Arınç’tan çek mağdurlarına örtülü müjde

Bakanlar kurulu sonrasında açıklama yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç 3 müjdesinden biri çek mağdurlarını yakından ilgilendiriyor…

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında konuşan Bülent Arınç ekonomiye ilişkin 3 önemli müjde verdi. Bunlardan bir tanesi uzun süredir beklenen 2,5 milyon kişiyi ilgilendiren intibak yasası, bir diğeri kamu çalışanlarını ilgilendiren toplu sözleşme hakkı ve son olarak da çek mağdurlarını kapsayan tasarıydı…
Karşılıksız çek yüzünden hapis yatanların ve yakınlarının feryadını daha önce bu köşeden duyurmuştum… Çek mağdurlarının feryatları 6 başlık altında sıralanıyordu. Bunlar içerisinde en çok itiraz edilen hapis cezasıydı…
2 Ocak Pazartesi günü Bakanlar Kurulu sonrasında açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç üstü kapalı da olsa karşılıksız çek nedeniyle hapis yatanlara ve yakınlarına müjdeyi verdi.
Arınç ayrıntıya girmedi, çek mağdurlarını ilgilendirdiğine de değinmedi ama anlattıklarından çıkan sonuç karşılıksız çek yüzünden hapis yatanlara dair bir tasarının kabinede imzalandığını gösteriyordu…
Arınç konuşmasının başında söylediği “Bakanlar Kurulu’nda Adalet Bakanımızın takdimleri oldu. Bu yargının hızlandırılması özellikle İcra İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan kanun tasarısıdır. Bu da yine kişiler hakkında çok önemli değişikler getiriyor. Hem masrafların azaltılmasını hem yargının hızlandırılmasını hem de alacak ve borçluların haklarının korunmasını dikkate alan çok önemli bir taslak bu da imzalandı ve TBMM’ye gönderilmek üzere kararlaştırıldı. Tasarı haline geldi.” sözleri değişikliğin sinyalini vermiş oldu.
Bir süredir karşılıksız çeke hapis cezasının kaldırılacağı konuşuluyor ve Adalet Bakanlığı’nın bu konuda bir hazırlık içerisinde olduğu biliniyordu. Beklentiler yeni yılla birlikte tasarının yasalaşacağı yönündeydi.
Yapılacak kanuni düzenleme ile yargının hızlandırılması amaçlanıyor. Mahkemelerde 8 milyon çek davasının bulunduğu biliniyor. Tasarının yasalaşması ile 8 milyon civarında dosyanın düşmesini sağlanarak hem yargının yükü azaltılacak, hem de karşılıksız çek verenler hapis cezası nedeniyle kaçak yaşamaktan ya da hapis yatmaktan kurtulacak…
Tasarının medyaya sızan ayrıntılarında hapis cezası yerine çek defterlerine el konulup banka hesaplarının sınırlandırılması öngörülüyor. Çeklerini iade etmeyenlerin ise dolandırıcı gibi yargılanacağı edinilen bilgiler arasında. Çeklerine el konulmasına rağmen çek kesmeye devam edenlere ise dolandırıcılık suçundan 1-5 yıl hapis cezası verilmesi bekleniyor.
Kısacası çıkacak tasarı binlerce çek mağdurunu hapisten kurtulacak. Tabii yalnızca mağdur olan taraf karşılıksız çek verenler değil. Aynı zamanda alacaklılar da madalyonun diğer yüzünü oluşturuyor.
Çıkarılacak yasa her iki tarafından sorunlarına çözüm getirmeli…
Ticari yaşamın vazgeçilmesi olan çeklerle ilgili uzun vadede bir düzenlemeye daha ihtiyaç var. Tüm dünyada çekler nakit hükmünde kullanılıyorken Türkiye’de vadeli hükmünde kullanılıyor… Arkası cirolanan çeklerin nominal değerleri gerçek değerinin kat kat fazlası olarak ticarette yer alınca da balona neden oluyor…Neticede İlk krizde de patlayan bu balon iflasları da beraberinde getiriyor…

 04 Ocak 2012 00:06

Hakan GÖKSEL – Haber 7
Twitter: hakan_goksel
hakan.goksel@haber7.com

Ekonomik suça ekonomik ceza uygulanacak


'Çek'ten hapse son!
    ZÜBEYDE YALÇIN
    25.12.2011


Adalet Bakanlığı'nın karşılıksız çeklerle ilgili paketi 8 milyon dosyanın düşmesini sağlayacak. Paket karşılıksız çeke hapsi de kaldırıyor
Adalet Bakanlığı'nın, yargının hızlanması için hazırladığı paketin ayrıntılarına SABAH ulaştı. Önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu'na sunulacak paket, 8 milyon civarında dosyanın düşmesini sağlayarak hem yargının yükünü azaltacak, hem de karşılıksız çek verenleri rahatlatacak. Paket kapsamında, karşılıksız çek verenler hapse girmeyecek. Bunun yerine çek defterlerine el konulup banka hesapları sınırlandırılacak. Çeklerini iade etmeyenler ise dolandırıcı gibi yargılanacak. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan paketin, ilk Bakanlar Kurulu'nda ya da en kıza zamanda ele alınıp Meclis'e sevk edilmesi bekleniyor. Çek Yasası'nın yanında İcra İflas Yasası'nın 30 maddesi ile ilgili diğer yasalarda da kapsamlı bir değişiklik yapılacak. Bakanlar Kurulu toplantısından sonra çek ve diğer düzenlemelerin birlikte mi yoksa iki ayrı tasarı olarak mı Meclis'e geleceğine karar verilecek.

DEFTERE EL KONULACAK

Ekonomik suça ekonomik ceza uygulanacak. Çek karşılıksız çıktığı anda yargı süresi yerine ilgili kişilerin çek defterine el konulması süreci başlayacak. Karşılıksız çek verenlerin defterlerinin ellerinden alınmasının yanında banka hesaplarına da sınır konulacak. Karşılıksız çek verdiği için çek defterinin geri alınması karar verildiği halde çek kesmeye devam edenler, Ceza Kanunu'nun dolandırıcılık suçu kapsamında yargılanacak. Çek vermeye devam edenlere 1-5 yıl arasında hapis cezası verilebilecek.

‘ÇEK’E ÇEKİ DÜZEN

Erdoğan istedi, 2B’ye ‘kat’ rötuşu geliyor
Çekte hapis cezasını kaldıracak düzenleme ile 2B yasası Başbakan’ın talimatıyla yeniden gözden geçiriliyor. 2B’de yüksek gelir beklenen çok katlı yapıların üzerinde olduğu arsalarla ilgili çalışma derinleştiriliyor. Kat mülkiyeti sorununun nasıl aşılacağına bakılıyor.

İSTANBUL – Bakanlar Kurulu gündemine geçen hafta gelen 2B düzenlemesi Başbakan’ın talimatıyla yeniden gözden geçiriliyor.
CNBC-e’nin edindiği bilgilere göre, Başbakan Tayyip Erdoğan ve kabine üyeleri, özellikle İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlerdeki değerli 2B arazileri üzerindeki çok katlı yapılardaki mülkiyet konusuna dikkat çektiler. Bu konuda karışıklık yaşanabileceği endişesini dile getirdiler. Bunun üzerine konunun tekrar ele alınması kararlaştırıldı. 2B ile ilgili düzenleme ancak Şubat ayı sonuna Meclis’e gönderilebilecek.
Yapılar kaçak statüsünde olduğu için belediyelerden kat mülkiyeti alınamıyor. Arsa üzerinden satıştaysa hak sahipliğinde karışıklık endişesi var. 2B düzenlemesi ile imar affı tartışmalarının da gündeme gelmesinden çekiniliyor. Bu kaygıyı gidermek için Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ortak çalışma yürütüp sorunu aşmaya çalışacak.


Aylardır tartışılan araziler, ‘rayiç bedel mi yoksa emlak vergisi üzerinden mi satılacak’ konusundaysa Bakanlar Kurulu bir karara vardı. Buna göre, rayiç bedel esas alınacak ve bunun yüzde 75′inin altına düşülmeyecek.
‘ÇEK’E ÇEKİ DÜZEN
Bakanlar Kurulu’nda ele alınan bir diğer yasa taslağı ise çek düzenlemesi oldu. Halen sahte çekten cezaevinde bulunanlara tahliye yolunu açacak yasal düzenlemenin Ocak sonunda Meclis’e gelmesi planlanıyor. Çek suçundan cezaevinde olan 8 bine yakın kişi serbest bırakıldığında alacaklıların maduriyeti nasıl giderilecek bu konuda teknik bir çalışma yürütülmesine karar verildi.
Düzenlemeyle vadeli çek konusuna da bir çeki düzen getirilmeye çalışılacak. Aslında nakit para anlamjna gelen çeklerin Türkiye’de senet gibi elden ele dolaştığına dikkat çeken yetkililer, bunu çeke vade sınırlaması getirerek aşmayı planlıyorlar.

Zerin ELÇİ
CNBC-e
Güncelleme: 16:57 TSİ 22 Aralık. 2011 Perşembe

‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı


‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı, tahliye için yasa değişiyor

‘Çek’te hapisler ‘anayasa ihlali’ sayıldı
Meclis, kapasitelerini aşan cezaevlerinde kısmen rahatlatma sağlamak amacıyla karşılıksız çek suçundan tutuklu ve hükümlü olanları yılbaşından önce tahliyesi için adım atmaya hazırlanıyor.
Karşılıksız çek suçunda “ekonomik suça ekonomik ceza” yaklaşımıyla hapis cezasını kaldıran yasa tasarısı yarın Bakanlar Kurulu’nda görüşülecek. Tasarıyla tahliye edilenler bir geçiş dönemi boyunca yeniden çek sahibi olamayacak. Çek talep edenlerin ödeme gücünün araştırılması konusunda bankalara yüklenen sorumluluklar işlevsel hale getirilecek. Merkez Bankası nezdinde oluşturulan merkezi sistem aracılığıyla, geçmişte çek sicili bulunanlara veya ödeme gücü zayıf görülenlere çek verilmeyecek. Tasarı, yerel mahkemelerde görülen 405 bin dosya ile Yargıtay’daki 53 bin dosya ve Yargıtay Başsavcılığı’nda incelenen 163 bin dosyayı etkileyecek. Bakanlar Kurulu’ndan yarın çıkması durumunda tasarının hızla Meclis Adalet Komisyonu’nun gündemine alınması ve yılbaşından önce yasalaştırılması hedefleniyor.
Tipik Anayasa ihlali
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya düzenlemeyle ilgili şunları söyledi: “2001’de Anayasa değişikliğinden bu yana çekler konusunda hapis cezasının yaşatılması tipik bir Anayasa ihlalidir. Anayasa Mahkememizin aleni Anayasa hükmüne rağmen hapis cezalarının Anayasa’ya uygun olduğu yönündeki kararı normatif bağlayıcılığı yanında kuşkusuz bir sapma oluşturur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4. maddesi, gerekse Anayasamızın aynı doğrultudaki hükmü bu konuda yoruma elverişli olmayan bir açıklığı içerir.”


 Bülent SARIOĞLU
15 Aralık 2011

Hürriyet

Karşılıksız çek yargıyı kilitledi

 
8 bin çek suçlusuna tahliye umudu

ADLİ para cezasını ödeyemediği için hapiste bulunan 8 bine yakın karşılıksız çek mahkumuna tahliye umudu olan Çek Kanunu’nda değişiklik için Hükümet çalışırken, çekten çekenler dernekleşti.

Karşılıksız çek mağdurlarının kurduğu ilk ve tek dernek olan Küçük Orta Ölçekli Sanayici ve İş Adamları Dayanışma Derneği (KOSİAD) ise karşılıksız çekten mahkumiyeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM’e bu şekilde başvuru sayısı 20’yi aştı. AİHM’e yapılan başvurularda, karşılıksız çekten hapis cezasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı olduğu savunuldu. Önce Hükümet’i, üç yıl geçmeden kanun değişikliği ile çek sorununa çözüm aramaya iten rakamlara gözatalım:
Karşılıksız çek yargıyı kilitledi
Karşılıksız çekten 8 bin kişi cezaevinde. Sayı da her geçen gün artıyor. Yargıtay aşamasındaki çek davası sayısı 217 bin 165 dosya bulurken, bu yılın ilk yedi ayında Merkez Bankası’na bildirilen karşılıksız çek sayısı tam 306 bin 740.
Mevcut kanun nasıl
Mevcut Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çıkması halinde çeki düzenleyen hakkında açılan kamu davasında, her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası uygulanıyor. Adli para cezasını ödemeyen veya ödeyemeyen kişi de bu cezasını hapis yatarak çekiyor. 10 bin liralık çeki karşılıksız çıkan kişi, bu kadar tutarda adli para cezası ödemezse 100 gün hapis yatıyor. Yürütülen çalışmada ise  karşılıksız çek fiilinin tamamen yaptırımsız kalmaması için “çek düzenleme ve çek açma yasağı”nın etkin bir şekilde uygulanması hedefleniyor.
Çek mağdurları adına  KOSİAD Ankara Başkanı Yurdanur Gödek’le konuştum. Bakın o ne dedi:
On bin kişi cezaevinde
“İç hukukta umudumuzu yitirdik. Bu yüzden AİHM’e toplu müracaat ettik. AİHM’den başvurularımızın ulaştığına ilişkin belge geldi. Tüm ‘borca hapis’ mağdurlarını ve duyarlı kamuoyunu bu mücadelemizde bize destek olmaya çağırıyoruz. Önümüzdeki Cuma günü yapılacak Bakanlar Kurulu’nda çek düzenlemesinin gündeme gelebileceğini öğrendik. Cezaevlerindeki karşılıksız çek mağdurları bayram havasında. Bize telefon, mektup, faks yağıyor. Bu düzenleme yılbaşı öncesi çıkacak diye bir beklenti ar. Ama daha da uzarsa büyük bir hayal kırıklığı yaratır. İnsanlar intiharın eşiğine geldi.”
CUMA GÖRÜŞÜLECEK
Derneğin avukatlığını üstlenen avukat Rahmi Ofluoğlu da CHP milletvekili Sinan Aygün’ü kaynak göstererek, çekle ilgili yeni düzenlemenin önümüzdeki Cuma günü Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Bakanlar Kurulu’nda görüşüleceği müjdesini sitesinden verdi. Ofluoğlu, düzenlemenin 22 Aralık’ta TBMM’de olacağını ve aynı hafta Meclis’ten geçeceği de bildirdi. 
Haberiniz olsun.
 
Oya ARMUTÇU

14 Aralık 2011

Çekte hapis cezası kalkıyor

Çekte hapis cezası kalkıyor
Adalet Bakanlığı yargının hızlandırılması için yeni bir paket hazırlıyor.
Çekte hapis cezası kalkıyor
Hazırlanan tasarıya göre Çek Kanunu kapsamındaki 'karşılıksız çek'e verilen hapis cezaları ortadan kaldırılacak.
Çek Kanunu kapsamında karşılıksız çek verenlere verilen hapis cezası kaldırılacak.  Karşılıksız çekte hapis cezası yerine tacirlere 5 yıl süreyle çek yasağı getirilecek.Yaklaşık 10 bin kişinin karşılıksız çek kesme suçundan dolayı cezaevinde olduğu belirtiliyor.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da karşılıksız çekteki hapis cezasının kaldırılmasına onay verdi. Merkez Bankası nezdinde karşılıksız çek verenlerle ilgili merkezi bir sistem kurulduğu ve karşılıksız çek verenlerin buradan takibinin yapılabildiği öğrenildi. Karşılıksız çek verenlerin sayısında büyük bir düşme yaşandığı belirtiliyor.

Bakanlar Kurulu'nda ele alınacak

Yargının hızlandırılması kapsamında birçok trafik suçunda mahkemelere müracaat edilmesine yönelik uygulamada kaldırılacak. Alkollü araç kullanma başta olmak üzere trafik suçlarındaki birçok ceza adli makamlar kanalıyla veriliyordu. Yeni uygulamada trafik suçları adli makamlara taşınmayacak. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanana yargının hızlandırılmasına ilişkin kanun tasarısının 16 Aralık Cuma günü gerçekleştirilecek Bakanlar Kurulu'nda ele alınması bekleniyor.

HABER: Bilal ÇETİN / BUGÜN GAZETESİ

Ceza vermeyi biz millet olarak seviyoruz


Kurbağanın gözü patlamasın!

Ceza vermeyi biz millet olarak seviyoruz; bu kesin. Sevmek ne kelime bayılıyoruz! Hele hapis cezası vermeyi. Ahali böyle de ülkeyi yönetenler farklı mı sanki? Al birini vur öbürüne; onlar da seviyor! Savcılar da bu memleketin evladı nihayetinde. “Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” deyip onlar da karışıyor kalabalığa. Adamın hakkında şike suçlaması mı var? Bir dosya açıver gitsin, 130 yıl hapis cezası talebiyle! İktidarın başarısız olması ve tökezleyip düşmesi için faaliyet gösteren mi oldu, isteyiver 200 sene mahkûmiyeti? Trafik kurallarını mı çiğneyen oldu, tıkıver kodese; bak nasıl geliyor aklı başına!
Çek için de oldu üç aşağı beş yukarı aynı şey. Karşılıksız çek mi kesmiş hain? 100 gün hapis yatsın da görsün Hanya‘yı, Konya‘yı!

“Ekonomik suça, ekonomik ceza” düsturu kimin umurunda. Tık kodese gitsin! İçerideki esnaf ve iş adamı sayısı 8 bini geçti.

100 gün yatıp çıkacaklar gariplerim! Hadi, yattılar diyelim; kime ne faydası var? Dışarıda olsa halbuki, borcunu ödeme imkânı var! İki tarafı da cezalandıran bir uygulama ama kime anlatacaksın? 110 bin dosya da Cumhuriyet savcılıklarında bekliyor! Neresinden bakarsan bak, 60-70 bin ailenin canını yakan bir uygulama. Çekin karşılığını alamayan tarafı da dikkate alacak olursak; 100 bin kişilik bir mağdur ordusu!
Ha, böyle söylüyorum diye karşılıksız çek kesen cezasız kalsın demiyorum tabii. Elbette ki olsun. Olsun ki, karşılıksız çek kesmek neymiş anlasın! Kredi kartında yaşandı bu mesela. Kart borcunu ödemeyenin evine haciz geldi. Maaşından kesinti yapıldı ve bankanın alacağı bankaya verildi. Hem de misliyle. Bu uygulama, kredi kartı harcamalarını zapturapt altına aldı. Neydi bir zamanlar? Kredi kartı ile “hiç ödemesi yokmuş” gibi harcama yapıyordu insanlar. Cezai müeyyideler, tüketiciye “ayağını yorganına göre uzatma” alışkanlığı kazandırdı.
Karşılıksız çekte de olsun aynı müeyyideler. Yoksa, kör gözüm parmağına! Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Numaralı Protokolünde de aynı konuya temas ediliyor ve “Hiç kimse yalnızca nakdi ilişkiden doğan bir sorumluluğu yerine getiremedi diye özgürlüğünden mahrum bırakılamaz” diyor. Mademki, AB kriterlerine uymak için sayısız reform ve hukuki değişiklik yapılıyor; bu da değişsin.
Gerçi olumlu gelişmeler var bu hususta. Çek mağdurlarının yaşadıkları sıkıntıların ortadan kaldırılması için bir dizi tedbirler alınıyor. Başmüzakereci Egemen Bağış, “AB kriterlerine uyum sağlanacak” dedi. Adalet Bakanlığı konuyla ilgili çalışmaları sürdürüyor. “Kısa sürede Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye gönderilmesi bekleniyor” yani. İnşallah öyle olur.
Da… Dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlamasın. Bazen öyle oluyor çünkü. Sözleşmelilerin durumu öyle oldu mesela. 5393 Sayılı Kanun gereği sözleşmeli çalışan belediye elemanlarına, “kadro” sözü verildi ama hâlâ yerine getirilmedi bu söz. Hem de bizzat Başbakan Erdoğan vermişken! Üniversite mezunlarının durumu keza. Onlara da söz verildi ama atama yok!

Ekopolitik
Metiner Sezer
metiner.sezer@tg.com.tr
10 Aralık 2011 Cumartesi

Karşılıksız çeke hapis olur mu?

Karşılıksız çeke hapis olur mu?

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, dün kameralar karşısında ‘’Çek Yasası’nda bir değişiklik yapılırken iki tarafı da düşünmeliyiz’’ diyordu.
405 bin çek davası varmış…
Şükrü Kızılot’un köşesinde okudum.
Yargı neredeyse işi gücü bırakmış bu ceza davalarını çözmeye çalışıyor. Karşılıksız çekten dolayı kaç bin kişi cezaevinde yada kaç bin kişi cezaevine girmeyi bekliyor bilmiyorum. Sayılar havada uçuşuyor.
Ödenmeyen çekten dolayı hiç kimsenin hapsedilmeyeceği yeni bir düzenleme bekleniyor ama Çağlayan dedi ki :
‘’Yasanın iki tarafı var. Çeki alan ve çeki veren. İki tarafında görüşünü almalı masanın iki tarafını da mutsuz etmeyecek bir çözüm bulmalıyız’’ dedi ve ekledi ‘’Çeki veren hapis cezası kalksın istiyor, çeki alan ise çeki ödemeyenin daha ağır hapisle cezalandırılmasını bekliyor’’
Yeni bir düzenleme yapılırken belki de en son dikkate alınması gereken nokta anlaşılıyor ki birincil öneme sahip.
Eğer meseleyi böyle koyarsanız temel haklar konusunda dünyanın gerisinde kalabilirsiniz. Kalıyorsunuz da…
Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonamaz…. Anayasa’nın maddesi bu… Avrupa insan hakları sözleşmesinde de benzer ifade var…
Özetle, çekini ödemeyen birisi için hapis cezası çağdışıdır…
‘İyi de adam çeki kesmiş, malı almış, ödemiyor. Biz mağdur olmuyor muyuz’ diyenlere söylenecek tek bir laf var: O sizin riskinizdi. Gerçekleşti… Ticaret dediğiniz şey bunu da içerir…’’
Aynı şekilde kredi kartını ödemeyenlerin, telefon borcunu ödemeyenlerin başına gelen hapis cezalarında da durum böyledir.
Avrupa’da ABD’de çek kullanılıyor. Hapis uygulaması ise yok… Ticaret bitti mi? Kimse kimseye vadeli mal vermiyor mu? Onların tüccarları dürüst, bizimkiler sahtekar mı?
Üstelik ticaret dünyasını koruyacak olan şey hapis cezası değil, çek kullanan kişi veya tüzel kişiliğin kredibilitesini takip edebilmektir.
Ekonomik suça, ekonomik ceza esastır. Üstelik devlet bu ticaretin neresindedir ki karşılıksız çek keşide eden kişiye adli para cezası veriyor?
Bu parayı ödeyemeyenler ise hapisle cezalandırılıyor. Hapse girenin işleri iyiden iyiye bozuluyor.
Halbuki çek vermek (karşılığı bankada hazır sözü vermekte olsa) ve çek kabul etmek karşılıklı risk üstlenmektir. Devletin bu ticari ilişkiye müdahil olduğu yer iki taraf arasında anlaşmazlığı çözmektir. Yani yargıya intikal ederse bu ilişkiyi inceler. Yoksa ‘niye karşılıksız çek verdin’ diye soramaz. Sormamalı. Devlet niye karışıyor ki? Bu nedenle devlet aradan çekilmeli, hapis tehlikesi bitmelidir.
Çek sahibinin kara listede olup olmadığı bilgisine çek kabul eden herkes de rahatlıkla ulaşabilmelidir.
Böylece çekini ödemeyene en büyük ceza uzun yıllar bir daha çek kullanamaz hale gelmek olacak… Ve mutlaka kara listeler 5 yada 7 yıl sonra sıfırlanmalı ve kara listeye girenlere ikinci bir şans tanımaktır.  (NOT: Hayatımda çek kullanmadım. Hapis cezası kalkarsa kullanacağım. Yakın çevremde de çek kullandığı için başı derde giren yok)
Yavuz Semerci
yavuz.semerci@gazeteport.com

 

Karşılıksız çekte son haftalar


Karşılıksız çekte son haftalar

Nedenine gelince, birçok önemli konuyu ve çıkacak yasaları, ilk kez Hürriyet’te okuyorlar.
Nitekim “karşılıksız çek” konusunda da öyle oldu.
Karşılıksız çekte hapis cezasının kaldırılacağını ve hapishanedekilerin de tahliye edileceğini, bu konudaki yasa tasarısını ve gerekçelerini, Hürriyet okurları ilk kez 7 Kasım tarihli yazımızdan öğrendiler.
DEĞİŞİKLİĞİN GEREKÇELERİ
Karşılıksız çek keşide etmenin, ceza hukukunun koruma alanından çıkartılmasının, iki temel gerekçesi var.
1. Ölçülülük İlkesi (Ekonomik suça ekonomik yaptırım ilkesi):
Çek Kanunu’nun beşinci maddesinde, karşılıksız çek keşide etme suçu için “adli para cezası” öngörülmüş olmasına karşılık, bu para cezasının ödenmemesi durumundaki infaz, para cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi suretiyle yerine getirilmektedir. Bu durum ise, kanunda yaptırım olarak adli para cezası öngörülmüş olmasını, büyük ölçüde anlamsız kılmaktadır. Hapis cezası, borçlunun ticari hayatının ciddi şekilde sarsılmasına ve sona ermesine neden olmakta, borcunu ödeyebilme ihtimalini de ortadan kaldırmaktadır.
Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Numaralı Protokol’ünde, “Hiç kimse, yalnızca akdi ilişkiden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz” ve Anayasa’nın 38. maddesinde de “Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” hükmüne yer verilmiştir.
2. Makul Süre İçinde Yargılanma Hakkı:
Çek Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, yargının iş yükünün artması ve yargılama sürecinin yavaş işlemesi son derece önemli.
Bu durum, Anayasamızın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kabul ettiği “makul sürede yargılama” yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmesini, önemli ölçüde etkiliyor.
CEZA DAVALARININ YÜZDE 36’SI
Karşılıksız çek nedeniyle açılan davalar (405.704), özel kanunlar nedeniyle ceza mahkemelerinde açılan davaların (1.119.617), yüzde 36.2’sini oluşturuyor. Yargıtay’da ise; dairelerde 53.544 ve Başsavcılıkta 163.621 olmak üzere, toplam 217.165 dosya var.
Görüldüğü gibi, çek kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, ceza adalet sistemindeki iş yükünün önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Yasanın çıkması ile birlikte, yargının iş yükünde de ciddi bir azalma olacak.
YENİ DÜZENLEME
Hürriyet’te daha önce (7 ve 24 Kasım’da) ayrıntılı olarak yazdığımız gibi;
- Karşılıksız çekte, hapis cezası kalkacak.
- Hapiste olanlar, tahliye edilecek.
- Karşılıksız çek düzenleyene yaptırım olarak, sadece idari nitelikte bir önlem olarak, beş yıl süre ile “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” uygulanacak.
- Önceki düzenlemeden farklı olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, “tüzel kişiler hakkında da” uygulanabilecek.
- Borçlu, Devlete para cezası ödemek zorunda olmayacağından, alacaklının alacağına kavuşma ihtimali artacak.
Tasarının bu ayın sonuna kadar ya da Ocak ayı içinde yasalaşması bekleniyor.


Şükrü KIZILOT
skizilot@yaklasim.com
8 Aralık 2011

http://www.wikio.comFriendFeed'de bana abone olAdd to Technorati FavoritesPowered by  MyPagerank.Net web siteleriEconomics Blogs - BlogCatalog Blog Directory

powered by Blogger | WordPress by Newwpthemes