ali rıza öztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ali rıza öztürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

MHP önerisine Sn Ali Rıza ÖZTÜRK'ün TBMM konuşması


Milliyetçi Hareket Partisi Grubu önerisinin lehinde ikinci söz, Mersin Milletvekili Sayın Ali Rıza Öztürk'e aittir.
Buyurun Sayın Öztürk. (CHP sıralarından alkışlar)
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun karşılıksız çek keşide etme suçundan dolayı mağdur olanların sorunlarının araştırılmasına yönelik Meclis araştırma önergesinin lehinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Benden önce, AKP Grubu adına konuşan Arkadaşım belirtti, yersiz olduğunu söyledi; zaten AKP Grubuna göre ne yerli yerindedir onu anlamış değilim. Meclis gündeminin tıkalı olduğunu söyledi; Meclis gündemi ne zaman açık oldu ki? AKP Grubuna göre uygun olan şey, yerinde olan şey kendi yandaşlarının çıkarlarına hizmet edecek yasaları düzenlemektir. Kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması konusunda kanun tasarısı getirip kanun yapma tekniğine, adabına, ahlakına, usulüne, yöntemine, hatta millî iradeye, kanun yapma sürecine saygısız bir şekilde davranıp, onun içine kamu alacaklarının yapılandırılmasıyla ilgili olmayan -yargıyla, Orman Kanunu'yla, Sigortalar Kanunu'yla- aklınıza ne gelirse her şeyi dolduracaksınız ama gerçekten bu milletin ihtiyacı olan şeyleri dile getirmeyeceksiniz. Kendi yandaşlarınızı nasıl kurtarabilirizi hesap edeceksiniz, ona ilişkin düzenlemeleri bu torba, çuval kanunun içine dolduracaksınız, ondan sonra da karşılıksız çek keşide etme suçundan mağdur olanlarla ilgili gelen Meclis araştırma önergesi yerinde değil, uygun değil, Meclisin gündemi tıkalı? Bir senedir faili meçhullerin araştırılmasına ilişkin önerge getiriyoruz, bir senedir Meclis gündemi tıkalı. Meclisin gündemini gereksiz bir şekilde tıkayan sizsiniz, açmayan da sizsiniz. İstediğiniz yasaları buradan çıkartıyorsunuz, milletin, halkın ihtiyacı olan yasaları değil, kendinizin ve yandaşlarınızın ihtiyacı olan yasaları çıkartıyorsunuz.
Değerli arkadaşlarım, 5941 sayılı Çek Kanunu bu Mecliste görüşülürken, o zaman bu kürsüye geldik, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak bu 5941 sayılı Çek Kanunu'nun işe yaramadığını burada anlattık. Bu Kanun'un getirilmesine neden olarak gösterilen, ileri sürülen sebeplerin o gün geçerli olmadığını ve yaşanan sorunları çözemeyeceğini söyledik. O Kanun'un bugün yürürlükte kalması için az önce bu kürsüde ileri sürülen sorunların da bugün hâlâ bir geçerliliği yoktur, haklı bir dayanağı yoktur. Karşılıksız çek keşide etme fiilini suç olarak düzenleyen başka bir modern ceza hukuku yoktur.
5941 sayılı Yasa'nın görüşülmesi sırasında, Adalet Komisyonu Başkanı, Bakan, AKP'nin hukukçu milletvekillerinin çoğu ve Türk Ticaret Kanunu'nun bilim adamı olan Ünal Tekinalp, Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nu yapan bilim adamı Sayın İzzet Özgenç, hepsi ama hepsi istisnasız, karşılıksız çek keşide etmenin suç olarak düzenlenmesinin doğru olmadığını, modern ceza hukukun egemen olduğu ülkelerde böyle bir ceza yönteminin olmadığını açıklıkla dile getirdiler ve kendileri karşı olduklarını söylemelerine rağmen, burada -Başbakanın deyimiyle söylüyorum- ucube bir Çek Kanunu'nu getirdiler, Meclise dayattılar ve buradan, milletvekillerinin "indir parmaklarını, kaldır parmaklarını" etkinliğiyle o ucube kanunu geçirdiler. Sanki milletin sorunu çözüldü. Burada biz konuşurken AKP sıralarından söz atmışlar, Meclis tutanakları orada. Biz bu kanunun bu insanların sorununu çözemeyeceğini söylemişiz, "Çözer, çözer." demişler.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu karşılıksız çek keşide etme, 17/1/1929'la 2/4/1985 arasında doğrudan dolandırıcılık kapsamı içerisinde değerlendirilmiş, 3/4/1985'le 7/3/2003 arasında bağımsız bir suç tipi olarak öngörülmüş ve doğrudan hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmüş. Eğer sorunu çözebilseydi, o tarihte, doğrudan hapis cezasının modelinin öngörüldüğü bir dönemde bu sorun çözülebilirdi ve 8/3/2003 tarihinden itibaren de karşılıksız çek keşide etme fiili yine suç olarak düzenlenmiş ancak doğrudan hapis cezası değil, adli para cezası ödenmediği zaman hapis cezasına dönüşen bir adli para cezası sistemi getirilmiş. Bu, çek karşılığı için öngörülen adli para cezasını ödeme gücü olan adam bunu ödeyebilse zaten çekin bedelini öder, adli para cezasını ödemez. O zaman dava kendiliğinden düşer, hapishaneye girmez. Yani böyle bir ceza sisteminin öngörülmüş olmasının makul, haklı, kabul edilebilir, akla sığan bir yanı da yok. Yani ben eğer karşılıksız bir çek vermişsem, bunun için öngörülen adli para cezasını ödeme gücüm varsa onu ödemem, çekin bedelini öderim, dava zaten düşer.
Ve buna rağmen değerli arkadaşlarım, 5941 sayılı Yasa'yı geçen sene çıkartmışız, yine sistemi aynen korumuşuz, yani adli para cezasını tekrar korumuşuz. Bu ne demek? Karşılıksız çek bedeli ödenmediği takdirde, o zaman adli para cezasına dönüşecek, adli para cezası ödenmediği zaman otomatikman hapis cezasına dönüşecek değerli arkadaşlarım.
Peki, karşılıksız çek keşide etme suçu düzenlenince karşılıksız çek keşide etme sayısında bir azalma olmuş mu o tarihten bugüne kadar? Olmamış. Peki, karşılıksız çek keşide etmede çek kayıt dışı ekonomiyi kayıt içine almış mı? Almamış. Kara paranın aklanmasının ya da terörü finansmanının önlenmesini sağlayabilmiş mi? Sağlayamamış. Dava sayısında artma olmuş mu? Olmamış. Şimdi arkadaşım burada söyledi, karşılıksız çek keşide etme suçunda azalma olmuş. Yok ya! 5941 sayılı Yasa Kasım-Aralık aylarında bu Meclisten çıkmış 2009'un sonunda. Bakın, ben söyleyeyim: 19.872 dava karara bağlanmış 2009 yılında, 2010 yılına 30.580 dava devretmiş değerli arkadaşlarım, 2010 yılına 30.580 dava devretmiş! Şimdi, şu anda, Yargıtay 10. Ceza Dairesinde 45 bin civarında karşılıksız çek dosyası bulunmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında 100 bin aşkını çek dosyası bulunmaktadır. Buna rağmen, bu kürsüye gelip bu sorunu çözülmüş gibi anlatmak doğru değildir. Eğer bu sorun çözülmüşse bu yaşta, bu kışta, yağmur altında, çek mağdurları olarak bilinen insanların -kadınların, erkeklerin- bugün Abdi İpekçi Parkı'nda ne işi vardı? Şimdi, bu çeki bir işçi kullanmaz, memur kullanmaz, bu çeki en azından kendi iş yerini çevirebilecek ekonomik gücü olan esnaf ya da iş adamları kullanır. Şimdi, karşılıksız çek keşide etmekten dolayı özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları için bu insanlar bir yandan kendi karşılığı olan çeklerin alacağını tahsil edemiyorlar, bir yandan da bu çeklerin bedeli olan borçlarını ödeyemiyorlar. Yani bundan ekonominin bir kazancı var mı Allah aşkına? Efendim, karşılıksız çek keşide etme suçunu muhafaza etmezsek ekonomi allak bullak olurmuş! Peki, her vesileyle burada söylediğimiz Avrupa Birliği ülkelerinde karşılıksız çek keşide etme suçu yok, Amerika'da karşılıksız çek keşide etme suçu yok; orada, kapitalizmin en gelişmiş ülkelerinde ekonomi allak bullak mı oluyor? Türkiye gibi birkaç tane yoksul, geri kalmış ülkede karşılıksız çek keşide etme suçu var.
Değerli arkadaşlarım, bir yandan Avrupa Birliğinin hukukuna özeneceksiniz, bir yandan Avrupa Birliğinin hukuk standartlarına ayak uydurmaya çalışacaksınız ama bir yandan da o ülkelerdeki hukuku kendi ülkenizde uygulamayacaksınız.
Şimdi, bakın, arkadaşlar, çek, peşin ödemenin aracıdır, çek -bundan önce bir arkadaşımın söylediği gibi- kredili alışverişin, vadeli alışverişin bir ödeme aracı değildir. Taksitli, vadeli, kredili alışverişin ödeme aracı senettir. Eğer siz, çeki, peşin ödeme aracından, vasfından çıkartıp vadeli bir alışverişin argümanı hâline getirirseniz onu bono vasfına indirgemişsiniz demektir. O zaman, bononun bağlı olduğu alacağın tahsili olmadığı zaman nasıl ki bir hapis cezası yok ise bono vasfına indirgenmiş vadeli bir çekin alacağı tahsil edilemediği zaman niye buna hapis cezası öngörüyorsunuz? Yani çekin bağlı olduğu alacağı bononun bağlı olduğu alacaktan daha fazla bir güvenceye sahip olmasını gerektiren hukuki, haklı neden nedir? Hatta, hem bonodan hem de çekten daha kuvvetli bir belgeye bağlı mahkeme ilamlarının içerisine alacak ne var?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayınız lütfen.
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Bu alacaklar ödenmediği zaman bunlara bir hapis cezası yok değerli arkadaşlarım. Yani bugüne kadar Türkiye'de yaşanan olaylar, karşılıksız çek keşide etme suçunun, fiilinin suç olarak düzenlenmesinden dolayı ekonominin de fayda görmediğini, bu karşılıksız çek keşide yapanların da bundan zarar gördüğünü, çek alacaklılarının da bundan zarar gördüğünü hiçbir kuşkuya ve duraksamaya yer bırakmayacak bir şekilde açıkça ispatlamıştır. Bunda ısrar etmenin anlamı yoktur, bunun kimseye bir faydası yoktur. Ekonominin kendi kuralları içerisinde işler hâle getirilebilmesi için ekonominin dinamiklerine saygı duymak gerekmektedir. Bununla yapılmak istenilen, sadece bu ülkenin sorunlarının devamında yarar görülmektedir. O nedenle, Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun önerisinin çok yerinde bir öneri olduğunu düşünüyorum. Yani, AKP Grubunun temsilcisi gibi "Yersiz bir öneri." olarak değil çok yerinde, haklı bir öneri olduğunu düşünüyorum. O nedenle, Cumhuriyet Halk Partisi olarak sonuna kadar bu önerinin lehinde olduğumuzu söylüyorum, saygılar sunuyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Öztürk.

MHP ve CHP  nin bizlere vermiş olduğu destek için TEŞEKKÜRLER  akp ye gelince SANDIKTA GÖRÜŞÜRÜZ !

SAYIN ALİ RIZA ÖZTÜRK'ÜN MECLİS KONUŞMASI

 







Değerli milletvekilleri, halkın ihtiyacı olan yasaları bu Meclis yapmak durumundadır yani siyasi iktidarın yandaşlarının ya da koruma altında olan kişilerin ihtiyaç duyduğu yasaları değil, büyük Türk milletinin, büyük Türk halkının ihtiyaç duyduğu yasaları hukuk kurallarına uygun şekilde bu Meclis yapmak durumundadır.
Bakın, 2008, 2009, 2010 yılında yaşanan krizden sonra, Hükûmet "Kamu Alacaklarının Yapılandırılması" adı altında bir kanun tasarısı getirdi Plan ve Bütçe Komisyonuna. Bu torba yasa, şimdi oldu çuval yasa. İçine ne bulunursa katıldı, kamu alacaklarının tasfiyesi dışında, alacak-borç ilişkilerinin tasfiyesi dışında akla ne gelirse, bununla ilgilisi, uzaktan yakından ilgisi olmayan her şey bunun içine katıldı. Hatta, değerli arkadaşlarım, ihtisas komisyonlarında görüşülmesi gereken birtakım kanun tasarı ve teklifleri dahi buralarda önergeler vasıtasıyla gündeme getirildi.
Şimdi ama o krizin en önemli mağduru olan ve kamuoyunda "çek mağdurları" olarak bilinen kişilerin sorunlarının çözümü, bunların dertlerinin dermanı için herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Çağdaş hukuk sisteminde olduğu gibi karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılması gerektiği konusundaki söylemlerimiz, 2009 yılında kabul edilen 5941 sayılı Çek Kanunu sırasında biz söyledik ama gelinen noktada bu sorunların çözülmediği çok açıktır değerli arkadaşlarım. 2009'dan bu yana baktığımızda, demin de söyledim, Yargıtay 10. Ceza Dairesi karşılıksız çek suçlarına bakmaktadır. Bugün bu ceza dairesinde 59.219 dosya vardır değerli milletvekilleri. Bu dosyaların 45.586 tanesi çek dosyasıdır. Şimdi, yargı nasıl tıkanmış, görüyor musunuz? Yani 59.219 dosyadan 45.586 dosya ceza hukukunda suç genel teorisi içerisinde hiçbir sorumluluk esasına dayanmayan karşılıksız çek keşide etme fiilinin suç kabul edilmesi nedeniyle olmuştur.
Şimdi, Avrupa ülkelerinde böyle bir uygulamanın olmadığını söylüyoruz. Adalet Bakanı basına yansıyan demeçlerinde karşılıksız çek keşide etme fiilinin suç olmaktan çıkarılması gerektiğini savunuyor, Komisyon Başkanı, daha TV8'de yaptığı programda karşılıksız çek keşide etme suçunun ya da bazı suçların suç olmaktan çıkarılarak yargının önünün açılması gerektiğini veya buna benzer laflar söylüyor, Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılması gerektiğini söylüyor, Türk ticaret hukukunu hazırlayan Ünal Tekinalp bunu söylüyor, Ceza Muhakemesi ve Ceza Kanunu'nu hazırlayan Sayın İzzet Özgenç Komisyonda bunun böyle olması gerektiğini söylüyor, milletvekilleri burada söylüyor ama nedense, değerli arkadaşlarım, bir türlü biz Çek Kanunu'nda karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılmasını öngören bir düzenleme yapamıyoruz. Bunun tek sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisidir.
Çek mağdurlarından bizlere mektup gelmektedir, telefon gelmektedir. Basına verilen demeçlerde, bunun aslında Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından kabul edildiği ama muhalefet tarafından engellendiği şeklinde söylemlerin yapıldığına yönelik duyumlar almaktayız. Çok açık söylüyorum bu Meclis kürsüsünden: Bu duyumların, bu iddiaların doğru olduğuna ben inanmıyorum ama biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, karşılıksız çek keşide etme suçunun suç olmaktan çıkarılması gerektiğinin hem çek alacaklıları yönünden hem çek borçluları yönünden hem de işleyen ekonomi yönünden daha uygun bir durum olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle Adalet ve Kalkınma Partisi hemen ivedilikle  Biz bu konuda bir kanun teklifi verdik. Yine Plan ve Bütçe Komisyonunda kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin kanun tasarısı görüşülürken üyelerimiz tarafından önergeler verildi ama reddedildi. Şimdi ben Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna çağrıda bulunuyorum: Bizim verdiğimiz kanun teklifi Adalet Komisyonu raflarında bekletilmektedir. Eğer verdiğimiz kanun teklifini beğenmiyorsanız siz bir kanun teklifi hazırlarsınız ya da bir tasarı hazırlarsınız bunu komisyona getirirsiniz burada gerçekten bu karşılıksız çek keşide etme suçunu suç olmaktan çıkararak bilimsel, uluslararası hukuk kurallarına uygun bir düzenleme yaparız ve insanların evlerinden kaçak yaşamasının da önüne geçmiş oluruz diye düşünüyorum ve binlerce çek mağdurunun da gerçekten yaralarına merhem olmuş diye düşünürüm. Çek alacaklısı mağdur değildir değerli arkadaşlarım. Nasıl ki senet alacaklısı mağdur değilse, bir mahkeme ilamındaki dayanan bir alacaklı mağdur değilse mahkeme ilamından daha güçlü şiddete sahip olmayan çek alacaklısı mağdur değildir. Çek alacaklısı vadeli çeki alırken o çekin karşılığının o anda olmadığını bilerek almıştır. Çek vadeli bir alışverişin aracı değildir. Çek peşin alışverişin bir aracıdır, ödeme aracıdır. O halde siz ileri tarihli bir çek alıyorsanız o çekin keşide edildiği tarihte karşılığının olmadığını biliyorsunuz demektir. Yani siz yasaya dolanmışsınız demektir. Bunun içerisinde çek alacaklısının da böyle bir tutum ve davranışı vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen sözlerinizi tamamlayınız Sayın Öztürk.
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Dolayısıyla alacağın garantisini sağlamak için ceza öngörülmesi çağdaş hukuk, ceza hukuk sistemiyle bağdaşmamaktadır.


Ben buradan tüm AKP Grubuna sesleniyorum: Gelin hep birlikte karşılıksız çek keşide etme suçunu tarihe gömelim.


Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar) 


Kaynak
Meclis tutanakları
23. Dönem 5. Yasama Yılı
50. Birleşim 12/Ocak /2011 Çarşamba

CHP çek mağdurlarının mağduriyetini girecek yeni yasa teklifini TBMM Başkanlığına sundu






CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Abdi İpekçi Parkı'nda mağduriyetlerinin giderilmesi için eylem yapan bir grupla TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Konuya ilişkin hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sunduğunu belirten Öztürk, çek mağdurlarıyla ilgili düzenlemenin Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kamu alacaklarının yeniden düzenlemesini de içeren torba kanun içinde yer almasını istedi.


"Tasarıda ne ararsanız var, ama olması gereken birçok konu yok" diyen Öztürk, ekonomik kriz nedeniyle borcunu ödeyemediği için çok sayıda mağdurun olduğunu ifade etti. Karşılıksız çekin hem ceza hukukun da hem de Avrupa ülkelerinde karşılığını olmadığını ifade eden Öztürk, "Hükümet bir yandan Avrupa Birliği'ne üye olmak için yasa çıkarıyor bir yandan da batı demokrasisinde olmayan bir uygulamayı yürürlüğe koyuyor" diye konuştu.


Geçen yıl Çek Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle terörün finansmanı olan kara paranın önüne geçilemediğini, ticaretin önünün bloke edildiğini belirten Öztürk, konuya bakan asliye ceza mahkemelerini 'Asliye Çek Mahkemelerine', temyiz mahkemesi olan Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin ise Yargıtay Çek Dairesi'ni dönüştüğünü savundu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ise temyiz için bekleyen 70 bininin üzerinde dosya bulunduğunu belirten Öztürk, "Bir yandan mahkemeler felç olmuş, bir yandan ekonomi felç olmuş, bir yandan da aileler felç olmuştur" dedi.


İktidarın torba yasayı torba olmaktan çıkartıp çuval yasa haline getirdiğini savunan Öztürk, torba yasayı iktidarın kendi ihtiyaçlarına göre düzenlediğini öne sürdü.


EDA IŞIK
ANKARA
İHA

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) Çek Kanunu hakkında kürsü konuşması




Ali Rıza Öztürk, 20 Kasım 1956'da Aydın Çine'de doğdu. Babasının adı Ali Rıza, annesinin adı Esma'dır. Maden Mühendisi ve Avukat; İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Özel sektöre ait maden işletmelerinde maden mühendisi olarak çalıştı. ÇUKOBİRLİK Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. Mersin İl Genel Meclisi Üyeliği görevinde bulundu. Silifke Köylere Hizmet Götürme Birliği Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Serbest Avukatlık yaptı. Orta düzeyde İngilizce bilen Öztürk, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Buyurun Sayın Öztürk. (CHP sıralarından alkışlar)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Çek Kanunu'nyla ilgili şahsım adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle, söz sırasını bana verdiği için Mersin Milletvekili Akif Akkuş'a çok teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik kriz sonucu çeke bağlı borçlarını ödeyemedikleri için karşılıksız çek keşide etme suçundan hâlen hapishanelerde yatmakta olan ya da hapishaneye girme tehdit ve tehlikesi altında oldukları için evlerini, barklarını, sıcak yuvalarını terk ederek, eşinden, çoluğundan çocuğundan, yakın akrabalarından ayrı yaşamak zorunda kalan, "kaçak yaşayan çek mağdurları" diye anılan kişilerin kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının ve yakın akrabalarının umutla bekledikleri ancak Adalet Komisyonundan geçmiş hâliyle bu umutlarının kırıldığı, tükendiği bir Çek Kanunu Tasarısı'nı görüşüyoruz.

Bu tasarı "Bankacıların, tefecilerin çek alacaklarının hakkını, hukukunu nasıl daha da sağlamlaştırabiliriz." düşüncesinden hareketle yapılmış bir tasarıdır. Bu, sadece onların hak ve hukukunu korumaya yöneliktir. Bu toplumda bankacılar ve tefeciler dışında başka sosyal gruplar da vardır. Bu tasarı, kanun, çek mağdurlarının yarasını sarmaktan çok uzaktır, çek mağdurlarının yarasını sarıyormuş gibi göstererek sadece pansuman niteliğindedir.

Benden önce konuşan Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Ahmet İyimaya, değerli bir hukukçu, acaba bu kürsüde söylediklerine kendisi inanarak mı söyledi?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) - Aynen inanıyorum.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Eğer bu kürsüde söylediklerini inanarak söylediyse, bugüne kadar "çek mağdurları" diye adlandırılan kişilere yönelik yaptığı açıklamalarda, kendisinin çek hukukunda cezaya karşı olduğunu neden söyledi? Bugüne kadar AKP'nin yetkilileri ve başta Komisyon Başkanı, "çek mağduru" diye anılan kişilere niye umut verdi? Adalet Komisyonu Başkanı, en son 9 Haziran günü Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu alt komisyondan geçen bu tasarıyı altı ay neden bekletti? Niye tekrar ana komisyona getirmedi? Niye bu tasarıyı tekrar görüştürmedi?

Değerli arkadaşlarım, öncelikle şunu söylemek istiyorum: Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak karşılıksız çek keşide etme fiilinin suç genel teorisi içerisinde, modern ceza hukuku içerisinde yeri olmadığı nedenle ve sadece bazı kişilerin değil ceza hukukunda otorite olan bilim adamlarının da düşüncesi bu şekilde olduğu nedenle, hiçbir modern ülkede, çağdaş ülkede böylesine haksız, adaletsiz bir ceza sistemi olmadığı nedenle, karşılıksız çek keşide etme fiilinin suç olmaktan çıkarılmasını talep ediyoruz ve karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle bugün cezaevlerinde yatan herkesin hemen salıverilmesini talep ediyoruz değerli arkadaşlarım, böyle pansuman tedbirlerle falan değil.

Şimdi, burada üzerinde durulması gereken konulardan bir tanesi, çek konusunda ayrı bir kanuna ihtiyaç var mı yok mu?

Değerli arkadaşlarım, Türk Ticaret Kanunu'nda -691-736 maddeler arasında- ve hâlen Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülecek olan yeni Türk Ticaret Kanun Tasarısında -780-823 maddeler arasında, 44 maddelik- düzenlenmiş çek hukukunun çözemediği sorunları dokuz maddeyle mi çözeceksiniz? Bu kürsüde bilen de konuştu, bilmeyen de konuştu. Sokakta bilen de konuşuyor, bilmeyen de konuşuyor.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, insanların çeke güven duymalarının nedeni nedir? İnsanların çeke güven duymalarının nedeni, çekin bağlı olduğu alacağın tahsilini garanti altına almak için çeke uygulanan cezadır. Burada vadeli çekin faydalarını anlattılar. Türk Ticaret Kanunu'nda çekin işlevi nedir? Çek, bir ödeme aracıdır. Bunun dışında çek hiçbir amaçla kullanılamaz. Çekin terörün finansmanını önlemek, kayıt dışı ekonomiyi kayıt içine almak ya da kara paranın aklanmasını sağlamak gibi bir görevi yoktur. Çekin amacı, fonksiyonu, amacı, görevi Türk Ticaret Kanunu'nda bellidir, senedin de belidir. Çek, kayıtsız ve koşulsuz belli bir miktarın ödenmesi emrini içerir. Bono ise belirli bir miktarın ödenmesi taahhüdünü içerir. Eğer siz belirli bir miktarın ödenmesi taahhüdünün yerine çek alıyorsanız artık o çek değildir, çek olma vasfını kaybetmiştir; bu, bono yerine geçiyor demektir. Bu kürsüde dile getirildi, ekonominin ve ticaretin bir gereğiymiş. Siz eğer bugün bononun arkasına da bir cezai müeyyide koyarsanız o zaman insanlar çek almaz, bono alır. Bugünkü sistemde çeki alan bir alacaklı, çek alacaklısı ileri tarihli çek aldığı zaman o çekin karşılıksız olduğunu o anda bilmektedir, bilerek almaktadır yani o çeki alırken o çekin aslında çek değil, bir senet, bir bono olduğunu bilerek ve bu bilinçle almaktadır. Dolayısıyla o tarihli çekin bankada karşılığının olmadığını ve bunun ileride o tarihte ödeneceği umuduyla almaktadır. Şimdi siz uygulamada bono yerine çek ikame etmişsiniz, arkasından da bu yanlış uygulamaya uygun bir şekilde, Türk Ticaret Kanunu'ndaki çek hukuk sistemini altüst eder şekilde, darmadağın eder şekilde, uluslararası hukuk kurallarını bir kenara iterek siz yeni yapılanmalar getiriyorsunuz. Hangi ülkede görülmüş tacir çeki-tacir olmayan çek? Sizin örnek gösterdiğiniz Cenevre Yeknesak Kanunu'nda, bu gerekçede söylemişsiniz, tacir olan çek-tacir olmayan çek ayrımı var mı? Hangi ülkede hamiline çek, hamiline olmayan çek ayrımı var? Hangi ülkede karşılıksız çek keşide etme suçu bir cezai müeyyideyle bağlanmış. Bütün bunlar gerçekken, burada sadece ticari hayatın dalgalanması adına bunun yapıldığı söyleniyor.

Değerli arkadaşlarım, bakın, 1985'e kadar bu ülkede karşılıksız çek keşide etme suçundan bir ceza yoktu. Peki 85 yılına kadar bu ekonomi yok muydu? Bugün Amerika'da, Avrupa ülkelerinde ve dünyanın çağdaş hukukla idare edilen ülkelerinde ekonomi yok mu? Oralarda çek yok mu? Var. Niye ekonomiler dalgalanmıyor? Çünkü çek amacına uygun olarak kullanılıyor. Sen burada çeki bononun yerine kullandırırsan, amacına uygun olmadan kullandırırsan, ekonomin dalgalanır. Kaldı ki, 1985 yılına kadar olmayan bir sistemi Türk hukukuna sokmuşuz. 85 yılında doğrudan hapis cezası öngören bir yasa çıkarmışız 3167 sayılı. Peki, sorunlar önlenmiş mi? Sizin burada ileri sürdüğünüz sorunlar ortadan kalkmış mı? Kalkmadığını siz söylüyorsunuz? Nerede söylüyorsunuz? Kanunun gerekçesinde söylüyorsunuz. Diyorsunuz ki, daha 1993 yılında: "Sekiz yıllık uygulama 3167 sayılı Kanun'un değiştirilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır çünkü umut edilenin aksine, karşılıksız çek suçunun özel olarak düzenlenip suçun oldukça uzun bir hürriyeti bağlayıcı cezayla cezalandırılması caydırıcı olmamış, aksine, piyasadaki karşılıksız çek miktarı artmış ve ceza davaları önemli rakamlara ulaşmıştır." Bunu kim söylüyor? Siz söylüyorsunuz. Hangi dediğiniz doğru, hangi dediğiniz doğru sizin?

Değerli arkadaşlarım, bugün gerçekten bu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda uluslararası hukuk kurallarına ve ulusal hukuk kurallarımıza aykırı, ceza adaletine aykırı, son derece haksız bir ceza sistemini getiren bir yasayı görüşüyoruz. Çek Kanunu özel hukuktaki ilişkileri bir kenara bırakmış, tamamen sanki Ceza Kanunu görüşüyoruz gibi, kamu hukukunun temel meselelerini görüşüyoruz gibi -birazdan önergeler ve maddeler üzerinde konuşacağız- Çek Kanunu olmaktan çıkmış, yani ticaret hukukundaki anlamıyla özel bir enstrüman olmaktan çıkarılmış, tamamen bir ceza hâline getirilmiş.

Bu kürsüden soruyorum: Çek alacaklıları padişahın çocuğu mu? O zaman siz alacağın tahsilini garanti altına almak için bu cezayı savunuyor iseniz bono alacaklılarının hakkı, hukuku ne oluyor? Bono ile çek aynı hukuki rejime tabi değil midir? Türk Ticaret Kanunu'ndaki düzenleniş biçimleri itibarıyla bono ile çekin arasında bir fark var mıdır? Siz burada çek alacaklısını koruyorsunuz, o zaman bono alacaklısını niye korumuyorsunuz? Bonodan ve çekten daha kuvvetli bir belge olan mahkeme ilamına dayalı olan alacak sahiplerini neden korumuyorsunuz?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekten böylesine hukuk dışı, böylesine adil olmayan bir yasa daha olamaz. Bu aslında, Türkiye'de bakın, bu işle�

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Öztürk, lütfen tamamlayınız.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Bu kanun tasarısına tüm hukukçular karşı. Bunu Komisyon Başkanı da biliyor, Adalet Bakanı da biliyor. Adalet Bakanının kendisi de karşı. Buna Komisyon Başkanı karşı, buna hukukçular karşı, ceza hukukçuları karşı, Türk Ticaret Kanunu'nun Bilim Komisyonu Başkanı olan Ünal Tekinalp Hoca demeç veriyor, o da karşı. Bir tek savunan yok. Bu işlerle görevli Yargıtay 10. Ceza Dairesi karşı.

Bu tasarıyla siz ne yapıyorsunuz? Pansuman tedbir ama çek alacaklılarının durumunu daha da güçlendirecek, onların hak ve hukukunu daha da sağlama alacak, devleti tamamen çek alacaklılarının, tefecilerinin icra müdürü hâline, konumuna sokacak bir uygulamayı getiriyorsunuz. Bunu bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak savunmamız mümkün değildir.

Sayın Başkan burada iyi niyetlerini söyledi. AKP eğer reformcu olduğunu iddia ediyorsa reformcu olduğunu bu yasada göstersin. Türkiye'de çek kanunu gibi ayrı bir kanuna gerek yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla) - Bu kanundaki birtakım maddeler Türk Ticaret Kanunu'nun içerisine alınabilir ve yapılması gereken, çek kanununa tümden karşı çıkmaktır.

Ben saygılar sunuyorum hepinize. (CHP sıralarından alkışlar)



Sayın Ali Rıza Öztürk Milletvekilimize desteklerinden dolayı teşşekkür ederim

http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes