121 Yorum" "

ANKARA HUKUKLU dedi ki...

SAYIN NCDT

Yazımı blog başlığına almış olmanıs beni duygulandırdı..
Teşekkür ederim..

ANKARA HUKUKLU

ncdt dedi ki...

Sayın ANKARA HUKUKLU sizde bilirsiniz mutlaka iyi söz kaybolmaz:))

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kasıt ve Kötü niyet yoksa, ekonomik suçlarda, Devlet veya şahıslara olan borç yüzünden hapis cezası insan onuruyla oynamaktır.çek mağduru

my way dedi ki...

sn arkadaşlar

bu konu yargıtay tarafından kısa zamanda sonuca bağlanacak..bunda hiç kimsenin şüphesi olmasın...haber aldığımız bütün kaynaklar yargıtayın karar vermek için yeni tasarının meclise gelmesini beklediği yönünde görüş bildiriyor...dün bilgi aldığımız kaynaklarda tasarının meclise gelmesinin an meselesi olduğunu gösteriyor...

az kaldı ve tüm işaretler lehimize olacağı yönünde...

my way

my way dedi ki...

aylardır hep doğruyu öğrenmeye ve yorum yapmaya çalıştık..zaten önemli olan buydu bence doğru olanı öğrenmek..çünkü bunu öğrenebildiğimiz taktirde haklı olduğumuzu anlayacaktık ve anladık...

emekler ve çabalar daha sonra öğrendiklerimizi aktarmamız gerektiği konusunda yoğunlaştı..bunu önce birbirimize vesonra asıl duyması ve bilmesi gerekenlere ulaştırdık...okumadılar inatla tekrar ulaştırdık ve okuyup anlamalarını sağladık...ve bence yasayı yapanlar ve el kaldıranlar artık bu saatten sonra çek için hapis cezasının ne kadar çağ dışı ve ne kadar insan onuruyla bağdaşmaz olduğunu öğrendiler...bunu inkar etme şansları yok,edemezler...bu bayaza siyah demek gibi bişey olur.söylemek sadece insanların kendini kandırmaya çalışması olur...bu da farklı bir boyutu konunun...

asıl olan zaten yargıtay ın vereceği karardı..başından beri hep bunu söyledim ve hala da söylemeye devam ediyorum...ama meclisle ilgili çabalarımız yeni yasanında bu çağ dışı uygulamadan kurtulmasını sağlamaktı...bunu ne kadar başarabildik..zamanla göreceğiz...fakat emin olduğumuz en önemli konu çeke hapis cezasına devam derlerse yasayı yapanlar...bunun doğru olduğunu savundukları için değil sadece o yönde emir aldıkları için yapacaklar...bunu anlattığımız için üstümüze düşeni fazlasıyla yaptığımıza inanıyorum...bundan sonrası yasanın meclise gelmesi ve yargıtayın karar vermesi...

her zaman olduğu gibi şimdide yargıtayın bu boşluğu bildiğini ve kararında bu hapis cezasının geçmişe yönelik kalkacağını düşünüyorum...ilerisi için ise meclisten bir sürpriz çıkar mı onu tahmin etmek zor görünüyor..

my way

efs dedi ki...

Sn arkdaşalarım

Bugün ilk olarak adalet komisyon üyesi Ali İhsa Öztürkle konuştum.Kendisi bu konuyla ilgli çok mail aldıklarını farknda olduklarını söyledi. Konumuz nezaman bir çözüm bulabilir dediğimde de kesin bir tari verememkle birlikte çok beklemeyeceğimizi ilettiler.

Daha sonra Said Yazıcıoğluyla görüştüm. Kendsi beni sabırla dinlediler. Konumuzu ekrar gündeme getirecekler.

Adalet komisyon sözcüsü sayın emin ekmen yurt dışında oldukları için sadece özel danışmanlarına not bırakabildim. Pazartesi tekrar arayacgım.

Kemal unakıtanın özel kalemine durumuzu anlattım. Bakanımıza konuyu bidireceklerini söylediler.

Son olarak da komisyon üyesi sayın ali rıza öztürkle görüştüm Konumuzu baştan sona bliyorlar ve bize hak veriyorlar.

Eskiden durumumuzdan ve magduriyetimizden bile haberleri yoktu geldiğimiz nokta inanılmaz. Attığımız her mail ulaştığımız her vekili bizi mutlu sonumuza daha da çok yaklaştırıyor...

my way dedi ki...

O L A Y L A R :

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5 inci maddesi “Özel kanunlarla ilişki” başlığını taşımaktadır. Bu maddeye göre, 5237 sayılı Kanun’un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren özel kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.
Anılan maddenin gerekçesinde ise şöyle denilmektedir:

Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman örneğin teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda da bu Kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hü¬kümlere yer verilmektedir. Böylece, ceza kanununda benimsenen genel ku¬rallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler dolanılmaktadır. Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca hukuk uygula¬masında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için; diğer kanun¬larda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptı¬rımların belirlenmesi ile yetinilmelidir. Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak bu kanunda belirlenen genel ilkelerin, özel kanunlarda tanımla¬nan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir.

Özel ceza kanunları, genel nitelikteki Türk Ceza Kanunu’ndan ayrı olarak, suç ve cezaları düzenleyen kanunlardır. Ceza içeren özel kanunlar ise, sadece suç ve cezaları düzenlemezler. Bunların dışında, örneğin özel hukuka ilişkin hükümler de içerebilirler. Nitekim 3167 sayılı Kanun, ceza içeren özel kanunlara bir örnektir. Bu kanunun içerisinde, özel hukuka ilişkin hükümler olmakla birlikte, suç ve cezaların öngörüldüğü maddeler de yer almaktadır.

TCK’nın genel bir kanun olması ve bundan yola çıkarak hukuk uygulamasında birliği ve hukuk güvenliğini sağlamak amaçları güdülerek ihdas edilen bu hüküm, mülga 765 sayılı TCK’nın benzer 10 uncu maddesinden farklılık arz etmektedir. Bahsi geçen 10 uncu madde de TCK ile özel kanunlar arasındaki ilişkiyi düzenlemekle birlikte, “bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddi hakkında da tatbik olunur” demek suretiyle, ancak genel kanun ile özel kanun arasında bir aykırılık olmadığı durumlarda genel nitelikte olan 765 sayılı TCK’nın uygulanması gerektiğini belirtmekteydi. Ancak 5237 sayılı TCK bu düzenlemeyi değiştirerek bütün özel ceza kanunlarını ve ceza içeren özel kanunları kendisine tâbi kılmayı amaçlamıştır. Tabidir ki bu yönde bir düzenleme, özel kanunların kimi kısımlarının uygulanamaz hale getirilmesi anlamını taşımaktadır. Hal böyle olunca da, TCK’ya aykırı olan bütün özel nitelikteki kanunların taranması ve aykırı hükümlerin tespit edilip değiştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.

TCK’nın 5 inci maddesinin doğurduğu bu karmaşık duruma çare olarak, Kanun koyucu TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçici 1 inci maddesi, ilk halinde 5 inci maddenin yürürlüğünü 31.12.2006’ya, daha sonra ise 31.12.2008’e ertelemiştir. Bununla ilgili olarak, “diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Nitekim, 31.12.2008 tarihine dek, ceza hükmü getiren diğer özel kanunlardan olan 3167 Sayılı Çek Kanununun cezai hükümleri, TCK’nun genel hükümlerine aykırı olsa da uygulanabilmekteydi. Ancak 31.12.2008 tarihine kadar, diğer birçok özel kanunda değişiklik yapılmış olmasına rağmen Çek Kanununda gerekli değişiklikler yapılmadığından, artık 01.01.2009 tarihi itibariyle zımnen yürürlükten kaldırılmış olan 3167 Sayılı Yasanın ceza içeren hükümleri yerine, TCK’nun genel hükümlerinin (1-75. maddeleri) uygulama alanı bulması söz konusudur.
.
Bu cümleden olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2005/90 sayılı kararında, çek suçları için yeni TCK Genel Hükümlerindeki “uzlaşma” esaslarının uygulanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasını, 3167 Sayılı Kanunda öngörülen davayı ve cezayı ortadan kaldıran sebeplere ilişkin düzenlemenin , TCK Genel Hükümlerindeki (m. 73/8) uzlaşma kurumuna açıkça aykırı olduğundan bahisle, bu aykırı hükümlerin de 31.12.2006 (bilahare yapılan değişiklikle 31.12.2008) tarihine kadar uygulanacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Bir başka deyişle, Ceza Genel Kurulu, 3167 Sayılı Kanunda yer alan ve fakat, yeni TCK Genel Hükümlerine aykırılık teşkil eden maddelerin sırf bu sebeple 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtmiştir.

Ayrıca, 5252 Sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, Lehe olan hüküm, önceki (3167 SK) ve sonraki kanunların ( 1.1.2009’da yürürlüğe giren TCK madde 5) ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Dolayısıyla, aynı kanunun geçici 1. maddesi yanında, yargılamada, 9. maddenin de göz önünde bulundurulmasıyla sanığın en lehine olan hükümlerin araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede aşağıda, Çek Kanunu’ndaki karşılıksız çek keşide etme suçunu düzenleyen hükümlerin yerine uygulanması gerektiği düşünülen TCK hükümlerinin kısa bir değerlendirilmesi yapılmıştır.

1. TCK m. 21 bakımından : 3167 SK. m. 16/1’de karşılıksız çek keşide etme suçu, “şekli suç” niteliğinde düzenlenmiştir. Ancak, TCK ’nın genel hükümleri (m. 21) uyarınca, bir suçun oluşumu kastın varlığına bağlıdır. Kast “doğrudan”(m. 21/1) veya “olası kast” (m. 21/2) olabilir. Bu nedenle, bir kişinin karşılıksız çek nedeniyle cezalandırılabilmesi için, bu kişinin çeki keşide ederken, çekin karşılıksız kalacağı kastıyla hareket etmiş olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, bunu bilmeli ve istemelidir. Dolayısıyla, yapılan yargılamada, artık kastın varlığı mutlak olarak araştırılmalı ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Şayet olayda kast yoksa TCK m. 21/2’ye göre, somut olayda karşılıksız çek keşide eden kişide “olası kast”ın varlığı da ayrıca değerlendirilerek, maddede öngörülen ceza indirimleri uygulanmalıdır.

5252 Sayılı Kanunun kabulü ve uygulanması ile, hukukumuzda bugüne kadar zaten tartışmalı olan “objektif sorumluluk” esası terkedilmiş ve “kusursuz ceza olmaz” esası tamamen geçerli kılınmıştır. Nitekim 5252 Sayılı Kanunun gerekçesinde bu yeni esas şu şekilde açıklanmaktadır :

“765 sayılı Türk Ceza Kanununda ve Hükûmet Tasarısının bazı hükümlerinde, kişi gerçek¬leştirmeyi kastetmediği böyle neticelerden objektif olarak sorumlu tutul¬maktadır. Belirtmek gerekir ki, bu tür sorumluluk, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re illicita”, yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olup, çağdaş ceza hu¬kuku bu anlayışı çoktan terk etmiştir. Çünkü kusurun aranmadığı objektif sorumluluk hâlleri kusursuz ceza olmaz ilkesiyle açıkça çelişmektedir. Ül¬kemiz ceza hukuku öğretisinde uzun süredir objektif sorumluluk hâllerinin ceza mevzuatından çıkarılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu talebin ye¬rine getirilmesi, Anayasada öngörülen kusur ilkesinin zorunlu bir sonucudur.”
Şu halde, karşılıksız çek suçlarında, 1.1.2009 tarihine kadar “objektif sorumluluk” esasına göre verilmiş olan cezalar geçerliliğini yitirmiş bulunmaktadır. Artık suçun manevi unsuru olarak “kast” aranmalıdır. Aksi bir uygulama “kanunsuz suç ve ceza olamaz” esasına açık bir aykırılık teşkil edecektir.

2. TCK m. 52 – 61/8 bakımından
Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çek keşide etme suçunun cezası, çek bedeli tutarı kadar “adli para cezası” olarak belirlenmekteydi. Ancak, 1.1.2009 tarihinden itibaren TCK’nın adli para cezalarına ilişkin 52. maddesi uygulama alanı bulacağından, ceza miktarının ve niteliğinin belirlenmesi değişmiş bulunmaktadır.

Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Yargılama sonucunda verilen kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. ( m.52)

TCK 52. maddenin uygulanmaya başlaması ile Çek yasasındaki çek bedeline bağlı adli para cezası uygulaması son bulmuştur. Adli para cezasının miktarının tespiti artık, sadece gün/para esasına göre yapılabilecektir. Bu noktada, yargılamada sanığın lehine olan hafifletici hükmün de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir..

3167 Sayılı Çek Kanunu’nun uygulamasında, ceza, karşılıksız çıkan çek miktarına göre belirlenmekteyken, TCK’nın 52. maddesinin uygulanmasıyla, öncelikle tamgün hesabının yapılması ve bir güne karşılık gelen parasal miktarın belirlenmesi üzerine karar verilmesi gerekmektedir. TCK m. 61/8 hükmüne göre, adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunacaktır. Bu itibarla, yargılama sonucunda verilecek adli para cezasının tayini usulü de tümden değişmektedir.

Nitekim hazırlanan yeni Çek Kanunu tasarısında da "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî paracezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz." Denilmek suretiyle adli para cezasının tayininde Yeni TCK’na uygun olarak gün/para sisteminin getirildiği görülmektedir.

K I S A C A : Bu değerlendirmeler ışığı altında mahkemenizce verilen ilgili karar, 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan TCK 5nci maddesi uyarınca , aynı kanunun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir ve sanık/hükümlü lehine olan yeni hükümler uygulanmalıdır. Şöyle ki :

1. İlgili karar tesis edilirken, karar tarihindeki kanun uygulandığı için “kasıt” unsuru aranmamıştır. Oysa 3167 SK bakımından yürürlüğe giren TCK genel hükümlerine göre, suçun oluşumu kastın varlığına bağlıdır. Anılan suçun “taksirli” hali de kanunda öngörülmediğinden ceza yaptırımı uygulanamayacaktır. Kast unsuru aranmadan, objektif sorumluluk esasına göre verilen cezanın infazının durdurulması gerekmektedir.

2. Tayin edilen adli para cezalarında TCK m. 52 ve m. 61/8 uygulanmalıdır. 3167 Sayılı Çek Yasasına göre verilen adli para cezaları geçerliliğini yitirmiştir.

3. Uygulanamayacağı yasa ile düzenlenen, bu nedenle yasal olarak yok hükmünde olan bir kurala göre ceza vermek, gerek Anayasa'da yapılan temel haklar ile ilgili düzenlemelere, temel hak ve özgürlükleri içeren Uluslararası Sözleşme hükümlerine ve gerekse Türk Ceza Kanunun 2. maddesinde düzenlenen kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz, kanunlarda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz kuralına da aykırıdır. Diğer taraftan TCK'nın genel hükümlerine aykırılık içeren mevcut çek yasasının ilgili maddelerini uygulamak imkanı kalmadığı için, “suçun cezasız kalacağı” gerekçesiyle bu boşluğu kıyas veya kıyasa yol açacak biçimde genişletici yorum yapmak yoluyla doldurmak ta TCK'nın 2/3 maddesi kapsamında mümkün değildir. Suçun cezasız kalması, kanun koyucunun sorumluluğundadır.

N E T İ C E V E T A L E P :
Bu sebeplerle, sanık lehine olan TCK genel hükümlerinin davaya uygulanarak mahkemenizin ilgili kararında öngörülen cezanın ortadan kaldırılması ve infazın durdurulması hususunda hüküm tesis edilmesini arz ve talep ederiz.

my way dedi ki...

bir açıklama yapma ihtiyacı hissettim...bu siteye arada bir yazıyorum ve başka hiç bir yerde de yazmıyorum...zaten çok fazla yazacak bişey kaldığınıda düşünmüyorum...artık sona gelindi ve yazılan şeyler boş laftan aibaret...


ama ne hikmetse adıma yazılar yazılıyor ve yazmayacağımı herkes bildiği halde yayınlanıyor...bunu bir insan neden yapar anlamak zor...hadi yazan çakaldır onu anlıyorum ama yayınlayana ne isim verilir...bunu ben biliyorum...yorumuda bu çek mağduru blog adrseiniokuyanlara ve bu siteyi okuyanlara bırakıyorum...

my way dedi ki...

T.C.
Y A R G I T A Y
Ceza Genel Kurulu

Esas No : Karar No : İtirazname :
1997/10-318 1997/332 100491

Y A R G I T A Y K A R A R I

Kararı veren
Yargıtay Dairesi : 10. Ceza
Mahkemesi : BURSA 2. Asliye Ceza
Günü : 11.9.1996
Sayısı : 258/511
Davacı : K.H.
Davaya katılan : Raim Serin
Sanık : Kasım Kızıl
Temyiz Eden : Sanık

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Kazım Kızıl'ın 167 sayılı
yasanın 16/1 ve TCY.nın 59. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla
cezalandırılmasına ilişkin, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesince 11.9.1996 gün
ve 258/511 sayı ile verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine,
dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 13.10.1997 gün ve 7445/10357
sayı ile;
"3167 sayılı yasa çek kullanımı hakkındaki esasları düzenlemekte, bu
kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanması gerektiğine
ilişkin amir hükümleri içermektedir.
Anılan yasanın 3. maddesi; tedavül edecek çek yaprağının Türkiye
Bankalar Birliğinin görüşü alınarak Merkez Bankasınca tesbit edilecek
esaslara uygun özel şekil şartını taşımasını bankalara çek karnesi verdikleri
müşterilerinin açık kimliklerinin T.C. Merkez Bankasına bildirme
zorunluluğunu getirmekle de özel denetime tabi tutma gereğini duymuştur.
Başka bir anlatımla yasa, her bankanın kendi başına koyduğu koşullarda
teminat limitlerinde değişiklik yaparak çek karnesi bastırıp müşterilerine
çek keşide etme yetkisi vermeleri halinde çek düzenlemekle keşidecisine bazı
hallerde sanık sıfatını veren amacına ve ceza hukuku genel prensiplerine ters
düşen çekin ödeme aracı olarak kullanılması fonksiyonundan öte kredi
kullandırma yarışına sebebiyet verilmesini arzu etmemiştir.
3167 sayılı yasanın 1, 3 ve 10. maddeleri hükmü ile 24 Eylül 1995
tarih 18878 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan T.C. Merkez Bankasının 3167
sayılı kanuna ilişkin 1 numaralı tebliğ hükümleri karşısında suça konu Yapı
ve Kredi Bankası A.Ş.ne ait "süper çek" adı verilen 00242776 seri numaralı
çekin 3167 sayılı yasanın korunması altına alınan çeklerden olmadığı
görülmektedir.
Yasanın yürürlüğe girmesinden önce Yargıtay 6. Ceza Dairesinin,
yürürlüğe girdiği 1985 tarihinden sonra Yargıtay 7. Ceza Dairesinin,
kurulduğu günden bu yana Dairemizin örneklemeye gerek görülmeyen müstakar
uygulamalarına ters düşen mavi çek, garanti süper çek ve süper çekin 3167
sayılı yasayla ceza yaptırımına tabi tutulan ve özel cezalandırabilme şartı
getiren koşulların gözardı edilmesi suretiyle suç sayılıp yazılı şekilde
sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi) isabetsizliğinden oyçokluğu ile
bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise, 6.11.1997 gün ve 100491 sayı ile;
1- Dava konusu Yapı ve Kredi Bankası Bursa Garajlar Şubesine ait
00242776 hesap ve 0186229 seri numaralı, keşide yeri ve tarihi miktarı ve
keşideci imzası bulunan çek, unsurları ve baskı şekli itibariyle TTK.nun 692
ve 3167 sayılı kanunun 3. maddesinde öngörülen unsurların tamamını içermekte
ve T.C. Merkez Bankasınca 3167 sayılı kanuna ilişkin (1) ve (2) numaralı
tebliğleri ile getirilen esaslara uygun bulunmaktadır.
2- Dava konusu çek üzerinde muhatap bankaca belirtilmiş matbu
biçimdeki "süper çek" tabiri ile bu çek arka yüzdeki koşullar sağlandığı
takdirde Yapı Kredi tarafından iki milyon liraya kadar garanti edilmiştir.
Çekin keşideci imzasının, lehtara birlikte ibraz edilecek Süpercard'daki
hamil imzası ile aynı olması, Süpercard numarasının aşağıdaki özel bölüme
doğru ve eksiksiz yazılmış olması, çekin keşide tarihinin Süpercard'ın ön
yüzünde yazılı geçerlilik süresi içinde olması, muhatap bankanın çek
yaprağına ilişkin mesuliyet limiti mahiyetindeki ve hesap sahibini banka
kartı kullandırmaya yönelik ibarelerin; müddetinde ibraz edilen karşılıksız
çek nedeniyle T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenecek miktarın (Keşide
tarihinde bu miktar 6 no.lu tebliğ ile 1.500.000 lira olarak belirlenmiştir.)
muhatap banka tarafından hamile ödenmesi yükümlülüğünü getiren 3167 sayılı
kanunun 10. maddesi hükmüne ve T.C. Merkez Bankasının 3167 sayılı kanuna
ilişkin (1) ve (2) numaralı tebliğleriyle getirilen esaslara aykırı bir yönü
bulunmadığı gibi işbu belgenin çek sayılmasına ve karşılıksız çek keşide
etmek suçunun oluşmasına engel teşkil edecek nitelikleri de yoktur.
3- Muhatap bankaca 3167 sayılı kanunun 7. maddesi uyarınca hesap
sahibine, sanığa çıkartılan ihtarnamenin özetle "hesap sahibinin veya
temsilcilerinin elinde bulunan bütün çek karnelerini aldığı bankalara geri
vermesi, aksi takdirde ilgili bankaların kanuni mercilere ihbar zorunda
kalacakları, 8. madde uyarınca yasal süresinde düzeltme hakkının
kullanılması, aksi takdirde çekin ibraz tarihinden itibaren hiçbir banka
üzerine 1 yıl süreyle çek keşide edemeyeceği, aksine davranışların kanunda
öngörülen cezai müeyyideler getireceği ikazını" içermesi sebebiyle usulüne
uygun olduğu ve dolayısıyla hesap sahibi tarafından düzeltme hakkının
kullanılmaması halinde muhatap bankaca 3167 sayılı kanunun 9. maddesi
uyarınca T.C. Merkez Bankasına yapılması zorunlu bildirim için gerekli
koşulları kapsadığı görülmüş, kaldı ki hesap sahibi hakkındaki gerekli
bilgilerin T.C. Merkez Bankasına bildirilmesi mükellefiyetinin muhatap
bankaca yerine getirilmemesi veya geciktirilmesi eylemi de aynı yasanın 15.
maddesinde müeyyideye bağlanmıştır.
4- Dava konusu çek muhatap bankaya müddetinde ibraz edilmiş, ibraz
tarihinde tam karşılığının olmadığına dair ibraz şerhi arkasına yazılmıştır.
Muhatap bankaca 3167 sayılı kanunun 7. maddesi uyarınca hesap sahibi
keşideci sanığa ihtar mektubu çıkartılmış ve usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Sanık düzeltme hakkını kullanmamıştır.
Şikayet, bu hakka haiz hamil olan müdahil tarafından yasal süresi
içinde yapılmıştır.
Bu itibarla müsnet karşılıksız çek keşide etmek suçu yasal unsurları
itibariyle oluşmuştur.) açıklamasıyla itiraz etmiştir.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel
Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

CEZA GENEL KURULU KARARI

İncelenen dosyaya göre;
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay C. Başsavcılığı arasındaki
uyuşmazlık, suça konu "süper çek"in, 3167 sayılı yasanın koruması altına
alınmış çeklerden olup olmadığı, diğer bir deyişle süresinde ibrazına rağmen
karşılıksız çıkması durumunda, 3167 Sayılı Çek Yasasının 16/1. maddesindeki,
karşılıksız çek keşide etmek suçunun oluşup oluşmayacağı hususundadır.
Sanığın Yapı Kredi Bankası A.Ş. tarafından 2 milyon liralık kısmı
garanti edilmiş olan, 12.9.1995 tarih ve 30 milyon lira meblağlı suça konu
süper çeki keşide ettiği ve süresinde ödeme için ibraz edilen çekin
karşılıksız çıktığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi Ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında
Yasanın 1. maddesinde; "Bu yasa çek kullanımı hakkındaki esasları, çek
hamillerinin korunmasına dair tedbirleri ve uygulanacak müeyyideleri
düzenler. Bu yasada hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır."
hükmü yer almakta, yasanın 3. maddesinde; "Bankalar çek karnelerinin her
yaprağına, çekle işleyen hesabın bulunduğu şubelerin adını ve keşidecinin
hesap numarasını yazmaya mecburdurlar.
Çek karneleri bankalar tarafından basılır veya bastırılır.
Çek karnelerinin baskı şekline dair esaslar Türkiye Bankalar
Birliğinin görüşü alınarak T.C. Merkez Bankasınca tesbit edilir.
Bankalar, çek karnesi verdikleri müşterilerinin açık kimliklerini T.C.
Merkez Bankasına bildirmek zorundadırlar." denilmek suretiyle, çek
karnelerinin basım şekli düzenlenmiş, maddedeki düzenlemeye paralel olarak
T.C. Merkez Bankasınca çıkarılan tebliğlerde de, ayrıntılar belirlenmiştir.
Yasanın 10. maddesinde ise, garantili çek düzenlenebilmesi ile ilgili
yasal olanak sağlanmıştır. Bu maddede, muhatap bankanın karşılığı bulunsun
veya bulunmasın, her çek yaprağı için belli bir rakama kadar ödeme yapmak
zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu tamamen yasal bir garantidir.
Uygulamada, yasal olarak vermek zorunda oldukları bu garantinin dışında,
bankaların akdi garantiler altına girdikleri ve bu çeklere garantili çek
denildiği görülmektedir. Çekin ibrazında ödenip ödenmeyeceği hususundaki
kaygıları bertaraf etmek, ödeneceği konusunda güven yaratmak, dolayısıyla çek
hesabının açılmasını özendirmek amacıyla, bankalar yasal garanti dışında akdi
garantilere başvurmaktadırlar. Çek yaprağı üzerindeki bu garanti, provizyon
sorulmaksızın, garanti limitine kadar muhatap bankanın tüm şubelerinin bu
miktarı derhal ödeyeceğini göstermektedir. Garantili çeklere uygulamada,
"başak çek", "mavi çek", "ak çek", "süper çek" isimleri altında
rastlanmaktadır.
Çek, garantili çek de olsa, ödeme için ibrazında, muhatap bankada
yeterli karşılık varsa, mevcut karşılıktan ödeme yapılır. Buna karşılık,
yeterli karşılığın bulunmadığı hallerde, bankanın garantisi önem
taşımaktadır.
Garantili çeklerde, T.T. Yasasının 692 ve 693. maddesinde öngörülen
zorunlu unsurların bulunması esastır. Esasen 3167 Sayılı Çek Yasasının da bu
zorunlu unsurlara ek unsurlar getirdiği söylenemez.
Suça konu "süper çek"te de T.T. Yasasının 692 ve 693. maddelerinde
düzenlenen zorunlu unsurların bulunduğu görülmektedir. Normal çeklerden tek
farkı ödeme için ibrazında, hamilde mutlaka ödeneceği güvenini yeterince
verememesinin yarattığı kuşkuları bertaraf etmeye yönelik olarak, bunlara
eklenen ve muhatap ile keşideci arasındaki anlaşmanın varlığına dayanan
garantidir. Bu itibarla, bu tür çekleri ceza uygulamasında geçerli saymamak
yasanın amacı ve kapsamı ile bağdaşmamaktadır.
Bir banka, müşterisine garantili çek karnesi vermekle, ona bir kredi
açmış bulunmaktadır. Bu nedenle, ibraz olunan garantili çekin, garanti
limitinin üzerinde bir meblağ içermesi halinde, sadece garanti limitine kadar
ödeme yapılıp, bunun üstündeki miktar ödenmeyeceğinden, çek bu kısım
itibariyle karşılıksız kalır, bu halde de karşılıksız çeklerle ilgili
işlemlerin burada aynen yapılması gerekir.
O halde, 3167 sayılı yasanın 10. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak
keşide edilen garantili çeklerin, T.T. Yasasının 692 ve 693. maddelerinde
yazılı zorunlu unsurları taşımak koşuluyla, ödeme için süresinde ibraz
edildiklerinde kısmen veya tamamen karşılıksız çıkmaları halinde 3167 Sayılı
Çek Yasasının 16/1. maddesindeki suçun oluşacağı kabul edilmelidir.
Öğretideki genel görüşün de bu doğrultuda bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim
Fuat Öztan- Kıymetli Evrak Hukuku Sh. 1296-1298, Reisoğlu- Çeklerde Garanti
sh. 27, Reha Poray- Kıymetli Evrak Hukuku Esasları sh. 250 eserlerinde
dünyadaki uygulama ve teorik gelişmelerin bu kabul yönünde bulunduğuna
değinmektedirler.
Bu itibarla Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulüne karar
verilmelidir.
Karşı oy kullanan Kurul üyeleri, Özel Daire bozma kararının haklı
nedenlere dayandığını ileri sürmüşlerdir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, YARGITAY C. BAŞSAVCILIĞI
İTİRAZININ KABULÜNE, Özel Daire bozma kararı kaldırılarak, sair hususların
incelenmesi için dosyanın Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderilmesine,
23.12.1997 tarihinde yasal oyçokluğu ile karar verildi.

Mater KABAN M.Naci ÜNVER Sabih KANADOĞLU
Birinci Başkanvekili 8.C.D.Bşk. 11.C.D.Bşk.

Demirel TAVİL Necdet MUTİŞ Koparan BAŞAL
9.C.D.Bşk. 6.C.D.Bşk. 7.C.D.Bşk.
Red Red

Şener GÜNGÖR M.Birsin TÜZİNAL Yücel KOCABAY
10.C.D.Bşk. Red
Red

Metin ERTUĞRUL Akın ÖNCÜL Necati APAYDIN
Red

Cemal ÖZER Osman ŞİRİN E.Memduh GÜRYEL

Mustafa AYDIN Nedim BARAN Kadri AZİZOĞLU
Red

Y.Kenan DOĞAN K.Yalçın BAL Ünal BENLİ

Mehmet ERTEN Ahmet AKYALÇIN

Adsız dedi ki...

Ben 1980 den beri iş hayatımda şerefimle mücadele ettim.. 15 yıl yaptığım yöneticilikten sonra, son 7 yıldır üretime de girdiğim işlerimden ve mücadelemden ötürü evime ve çocuklarıma tek kuruş dünyalık taşımadım..

Hatta işveren olmadan önce elimde avucumda aileme yetecek birikimlerimi de tamamen yitirdim..Evet borçlu olmaktan, bu hale düşmekten utanıyorum, bu benim utancım, bu benim ahlakım..

Ama, asla şerefsiz, ahlaksız hiç bir şey yapmadığımı aksine şerefli bir insan olduğumu da hissediyorum.. Kim bilir şerefli olmak, bütün bu acılara adım adım yaklaştığımızda, batışı hissettiğimizde çalmamak, çırpmamaktır..

Yani son kuruşuna kadar işine, işyerine tüm varlığını, sağlığını feda eden, tıpkı öleceğini bilerek cepheden kaçmadan, arkadaşlarını ve cepheyi terk etmeden son kurşuna kadar vuruşan isimsiz kahramanlarız bizler..

Çok laf ettiğimi biliyorum, sürç-ü lisan etmediğimi umarım..
‘Dertlinin söylediğini, deli söylemez’ derler..



İşte!.. İşte şayet; bizi duydunuz, bizi dinlediniz, bizi okudu iseniz..

Bizim için bir umuttur bu.. Yaşama tutunuştur vereceğiniz kararlar..

Ya; diğer çağdaş ülkelere de bakar, aman biz (DEVLET) olarak vatandaşımıza ne yapıyormuşuz böyle dersiniz, bir ayıbı, zulmü ortadan kaldırırsınız..

Ya da; isterseniz, hakim sınıfların, sermaye sahiplerinin lüksü haline gelmiş bu yasayı korumaya çalışanlara kulak verirsiniz..

Ve bu takdirde biz artık, kendi kabrimize girer ve üzerimizi örteriz, örtebiliriz..
Zira borçlu da olsak yaşanabilirdi, hatta Mevla borçlarımızı ödeyecek fırsatlar, imkanlar da verebilirdi..

Oysa Tanrı’nın bir şans tanımasına bile fırsat vermeyen hükmünüzü infaz ederde ‘kara zindana’ bizi tıkarsanız, bu ZİLLET bizi yaşatmayabilir..

Biz bu utancı taşıyamayız, belki; şayet sizler fark etmez ve kaldırmazsanız, çok yakın gelecekte, asıl ayıbın bize ait olmadığını bu ülkenin aklı, vicdanı ve ufku gelişmiş çocukları mutlaka fark edeceklerdir ve bu ayıbı, zulmü ortadan kaldıracaklardır..

SON SÖZ

"Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı,
Felekte baht utansın bî-nasib- erbab-ı himmetten.."

* Zincire vurulmuş aslanı hareketsizliğinden dolayı küçümsemek uygun değildir.. Vatanseverlerin de kısmetsizliği onların suçu değildir.. Bu kaderin suçudur, kader utanmalıdır.

Namık Kemal bu beyitte vatan yolunda mücadele edenlerin başına gelen olumsuzlukları onlara değil kadere mâl etmektedir.

Saygılarımla
Murat YALÇIN

Not: Bu yazımı pekçok yere mail gönderdim, ayrıca fax ve bilhassa önemli makamlara dosya halinde gönderceğim..
Ayrıca 2 sayfalık soruyorum ekiyle birlikte..

Adsız dedi ki...

SORUYORUZ..!!!

Bilgiye ve Bilime, Hukuka ve Adalete, Medeni ve Çağdaş Düşünceye Sahip Olan Herkese

SORUYORUZ..!!!

1. (Teşrî gerekçesinde çekin vadesiz bir ödeme - havale aracı olduğu kabulü ile) 3167 s. Yasada yer alan karşılıksız çek hapsinin; hayatın gerçek akışı sonucu ortaya çıkan iş hayatındaki, uygulama ile bırakın %100 olmasını, %1 bile uyumlu olmadığını bilmiyor musunuz?

2. Muhasebede bir hesabın ismi değil, işlevi önemlidir (120 müşteriler veya 120 borçlular aynı şeydir..) denirdi.. Buna göre; iş hayatımızda %100 nispetiyle çeklerin de senet-bono gibi vadeli borçlanma aracı olarak kullanıldığını ve mali piyasalarda ‘senetli alacaklar’ olarak işlem gördüğünü bilmiyor musunuz?

3. Keza; bankaların, faktoring ve diğer finansal kuruluşların kredi teminat portföyleri, alonj yapılarak ciro edilmiş sayısız müşteri çekleri ile doludur.. Buna göre; karşılıksız çıkan çekin, karşılıksız çıkan (protesto olan) senet ile işlevsel farkını nasıl izah ediyor sunuz?

4. Karşılığı olmadan - ödememek maksadıyla - vadesiz olarak çek kesen kimse, sağlıklı bir aklın ve normal bir ahlakın sahibi herkes tarafından dolandırıcı kabul edilir.. Tabiatıyla böyle bir adi suç da, orantılı bir cezayı müstelzimdir.. Nitekim bu tür suçlar ceza hukukunun ve yasalarının konusunu teşkil ederler..

5. Oysa; namuslu-onurlu bir iş adamı iken, hatalı veya talihsiz bir şekilde batmış, iflas etmiş, maddi/manevi çok şeyini kaybetmiş, yaşadığı bunca acı ve ızdırabının üzerine, ayrıca bir de ona, karakterinde, niyetinde ve hakikatte yer almayan adi bir suç izafe edip, adi bir suçlu gibi hapsetme cihetine giden çağdaş bir hukuk devleti var mıdır?

6. Hal böyle iken, bütün bunlar doğru ama orta yerde yasa var, değişmesi lazım mı diyorsunuz? Peki o zaman hadi değiştirin!.. Değiştirilmeli deyin!.. Niçin sessiz kalıyorsunuz? Feryatları duymuyor musunuz?

7. Tuhaf, çok tuhaf.. Aslında, orta yerde (tartışmasız) bir yasa da yok oysa.. 3167 s. Yasanın çağdışı ceza içeren hükümlerinin 01.01.2009 tarihinden itibaren (zaten olmayan hukuki meşruiyeti yanında) yasal meşruiyeti de

Adsız dedi ki...

kalmamıştır.. 31.12.2008 tarihine kadar yapılması gereken yasal değişiklik yapılmadığı için yasama erkinin yasanın dayanaksız kalmasını istediği ve zımnen yürürlükten kaldırılmış kabul edilmesi gerektiği söyleniyor.. Bir çok hukukçu böyle diyor, bir çok mahkeme de bu yönde karar veriyor.. Kimler böyle karar veriyor ve söylüyor, biliyor musunuz?

8. TCK nın müellifi Sayın Prof. Dr. Adem SÖZÜER, muhterem Prof. Dr. Hayri DOMANİÇ ve pek çok hukuk hocası akademisyen, savcılar ve asliye / ağır ceza hakimleri, benzer bir davada yukarıdaki gerekçenin geçerli olduğuna ve bu nedenle ceza verilemeyeceğine oy birliği ile karar veren Yargıtay 7.Ceza Dairesinin yüksek yargıçları, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Ahmet İYİMAYA, siyasetçiler, değerli avukatlar ve bu zulme hukuki, ilmi, vicdani ve medeni telakkileriyle onay vermeyen herkes..

9. Bir ceza maddesi bu denli ve bu seviyede tartışılıyor olacak, üstelik karşılıksız çekin suç olarak tanımlanmasının ve suç kabul edilmesinin mümkün olmadığını yargının en tepesinde bulunan Yargıtay Başkanı Sayın Hasan GERÇEKER yazılı olarak ifade edecek, buna rağmen ilgililer ve sorumlular kurulu bu adaletsiz düzeni değiştirmek yönünde bu kadar acelesiz ve pasif kalacaklar,.. Bu durum, sizce vicdanları rahatsız edici bir durum değil mi?

10. Adaletin Üzerine Gölge Düşmüştür.. Çek yasasının mağdur ettiği binlerce aile feryat ederken başta bankalar olmak üzere bu davaların ve çağdışı hapsin sürmesinden çıkarı olanlar mevcut bu adaletsizliğin ve tartışmalı yasanın ortadan kaldırılmasına engel olmak istemektedirler.. Var mı böyle bir çağdaş ülke?

11. Mali piyasaların zarar göreceği gibi bir gerekçeyi Kutsal Adalet Duygusuna tercih eden, vicdanlarını akçeli işlere ve çıkarlara hapseden, değil binlerce, bir tek insanını dahi ‘ya para ya kara zindan’ diye hapseden, bir vatandaşını ekonomik gücünü yitirince ‘onurunu da yitirmiştir’ olarak kabul ve farz eden bir ülke hepimizin ülkesi olabilir mi?

12. Hasılı bu durum sizce; bütün değer yargılarının ürettiği evrensel hak, adalet ve medeniyet ölçüsüne ve bilhassa ülkemiz insanının vasıflarından olan mertliğine, devletin şefkatine sığmakta mıdır?

Saygılarımızla
Murat YALÇIN

İş Adamı İdik, Battık, Borçluyuz..
Asla! Adi Bir Suçlu Değiliz!..

Adsız dedi ki...

Değerli Arkadaşlar


Aşağıda madde madde yazdığım asıl gündeme getirilmesi gereken konuların sırasıyla mail lerde ve yüzyüze konuşmalarda dile getirilmesinde fayda olacağını düşünüyorum…

1—Parlamanter ve komisyon üyeleriyle konuşmalarda..

Anayasa ve insan haklarına aykırılık ÇEK in bir vadeli borçlanma aracı olduğu,vadeli çeklerin bankalara teminat olarak verildiği,ayrıca finans kuruluşlarında vadeler faizlendrilerek kullanıldığı…

2—Medyaya…

Cezaevlerinin aşırı dolu olmasının bir insanlık suçu olduğu,mahkemeler tarafından kanunda olmayan bir suçdan kıyasla ceza verdiği,yargıya baskı yapılarak(muharrem Sarıkaya nın 10haziran 2009 tarihli yazısı) Adalet Bakanlığı’nın isteği doğrultusunda mahkemelere beraat verilmemesi için yazı çıkarılması…

3—Anayasa Komisyonuna…

Adalet Komisyonunda tartışılan çek yasası taslağının Anayasa ve AB uyum yasaları ve insan hakları sözleşmesine aykırı olduğu,ayrıca cezaevlerindeki yoğunluğun insanlık suçu ve Anayasa ihlali olduğunu..

4—Sağlık Bakanlığı ve Komisyonuna

Cezaevlerindeki yaşanmaz koşulların tesbitini isteyerek,Adalet Bakanlığının uyarılması sağlanmalı,herhangibir olumsuz olaydan toplumun sağlığının korunması görevinin ihmal edilmesinin,bakanlık görevlilerinin AİHM ve Türk Adaletine hesap verecekleri başvuruların yapılacağını ve suç duyurusunda bulunulacağının anlatılması…

5—Yargıtay 10. dairesi ve Yargıtay Başkanlığına

Sarıkaya tarafından yazılan yazıda anlatılan taşradaki mahkemelere BOŞLUKTAKİ çek yasası nedeni ile beraat vermelerini engelleyecek bir yazı çıkarılarak anayasanın 138. maddesinin ihlal edildiğinin söylenmesi…

6—HSYK ve Yargıtay Başsavcılığına…

Muharrem Sarıkaya haberi delil gösterilerek cezanın devamını kanunda boşluk olduğu halde sağlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulması..

7—Muhalefet partilerinin grup başkanlarına

Önümüzdeki sürece bakıldığında parlamento açısından yoğun ve sert geçeceği hatırlatılarak bu süreçten önce anayasa ve insan haklarına uygun bir çek yasasının ivedi olarak meclise getirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğinin tekrar rica edilmesi..

8—Kadından sorumlu bakana
Şu anda uygulanan yasanın binlerce kadını ve çocuklarının sefalete sürüklenmesine neden olduğu,ve bu sefaletin tck ya ve anayasa ya aykırı bir yasayla devam ettirildiğinin anlatlması,bakanlıktan görevlerinin yerine getirlmesinin istenmesi…

DEĞERLİ ARKADAŞLAR

BUGÜNE KADAR YAPILAN GİRİŞİMLER HAKLI OLDUĞUMUZU HERKESİ BİLMESİ VE SÖYLEMESİNE RAĞMEN SONUCA ULAŞAMADIĞIMIZ,ULAŞTIRILMADIĞIMIZI GÖZÖNÜNE ALARAK…

BU KONUNUN GECİKTİRİLDİĞİ HER GÜN İÇİN SORUMLULARA MAĞDURLAR TARAFINDAN BİNLERCE ,ONBİNLERCE TAZMİNAT DAVALARI AÇILACAĞI,VE BU DAVALARIN HEPSİNİN YETKİLİLERİN ŞAHSINA OLACAĞINI ANLATAMAZSAK SİYASİLERİN DOĞRU BİR İŞ YAPACAĞI YOK…

ŞAHISLARI HAKKINDA ONBİNLERCE SUÇ DUYURUSU VE TAZMİNAT DAVASI AÇILACAĞINI ANLARLARSA DOĞRU YOLA GİRECEKLERDİR..

HİÇ BİR CEZA ÇIKMASA BİLE ONBİNLERCE İFADE VERMEYİ GÖZE ALACAKLARINI SANMIYORUM…VE BU BİZE TANINAN YASAL BİR HAK BUNU KULLANMAK ZORUNDAYIZ…

MY WAY

Adsız dedi ki...

Değerli Arkadaşlar

01.01.2009 Tarihinden bu yana yoğun bir çalışma sonucunda büyük yol alındı.Ancak Anayasa İnsan hakları AB ye uyumlu yasalar konusunda komisyonların ve parlamentonun iradesinin çok fazla olmadığını,çelişkilerle dolu çek yasasında iddiamızın doğruluğunu şifai olarak onaylayanlar,çözüm konusunda iradelerinin ellerinde olmadığını da söylemişlerdir.

Son söz anlaşıldığına göre ekonominin patronları ve yanılttıkları Başbakandadır.

Evrensel hukukun insan konusundaki yaptırımı,aynı zamanda yürütme erkinin keyfi olarak hareket etmesine de çeşitli müeyyideler getirmiştir.

Mesela cezaevlerinde üst üste insanları yatırma ve bunun resmi makamlarca gizleyerek devam ettirmesi bir İNSANLIK SUÇUDUR.

Bunları yapanlar mutlak surette bir yaptırımla karşı karşıya er ve ya geç kalacaklardır.Ayrıca yargıya müdahale (Muharrem Sarıkaya yazısı) Anayasal suçtur..

Sonuç olarak yukarıdaki anlattığımız konuları:

Yargıtay
Yargıtay Başsavcılığı
Anayasa Komisyonu
İnsan Hakları İnceleme Komisyonu
Adalet komisyonu

Başta olmak üzere Cüneyt’in dediği gibi hergün veya iki güne bir proğram dahilinde dilekçeler oluşturarak eskiden olduğu gibi binlerce müracaatla sesimizi duyurmaya devam etmeliyiz..Unutmayın sadece şifai olarak alnan sözler Adalet Bakanının beyanatından da anlaşılacağı gibi bizi sonuca ulaştıracak gibi görünmüyor..Bu şekilde devam etmez isek Ekim ayıda bizim için çözüm olmayacak..Söz vermek sadece veren kişiyi bağlar ve veren kişinin karakterini anlamaktan öteye bir kazanımı yoktur..Fakat dilekçe lere verilen cevaplar resmi dir ve belgedir ..BUNU DEĞERLENDİRMELİYİZ..

MY WAY

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR BU GÜN AKŞAM STAR ANA HABERDE TÜKETİCİLER BİRLİĞİ BAŞKANI NAZIM KAYA ÇEK KONUSU İLE İLGİLİ BAZI OLULU AÇIKLAMALAR YAPTI.NAZIM BEYDE MAĞDURLARIN YANINDA ONUN TELEFON VE FAXLARINA ULAŞABİLİRSEK KREDİ KARTI KANUNDA DA ÇOK UĞRAŞTI ŞİMDİ BİZİM YANIMIZDA KENDİSİNE ULAŞMAYA ÇALIŞALIM TV LERDE ÇOĞU ZAMAN GÖRÜYORUM KONUNUNDA UZMANI AYNI ZAMANDA FAYDASI OLMAZMI SİZCEEE

cocenk dedi ki...

Kitaba polis engeli!
22 Ekim 2009 Perşembe Av. Deniz Büyükyılmaz
Çek Savunma kitabının Bakırköy Adliyesi’nde dağıtımı sırasında, kitabı dağıtan ekibe polis müdahale etti. Adliye polisi, kitabın dağıtılabilmesi için savcılıktan izin alınması gerektiğini söyledi. Kosiad avukatlarından ve Çek Savunma kitabının yazarlarından Av. Deniz Büyükyılmaz, hemen Bakırköy Adliyesi’ne gitti. Savcılık ve yetkililer ile görüştükten sonra, yetkililer, kitabın çok emek verilerek hazırlanan bir kitap olduğunu söyleyerek dağıtım iznini verdiler. Dağıtım ekibi daha sonra Bakırköy Adliyesi’ndeki 34 Asliye Ceza Mahkemesi hakimi ve savcısına kitabı teslim etti. Hakimler ve savcılar, kitabı okuyacaklarını söylediler ve teşekkür ettiler. Av. Rahmi Ofluoğlu, karşılıksız çek davalarında karar verici olan hakimlerin beraat kararı vermesine ikna edici çalışmaların devam edeceğini söyledi. Ekip aynı gün içinde Şişli Adliyesi Asliye Ceza hakim ve savcılarına da kitabın dağıtımını yaptı. Şişli Adliyesi’nde polis engeli ile karşılaşılmadı. (Duyuru 4) http://rahmiofluoglu.wordpress.com/duyurular/

cocenk dedi ki...

Kadıköy 3.Asliye Ceza Hakimi ile Uzun sohbet!
23 Ekim 2009 Cuma Ali Cenk Ofluoğlu
Çek Savunma kitabı yazarlarından ve editörü Ali Cenk Ofluoğlu yanındaki ekip ile birlikte Kadıköy Adliyesi’nde kitabın dağıtımını yaptı. Dağıtımı yapmaya giderken kitapları verip çıkma düşüncesi ile giden Cenk Ofluoğlu, birçok hakim tarafından sohbet için durduruldu. Hakimler kitap hakkında meraklı ve istekli sorular sordu. Ofluoğlu, özellikle Kadıköy 3. Asliye Ceza hakimi ile 1 saate yakın kitap hakkında sayfa sayfa sohbet etti. Kitabı verip çıkmaya hazırlanan Ofluoğlu’nu hakim durdurdu. Kitabın konusu nedir sorusunu sorarak başladı. O sırada hakimin yanında 2 stajer hakim de vardı. Cenk Ofluoğlu, soru üzerine, her ne kadar hazırlıklı olmasa da, kitabın yazarlarından biri olma avantajı ile, açıklama yapmaya başladı. Kısaca kitabın yazılış amacını, 3167 sayılı yasanın AiHS Ek 4 1. Madde , Anayasa 38. Madde, (Borç İçin Hapis Yasağı)AiHS 6. Madde ve Anayasa 36. Maddeyi (Adil Yargılanma) ihlal edecek şekilde hazırlandığını, ve dünyadaki 222 ülkeden sadece Türkiye ve Arjantin’de kast aramadan karşılıksız çek keşide etmeye ceza verildiğini açıkladı. Bu sırada dikkatlice dinleyen hakim, araya girdi ve Fransa’da staj yaptığını ve orada karşılıksız çeke ceza verildiğini söyledi. Ofluoğlu, oradaki durumun farklı olduğunu, orda bir nevi kast aranarak ve adil yargılama yapılarak ceza verildiğini, kitaptaki ilgili sayfaları göstererek açıkladı. Hakim tekrar dinlemeye başladı. Ofluoğlu, 3167 sayılı yasanın TCK 21 ve TCK 52′ye aykırı olduğundan 5252 sayılı yasanın uyum için verdiği sürenin 31.12.2008′de dolmasından dolayı 1.1.2009′dan itibaren çek yasasının yürürlükten kalktığını belirtti ve bu görüşüne dayanak olacak başta Adem Sözüer olmak üzere, hocaların ve otoritelerin ismini verdi. Bu noktada, hakim, Yargıtay başkanının çeke ceza kalkmalı açıklamasını hatırlatan Ofluoğlu’na, “Peki o zaman bizim verdiğimiz çek keşide etme cezalarını Yargıtay neden onuyor?” dedi. Ofluoğlu ise, politaya fazla girmemek için, “demek ki Yargıtay’ın tek bir görüşü yok, efendim” yanıtını verdi. Hakim kitaptan başka birçok sorular da sordu. Ofluoğlu, “vaktiniz az olursa, özellikle çok iyi bir özet olan Sonuç bölümünü okuyun, efendim” dedi. Hakim Ofluoğlu’na çok teşekkür etti ve aslında kensinin de karşılıksız çeke ceza vermek istemediğini, ama teknik olarak Yargıtay İçtihatına uymayı tercih ettiğinden dolayı ceza verebildiğini belirtti. Ofluoğlu, bu noktada, içtihat tapınmacısı olmayan özgür iradeli bağımsız hakim hatırlatmasını yapmak istedi, ama sonra kırıcı olmamak için vaz geçti, çünkü sicil notunu veren Yargıtay’ın kararına uyan hakimin üstüne gitmek istemedi. Ofluoğlu’nun bu görüşmeden çıkardığı sonuç, hakimlerin kamuoyunu görürlerse, çeke ceza vermekten vaz geçme eğiliminde oldukları idi. Sadece biraz cesaret vermemiz gerekiyor Sayın Asliye Ceza Mahkemeleri hakimlerine. (Duyuru 3)

http://rahmiofluoglu.wordpress.com/duyurular/

ByNcdt dedi ki...

"Ofluoğlu, bu noktada, içtihat tapınmacısı olmayan özgür iradeli bağımsız hakim hatırlatmasını yapmak istedi"
Güzel tespit emeğine sağlık Sayın Ofluoğlu Teşekkürler

cocenk dedi ki...

ben teşekkür ederim. Çalışmalarımız sürüyor. Türkiye'deki 1,149 Asliye Ceza Mahkemesi hakimine kitabı dağıtacağız.

cekmagduruyum dedi ki...

ADALET KOMİSYONU ÜYELERİNE HİTABEN
Ben çek mağduru eski esnafım.
1 yılda ödenmesini beklediğiniz çek tutarlarının zorluğuna deyinmek isterim.
Öncelikle bir esnaf yazdığı çeki ödeyememesi için neleri ödeyemediğine esnaf diliyle örnek veriyim.
1.herşeyden öte aile yaşantısı sıfırı tüketiyor.
2.araç kredisi varsa ödememiştir.
3.kredi kartını ödememiştir.
4.banka kredisini ödememiştir.
5.kredili mevduat hesabı varsa ödememiştir.
6.esnaf kefalet varsa ödememiştir.
7.senetli borcu ödememiştir.
8.açık hesap borcunu ödememiştir.
9.elden alınan nakit borçlarını ödememiştir.
10.kiralarını ödememiştir.
Ve işyerinide kapatmak zorunda olduğu için hiçbir geliri kalmamıştır.enönemliside çocukları mağdur ve sefil olmuştur.
Şimdi size soruyorum siz esnafın borcunu 1 senede ödemesini bekliyorsunuz esnafın borcu sadece çek den ibaretmidir.
Benim…35000.tl.çek borcum var fakar gerçek borcum 400.000.tl.
NASIL OLACAK ???.

ByNcdt dedi ki...

SAYIN ARKADAŞLAR SN AHMET İYİMAYA'YA MAİL VE SMS MESAJLARINIZLA MAĞDURİYETİNİZİ İLETİNİZ.İLETİŞİM BİLGİLERİNİ

jenardi_ak@hotmail.com

İLE İLETİŞİM KURARAK ÖĞRENEBİLİRSİNİZ

Adsız dedi ki...

SAYIN ARKADAŞLAR HER AĞIZDAN ÇIKANA İNANMAYINIZ!!! HENÜZ ADALET KOMİSYONU TOPLANMADI.BU KONU ORADA ENİNE BOYUNA TARTIŞALACAK.ŞUANDA ALINAN KARARLARIN BİLE GERÇEKLİK BOYUTU YOK DENECEK KADAR AZDIR.

YAPILMASI GEREKENLERİ İSTİŞARE EDİP MAİLLERİNİZE GÖNDERİYORUZ.MAİLLERİNİZDEKİ HUSUSLARA DİKKAT EDİNİZ.KENDİ BAŞINIZA BİRŞEYLER YAPMANIZ,BİRLİKTELİĞİN VERMİŞ OLDUĞU HEDEF NOKTASINDAN SAPMALARA NEDEN OLACAKTIR.

YARGITAY VE ANAYASA MAHKEMESİ BU AŞAMADA ÖNEMLİDİR. GEREK TELEKULAK SÖYLENTİLERİ GEREKSE DE İÇ ÇEKİŞMELERLE HÜKÜMET İLE TERS DÜŞMEYE BAŞLAYAN YARGININ DİKKATİNİ ÇEKMEMİZ GEREKMEKTEDİR.YARGITAY CEZA GENEL KURULUNDA VE ANAYASA MAHKEMESİNDE 2 ADET DOSYA BULUNMAKTADIR.ANCAK BU DOSYALARI BİR TÜRLÜ ELE ALMIYORLAR.LÜTFEN BU KONUDA YARGIDAN DESTEK İSTEYELİM. NE YAPMANIZ GEREKTİĞİYLE ALAKALI TÜM BİLGİLER MAİLLERİNİZDE MEVCUTTUR.

LEHİMİZE YADA ALEYHİMİZE HER NE ŞEKİLDE OLURSA OLSUN GÜNDEME TEKRARDAN BOMBA GİBİ DÜŞTÜK. CANLI YAYIN BAĞLANTILARIYLA HABER OLUR OLDUK. LÜTFEN BU AŞAMADA HAKKIMIZI ARAYALIM. ADALET KOMİSYON ÜYELERİ VE AKPARTİ GRUP BAŞKAN VEKİLLERİNE FAX-MAİL-ARAMA YAPARAK BASKI KURALIM.BU BİLGİLERDE MAİLLERİNİZDE MEVCUTTUR.

SİZLERE YOL GÖSTERİYORUZ. BİRŞEYLER YAPMANIZI TAVSİYE EDİYORUZ.EVİNİZDE OTURARAK BU İŞİ BAŞARAMAYIZ.HEPBERABER SIRT SIRTA VEREREK BU İŞİ BAŞARACAZ.

ERTELEME FALAN ÇÖZÜM DEĞİLDİR.BUNA SEVİNMEYİNİZ.SADECE GEÇİÇİ BİR PANSUMANDIR.ERTELEME,AĞZA BAL ÇALIP YİNE PARA BABALARININ İSTEDİĞİNİ EL ALTINDAN YAPMA PLANIDIR. BAYRAMDA SEVDİKLERİNİZE KAVUŞMAYI; TEKRARDAN 1 YIL SONRA FARE GİBİ KAÇMALARINA HİBE ETMEYİNİZ.


HERKES LÜTFEN BİRŞEYLER YAPSIN. FAX ÇEKEBİLEN FAX. TELEFON AÇIP ARAYABİLEN TELEFON ETSİN.MAİL ATAN MAİL ATSIN.

ANCAKKK.. YARGITAYA VE ANAYASA MAHKEMESİNE MEKTUP GÖNDERMEYİ HERKES BÜTÇESİ ÖLCÜSÜNDE YAPMALI..BU ÇOK ÖNEMLİ

JENARDİ
SAYGILAR

Deniz dedi ki...

Sn.Arkadaşlarım,
geç olmakla birlikte Sn.Ncdt arkadaşımızın sitesini ziyaret ettim. önceleri okuyordum . yorum sayfasını yeni gördüm.
bundan sonra bilgilerimi seve seve burda paylaşacağım.
teşekkürler ncdt.
deniz gül

ByNcdt dedi ki...

Ben teşekkür ederim sağolsın Gül abla

Deniz dedi ki...

Sn.Arkadaşlarım,
ben düşüncelerimi şimdiye kadar açık açık paylaşmadım. ama artık paylaşma gereği duyuyorum.
şimdiye kadar bir çokvekille konuştum.bunun yanında birçok gazeteci ve prof. ilede görüştüm.
şu an bence yanlış olan bişi yok. çek yasası gerçekten bir handikaf oldu. öyle yada böyle bu iş çözüme ulaşacak. tüm konuştuklarımdan çıkardığım ki ilk kaynaklarla konuşuyorum. ve bu kaynaklarımıda yazılarımda belirtiyorum.
ŞU AN BU ERTELEME OLMAK ZORUNDA. ÇÜNKİ KARŞI TARAFTA ALACAKLI VAR . BU YÜZDEN BÖYLE BİR ÇÖZÜM BULUNDU. ERTELEMEDEN SONRA TEKRAR MÜCADELEMİZE DEVAM EDİCEZ VE DAHA SONRA BU DA İPTAL OLACAK KOMPLE CEZA KALKACAK. BÖYLE BİR YOL İZLENMELİ İDİ VE İZLENDİ . BAŞKA YOLU YOKTU BİRDEN BİRE ADLİ PAZA CEZASI İDARİ PARA CEZASINA DÖNEMEZDİ.
BUNU ZATEN SÖYLÜYORLAR. BEN İNANIYORUMKİ ERTELEME ÇIKTIKTAN SONRA ÇABALALARIM KENDİ ADIMA KONUŞUYORUM İKİ KAT OLACAK. İÇERDEKİ ARKADAŞLARDA KATILMAK İSTİYORLAR AMA ŞU AN İMKANSIZ BENİM YAZDIĞIM BAZI YAZILAR , YOLLADIĞIM HABERLER BİLE EŞİME VERİLMİYOR.DÜŞÜNÜN NASIL BİR KATKIDA BULUNSUN.
BU YÜZDEN İÇERDEKİ İNSANLARDA ARAMIZA KATILDIĞINDA GEREK MECLİS ZİYARETLERİ, GEREK HABERLEŞMELER İKİ KAT ARTACAK . BEN ÇABALARIN BİTECEĞİNİ SANMIYORUM . BİZİM ÇEKTİKLERİMİZİ ALLAH BİLİR. YAŞAYAN BİLİR. KOLAY KOLAY UNUTULACAK VE VAZGEÇİLCEK BİR DURUM DEĞİL.
BEN DIŞARDAN ERTELEME İLE ÇIKACAKSA KALSIN ÇIKMASIN DİYENLERİ ESEFLE KINIYORUM. BÖYLE DİYCEKLERSE GİRSİNLER ON GÜN YATSINLAR BAKALIM KOLAYMI . BEN EŞİMİN SAĞMI , YAŞIYORMU OLDUĞUNU BİLE HER SABAH KORKARAK BEKLİYORUM. İÇERDE KATİL VE UYUŞTURUCU KULLANANLARLA YATIYORLAR .
KOLAY DEĞİL . İNSANLAR ÇIKSINLAR ÖNCE ÖZGÜR OLSUNLAR . MÜCADELEYİ BIRAKCAK KADAR KİMSE APTAL DEĞİL.
DÜŞÜNCELERİM BUNLAR.
YARIN BURDA OLURSANIZ, BEN ADALET KOMİSYONU İLE GÖRÜŞCEM. RAPOR BANA FAKSLANCAK.
BENDE BURAYA FAKSLIYCAM.
ORİJİNAL OLACAK. GAZETE HABERLERİNE TAM YÜZDE YÜZ İTİBAR ETMİYORUM.
O YÜZDEN BENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN BİRİNCİ KAYNAKTIR.
VATANDAŞLIK BİLGİLENDİRME HAKKIMI KULLANARAK ELİMDEN GELENİ YAPICAM.
TÜM ÇOCUKLAR İÇİN DUA EDİYORUM. EN KISA ZAMANDA İNŞALLAH AİLELERİNE KAVUŞURLAR.
SELAMLAR
DENİZ GÜL

Deniz dedi ki...

SN. ARKADAŞLARIM,
BİRAZ EVVEL SN.BURHAN KAYATÜRK BEYİ ARADIM.
ÖZELLİKLE GENEL KURULDA OLABİLECEK OLAN ENDİŞELERİMDEN BAHSETTİM.
ÖZELLİKLE KİŞİLERİN TAHLİYESİNİN ALACAKLI MUVAFAKATNAMESİNE BAĞLANMASININ OLUP OLAMAYACAĞINI SÖYLEDİM VE BİR GAZETEDE YAZILI OLAN 1 NİSAN 2010 TARİHİNİN ANLAMINI SORDUM.
KENDİSİ , ADALET KOMİSYONUNDA OLMADIĞINI AMA BÖYLE BİRŞEYİN MÜMKÜN OLMAYACAĞINI: ÖZELLİKLE ZATEN ALACAKLI İLE ANLAŞILSAYDI ONLARIN MUVAFAKATINA BIRAKILSAYDI İŞİN ÇÖZÜLCEĞİNİ MECLİSE BUNUN GELMESİNE GEREK KALMAYACIĞINI BUNUN YANLIŞ OLDUĞUNU, BİRDE NİSANMI SİZ NE DİYORSUNUZ NİSAN AYINA KALIRMI BİR MİLYON DAVA VAR BÖYLE BİRŞEY MÜMKÜN DEĞİL. İNSANLAR GENEL KURULDAN SONRA BIRAKILIRLAR, YİNEDE BENİ SALI GÜNÜ ARAYIN BEN ARAŞTIRIP BİLGİMİ SİZİNLE PAYLAŞIRIM DEDİLER. SELAMLAR
DENİZ GÜL

Deniz dedi ki...

SON DAKİKA YENİ HABER ...SN.AHMET İYİMAYAYA ULAŞTIM ......BİRAZ EVVEL SAYIN AHMET İYİMAYA BEYEFENDİYİ ARADIM. SAĞOLSUNLAR KONUŞTULAR.
KENDİLERİNE BİR ENDİŞEM OLDUĞUNU VE GÖZÜME UYKU GİRMEDİĞİNİ SÖYLEDİM. HAYIRDIR DEDİ . BENDE GENEL KURULDA BİZİM TAHLİYELERİN ALACAKLI MUVAFAKATNAMESİNE BAĞLI KALIP KALMAYACAĞINI SORDUM.
ODA BANA : ŞAŞIRDINMI SEN ZATEN KALSA İÇERİ GİRMEZDİ. BUGÜN YİNE TOPLANDIK.
KIZIM İKİ ŞEKİL VAR :
BİRİ ALACAKLI İLE KARŞILIKLI GÖRÜŞÜLEREK , ANLAŞMA SONUCU İSTEDİĞİNİZ AYA , YILA YAYMAK BU ANLAŞMAYA BAĞLI.İSTERSE ALACAKLI 5 YIL 6 YIL BİLE OLUR. ADAM DERSE ADAM BU BENİ MAFETTİ , İŞLERİMİ BOZDU BEN ANLAŞMAM O ZAMAN
DİĞER MADDE SAVCIYA DİLEKÇE VEREREK 2 YILDA BORCU ÖDEMEYİ TAAHÜT ETMEK. AMA BUGÜN BİR MADDE DAHA EKLEDİK . ODA EĞER BORÇLU BİR YILDA İYİ NİYET GÖSTERİRSE BİRİNCİ MADDEDEKİ GİBİ BORCUNU UZUN VADEYE YAYABİLECEK. VE KESİNLİKLE TEKRAR SÖYLÜYORUM KIZIM KESİNLİKLE GENEL KURULDAN SONRA ÇIKACAKLAR..........

İNANMAYANLAR NE DERSE DESİN ŞU AN KONUŞMAM BU
HERŞEYİ AYNEN YAZDIM.
DENİZ GÜL

ByNcdt dedi ki...

sağolasın abla emeğine teşekkürler..

Adsız dedi ki...

cezaevlerindeki 117 bin insanımız cıkarılacak afla topluma kazandırılmalı. af cıkmalı. www.afistiyorum.com

ekm2510 dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

Master dahil 11 yıl yüksek tahsil yaptım.. Hukuk ve işletme okudum.. Şu an asayişe yakalanmamak için plan ve hesap yapmaktayım.

Yazımı sabırla okumanız dileği ile, kıymetli zamanınızı fazlaca almadan gündemdeki karşılıksız çeklerden dolayı verilen hapis cezaları konusunda bazı hususları bilgilerinize sunmak istiyorum.
Konunun hukukuki boyutu, 01.01.2009 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5252 SK'nun Geçici 1. maddesi çerçevesinde hukukçu akademisyenler ve yargı çevrelerince bugünlerde tartışılıyor ve kanaatimce hukuksuz bir durum, fiili olarak yürütülmeye devam ediliyor. Bu ayrı bir konu. Dilerseniz bu konuda da size bilgi aktarabilirim.

Birçok insanın, 2001 yılından beri sayısız "karşılıksız çek hikayesi" var. Bu hikayeler artık sıkıcı hale gelmiş olabilir ancak gerçekliği daha iyi anlayabilmek için galiba biraz bu "hikaye" kısmına da girmek gerekiyor.

Bizler 2001 yılına kadar gayet iyi şartlarda ticaret yapmaktaydık ve "basiretli" birer iş adamı idik. 2001 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın Anayasa kitapçığını fırlatması ve Sayın Başbakanımızın da televizyonlara çıkarak bunu "ciddi bir devlet krizi" olarak nitelendirmesinin ardından patlayan süreçte siparişlerimiz iptal edildi, satışlar durdu ve nihayet, irademiz dışında maruz kaldığımız malum ekonomik kriz, 20 yıllık emeğimizi ve birikimimizi 6 ay içinde yok etti. Çeklerimiz yazıldı, malımız mülkümüz haczedildi, makinalarımız yok pahasına haraç mezat satıldı! 600.000 TL'sından borçlandığımız dolar, 1.200.000 TL.'sına çıktı ve gecelik %7000'lere varan faizler ödedik. Bankaların dayanılmaz baskı ve tacizlerinden sonra kapısına gitmek zorunda kaldığımız "tefeci" hikayelerini, maruz kaldığımız tehdit ve fiziki saldırıları ise burada anlatamıyorum.

Döviz kurları ileriye yönelik olarak Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilmişken, hangi "basiretli tüccar" birkaç ay içinde doların iki katına çıkacağını varsayabilirdi? Kredi kullanan hangi iş adamı bir ay içinde faizlerin %7000'lere ulaşıp, kullandığı kredinin apar topar geri çağrılacağını hesaplayabilirdi? Bir hafta içinde ortaya çıkan likidite sıkıntısını, imkan olduğu halde çözme basiretini gösteremeyen ve çöküşe sebep olan devrin siyasi iktidarının bütün bunlarda hiç mi vebali yoktur? Bütün vebali 8 yıldır bizim çekiyor olmamız adil midir?

Biz ne yapmışız? Normal şartlarda dönmekte olan ticari/sınai faaliyetimiz içinde vadeli çek vermişiz ve kriz gelince de bunları ödeyememişiz.... Elbette vadeli çek verecektik, piyasalar vadeli çekle dönüyor.. Türkiye finans cenneti değil ki! O çekleri verirken "ödememe" gibi bir niyetimiz elbette yoktu! Kriz günlerine kadar yüzlerce çek vermişiz ve hepsini ödemişiz. Yasal olmamasına rağmen, bankalar bile kredi kullandırırken bütün teminatlara ilave olarak bizden kredi tutarının %30 fazlası kadar vadeli çek aldılar... Sonra da krizin ardından fahiş faizlerin ilavesiyle büyüyen krediler geri ödenemeyince, esasen bir kısmı ödenmiş olan bu çeklerden dolayı da ayrıca hapis cezaları aldık. Bugünlerde ise bu ayıbın sahipleri, Bankalar Birliği aracılığıyla karşılıksız çeklere hapis cezası verilmesine devam edilmesi için kulis yapmaktalar.

Adsız dedi ki...

Neticeten; bu felaket günlerinde yazılan çeklerimizden dolayı adli para cezaları aldık ve ödeyemediğimiz bu cezalarımız hapis cezasına çevrildi. Bütün olan biten yetmezmiş gibi 4 yıldır da evimizden çocuklarımızdan ayrı, kıyıda köşede kaçak hayatı yaşıyoruz. Hastalandığımızda hastaneye gidemiyoruz, seyahat edemiyoruz... Hürriyetimiz olmadığı için ticari faaliyette de bulunamıyoruz, borçlarımızı da ödeyemiyoruz! 23 kişiye iş sağlayan kapımız kapandı, her yıl düzenli ödediğimiz vergileri de artık ödeyemiyoruz. Çünkü işimiz yok! Maişet derdimiz de cabası!

Ödeyemediğimiz borçlarımızdan dolayı mağdur olanların bu mağduriyetlerini giderebilmemiz için herşeyden önce hürriyete ihtiyacımız var...

Ne hazindir ki, bizim üretim yapmak için gecemizi gündüzümüze kattığımız, sıfır derece soğukta makina atölyesinde ciğerlerimizi üşüttüğümüz günlerde, ticari / sınai faaliyette bulunmayıp parasını yüksek faizle devlete borç verenler ise, bugünlerde "akıllı" ve "basiretli" işadamı kimliği ile aramızda dolaşıyorlar! Biz kaçağız, onlar muteber!

Şimdi akıl, vicdan ve adalet duygusuna sahip birisi çıksın desin ki "evet, sizler bunu hakettiniz, kastınız var mı yok mu kimseyi ilgilendirmez, cezanızı çekin, adalet yerini bulsun"...

Ortada kamu vicdanını rahatsız eden, toplumsal barışı zedeleyen ve adalet duygusunu inciten çok vahim bir tablo vardır ve süratle çözüm beklenmektedir.

Sessiz sedasız onbinlerce insan ve aile, bu feryadı duymanızı, duyurulmasına vesile olmanızı bekliyor.

Saygılarımla.

Mert

Adsız dedi ki...

İŞ YAPTIĞIMIZ BÜYÜK BİR FİRMA 2008 HAZİRANINDA İFLAS ETTİ.BU ESNADA ELİNDE BİZİM FİRMAMIZA AİT YAKLAŞIK 2,5 TRİLYONLUK ÇEK VARDI.FİRMANIN ZORA DÜŞMESİYLE BERABER,FİRMANIN ÇALIŞMIŞ OLDUĞU BANKA VE FACTORİNGLER SÜRATLE BİZİM İLERİ VADELİ ÇEKLERİMİZİ İŞLEME KOYDULAR.BİR KISMI HESAPTA BULUNAN PARALARDAN BUNLARI TAHSİL ETTİLER.YAKLAŞIK 2 TRİLYONLUK KISMI YAZILDI.BU DÖNEMDE BİZİM DE KENDİ ÇALIŞTIĞIMIZ BANKALARDA YAKLAŞIK 2 TRİLYON CİVARINDA KREDİ BORCUMUZ VARDI.BİZİM BANKALARIMIZDA BU KREDİLERİ GERİ ÇAĞIRDILAR.KENDİ KREDİ BORCUMUZU MEVCUT MAL VARLIKLARIMIZI SATARAK KARŞILADIK(BU DA AYRI BİR YAZI KONUSU).ANCAK İFLAS EDEN FİRMADA BULUNAN,ERKEN SORULAN ÇEKLERDEN DOLAYI MAHKEMELER BAŞLADI,BUNLARIN BİR KISMINDAN DA MAHKUMİYET KARARLARI ÇIKTI.HATTA TEMYİZ SÜRESİNİ GEÇİRMİŞ OLDUĞUMUZ BİR TANESİNDEN DOLAYI,ŞİRKET MÜDÜR OLAN KARDEŞİMİN ARANMASI ÇIKTI.BU ÇEKLERLE VE DURUMLA İLGİLİ YAPABİLECEĞİM BİR ŞEY OLUP OLMADIĞINI BURADA AÇIKLAYABİLİRSENİZ SEVİNİRİM.YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM.

Adsız dedi ki...

deniz hanım sizi takip ediyoruz

Deniz dedi ki...

Sn.Arkadaşlarım,
maleesef çalıştığım yerde patronumda çek mağduru olduğundan net hala açılmadı ama sanırım faturasını anca ödedi yakında açılır bu yüzden ancak geceleri girebiliyorum. Eeee durumlar belli. çok insan aynı durumda. bu arada bugün 3 kez adalet komisyonunu aradım ama maalesef o kadar yoğunlarki bi türlü görüşemedim .
tek öğrendiğim yasanın genel kurula sevk edildiği ve kesinlikle kimseye tek bir kopya verilmediği yani basındakileri kesinlikle bizden alıntı değil diyorlar. bu arada yarın tekrar arayacağım. aldığım detayı mutlaka anında size bildireceğim. yarın için arayın dediler sabah .
hayırlısıyla inşallah güzel haberler alır paylaşırım.
bu arada sitemizden
sn.zeynep hanım tekrar Sn. İyimaya yı aradı .
ona özür dileyerek ateşin düştüğü yeri yaktığını bu saatte rahatsız ettiğini söylemiş.
ve kast olayını sormuş oda gündemde yarın akşam beni arayın demiş. sn. zeynep hanımda yarın akşam tekrar arayacak umarım buraya konuştuklarını yazar.
arkadaşlarım yarın ayrıca Sn. Burhan Beyi de arayacağım.

Ayrıca bu sitede polemikler olmadığı için tüm arkadaşlarıma ayrıca teşekkür ederim.
amacımız fikirlerimizi burada paylaşmak, tartışmak.
Allah hepimize yardımcı olsun.
her zaman yanınızdayım. sonuna kadarda olucam.
Deniz Gül

ByNcdt dedi ki...

Bilgilendirmen için teşekkürler Gül abla sağolasın

Deniz dedi ki...

Sn.Arkadaşlarım,Sn. Burhan Bey Zeynep Hanıma tel. döndüler . Zeynep Hanıma demişlerki :
kast konusu bu kanuna maalesef yansımadı çokbüyük tepkiler var ama bir yıl içinde bu iş çözüme ulaşacak. ben hem ekonomi hem maliye hem adalet bakanlarıyla görüşüyorum . detaylı bilgiyi yarın alıcam beni 15.30 da arayın.
sağol Zeynep, teşekkürler. paylaştığın için
deniz gül

ekm2510 dedi ki...

tasarıya kast olayını koydurabilseydik mükemmel olurdu.Umarım genel kurulda akılları başlarına gelir.Aylardır verilen mücadelenin sonuna geldik.Keşke elle tutulur daha somut gelişmeler olsaydı.Hiç birşey olmamasındansa az bi zaman kazanacağız.Bundan sonraki süreç mücadelenin daha bilinçli ve kararlı olmasını gerektirecek.

ByNcdt dedi ki...

Sn ekm2510 arkadaşlarımızın dün akşamki sn Burhan Kayatürk ile olan görüşmesinde sn vekil Kast'ın yasada olmadığını söylemiş ama umarım eklenir

Adsız dedi ki...

arkadaşar vekaleten çeke imza atanların durumu ne olaçak bir bilgisi olan varmı lütfen

SoftTurk dedi ki...

Az önce TBMM Adalet Komisyonun raporunu avukatımla inceledik ve GÜNÜNDEN ÖNCE vurulan çekler için bu tasarı kanunlaşırsa CEZAYA YER YOK. Davalar direk düşüyor, inşallah bir farklılık olmaz.

Adsız dedi ki...

arkadaşar vekaleten şirket çekine imza atanların durumu ne olaçak bir bilgisi olan varmı bu konuda kimse birşey söylemiyor bilen bir arkadaş çevap versin lütfen

uludağ dedi ki...

MUHALEFET ŞERHİ
1. Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve 14 Nisan 2009 tarihinde TBMM Başkanlığına sevkine
karar verilen yeni Çek Kanunu Tasarısının geneli üzerindeki görüşmeler Adalet Komisyonunda
3 Haziran 2009 tarihinde yapılmış ve tasarı üzerinde ayrıntılı bir inceleme yapılmak amacıyla bir
Alt Komisyon kurulmasına karar verilmiştir. Alt Komisyon, 8-9 Haziran 2009 tarihlerinde
gerçekleştirdiği toplantıların sonucunda oluşturduğu raporunu Adalet Komisyonuna sunmuştur. Alt
Komisyonun bu raporuna karşı vermiş olduğumuz muhalefet şerhindeki gerekçelerde belirtildiği gibi
Alt Komisyon, yasa ve usul hükümlerine aykırı bir şekilde çalışmış ve bize göre yok hükmünde olan
bir rapor düzenlemiştir.
2. Türkiye gündeminde önemli yer tutan ve bir an evvel mecliste görüşülmesi için tüm kesimlerin
talepte bulunduğu Çek Kanunu Tasarısı 6 ay gibi bir süre uyutulmuş ve Adalet Komisyonu toplantıya
çağırılmamıştır. 03-04 Aralık 2009 günleri yapılan Adalet Komisyonu toplantıları sonucunda tasarı
tüm yapıcı eleştirilerimiz ve önerilerimiz hiçe sayılarak, iktidar partisi üyelerinin oyları ile meclis
genel kuruluna sunulmak üzere kabul edilmiştir.
3. Öncelikle belirtmek isteriz ki, yürürlükteki 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve
Çek Hamililerinin Korunması Hakkındaki Kanunu ortadan kaldıracak olan bu kanun tasarısı ile
sorunların çözülmesi mümkün olmadığı gibi, ortaya yeni sorunlar çıkacaktır.
4. Çek; genel olarak özel hukuk alanını ilgilendiren bir senet türüdür. Çek; tıpkı diğer kambiyo
senetleri gibi TTK'da düzenlenmiştir. Çek, belirli bir bedelin kayıtsız koşulsuz ödenmesi havalesini
içeren bir kambiyo senedidir. Çek, bir ödeme aracı olup, bu araç dışında, vadeli bir alışverişin aracı
olarak kullanılamaz. Çekin fonksiyonu TTK'da tanımlanmıştır. Karşılıksız çek keşide etme suçları,
ticari ilişkiden kaynaklanan bir edimin yerine getirilmemesi eylemine dayanmaktadır. Yargıtay'ın
Adalet Komisyonuna gönderdiği görüşte de açıkça saptandığı üzere bir ticari ilişkiden kaynaklanan
borcun yerine getirilmemesinin suç olarak tanımlanması ve ceza yaptırımı getirilmesi, ceza hukuku
genel ilkeleri ile çatışmaktadır. Suç genel teorisinde tanımlanan sorumluluk esas ve ilkelerine aykırı
olarak suç tipi kurulması kabul edilemez. Komisyondaki görüşmeler sırasında karşılıksız çek keşide
etmenin ceza yaptırımına bağlanmasının nedeni; "Çekin karşılığının ödenmesini sağlamaktır"
şeklinde açıklanmıştır. Bu anlayışta belirtildiği şekliyle özel hukuk alanındaki bir ticari ilişkiden
doğan alacağın ödenmesini sağlamak için ceza ihdası, hukukça kabul edilebilir bir durum değildir.
Anayasamızın 38. maddesi hükmü, özel kaynaklı taahhütlerden doğan borcun ihlaline bir suç ve ceza
hükmünün bağlanamayacağına amirdir. Yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ek protokol birinci
maddesi, "Hiç kimsenin borcundan ötürü özgürlüğünden mahrum bırakılamayacağını" hüküm altına
almıştır. Çekin karşılığının çıkmaması bir taahhüt ihlalidir. Buna hapis cezası öngörülemez. Yasa
koyucu, bu ihlale hapis cezası dışında değişik hukuki yaptırımlar öngörebilir. Tasarı ve Adalet
Komisyonunun görüşü bu yönüyle Anayasa ile çatışmaktadır.
5. Çekin ekonomik işlevinin güçlendirilmesi ve çeke karşı güvenin yükseltilmesi için bankaların
sorumluluğu alanında özel düzenleme yapılmalıdır. TTK’nın çek ile ilgili hükümleri özellikle TTK
695. maddesi hükmü uyarınca Bankaların sorumluluğunun arttırılması, hatta karşılıksız kalan çek
bedelinin tamamından sorumlu olması öngörülmelidir. TTK 695. maddesi hükmü uyarınca, bankalar
çek vermekle; çek hesap sahibine verdikleri çekin karşılığının bulunduğunu ve bu karşılılık üzerinde
hesap sahibinin tasarruf hakkı ve yetkisinin bulunduğunu açıkça kabul etmişlerdir. Bu hüküm
görmemezlikten gelinerek bankaların sorumluluğunu yok denecek düzeyde tutarak toplumdaki sorun

uludağ dedi ki...

aşılamaz. Çekin TTK’da belirlenen hukuki nitelikleri dikkate alındığında karşılıksız çek keşide
etmenin, suç olarak tanımlanması ve bunun için hapis cezası öngörülmesi kabul edilemez. Sorunu
çözmek için çıkarılan yasalar, sorunu çözmemiş tam aksine sorunları artırmıştır. Bankaların
sorumluluğunu gözardı etmeye çalışan anlayış, sorunun çözümünü, yükü halkın sırtına yüklemekte
görmüştür. Hapis cezaları ile sorunlar 20 yıldır çözülmemiştir. Ceza, ilk defa denenecek bir yöntem
değildir. 20 yılı aşkın bir süredir ceza uygulaması ile sorun çözülmemiştir. Bu tasarı, her yönüyle
hukukun temel ilkelerine, modern ceza hukukuna aykırıdır. Toplumsal sıkıntıları çözecek, toplumdaki
beklentileri karşılayacak, ihtiyaçları giderecek nitelikte değildir.
6. Tasarıda, çeke kendisinden beklenemeyecek işlevler yüklendiği kanunun birinci maddesinde
görülmektedir. Bu düşünce doğru değildir. Zira kayıt dışı ekonominin, kayıt altına alınması, terörün
finansmanının önlenmesi ve kara paranın aklanması gibi hususlar mali mevzuatta ya da ilgili başka
kanunlarda yapılacak düzenlemeler ile gerçekleştirilmelidir. Diğer taraftan, tasarıda TTK’nın çeki
düzenleyen hükümlerine aykırı bir şekilde; çekini tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler
ve hamiline düzenlenecek çekler olarak 3 ayrı gruba ayrılması da uygulamada çok büyük sorunlara
neden olacaktır. Yine karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için bankaların bin Türk Lirasına kadar
sorumlu olmaları da çok yetersizdir. Zira, yukarıda belirttiğimiz gibi uygulamada yaşanan sorunların
önemli bir nedeni bankaların sorumluluklarının yok denecek kadar az olmasından kaynaklanmaktadır.
7. Komisyonda kabul edilen tasarının 5. maddesinde "Karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için
bin beş yüz güne kadar adli para cezası" öngörülmektedir. Bu para cezasının çek bedelinin karşılıksız
kalan kısmından az olamayacağı da hüküm altına alındığına göre, adli para cezasının üst sınırının
olmadığı ortadadır. Çek bedelini dahi ödeyemeyen borçluların her bir çek için hükmedilen adli para
cezalarını ayrıca ödemesi nasıl mümkün olacaktır. Yasa gereği ödenmeyen adli para cezaları hapis
cezasına dönüştüğünden yukarıda belirttiğimiz gibi Anayasamızın 38. maddesi hükmü hiçe
sayılmaktadır. Tasarının Komisyonda AKP milletvekillerinin önergesi ile değişen ek 2. maddesi ile
karşılıksız çekler nedeniyle haklarında soruşturma ve kovuşturma başlatılmış ya da, kesinleşmiş bir
hükümle mahkum olmuş kişilere 2 yıllık bir ödeme süresinin verilmesi sorunun ancak çok küçük bir
kısmının geçici olarak ertelenmesine neden olacaktır.
8. Adalet Komisyonunda kabul edilen tasarının bu hali ile meclisten geçmesi hiçbir işe
yaramayacaktır. Aradan geçecek çok kısa bir süre içerisinde tasarının yasallaşmasından sonra ortaya
çıkacak çok sayıdaki yeni sorunları çözmek için bu kanunla ilgili değişiklik talepleri meclis
gündemine gelecektir.
Adalet Komisyonundaki görüşmelerde belirttiğimiz ayrıntılı düşüncelerimiz, işbu muhalefet
şerhimizin bir eki niteliğindedir. Komisyondaki görüşlerimiz kapsamında muhalefet şerhimizi saygı
ile sunuyoruz. 07.12.2009
Halil Ünlütepe Rahmi Güner Turgut Dibek
Afyonkarahisar Ordu Kırklareli
Ali Rıza Öztürk Ali İhsan Köktürk
Mersin Zonguldak

Adsız dedi ki...

kaçtane site var karşılıksız cekle ilgilenen ama ne olduysa hiçbiri cevap vermiyor bilende bilmeyende sorumun karşısında susuyor çok zor bir sorumu sordum bende bilmiyorum sadece dedimki vekaleleten şirket cekine imza atanların durumu ne olaçak sorum bu bilen varsa allah rızası için cevap versin

SoftTurk dedi ki...

vekaleten çeke imza atanların sorumluluğu olduğu kanatindeyim

ekm2510 dedi ki...

MECLİS GENEL KURULU
-TBMM Genel Kurulu’nda, Çek Yasası Değişikliği görüşülüyor. (Saat: 13.00)
Günaydın arkadaşlar,Hayırlı sabahlar hayırlı haberler

ByNcdt dedi ki...

Günaydın ekm2510 güne güzel haberle başladık inşallah sonuda güzel olur

Deniz dedi ki...

S O N H A B E R
Sn. Arkadaşlarım,
Akşam geç saatte Sn. Ahmet İyimaya'yı aradım. koşturuyordu dedilerki . sabırlı olun yetiştirmeye çalışıyoruz. çek yasası sırada .
bugünde komisyonu aradım tekrar.
Diyorlarki bugün biraz zor , yarın görüşülür .
ama yinede siz takip edin.
Hepimize kolay gelsin.
Hayırlı bir şekilde bitsin inşallah.
Deniz Gül

Adsız dedi ki...

sayın deniz gül kardeşim siden bir riçam olaçak bu soruma kimse yanıt veremiyor daha doğrusu verenlerde bilmeden veriyor... şirket ceklerine vekaleten imza atanların akibeti ne olaçak adelet komisyonu bunun için ne karar aldı veya alaçak bana cevap verirseniz sevinirim teşekkür ederim

uludağ dedi ki...

MERHABALAR SEVGİLİ ARKADAŞLARIM,

GEÇEN YILIN ARALIK AYINDA BAŞKA BİR SİTEDE BAŞLADIĞIMI BU

HAKLI DAVAMIZIN HEMEN HEMEN SONLARINA GELMİŞ BULUNUYORUZ...

ANCAK BU GELİNEN NOKTA KESİNLİKLE VE KESİNLİKLE HİÇBİR ÇEK

MAĞDURU OLAN ARKADAŞLARIMIZIN SORUNLARINI ÇÖZMEMİŞ VE

HÜKÜMETİN,YARGITAYIN VE MAĞDURLARIN OLUŞAN SORUNLARINI 2 YIL

ERTELEYEREK BU SORUN YUMAĞININ BÜYÜMESİ YÖNÜNDE BİR UYGULAMA

YAPILMAYA ÇALIŞILMIŞTIR...HAKLILIĞIMIZIN HERKESÇE BİLİNMESİ

VE BU KONUDA TÜM MUHALEFET PARTİLERİNDEN ALMIŞ OLDUĞUMUZ TAM

DESTEK HÜKÜMETİ BİRAZ OLSUN KORKUTMUŞ AMA HAKKIMIZ OLANI

ALMAMIZA YETMEMİŞTİR.... BU BAĞLAMDA, BİZİM YAPMAMIZ GEREKEN

ŞU ANDAN İTİBAREN GEREK VEKİLLERE VE GEREKSE KOMİSYON

ÜYELERİNE TAM SAHA PRES YAPARAK, BASKIYI AZAMİYE

ÇIKARMAKTIR... BEN İNANIYORUM Kİ BU SİTENİN CENGAVER

SAVAŞÇILARI TÜM ESKİ VE YENİ KATILAN DAVA ARKADAŞLARIMIZLA

BİRLİKTE VERDİĞİMİZ BU HUKUK SAVAŞINI ZAFERLE

SONUÇLANDIRACAKTIR...

SAYGILARIMLA...

uludağ dedi ki...

OCAK AYINDA GAZETELERDE MECLİSİN ÇIKARMADIĞI 3167 NOLU ÇEK

KANUNUN SEBEP OLACAĞI SONUÇLARI TÜM GAZETELER KÖŞE YAZARLARI

ARACILIĞIYLA GEREK KÖŞE YAZILARINDA VE GEREKSE EKONOMİ

SAYFALARINDA BU KONUYU DİLE GETİREREK KAMUOYUNU

BİLGİLENDİRMİŞLERDİ... GELİN O GÜNLERİ HEM KENDİMİZ HEMDE

BİZLERİ TAKİP EDEN

AVUKATLAR,MİLLETVEKİLLERİ,BAKANLAR,ESNAFLAR,TÜCCAR,DERNEKLER,
ODALAR VE SAVCILARIMIZDA TEKRAR HATIRLAYALIM...

Türk Ceza Kanunu'nun hazırlanmasında emeği geçen Prof. Dr. Adem Sözüer aradı.
Söze, "Çok daha vahim bir durum var..." diye başladı.

Toplu af gibi...
Yeni Türk Ceza Kanunu'nun 2004'te yürürlüğe girdiğini anımsatıp, "TCK'nın 5'inci maddesini" anımsattı.
Sözünü ettiği madde aynen şöyle:
"Bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır..."
Hukuki dildeki anlamı net...
Özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlar tek tek TCK'ya göre yeniden düzenlenecek. Bu düzenlemelerin yapılabilmesi için de Meclis'e bir yıl süre tanındı.
Ancak öngörülen bir yılda düzenlemeler yapılamayınca, birer yıl ertelenerek 31 Aralık 2008'e gelindi.

Çek kanunu atlandı
Bu çerçevede bir ay önce (Aralık 2008) Türk Parasını Koruma Kanunu'ndaki maddelerde de süratle düzenleme yapılıp 5'inci maddenin öngördüğü şekilde TCK ile uyumlaştırıldı...
Ancak hükümet Çek Hamillerini Koruma Kanunu'nu TCK ile uyumlu hale getirmedi; buna ilişkin düzenlemeleri atladı.
Yılbaşı günü de düzenleme yapılması için öngörülen süre sona erdi.
Prof. Dr. Adem Sözüer'i dün Meclis'te Adli Tıp ile ilgili bir konuda çaba gösterirken bulduk.
Çek Kanunu'nu anımsatıp, "Şimdi ne olacak?" dediğimizde yanıtı şöyle oldu:
"TCK'nın genel hükümleri Çek Kanunu için de geçerli. Maalesef Çek Kanunu'ndaki cezalar uygulanamaz hale geldi. Çünkü Ceza Kanunu'nun genel hükümlerinde örneğin tüzel kişilere adli değil, idari para cezası var. Halbuki Çek Kanunu'nda şirketlere para cezası var. Biri diğerini tutmuyor. Uyumlu hale gelmediği için uygulanamaz oluyor."
Prof. Sözüer'e bunun karşılıksız çek kesen veya çekle ilgili bir suç işleyen kişinin affa uğraması anlamına mı geldiğini sorduk.
"Aynen öyle" deyip ekledi:
"Bu kişilere ceza verilmesinin olanağı yok. Zaten birçok mahkemeden de yargı üyeleri telefon açıp davaları düşürdüklerini bildiriyor ve bir an önce çare bulunmasını istiyor. Düzenleme olmazsa çek suçlarına bakılamaz hale gelecek."

"Geçmiş olsun..."
Konuyu Adalet Komisyonu Başkan ve Başkanvekili'ne de sorduk...
Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya, önce TCK'yı okudu, sonra Çek Kanunu'nu inceleyip devam etti:
"Yapacak bir şey yok; geçmiş olsun. Geçmişte bu suçu işleyenler yılbaşından itibaren ceza almaktan kurtuldu..."
İyimaya "Teşekkül etmiş suçlar açısından yapacak bir şeyin olmadığını, onların cezalarının ortadan kalktığını" da vurguladı.
Başkanvekili Hakkı Köylü ise daha önce TCK ile ilgili bazı düzenlemeler yaptıklarını belirterek, "170 kadar yasa maddesinde düzenleme yapılmıştı" anımsatmasında bulundu.
Çek Kanunu ile ilgili olarak da hükümete geçmişte uyarıda bulunduklarını söyleyen Köylü, "Çekte kusurlu suçlar açısından sorun çıkmış olabilir" dedi.
Meclis, TCK gibi dev boyutlu Borçlar ve Türk Ticaret kanunlarını bir an önce çıkarabilmek için çaba gösterirken, geçmişte çıkardığı kanunun yarattığı af depremiyle yüz yüze kalıyordu.
İyimaya'nın da dediği gibi; geçmiş olsun...

ByNcdt dedi ki...

ARKADAŞLAR GÜL ABLA ADALET KOMİSYONUNDAN TEYİD ALMIŞ BUGÜN KESİNLİKLE GÖRÜŞMELER OLACAKMIŞ

Deniz dedi ki...

SN. ARKADAŞIM ,
ŞİRKET ÇEKLERİNİ SORMUŞSUNUZ BENİM HUKUK BİLGİM ÇOK FAZLA DEĞİL VE YENİ YASAYI DAHA DETAYLI OKUMADIM . BUGÜN BİR MECLİSTEN YASA ÇIKSIN, ALDIĞIM DUYUM ŞİRKET ÇEKLERİNE VEKALETEN İMZA ATANLARIN SORUMLULUĞUNUN KALKTIĞI . AMA BUGÜN NET BELLİ OLACAK ONDAN SONRA İNCELER SİZE YARDIMCI OLURUZ.
DENİZ GÜL

Adsız dedi ki...

Sayın Deniz Gül Hanım
Türk Ceza Kanununun 7.maddesi yeni tasarıya eklenmiş bunun sebebi nedir?

Adsız dedi ki...

gül hanım yakın bir zamanda tck daki 52 madde kaldırılacakmış. çekten yatanlar kurtulurmu? zihni

SoftTurk dedi ki...

"Sayın Deniz Gül Hanım
Türk Ceza Kanununun 7.maddesi yeni tasarıya eklenmiş bunun sebebi nedir?"

Kanunun geriye işlemesini sağlıyor bu madde.

ByNcdt dedi ki...

BU AKEPEYE NE DEMELİ BİNLERCE MAĞDURUN, HALKIN SESİNE KULAK ASMAYAN AKEPE BANKALARIN BİR TELEFONUNA İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRİYOR BUNLARA OY VERMEDİĞİM İÇİN VİCDANIM RAHAT

Adsız dedi ki...

sayın deniz gül hanım vekaletn ceke imzayı ben sormuştum çünki çok huzursuzum dolandırıldım evim cocuklarım dağıldı yalnız vaziyette avere olarak yaşıyorum kaçtane siteden bu soruyu sordumsa cevap alamadım çoğuda azarlar gibi çevap yazdı.. allah sizden razı olsun işallah bugün hayırlı haber cıkar ben internete giremiyorum internet cafeden giriyorum param olduğu zaman ama siz buraya cevap yazarsanız ben bir ara öğrenirim ne diyeyim allah herşeyi gönlünüze göre versin

Adsız dedi ki...

sevgili arkadaşım yeni çek kanunu velaletname ile çek imzalama yöntemini iptal etmiş olup bundan doğan cezalarda iptal olmaktadır.şirketle ortaklığı bulunan kimseler yada şirketin tayin edip bankada çek hesabı açtıracağı kimse sorumlu olacak.

Deniz dedi ki...

Sn. arkadaşlarım,
bazı hukuksal sorular sormuşsunuz. bilmediğim konularda sizlere yardımcı olamam ama buraya giren hukuku iyi bilen arkadaşlarımız var mutlaka yardımcı olacaklardır. şu an meclisi izliyorum zaten yasa onaylansın gereken ne varsa burda tartışmaya açarız. merak etmeyin.
ben daha çok yasanın gündeme gelmesinde vekillerimize ve bakanlarımıza ulaşmada etkili oldum desem daha doğru olur.
deniz gül

Adsız dedi ki...

TEFECİ AKEPELİ SUAT KILIÇ SON DAKİKA GOLÜ ATTI

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar.TBMM Genel Kurul tutanaklarını inceliyorum ancak en son Kamer Genç'in konuşmasının yarısında kesiliyor.Devamında neler olduğunu bilen var mı?Paylaşırsanız sevinirim.Yasanın yeniden görüşülme tarhini bilen var mı?

ADSIZ dedi ki...

ADSIZ DEDİKİ
DİŞARDA KALIP CALIŞMAYAN BIR BOCLU CEZAEVINDE NASI BORCUNU ÖDİYECEK COLUK COCUĞU PERİŞAN OLACAK BUNUN VEBELINI HUKUMET VE YASAYİ CIKARANLAR NASIL ÖDIYECEK BORCLILARI DİREK TEFECILERIN ELİNE VERIYOR BÖYLE BİR HUKUK VE YASA OLAMAZ

Adsız dedi ki...

arkadaşlar ben şu anda ceza evindeyim
ben bu yasadan nasıl dışarı çıkacağımızı anlayamadım anlayan varsa lütfen anlatsın. ben burada yemek ve yatak bulmakta zorlanıyorum avukatı nerden bulacamda alacaklımla uzlaşma sağlayacağım nasıl temas kuracağım benim sadece param varsa haftada bir gün on dk telefon hakkım var oda sabit birtek numaranın dışında hiçkimseyle görüştürmüyorlar.biz burda hücreden koridora çıkamıyoruzki temas kurup anlaşalım bu yazıyıda bizlere acıyan bir gardiyan arkadaşımızın eline tutuşturduğumuz notla ona yazdırdık allah rızası için basında ve televizyonlarda bunları gündeme getirmeye çalışın. söylendiği gibi deyil çek mahkumu sayısı sadece sadece bu ceza evinde 400 kişi ülkemizde 360 adet ceza evi var. bir gazeteci arkadaşı ikna edin bakalım bakanlık bunun araştırmasına izin verecekmi o zaman anlaşılır.allaha emanet olun

Adsız dedi ki...

Sayın Site Yetkilileri
TBMM genel görüşme tutanaklarından takip ettiğime göre,tasarının 3. maddesinin 7. fıkrası(tarihinden önce ibraz edilen çeklerle ilgili) oylamaya sunulmamış.Bu durumla ilgili bir fikriniz var mı acaba?yorumunuz için şimdiden teşekkür ederim

ByNcdt dedi ki...

ARKADAŞLAR BU GÜN MECLİSİ TAKİP EDELİM GÜL ABLANIN KONUŞTUĞU KOMİSYON ÜYESİ ÇEK KANUNUNUN BU GÜN GEÇEBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ BİLGİNİZE

ByNcdt dedi ki...

EVET ARKADAŞLAR GÜL ABLANIN İSTİHBARAT DOĞRU ÇIKTI KENDİSİNE TEŞEKKÜRLER SAĞOLASIN ABLA

ByNcdt dedi ki...

ARKADAŞLAR GÜL ABLANIN VERDİĞİ BİLGİLERE GÖRE YASA CUMHURBAŞKANLIĞINA ULAŞMIŞ ÖĞRENMEK İSTEYENLER CUMHURBAŞKANLIĞI KANUNLAR VE KARARLAR BÖLÜMÜNDEN ÖĞRENEBİLİR.
TEL:0 312 470 23 23

Adsız dedi ki...

5939 - 5940 BAŞBAKANLIĞA GİTMİŞ SIRA 5941 YANİ ÇEK KANUNUNDA

http://www.tccb.gov.tr/sayfa/konusma_aciklama_mesajlar/aciklama_mesajlar/

Deniz dedi ki...

SN. ARKADAŞLARIM,
YENİ BİLGİ ALDIM. YASA CUMHURBAŞKANLIĞINDA.
KANUNLAR VE KARARNAMELER BL. DE
AMA İMZAYA HAZIR DURUMA HENÜZ GELMEMİŞ. İŞLEMDE.
SN. CUMHURBAŞKANIMIZ YARIN GECE DÖNECEKLER.
KENDİLERİ CUMARTESİ PAZAR DA ÇALIŞAN BİR KİŞİ.
BU YÜZDEN KANUN CUMARTESİ PAZAR GÜNÜDE ÇIKMA ŞANSI OLMAKLA BİRLİKTE PAZARTESİ DE GÜNDEME GELEBİLİR. SN. CUMHURBAŞKANIMIZIN TAKTİRİNE KALMIŞ. İMAR YASASI VE KEY YENİ ONAYLANDI.
BU DEMEKTİRKİ SIRADA ÇEK YASASI VAR.
BEN SÜREKLİ ARIYORUM. BİLGİ ALMAYA ÇALIŞIYORUM.
SİZE AKTARACAĞIMDAN EMİN OLABİLİRSİNİZ.
DENİZ GÜL

Adsız dedi ki...

saolasın gül hanim

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR, ÇEK YASASI CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN VETO EDİLDİ.. KAYNAK: AKPLİ VEKİLLER..

MAKAMINA GELDİĞİNDE GÖRÜRSÜNÜZ..

KOPENHANGA SEYAHATİNDE UÇAKTA SORULDU VE VETO EDECEĞİ ÖĞRENİLDİ..SAYGILAR NURİ

ByNcdt dedi ki...

Sayın Nuri Bey vekil ismi verde bizde soralım telefon vermene gerek yok bizde var

Adsız dedi ki...

vekil bilgisi veremem.3 vekile sordum 3 de veto edicek dedi. yalnız dikkat edin etti demedi. her an herşey olabilir.. ama sanırım veto edecek.

vekiller: tahliye ve afları içeren bir yasa olduğunda bütün işi bırakıp imzalaması gerekirdi dedi..sonra uçakta sormuşlar.veto edeceğini sölemiş..skyturkde çıkan haberde burdan alıntı yapılmış..

gözünüz aydın.. yasada hapis cezası kalkar artık ama 5-6 ay daha beklememiz gerkecek.nuri

Adsız dedi ki...

ARKADAŞIM VEKİL İSMİ VEREMEM DEMİŞİN AMA HİÇBİRİMİZ SAYGISIZ İNSANLAR DEĞİLİZ YANİ BİZDE ARAYIP SORALIM AKİBETİMİZİN NE OLACAĞINI???

Adsız dedi ki...

bu ne ya dalga mı geçiyolar insanlarla olcak olmıcak çocuk oyuncağına döndü bu iş

Adsız dedi ki...

nuri inandırıcı gelmedin be arkadaş kusura bakma

Adsız dedi ki...

nuri arattırcan bana tek tek akpi vekilleri :)

Adsız dedi ki...

sn. arkadaşlar ,
şimdiye kadar verdiğimiz tüm haberlerde kaynak belirttik, lütfen kaynak belirtilmeyen yazılar
yazılmasın
çok rica
deniz gül
ayıp oluyo

CAN MERT dedi ki...

ARKADAŞLAR C.BAŞKANI ONAYLADI.İNŞ.HAYIRLI OLUR.SAYGILAR

CAN MERT dedi ki...

BU ARADA NURİ KARDEŞ İSTİHBARAT KANALIN PEK SAĞLAM DEĞİLMİŞ:)

Adsız dedi ki...

cek yasası resmi gazetede yayınlandı herkeze hayırlı olsun.
bundan sonrakı süreçde tahliyeler nasıl olacak bilgisi olan varmı. avukat yardımı olmadan kendileri içerde ödeyecegını taahattut edip tahliyemi olacak.

ekm2510 dedi ki...

Günaydın arkadaşlar.Yeni ve eski yasanın uygulanma sürecinde bir kaos yaşanıyor.Ancak yargıtaydan her an çıkabilecek bir ictihad bu keşmekeşi önleyecektir.Henüz c. evinden çıkan bir arkadaşımız olmadı ama 2-3 gün içinde ilk tahliyeler başlayacaktır.

Deniz dedi ki...

Sayın arkadaşlarım,
çok şükür , çalışmalarımızın tam olmasada en azından içerde olan kişilerin özgürlüklerine kavuşması açısından ilk bölümü başarıyla tamamlandı.
Eşimde çıktı. bunun için çok uğraştım. tüm mahkemeleri aradım evraklarının hızlanması için sonra infaz savcı bey c.evi infazı.
şükürler olsun iyiler ve birçok arkadaşımın eşi gibi dışardalar.
bir süre giremedim nete . artık çalışıyorum iş yerimde net malum maddi sorunlardan kesik . ama bu hafta açılcak. bu haftadan itibaren çalışmalarımızda başlıyor. eşlerimizde yanımızda olarak . ara verdik . ama sizlerde bize anlayış gösterin inanın eşim anca adapte oldu. durmadan evi dolaşıyor . kolay değil 1,5 seneden sonra dışarda olmak . Allah kimseye vermesin.
şimdi hedefimiz hem dışarda kaçak olarak yaşayan arkadaşlarımızın dertlerini çözmek ki onların alacaklıyla anlaşma ve ödeme şansı yok, hemde içerden dışarı taahüt vererek çıkan arkadaşlarımızın da ödeme şansı olmadığından çözüm bulmak.
buda biliyoruzki yasadan hapis cezasının kalkması ile mümkün
bunun içinde elimizden geleni yapacağız.
benim vekillerden duyumum : hapis cezalarının kalkacağı yönünde bunun için çalışmalar bir yıl sonuna doğru yapılcak. ama bizim buna vaktimiz yok
olması gereken olmalı. zamanında . bekleyecek vaktimiz yok . inanın bir yıl az bir zaman su gibi geçer .
sizlerin düşüncelerinide buraya alalım. ve çalışmalara başlayalım.
ben pazartesiden sonra görüşmelere başlıycam
bu sefer yanımızda olan vekillerle birlikte hareket etmeyi düşünüyorum. doğru kişilerle, doğru bir çalışma yapmak.
benim artık taahüdüm de kalmadı hepsi bitti. sadece düşümleri kaldı.
ama ben burada bir söz verdim.
ve sözümü tutucam. sonuna kadar tüm çalışmalara devam edicem. elimden geleni yapıcam.
bu çalışmalarla ilgili düşüncelerinizi buraya bekliyorum. yazın tartışalım . beraber karar verelim.
fikirlerinizi bekliyorum.
hepiniz sağlıcakla kalın
deniz gül

uludağ dedi ki...

7 yıl önce 7 yıl sonra
-AKP öncesinde PKK enterne edilmiş bitik bir terör örgütü idi.
-AKP ile PKK uluslararasılaştırılarak adeta özgürlük mücadelesinin sembolü oldu.
-AKP öncesinde Öcalan kanlı katil imajında idi.
-AKP ile Apo, Mandela görüntüsüne sokuldu.
-AKP iktidara gelmeden yani 7 yıl önce PKK terörü sıfır noktada idi.
-AKP iktidarı ile PKK terörü eski kanlı günlerine geri döndü.
-AKP öncesinde toplumda bu kadar Kürt-Türk ayrışması yoktu.
-AKP ile ilk kez bu tür ayrışmalar ve cepheleşmeler görüldü.
-AKP öncesinde etnik televizyon yayını yoktu.
-AKP ile Kürtçe televizyon kurulup Kürtleri milletleştirme ve bütünleştirme yolunda büyük bir adım atıldı.
******
-AKP öncesinde devletin kurumları arasında ahenk vardı.
-AKP ile devletin kurumları birbirinin kuyusunu kazar oldu.
-AKP öncesinde poliste kadrolaşma yoktu.
-AKP ile poliste guruplaşmalar zirveye çıktı.
-AKP öncesinde yürütme, yargıya müdahaleyi aklından bile geçirmezdi.
-AKP ile yürütme yargıyı baskı altına almaya başladı.
-AKP öncesinde Türkiye homojen bir görüntüdeydi ve hiç kimsenin aklına etnik kimliği gelmezdi.
-AKP ile insanlar etnik kimliğini hatırlar oldu.
-AKP öncesinde Türkiye‘nin milli bir dış politikası ve kırmızı çizgileri vardı.
-AKP ile kırmızı çizgiler bir bir paspas yapıldı.
-AKP öncesinde Barzani ve Talabani ile başçavuşlar muhatap olurdu.
-AKP ile muhataplık konumu Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa yükseltildi.
-AKP öncesinde Türkiye canı istediğince K.Irak‘a gidip PKK inlerini dağıtırdı.
-AKP ile K.Irak‘a girmek artık Peşmerge ve ABD‘nin iznine bağlandı.
*******
-AKP öncesinde Türk Silahlı Kuvvetleri‘nin imajı zirvedeydi.
-AKP ile ordumuzun başına çuval geçirildi ve hiçbir karşılık verilmedi.
-AKP öncesinde Başbakan Ecevit, Irak‘ın işgaline karşı çıkmıştı.
-AKP ile Irak işgali ve öldürülen 1.5 milyon Müslümanın katli alkışlandı.
-AKP öncesinde Kıbrıs milli dava, Rauf Denktaş kahramandı.
-AKP ile Kıbrıs yük görüldü, Denktaş kenara atıldı.
-AKP öncesinde Türkiye, Türk dünyasıyla ilgiliydi.
-AKP ile bu ilgi Arap dünyasına döndü.
******

-AKP öncesinde ülke borcu 214 milyar dolardı.
-AKP ile ülke borcu 521 milyar dolara yükseldi.
-AKP öncesinde işsiz sayısı 1 milyon 100 bindi.
-AKP ile işsiz sayısı resmi olarak 3 milyon 700 bine fırladı.
-AKP öncesinde ihracatın yüzde 52‘si ithalata dayanıyordu.
-AKP ile ihracatın yüzde 81‘i ithalata endekslendi.
-AKP öncesinde cari açık fazla verirdi.
-AKP ile cari açık problemi depreşti.
-AKP öncesinde ülkeye her yıl milyarca dolarlık yatırımlar yapılıyordu.
-AKP ile 7 yılda onca borçlanmaya rağmen duble yol dışında neredeyse hiç bir şey yapılmadı.
*****
-AKP öncesinde Türk Telekom devletin yani milletindi.
-AKP ile Türk Telekom birkaç yıllık kârı karşılığı Arap-Ermeni konsorsiyumuna satıldı.
-AKP öncesinde TÜPRAŞ ve onlarca liman ve devasa devlet işletmesi devletin yani milletindi.
-AKP ile bütün bunlar da bir bir yok pahasına elden çıkarıldı.
*******
-AKP öncesinde Türkiye‘de iktidar medyası diye bir yapı oluşmamıştı.
-AKP ile güçlü bir iktidar medyası oluşturulup kurumlaştırıldı.
-AKP öncesinde Sabah Dinç Bilgin‘le Turgay Ciner‘indi.
-AKP ile bu gazete devlet kredisi ile damadın başında olduğu bir şirkete verildi.
-AKP öncesinde Star Gazetesi Cem Uzan‘ındı.
-AKP ile bu gazete yine yandaş bir işadamına satıldı.
-AKP öncesinde TRT özerkti.
-AKP ile TRT parti yayın organı gibi oldu.
******

uludağ dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
uludağ dedi ki...

-AKP öncesinde Burak Erdoğan‘ın gemisi yoktu.
-AKP döneminde armatör oldu..
-AKP öncesinde Bilal Erdoğan pırlanta dükkanı açmamıştı.
-AKP döneminde Bilal kuyumculuğa soyundu.
-AKP öncesinde Kemal Unakıtan, Topbaşlar‘da muhasebecilik yapardı.
-AKP ile Unakıtan‘ın çocukları 600 milyon dolarlık enerji yatırımına girişti.
******
-AKP öncesinde İstanbul‘da imar tadilatlarında bir ölçü ve sınır vardı.
-AKP ile binlerce imar değişikliği ile eski İstanbul Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna‘nın ifadesi ile onlarca milyar dolarlık rant yaratılıp birilerine aktarıldı.
-AKP öncesinde emekli enflasyon oranı kadar artış alırdı.
-AKP ile emekli ilk kez enflasyonun üçte biri kadar bile zam alamadı.
-AKP öncesinde memur da enflasyonun altında artış almazdı.
-AKP ile memur, emekliler misali sürünür hale düştü.
-AKP öncesinde fuhuş için vesika talep eden kadın sayısı geriye gidiyordu.
-AKP ile geçinmek için fuhuşa vesika talep edenler 8 misli arttı.

ALINTIDIR....

Adsız dedi ki...

saygıdeğer kader arkadaşlarım hepinize allah kolaylık versin ben vekaleten çekten hakkımda tutuklama çıktı şimdi yasada bu ceza yok deniliyor vekaleten cekten yargılanıp ceza alan hapis yatmış ve dışarda olupta itiraz edip beraat alan kader arkadaşımız varmı? varsa eğer buraya mahkeme sonuçunu yazabilirmi emsal teşkil etmek için.. hepinizden allah razı olsun

Adsız dedi ki...

MEHMET Şimşek, vergi ve prim borçlarına yönelik çalışmanın kapsamına kredi kartları borçlarının dahil edilip edilmeyeceğine dair soru üzerine, “Bu bankaların inisiyatifinde. Kriz nedeniyle bankalarla istişare ederek, bir çözüm üretmiştik. Biz özel sektör alacaklarını yapılandıramayız kendileri uygun görürse yapılandırabilir. Engel yok, yasaya da gerek yok” dedi. 16 EKİM 2010 HÜRRİYET

Sadece gülüyorum halimize ; Böyle demeç veren sayın Bakanımız konu çek olunca özel sektör alacaklarını yasalaştırmak için hiçbir engel görmüyor… Allah gerçekten çek yüzünden mağdur olan herkese ve ailelerine kolaylıklar versin.

Adsız dedi ki...

devlet kendi alacagını af ediyor ama başkalarınında tahsilatcılıgını yapıyor bak diyor bunların parasını öde yoksaa dogru içeri kodese tam tahsilatçı hemde acımasız birde bunun için tüm ülkenin emniyet ve jandarmasını kullanarak hemde bizim verdiyimiz vergilerle işte buyrun adalat ve kalkınmaya hep birlikte buyrunuz içeriye

Adsız dedi ki...

---------------- 8 A R A L I K 2010-----------------------

ANKARADA YIZ ABDİ İPEKCİ PARKINDA BULUŞUYORUZ.

8.Aralık çarşamba günü yukarıdaki adreste toplanıyoruz hepimiz birimiz birimiz hepimiz son şansımızı iyi kullanalım herkes gelsin-gelin bu azaba son verelim H E P beraber.TARIK

Adsız dedi ki...

bende bir çek mağduru kızıyım..hayat gerçekten gittikçe daha da zor oluyor bizim için,herkesin sesini duyan bu devlet,bukadar aciz insana neden yardım etmiyor..insanlar kaçmaktan işlerini bile yapamıyorken,nerden ödesinler milyarlarca borçlarını..hapis cezası kalksın,insanlar ucu ucuna da olsa,kaçak hayatı sürmeden işlerine devam edebilsin..çocuklar babasız,eşler kocasız kalmasın..bugün bize yarın size unutmayın..

Adsız dedi ki...

Devlet sadece kürtlere var galiba varsa yoksa kürtler

Adsız dedi ki...

AÇLIK GREVİNE ÇAĞRI

ARKADAŞLAR SESİMİZİN DAHA YÜKSEK ÇIKMASINI SAĞLAMAK VE BİRAN ÖNCE SONUCA ULAŞABİLMEK ADINA ÜLKE BAZINDA VE ULUSLARARASI ORTAMDA HÜKÜMETE BASKI OLUŞTURMANIN TEK YOLU AÇLIK GREVİDİR. CEZA EVLERİNDEKİ ARKADAŞLARIMIZLA BİRLİKTE AÇLIK GREVİ BAŞLATMAK ŞARTTIR.

LÜTFEN GEREKLİ ORGANİZASYONU SAĞLAYALIM

Adsız dedi ki...

Blog sayfanızın sağ üst köşesinde Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğrafı ve güzel vecizesi var "Ne Mutlu Türküm Diyene !"

Maalesef son 2 yıldır anavatanda yaşayan birisi olarak bu vecizeyi inanarak, isteyerek dile getiremiyorum. Anavatanımızda haksızlık, hukuksuzluk var. Kanunlar uygulanmıyor ama Anayasaya aykırı kanunlar uygulanıyor. Adil kanunlar, Anayasa ayaklar altında!

Hem de kimler için ? Halktan topladıkları mevduatı esnafa, tüccara, ihracatçıya, sanayiciye vermeyen ve bu paralarla T.C. devletine yüksek faizle para satan tefeciler için ! Bunları korumak, yan kuruluşları olan factoring şirketlerini kayırmak için !

Daha söylenecek çok şey var ama sadece bu mevcut şartlarda bile anavatanda yaşayan bir Türk olarak, göğsümü gere gere "Ne Mutlu ki Türküm" diyemiyorum; anavatanımdan kaçmayı düşünüyorum.

Bizleri bu duruma düşürenleri lanetliyorum...

Saygılarımla,

Mehmet Ali Öztürk

Adsız dedi ki...

bu işi bencede açlık grevi bitirir.içerde başlar,dışarıda kuvetli destek gelir


murat akın

ekm2510 dedi ki...

ÇEK MAĞDURLARI PLATFORMU KOMİTE TOPLANTISI VE HUKUKİ YARDIM ÇAĞRISIDIR …
11.02.2011 tarihinde aşağıdaki gündem maddelerin görüşülmesi için İstanbul’da toplanılacaktır.
Toplantı gündemi aşağıdaki gibidir.
-Hukuki yardım
Toplantı öncesinde çek mağdurları arkadaşlardan dosyaları ile birlikte gelenlere, avukat arkadaşlar tarafından dosya incelemesi yapılacak, izlenilmesi gereken yol konusunda bilgi verilecektir
Dosya getirecek arkadaşların hak kaybına uğramamak için, adliyeden alacakları dosyalarını mümkünse gayri resmi biçimde almaları (dosyaya resmi işlem yapıldığında itiraz için zaman kısıtlaması başlamaktadır) gerekmektedir.
-Komite toplantısı
--Barolar Birliğine başvuru ve destek talebi
Barolar birliğine başvurularımızda mahkemelerin farklı kararlarına örnek teşkil edecek dosyaların elimizde bulunması gerekmektedir, bu yüzden erken ibraz, vekile ceza,tüzel kişiye ceza,ara cirantaya ceza almış ve mahkemelerce itirazları reddedilmiş,ağır cezaların reddi onayladığı dosyaların toplantıya ulaştırılması gerekmektedir
Bu dosyalarla Barolar Birliğine başvurulacak ve yargı birliğinin sağlanması için yardım talep edilecektir
--Yargıtay ve Adalet Bakanlığına başvuru
Yargıtay ve Adalet Bakanlığına başvuru için örnek kararlar gerekmektedir. Örnek kararların gıyapta yargılanma, savunma alınmadan karar, temyiz yolunun gösterilmesindeki eksikleri içeren kararlar olması gerekmektedir. Elinde bu türden karar bulunan arkadaşlarda kararları toplantıya ulaştırmalıdır.
İLGİLİLERİN DİKKATİNE! Önemli!
5941 Sayılı Yeni Çek Yasasının yürürlük tarihinden önce 3167 Sayılı eski çek yasasına göre verilmiş olan hükümlerden yeni yasanın lehe uygulanmasından yararlanacak durumda olup da esas mahkemesince ret edilen ve itiraz sonucu Ağır Cezalarca da onaylanan ve yasa yolları tükenmiş olan karar örneklerinin birer suretlerini bize ulaştırılmasını rica ediyoruz. Lehe hükümleri şöyle sıralayabiliriz;
• Erken ibraz,
• Gerçek kişi vekilince tanzim ve imzalanan çekler,
• Tüzel kişi vekilince tanzim ve imzalanan çekler,
• Şirket ortağı olmayan şirket müdürü tarafından tanzim ve imzalanan çekler,
• İbraz tarihi olmayan çekler,
• İbraz eden mağdurdan başka hamillerin şikayeti ile verilen hükümler,
• Gerekçeli kararda temyiz yolu ve şekli açıkça belirtilmeyen hükümler,
• Yoklukta yargılama ile oluşan hükümler,
Bu kararlar Türkiye Barolar Birliği ve Barolara yapılan başvurularda ve Adalet Bakanlığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak başvurularda dosyalara eklenecektir.
--Çek mağdurluğu ile ilgili diğer konuların tartışılması
Karşılıksız Çek Adli Para Cezası Mağdurları
YÜRÜTME KOMİTESİ
-----------------------------------------------

Arkadaşlar toplantı yeri ve saati bilahare açıklanacaktır.Sitemizde bu toplantı ile ilgili soru ve katılım bilgilerini verdiğimiz mail adreslerinden öğrenebilirsiniz...

Bilhassa ellerinde mahkemelerin verdiği değişik emsal karar olan arkadaşlar muhakkak bunları bize ulaştırsınlar.

behramkale_2005@msn.com

Adsız dedi ki...

Vatan yazarı Mustafa Mutlu’nun bugünkü yazısından:

İktidara göre ülkede yoksul yok...

Yoksul yok ama Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı resmi verilere göre...

* 2009 yılında, 70 milyon 542 olarak belirlenen nüfusun 61 milyonu “bir hafta” bile tatil yapamıyormuş!
* 57 milyon 470 bin kişi, yıpranmış ve eski mobilyalarını değiştiremiyormuş...
* 43 milyon 750 bin kişinin, zor günlerde kullanmak için bir kenara ayırabildiği üç beş kuruşluk “kefen parası” bile yokmuş...
* 42 milyon 300 bin kişi parasızlık nedeniyle “iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek” yiyemiyormuş!
* 30 milyon 730 bin kişi “yeni giysi” alamıyormuş...
* 29 milyon 540 bin kişinin konutunda çatılardan su akıyormuş, duvarlar nemliymiş, pencere çerçeveleri çürümüş durumdaymış...
* 26 milyon 460 bin kişi, “yeterince ısıtılamayan evlerde” yaşamak zorunda kalıyormuş!

İktidara göre ülkede yoksulluk yok...

Adsız dedi ki...

Yakın zamanda blogger a yasaklama gelebilir gelirse bu blog dahil çoğu sitelere giremeyeceksiniz şimdiden önleminizi alın bilgisayarınıza DNS AYARI yapın aşağıda vereğim linkten uygulamalı olarak yapabilirsiniz

http://www.bakterim.net/internet-network/89786-dns-degistirmek-resimli-anlatim.html

akcan dedi ki...

POSTA GAZETESİ HABERİ BUGÜN YENİLEDİ AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ AYRICA GÜNDEM TAZELENMİŞKEN ARAMALARA DEVAM ETMELİYİZKİ SÜREÇ HIZ KAZANSIN

http://www.posta.com.tr/ekonomi/HaberDetay/Esnafa_buyuk_kolaylik.htm?ArticleID=64310

AKCAN

@ByNcdt dedi ki...

Sayın Av Rahmi Ofluoğlu 8 NİSAN 2011 cuma günü saat 17.30 da ÜLKE TV de"ÇEK KANUNU" ile ilgili canlı yayına katılacaktır arkadaşların dikkatine

Adsız dedi ki...

SELAM ARKADAŞLAR
BARIŞCI MERSİN ABİMİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU DOSYAYI SN.KEMAL KILIÇDAROĞLU ALIP İNCEDİĞİ BİLDİRİLDİ DOSYANIN ÇOK İYİ HAZIRLANDIĞINI BELİRTMİŞ VE GÖREVE GELDİKLERİNDE YAPACAK İŞLER ARASINDA İLK İŞLEMLERDEN BİRİ OLDUĞUNU VURGULAMIŞTIR VE ŞUNU BELİRTMİŞLER EKONOMİNİN TEMEL TAŞLARINI SAĞLAYAN BU İŞ ADAMLARI BU GÜNE KADAR VERİLERİNİ ÖDEMİŞLER BİR EKONOMİ ÇÖKÜNTÜ İÇİNDELER BU ARKADAŞLARA MUTLAK SURETTE DESTEK VERİLMELİ PARÇALANMIŞ DURUMDALAR TOPARLANMALARI GEREKİYOR ÇIRA DİBİNE KÖR BAKMAMALIDIR.DESTEK VERİRSEK TEKRARDAN TOPARLANIRLAR BU DOSYAYI HAZIRLAYANLARA SN.KEMAL KILIÇDAROĞLU TEŞEKKUR EDİNİZ DEMİŞLER

Adsız dedi ki...

ÇEKYASASI MAĞDURLARININ DİKKATİNE !!!

Sayın vekilimiz Sinan AYGÜN ile 14.18 cıvarında yaptığım konuşma aynen şöyledir.
Kendisinden izin alarak yayınlıyorum.

-Soru
Sayın AYGÜN , sizinle mecliste k.çekler ile ilgili basın toplantısında beraberdik , Sayın KIZILOT ,un dün Hürriyette çıkan haberi hakkında yorumunuz nedir ???

-Cevap
Haber doğrudur.Haberi yazdıranda benim.Bu tasarı bakanlar kurulunda görüşülüyor.Komisyonda son aşamasına gelecek , komisyon çalışmalarına bizzat ben de katılacağım.Sayın İYİMAYA ile konunun üzerindeyiz.İlk fırsatta acil yapılması gereken işler sınıfında ve yılbaşından evvel büyük ihtimalle meclise gelmesi bekleniyor.

Soru-
Sayın AYGÜN , Bu bilgileri yazmamda bir sakınca varmı ?

Cevap-
İstediğin kadar yazabilirsin.

Kendisine tekrar hayırlı bayramlar diledim ve iyi çalışmalar diledim.ekm2510

Adsız dedi ki...

İNŞALLAH YILBAŞINDAN ÖNCE BELİRTİLDİĞİ GİBİ YETİŞİR,YOKSA CEZAEVİNDE ONCA YATAN BOŞUNA YATIYOR,FİRARDA OLAN 45.000 KİŞİDE BOŞUNA KAÇIYOR OLACAK.KEŞKE 1 HAFTA İÇİNDE ÇÖZEBİLSELER.ZİRA HUKUK GAREBETİ BU ÇEK YASASI.BORÇ ÖDEYEMEMEYE CEZA ARTIK ÇAĞDIŞI...AVUKAT ŞENOL ÖZEL..

Adsız dedi ki...

eşim cezaevinde taahhütü ihlalden ssk ,vergi affı çıktığında yaplıandırdık yararlanamadık içeriden borç ödenmiyorrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

Adsız dedi ki...

haydi vekiller biz bu borçları uzayda yapmadık

Adsız dedi ki...

sayın akp vekilleri biraz bizimle ilgilenseniz artık bizler eşleri ekonomik deprem geçirip kaçmayan insanlarız .toplu intihar mı yapalım hadii allah rızası için kaldırın borçtan tutukluluğu

Adsız dedi ki...

avukat şenol özel bizimle olduğunuz için sağolun

Adsız dedi ki...

Taahhüdümü ihlal ettim 18 gün 35 kişinin kaldığı 25 kişilik koğuşta yerde yattım ve aynı bankadan alınan krediyle kurtuldum nasıl ama düzen ben hakettim Allahın yasak kıldığı faizli parayı aldım ve bana yaramadı neyse bu yasal tefeciler tefecilik yapmaktan dolayı ve yöneticilerimiz bizi bu yamyamlara attıkları için ve kanun adamlarımız işi bozuk adam borcunu ödemedin suçlusun gir hapiste ödersin bile demiyor çünkü bedava yatıyorsun oysa özgürlüğün bile para etmiyor dolandırıcı olsaydım günlüğü şu kadardan yatardım çıkınca borcumda kalmazdı Allah herkese yardım etsin.

Adsız dedi ki...

8 bin çek suçlusuna tahliye umudu HÜRRİYET - OYA ARMUTÇU - ÇEK

http://arama.hurriyet.com.tr/arama.aspx?a=Oya%20ARMUT%C3%87U

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR AKP BU YASAYI CIKARMAZ MADWEMKİ ANAYASA İHLALİ VE AVRUPA İNSAN HAKLARINA AYKIRI BİR KİMSE BORCUNDAN DOLAYI ÖZLÜRLÜGÜNDEN BIRAKILAMAZ DİYOR DAVA ACALIM A.İ. H .MAHKEMESİNE BEN CEZAMI YATACAM VE İCERDEN DAVA ACACAM BİR BAKANI CIKAYOR EVET MECLİSE GELECEK BİR BAKANI KAMU VİCDANINI RAHATSIZ EDİYOR DİYOR MADEM KAMU VİCDANINA BU KADAR DUYARLISINIZ SAYIN BAKANIM NEDEN BAKANLAR KURULUNDA TORBA YASAYA İZİN VERDİNİZ BU CEK YASASININ YÜZÜNDEN HAYATIMIZ ALT ÜST OLDU BEN DAVA ACACAM ARTIK

Adsız dedi ki...

SLM
ARKADAŞLAR UZUN SÜREDİR ARANIZDA DEGİLDİM MAULUMUZ CEAEZİNDE MİSAFİR EDİLİYORDUK ARTIK MİSAFİRLİĞİMİZ BİTTİ ÇEKTEN DOLAYI HAPİS OLAYININ BİTMESİ VEDE ÇEKTEN DOLAYIDA DAĞILMIŞ AİLELER BU GÜNDEN SONRA OLMAYACAK ÖNCELİKLE HAPİSTEN ÇIKIŞLARDAN SONRA İLK ÖNCE BİR HASTANE KONTROLLERİMİZİ YAPTIRALIM ÇÜNKÜ GELDİĞİMİZ YERLER SAĞLIKLI YER DEĞİLDİR SONRA DAĞILAN AİLELERİ BİR ARAYA TOPLAYALIM DAHASONRADA NASIL BİR YOL ÇİZİLECEĞİNE SAĞLILI DÜŞÜNEREK KARAR VERİLMELİDİR HEPİNİZE GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİ İLETİYORUM MÜCADELEMİZ HERZAMAN DEVAM ETMESİ DİLEĞİMLE

Adsız dedi ki...

SLM
ARKADAŞLAR UZUN SÜREDİR ARANIZDA DEGİLDİM MAULUMUZ CEAEZİNDE MİSAFİR EDİLİYORDUK ARTIK MİSAFİRLİĞİMİZ BİTTİ ÇEKTEN DOLAYI HAPİS OLAYININ BİTMESİ VEDE ÇEKTEN DOLAYIDA DAĞILMIŞ AİLELER BU GÜNDEN SONRA OLMAYACAK ÖNCELİKLE HAPİSTEN ÇIKIŞLARDAN SONRA İLK ÖNCE BİR HASTANE KONTROLLERİMİZİ YAPTIRALIM ÇÜNKÜ GELDİĞİMİZ YERLER SAĞLIKLI YER DEĞİLDİR SONRA DAĞILAN AİLELERİ BİR ARAYA TOPLAYALIM DAHASONRADA NASIL BİR YOL ÇİZİLECEĞİNE SAĞLILI DÜŞÜNEREK KARAR VERİLMELİDİR HEPİNİZE GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİ İLETİYORUM MÜCADELEMİZ HERZAMAN DEVAM ETMESİ DİLEĞİMLE
ABİT

Adsız dedi ki...

ARKADAŞLAR YAKALANMAMDAN HAPİSE GİRENE KADAR BANA MORAL OLARAK VEDE MADİ MANEVİ DESTEKLERİNİ SÜRDÜREN ABİLERİM VE ARKADAŞLARIMMA BAŞTA BARIŞCI ABİME ÖNCELİKLE HİÇ BİTMEYEN DESTEKLERİNDEN DOLAYI MİNNETTARLARIMI
ABİT

Adsız dedi ki...

SELAM DOSTLARIM BİZ MAĞDURLARIN HİÇ YANLARINDAN EKSİK OLMAYA BİR DOST BİR KARDEŞ GİBİ DESTEĞİNİ EKSİK ETMEYEN KARDEŞİMİZ
AV.ERTUĞRUL KIVANÇ KOÇ'A TEŞEKKÜRLERİMİ İLETMEK İSTERİM
ABİT

Garry Coleman dedi ki...

Bir kredi ihtiyaciniz var mi? Eger bir is baslatmak için bir kredi ihtiyaci var mi? Eger bir is var ve isinizi genisletmek için bir kredi gerekiyor mu?
Herhangi bir finansal karmasa içinde olan ve bir kredi ihtiyaci? Eger borçlari temizlemek için bir kredi gerekiyor mu? Ne olursa olsun kredi sorunlari, burada 3% düsük ve uygun faiz oranlari kredi sunmak olarak yardimcidir. Bize bugün, E-posta:(garrycoleman_loanoffice@yahoo.com) Daha fazla bilgi için.

Isim: ___________________________
Soyadi: ____________________________
Cinsiyet: _______________________________
Medeni Hali: _______________________
Adres: ______________________
Sehir / Posta kodu: ______________________
Ülke: ______________________________
Dogum Tarihi: ________________________
Kredi olarak Gerekli Miktari: ________________
Kredi Süre: ________________________
Aylik Gelirleri / yil: _________
Meslek: ___________________________
Kredi için Amaç: _____________________
Telefon: ________________________________
Faks: __________________________________
Ingilizce biliyor musunuz?

Adsız dedi ki...

İYİ GÜN

Bir Mali yardım alma düşünüyor musunuz Eğer, acil kredi ihtiyacı ciddi olan bu Biz bireysel kredi, ticari kredi, ve vermek çünkü arzu elde etmek için şans size, kendi iş kurma düşünüyorum Eğer borç Varmı daha fazla bilgi için% 3 faiz oranı firma kredileri ve kredi her türlü e-posta yoluyla bize şimdi {karinaluisloanfirm@hotmail.com}

BORÇLU'S BİLGİ:

Tam İsimler: _______________
Ülke: __________________
Cinsiyet: ______________________
Yaş: ______________________
Kredi Miktarı Gerekli: _______
Kredi Süre: ____________
Kredi Amaç: _____________
Cep Telefonu: ________

Bayan Karina Luis
Genel Danışman
Karina Luis Kredi Teklif.
E-posta: karinaluisloanfirm@hotmail.com

bravo terry dedi ki...

dikkat !!!

Ben Terry Bravo, Kredi sirketlerin CEO, ben Terry Bravo duyuyorum ....
Sen Kredi Eger asil ihtiyaciniz var mi? Insaat kredisi? Ögrenci kredileri? YATIRIM Kredi?, Borç

konsolidasyonu kredi? E-posta yoluyla çok daha eglenceli @ Bilgi? (bravoterry99@yahoo.com)

(Bravo_terry_loanfirm@webadicta.org) için bize ulasin .. Biz% 3 faiz kredi vermek unutmayin
Uygulamak için tesekkür ederiz. .

Bravo Terry Kredi firmasi.

bravo terry dedi ki...

dikkat !!!

Ben Terry Bravo, Kredi sirketlerin CEO, ben Terry Bravo duyuyorum ....
Sen Kredi Eger asil ihtiyaciniz var mi? Insaat kredisi? Ögrenci kredileri? YATIRIM Kredi?, Borç

konsolidasyonu kredi? E-posta yoluyla çok daha eglenceli @ Bilgi? (bravoterry99@yahoo.com)

(Bravo_terry_loanfirm@webadicta.org) için bize ulasin .. Biz% 3 faiz kredi vermek unutmayin
Uygulamak için tesekkür ederiz. .

Bravo Terry Kredi firmasi.

Adsız dedi ki...

Bu bir hükümet onaylı ve belgeli kredi şirketi bir online reklam olduğunu. Eğer, faturalarınızı ödemek yatırım için işinizi, kredi genişletmek için bir ev, kredisi satın almak için kredi ihtiyacım var mı? Biz bireyler, şirketler, işadamları ve kadınların kişisel krediler sunuyoruz.

Bugün uygulamak ve bir kredi almak için, lütfen daha fazla bilgi için aşağıdaki resmi e-mail adresi üzerinden bize şimdi. Teşekkürler.

İletişim E-posta: premierlendingagents@gmail.com

Reklam Müdürü.

joy dedi ki...

Biz meşru, saygın bir Hükümet kayıtlı para borç veren vardır. Biz mali yardım sunuyoruz şirketiz. Biz, faturaları ödemek için iş yatırım için kötü bir kredi kayıt veya para ihtiyacı olan finansal yardıma muhtaç bireylere, dışarı para vermek. Ben bizim en iyi hizmet sunmak zorundadır, çünkü böylece bir kredi için başvuruda çekinmeyin sana% 2 oranında bir kredi sunmak için mutluluk olacak gibi biz güvenilir yararlanıcı yardımda sizi bilgilendirmek için bu orta kullanmak istiyorum bu yüzden Eğer Latishaloancompany@gmail.com kredi kaydını bizim e-posta gerekiyorsa

Yorum Gönder

“Hiç kimse yalnızca borcundan dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz “

http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes