan bir kağıt parçası ile insanları hapsetmek HUKUK kurallarını katletmek anlamı taşır...

Ayrıca alacaklının hakkını koruyacağız diye borçluyu hapsetmekte anayasamızdaki eşitlik ilkesine aykırı olur...

Çek yasasının TCK 21. ve 52.maddeye aykırılıkları da cabası...kısaca likidite söylemleriyle bu yanlışlıkları kapatmaya kimsenin ne şansı nede hakkı vardır....

Artık bütün bu bilmezden geldikleri gerçekleri görmeliler ve doğru olanı yapmalılar.aylardır hatta yıllardır boşu boşuna hapis yatırdıkları insanlardan da bi özür dilemeleri şart.

ttk 707

II - VADE:

Madde 707 - Çek, görüldüğünde ödenir. Buna aykırı her hangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir.

Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir.


Yukarıda ttk 707. madde ve aşağıda çek yasasına 5838 sayılı kanunla eklenen madde...

VE  canım ülkemde yapılan kanunlar..

MADDE 18 – 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 2 – 31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.”

My Way

KARŞILIKSIZ ÇEKTEN ‘YATANLAR’ KURTULACAK


Bu kanun hayatımızda herşeyi değiştirecek


KARŞILIKSIZ ÇEKTEN ‘YATANLAR’ KURTULACAK
Karşılıksız çekten hapse düşenlere ya da düşme riski altında olanlara iyi haber. Hapis cezasını kaldıracak tasarı çok yakında kanunlaşacak

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, TBMM Adalet Komisyonu gündeminde bulunan Çek Yasa Tasarısı’na ilişkin çalışmaları bir an önce başlatacaklarını bildirerek, “Cezaevine düşmüş, düşme riski altında olan insanlarımızın sorunu bizim sorunumuzdur. Umut ediyorum, bütçe görüşmeleri başlamadan önce bu konuda düzenleme bekleyenlere müjde vermek nasip olur” dedi.

Üzerinde çalışılan yeni Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çek kullanana hapis değil para cezası verilecek. Çek borcunu faiziyle ödeyene dava açılamayacak, mahkum edilenler ise serbest kalacak.

ÇEK MAĞDURU DENİLSİN
Merkez Bankası tarafından bankalara duyurulan toplam karşılıksız çek sayısı, 2009 yılının dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39.1 artarak 1 milyon 508 bin 504’e çıktı. Ergin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada çeki keşide etmekten, ödeyememekten dolayı cezaevinde olan, cezaevine girme tehdidi altında bulunanlara işaret ederek, konunun sadece çekin borçlusu açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Ergin, “çek mağduru” ifadesinin kullanılmasının doğru olduğunu belirtti ve ekledi; “Piyasada yaklaşık 200 trilyon TL’nin üzerinde likit, nakit para yerine kullanılan çek miktarı olduğu belirtildi. Bu miktarda çekin yerine ikame edeceğimiz bir alternatif koymadan, çeke mevcut olan güveni sarsacak bir tedbiri almanız, piyasadaki faiz oranını, ekonomik dengeleri etkileyebilecek bir hadisedir.”

Kaynak
Mynet
http://finans.mynet.com/haber/AnaSayfaHaberler/17Ekim2009/O1255762313929/7/Bu-kanun-hayatimizda-herseyi-degistirecek

http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes